KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/165
- Karar No
- 2026/249
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/165 Esas
KARAR NO : 2026/249
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile davalı taraf arasındaki ticari ilişki gereğince, müvekkil tarafından satışı yapılan mallara istinaden "01/03/2024 tarihli, ------- numaralı ve 3.099,44 EUR tutarlı" ve "07/03/2024 tarihli, ---------- Numaralı ve 90.000,00 TL tutarlı" tutarlı 2 adet fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiğini, faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği,
yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, söz konusu faturalara ilişkin borcunu ödemediği için -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, icra takibi, borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine durduğunu, zorunlu dava şartı ticari arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmiş ancak anlaşmaya varılamadığını, söz konusu itirazın iptali ve takibin devamı için mezkurdaki davayı ikame etme gereğinin hasıl olduğunu, davanın kabulü ile,
haksız yapılan itirazın iptali ile---------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borca haksız itiraz eden davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 27/12/2024 tarihinde asıl alacak 90.000,00 TL+3.099,44Euro tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 03/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; e-defter mükellefi olan --------Ş'ye ait yevmiye defterlerinin gerekli beratlarının bulunduğu, envanter defterinin tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, davalıya yönelik kesilen faturaların cari hesapla uyumlu olduğu, kayıtlarda herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği, kayıtların muhasebe usul ve esaslarına uygun olduğu ve bu kapsamda tüm incelenen belgelerin HMK. 222.
Md. kapsamında sahibi lehine delil teşkil ettiği hususları ile, taraflar arasında yapılan mal ve hizmet teslimlerine istinaden, davacıya ait ticari defterler uyarınca 203.838.09 TL toplam bedelin davacıya ödenmesi gerektiği ve bu bedelin ödendiğine dair bir ödeme belgesine rastlanmadığı hususları, tarafınca yapılan incelemeler neticesinde kanaat edinildiğini beyan etmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz.
Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.
Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde takip konusu 90.000,00TLlik ve 3.099,44 Euro bedelli faturaların kayıtlı olduğu, davalıdan takip tarihi itibariyle 203.838,09 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222.
Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 90.000,00TL+3.099,44 Euro(203.838,09TL) alacaklı olduğunun sabit olduğu,
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/165, K. 2026/249, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama