KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/957
- Karar No
- 2025/230
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/248 Esas
KARAR NO:2025/233
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:24/02/2016
KARAR TARİHİ:15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatife 27/10/2009 tarihinde üye olduğunu, üyelik sözleşmesi gereği müvekkiline tahsis edilen ------ numaralı bağımsız bölümün, mahkeme kararı ile 3. kişiye hükmen tescil edilmesi neticesinde müvekkilinden geri alındığını, müvekkilinin adına tahsis edilmiş yer kalmaması sebebiyle kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, müvekkilinin üye olduğu tarihten, istifa ettiği tarihe kadar, davalı kooperatife ödemiş olduğu 115.000,00 TL üyelik aidatının iadesi için, ------sayılı dosyasıyla takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip tutanağı ekli açıklamalı davetiyenin tebliğ edildiği; davalı tarafından yasal süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı; görüldü.Dava; davalı kooperatifin ortağı iken istifa eden davacının çıkma payı alacağının tahsili için yapmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında; davacının, davalı kooperatife 27/10/2009 tarihinde ortak olduğu ve davacının bu kooperatif üyeliğinden istifa ettiği; hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının devralmak suretiyle üyesi olduğu davalı kooperatife yapmış olduğu ödeme miktarı kapsamında davacının üyelikten ayrılması nedeni ile genel giderler düşüldükten sonra iadesini talep edebileceği çıkma payının ne olduğunun saptanması ve bu çıkma payının muaccel olup olmadığı ile davacının çıkma payı alacağın tahsil için davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı;
başka bir anlatımla davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazında haklı olup olmadığı; noktalarında toplanmaktadır.----------sayılı takip dosyasının incelenmesinde.
17/06/2015 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının davacı------- borçlusunun-------- olduğu, asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 153.309,17 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, örnek no:7 ödeme emrinin borçluya 23/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince verilen 26/06/2015 havale tarihli itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibindurdurulmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.Başlangıçta;
------- esas sayılı dosyasından açılan davada verilen görevsizlik kararı sonucu, yargılamaya mahkememiz esas numarası ile devam olunmuştur.Mahkememizce ilk olarak göreve ilişkin dava şartı yönünden irdeleme yapılmış, -------- Karar sayılı ilamı gereği esas yönünden incelemeye geçilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi -------- tarafından düzenlenen --------- tarihli ek rapora göre;
davacının üyeliği devir aldığı dava dışı -------- kooperatife 76.940,00 TL ödeme yaptığı, davacının da davalı kooperatife 45.060,00 TL ödeme yaptığı, yapılan toplam ödemenin 122.000,00 TL olduğu, icra takibinde 115.000,00 TL talep edildiği, davacı tarafın 2011 yılı bilançosundaki zarardan payına 1.174,63 TL zarar payı düştüğü, payına düşen zarar tutarı mahsup edildiğinde davacının 113.825,37 TL talep edebileceği tespit edilmiştir.Davacının yapmış olduğu aidat ödemelerinin hesaplamasında da çıkma payı alacağının muaccel olduğu tarih dikkate alınmalıdır.
Çıkma payı alacağının muaccel olduğu tarihten takip tarihine kadar TBK’nun 88. ve 120. maddelerine uygun faiz hesabı yapılması gerekmektedir. Somut olayda;-------- ile Kooperatifler Kanunu 17/2 maddesi uyarınca iade ödemelerinin 3 yıla kadar ertelenmesine dair karar alınmıştır. Bu itibarla, kooperatiften çıkma payı alacağının ---- tarihinde muaccel olduğunun kabulü gerekir.
Yine, dava konusu edilen alacağın miktarının, davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur -------Tüm bu açıklamalar ışığında mahkememizin ----Karar sayılı kararı ile.
“Davanın kısmen kabulü ile; -----------sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 113.825,37 TL asıl alacak 1.833,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 115.659,05 TL yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacak olan 113.825,37 TL %20 sine tekabül eden 22.765,07 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde karar verilmiştir.Karar davalı vekilince istinaf edilmiş olup ----------Karar sayılı ilamı ile.
“Bu durumda, ------ tarihli genel kurulun 10. maddesi uyarınca, yönetim kurulunun, kendisine verilen yetki çerçevesinde bir karar alıp almadığı araştırılarak bu nitelikte bir karar alındığının tespiti halinde davacının, takip ve davaya konu alacağını bu süreye uygun olarak talep edip etmediği, bu süreden önce talep edilmesi halinde ise, davacının talebe konu alacağının ödenmesinin, davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceğinin yani erteleme kararının usulüne uygun olup olmadığının tespit ettirilmesi gerekir.
Öte yandan davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından bu yönde bir karar alınmamış yahut karar alınıp da davaya konu alacağın, 3 yıllık erteleme süresinden sonra tahsili yoluna girişilmiş ise, bir önceki cümlede belirtilen araştırmanın yapılmasına gerek yoktur.
Bu hususların tespitinden sonra ise, hesap senesinin son ayında verilen istifa sebebiyle çıkma payı alacağının, istifayı takip eden bir sonraki yıla ait 2012 yılı bilançosuna göre hesaplanması gerektiği gözetilerek davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin davalı kooperatiften istenilmesi,
ibraz edilmemesi halinde ise ---------- getirtilen dosya kapsamındaki belgeler doğrultusunda inceleme yapılarak ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davacının alacağının, mevzuat ve anasözleşme gereğince hesaplanması yönünden ayrıntılı, gerekçeli,
denetime elverişli mali müşavir -kök ve ek raporu tanzim eden veya farklı bir bilirkişi- ile kooperatif uzmanı bir bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Dosya mahkememizin--------- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.Kaldırma kararı doğrultusunda dosya mali müşavir ve kooperatif uzmanı bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle;
kaldırma kararından hareketle, davalı Tasfiye Halinde ---------- tarihinde yapılan --- genel kurul toplantısı 10.maddesinde ----- dönemleri içerisinde çıkan ve çıkarılan ortaklara yapılacak iade ödemelerin kooperatifimizin mevcudiyetini tehlikeye sokacak, kooperatifimizin amacına ulaşmasını engelleyecek ve bütçemizin bu ödemeleri yapamayacak durumda olması durumunda olması dolayısıyla bu ödemelerin kooperatif kanununun 17/2 maddesi uyarınca 3 yıla kadar ertelenmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verildi.” açıklamasına karşın kooperatif yönetim kurulu karar defterinde,
2013 yılında yönetim kurulunun söz konusu uygulamaya ilişkin bir karar aldığı görülemediğini, dolayısıyla genel kurulda alınan borcun ertelenme kararı uygulanmadığından -------sayılı icra takip tablosuna göre taleple bağlılık ilkesi gereği ödeme tutarının 115.000,00 TL olarak kabul edilebileceği, 2012 yılı bilançosundaki 178.322,97 TL cari yıl zararın genel kurul toplantısında ---- kayıtlı ------- adet ortağa bölünmesinden hesaplanan 2012 yılı 1.857,53TL zarar payı mahsup edildiğinde 113.142,47 TL’yi davacı ------- talep edebileceğinin anlaşıldığını, davacının ------ tarihinde ortaklıktan istifa ettiği,
Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 13. maddesine göre …hesap senesi sonundan en az 1 (Bir) ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak..” gerektiği uygulamasına bağlı olarak Aralık ayı içinde ayrıldığından 31.12.2011 tarihi değil istifayı takip eden 2012 yılına ilişkin 31.12.2012 bilanço tarihi itibarıyla dilekçesinin hüküm ifade edeceğini, kooperatifin 2012 yılına ilişkin genel kurul toplantı tutanağı 10. Maddesindeki borç erteleme kararı açıklamasıyla,
davacıya yapılacak ödemenin 2012 yılı faaliyetlerine ilişkin 06/07/2013 tarihinde yapılan genel kurulda alındığından bir ay sonra(ana sözleşme 15.md) 07.08.2013 tarihinde muacceliyetin başladığını, dolayısıyla 3 yıl erteleme sonrasında 07.08.2016 tarihinden itibaren ödeme yapılmadığında davacının kooperatife ödeme talepli dava açabileceğini, davanın ise 23.12.2015 tarihinde açıldığı göz önünde tutulduğunda erteleme kararındaki süre dolmadan erken dava açıldığından talebin reddedilmesinin hukuk takdirinin mahkemeye ait olduğunu,
2012 yılı bilançosu analizimize göre davacıya ödeme yapılmasının davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceğini yani erteleme kararının usulüne uygun olduğunu ancak yönetim kurulu kararı alınmadığının anlaşıldığını tespit etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı,---------Karar sayılı ilamı ve kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı Tasfiye Halinde----------- tarihinde yapılan ------- yılı genel kurul toplantısı 10.maddesinde “2012 bütçe dönemleri içerisinde çıkan ve çıkarılan ortaklara yapılacak iade ödemelerin kooperatifimizin mevcudiyetini tehlikeye sokacak,
kooperatifimizin amacına ulaşmasını engelleyecek ve bütçemizin bu ödemeleri yapamayacak durumda olması durumunda olması dolayısıyla bu ödemelerin kooperatif kanununun 17/2 maddesi uyarınca 3 yıla kadar ertelenmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verildi.” şeklinde açıklama yaptığı ancak sonrasında ,
2013 yılında yönetim kurulunun söz konusu uygulamaya ilişkin bir karar almadığı dolayısıyla alınan borcun ertelenme kararı uygulanmadığından bilirkişi heyetinin BAM kararı da dikkate alınarak terditli olarak bu kararın uygulanmış olması halinde yapmış olduğu hesap neticesinde erken açılan davanın reddi gerekir yönündeki tespitine iştirak edilmeyerek davacının işbu davayı açmakta olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin uygulamaya ilişkin bir karar almadığı dikkate alınarak yapmış olduğu hesap mahkememizce uygun görülerek işbu hesap doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/957, K. 2025/230, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama