KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/91
- Karar No
- 2026/267
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
Karar Metni
1.456 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/91 Esas
KARAR NO : 2026/267
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 30/01/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız--------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; --------- banka ile GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ ve Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi" imzalamış ve krediler, kullandığı Diğer davalı ------- işbu sözleşmelerden kefil sıfatıyla Genel Kredi Sözleşmesini Müşterek borçlu ve Müteselsil Kefil Sıfatıyla imzalayarak kredi borcundan aynı derecede sorumlu hale geldiği, Bankaya olan borçlar ödenmediği için kredi hesapları kat edilerek, ------- Noterliğinin 11.10.2023 tarihli ve --------- yevmiye numaralı Genel Kredi Sözleşmesinin feshedildiği, kredilerin kat edildiği, borcun ödenmesi talepli hesap kat ihtanamesi,
-------- Noterliğinin 11.10.2023 tarihli ve -------- yevmiye numaralı Şirket Kredi Kartı Sözleşmesinin feshedildiği, kartların iptal edildiği ve borcun ödenmesi talepli ihtarnamesi, gönderildiği İhtarnamelere rağmen borcun ödenmesinde gelişme olmaması nedeniyle davalı borçlular aleyhinde --------- Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi -------- Esas Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği,
Davalıların itirazının dayanaksız ve haksız olduğunu, Davalının icra takibine karşı yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün--------- E sayılı dosyasının tetkikinde. Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 49.244,54 TL nakdi ve 27.612,25 TL gayri nakdi alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlu yanın süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı Banka'nın --------- Şubesi ile davalı borçlu --------- arasında 19.06.2020 tarihinde 150.000,00 TL limitli akdedilen kredi çerçeve sözleşmesinde davalı-------- söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu, Davalı kefil --------- ait kefalet şerhinin kefaletin türü, tarihi ve limitinin belirtilmesi suretiyle el yazısı ile yazılmış olduğu ve kefalet limitinin 150.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı borçluya kredi kartı ve kredili hesap kapsamında krediler kullandırıldığı görülmüştür.Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir.
Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Davacı bankaca, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, davalı bankaca borçlulara ---------Noterliğinin 11.10.2023 tarih ve ---------yevmiye nolu ihtaramesiyle ve davalı kefile keşide edilen ---------Noterliğinin 11.10.2023 tarihli ve ---------- yevmiye nolu ihtarnamesiyle 10.10.2023 tarihi itibariyle kredi hesaplarının kat edildiği ve 24 saat süre verildiği, ihtarnamelerin davalıların gönderilen adreslerinden iade geldiği,
adreslerin sözleşmedeki adreslerden farklı olduğundan İİK madde 68/b hükmü uygulanmayarak davalıların takip tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi tip sözleşme niteliğinde olup, davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesini okuyarak imzalaması gerekir, aksi taktirde bilgilendirilmenin belgeli olarak bankadan istenmesi mümkün olmayacağı, yine kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğe çıkarıldığı, davalı yana tebliğ edilemediği, akabinde dava konusu takibin yapıldığı,
taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile davalı --------- yönünden sadece kredi kartı yönünden tahsil istendiğinden 18.845,06 TL, Davalı ---------- yönünden 69.636,83 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden,
taleple bağlı kalınarak iptaline karar verilmiştir. 3 adet çek depo bedeli hususunda, davalı kefil için gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğuna dair sözleşme hükmü bulunmadığından reddine, asıl alacaklı yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
Davacı 27.612,25 TL gayri nakdi alacağın tahsilini istemişse de, takip de alacak miktarı olarak 64.890,00 TL gösterildiği, bu miktardan asıl alacak çıkarıldığında 25.578,41 TL kaldığından taleple bağlılık ilkesi gereği bu miktar üzerinden İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/91, K. 2026/267, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama