KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/216
- Karar No
- 2020/310
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2020
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2020/216 Esas
KARAR NO : 2020/310
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 25/06/2020
KARAR TARİHİ : 03/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından ------- İStanbul Anadolu ----- İcra Müdürlüğünün -------------icra takip dosyasındaki alacağın temlik alındığını; temlik alacaklısı olan ------- alacaklı olduğunu; bu alacağın tahsili için icra takibinde bulunduğunu, takibin kesinleştiğini ancak borçlunun ticaret sicilden resen terk edildiğinin ortaya çıkması sebebiyle kesinleşen icra takibi gereğince haciz işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ticaret sicilinde ihyası gerektiğini belirterek bu şirketin ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------- vekili, söz konusu şirketin ------------ tarihinde ----- Memurluğunca resen terk edildiğini; terkin işleminin sicile işlendiğini; terkin sebeplerinin yasada sayıldığını, bu sebeplerden "adresinin tespit edilememesi" hali gerçekleştiğinden, söz konusu şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini belirterek, bu nedenle -------- atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini; kabulü halinde ise, hatalı olmayan ---- aleyhine herhangi bir vekalet ücreti ya da yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun 547. Maddesi gereğince açılan ek tasfiye davasıdır.
Mahkememizce, İstanbul Anadolu ------. İcra Müdürlüğünün ------- sayılı dosyası incelenmiş, davacının kredi borcundan kaynaklı olarak ihyası talep edilen şirket aleyhine icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, takip alacaklısının davacı ---------devredildiği; icra müdürlüğü tarafından iş bu davanın açılabilmesi için davacı şirkete yetki belgesi verildiği ve davacı şirketin açıkça dosya alacaklısı olduğunun bu belgeye yazıldığı; bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu; iş bu icra takibinin devamı içinde şirketin---- yeniden ihyası gerektiği belirlenmiştir.
----- gelen kayıttan ------- sicil numarası ile kayıtlı olan -------------- adresi belli olmadığından dolayı kendisine ilan yoluyla şirket adresini derhal ticaret siciline bildirmesi için ihtar yapıldığı, ihtara rağmen şirket adresini bildirmediği gerekçesi ile -------tarihinde resen terkin edildiği belirlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesinin ikinci fıkrası ile " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş--------------------tasfiyelerine ve--------- kayıtlarının silinmesine ilişkin" tebliğ hükümleri gereğince; şirketin yeniden ihyasının gerektiği, derdest icra takibinin devam ettiği; derdest olan icra takibinin yürüyebilmesi için mutlaka ek tasfiyenin gerekli olduğu nazara alınarak ek tasfiyeye karar verilmiş; tasfiye memuru olarak şirketin resen terkininden evvel şirket yöneticisi olan ------- zorunlu olarak tasfiye memuru olarak atanmıştır. Bu şahsa yapılan dava dilekçesi tebliği ve duruşma gününe rağmen duruşmaya gelmediği, davaya da beyanda bulunmadığı nazara alınarak, kendisi ek tasfiye memuru olarak atanmıştır.
Ancak davalı ----------aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği, zira yargıtay ------.
Hukuk Dairesinin-------------------- tarihli hükmü gereğince, -------yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilebilmesi için terkin işleminin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7/2 maddesine aykırı olarak gerçekleştirildiğinin saptanması gerektiği; böyle bir hususun söz konusu olmadığı; mevzuat gereğince adresinde bulunmayan ve adresi belli olmayan ticaret şirketlerine derhal bir adres edinip, sicile bildirmesi gerektiği, bu hususun ilanen tebliğ edildiği ancak şirketin yeni adresini bildirmemesi sebebiyle zorunlu olarak------- memurluğunca terkin edildiği nazara alınarak,
ticaret sicilinin tutulmasında herhangi bir hata bulunmadığından davalı ------- memurluğu aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmemiştir.
Davacı vekili son celsede vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden diğer davalı yönünden de aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmeksizin aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/216, K. 2020/310, 3 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama