KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/206
- Karar No
- 2026/250
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/206 Esas
KARAR NO : 2026/250
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/03/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu kazada, müvekkilin aracında gerçekleşen hasar farkı ve reel değer kaybı taleplerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zaruretinin hâsıl olduğunu, 07.12.2023 tarihinde davalı --------Ş. ye ---------- poliçe numarasıyla ihtiyari mali mesuliyet sigortasına kaydı bulunan --------- plakalı aracın, müvekkile ait ---------- plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ---------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla. HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davanın kabulüne, şimdilik, 100,00-TL hasar farkı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 21.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirket nezdinde --------- poliçe nolu Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 10/07/2023-10/07/2024 tarihleri arasında sigortalanan ---------- plaka sayılı aracın 07.12.2023 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada ---------- plaka sayılı aracın hasarlanması sonucu 100,00-TL hasar farkı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı sirketin temerrüt tarihi olan 21.10.2024 tarihinden itibaren isleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsili amacı ile kısmi alacak davası açıldığını,
davacın talebi zaman aşımına uğramış olup davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olması gerektiğini, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, belirsiz alacak davası 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.
Maddesinde düzenlendiğini, Madde hükmü "Davanın açıldıgı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız oldugu hâllerde, alacaklı, hukuki iliskiyi ve asgari bir miktar ya da degeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklinde olup, belirsiz alacak davasının şartlarını hükme bağladığını, belirsiz alacak davasına ancak sınırlı ve bunun zaruri oldugu durumlarda başvurulması gerektiğini, şartların mevcut olup olmadıgı hakim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiğini, nitekim Kanun da bunu vurgulamak üzere, belirsiz alacak davası açma imkanını,
davanın açıldıgı tarihte alacagın miktar veya degerinin tam olarak belirlenmesinin alacaklıdan beklenemeyecegi veya bunun imkansız oldugu durumlarla sınırladığını, tazminata konu kaza, haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğunu, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca asıl alacağa uygulanması istenen faiz talebinin dava tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, öncelikle, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini,
nihai olarak, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası haksız fiil nedenine dayalı kasko sigortacısı davalıdan hasar bedeli niteliğindeki maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi rapor içeriğine göre.
30.08.2023 tarihinde meydana gelen olayda; davalı sigortaya sigortalı --------- plakalı araç sürücüsü --------- asli ve %75 oranında kusurlu olduğu; davalı --------- plakalı aracın sürücüsü --------- tali ve %25 oranında kusurlu olduğunu, -------- plakalı -------- model 1 m araçta oluşan hasar tutarı KDV hariç 133.867,38 TL den davalı sürücünün %75 kusur oranına isabet eden tutarın 100.400,53 TL olacağını, davalı Sigorta şirketince ödenen 65.200,30 TL hasar tutarı 100.400,53 TL den düşüldüğünde 35.200,23 TL olacağını, dosyaya fatura sunulmadığı %20 KDV oranı x 35.200,23 TL -7.040,04 TL olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili 08/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; asıl alacak, faiz, yargılama gideri, dava vekalet ücreti olmak üzere toplam 138.954,83 TL (brüt) hesaplandığını, 05/12/2025 tarihinde ise davacı tarafa 127.738,87 TL net ödeme yaptıklarını ve davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.Davacı vekili 31/03/2026 tarihli celsede; davalı tarafça ödemelerin gerçekleştiğini, davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin başta haklı olması nedeniyle arabuluculuk ücreti, harçlar ve masrafların davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamına ve taraf vekillerinin beyanları içeriğine göre;
davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK 331. Madde hükmünce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve eldeki davanın açıldığı tarihte davalının haksız olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/206, K. 2026/250, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama