KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/591
- Karar No
- 2024/879
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/591 Esas
KARAR NO: 2024/879
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 23/11/2020
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin diğer davalı yetkilileri ile narenciye (mandalina) alım satımı yapmak için anlaştığını, müvekkilinin anlaşmaya istinaden, davalıya; ----- tarihli çek verdiğini, müvekkilinin anlaşmaya rağmen malı davalıdan alamadığını, Ürün karşılığı olan 100.000 TL bedelli çek sebebiyle menfi tespit talepleri olduğunu, gelinen noktada davalı tarafın, daha yüksek birim fiyattan bir başka tacirle anlaştığı taraflarınca öğrenildiğini, Yine, davalının sözleşmeye aykırı davranarak malı taraflarına teslim etmediğini, teslim edilmeyen mal sebebiyle müvekkilinin mağdur olduğunu,
Zira malın alım fiyatının iki katı tutarında serbest piyasada satımı söz konusu olduğunu, çek tahsil edilirse müvekkilinin mağduriyetinin katlanacağını belirterek tensiple birlikte HMK m. 389 ve İİK m.72 uyarınca teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatteyse uygun bir teminat mukabilinde tedbiren çeke ------- ödeme yasağı konulmasına, çekin dava sonunda taraflarına iadesine, teslim edilmeyen mal/hizmet sebebiyle.
100.000,00 TL çek bedelinde borç bulunmadığı yönünde menfi tespitine, her türlü zararları sebebiyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.000,00 TL nin davalıdan tahsiline, davalı yanın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, Söz konusu iddiaların tamamının hukuki dayanaktan yoksun herhangi bir somut delile dayanmayan ispata muhtaç beyanlar olduğunu, davayı 23/11/2020 günü açtığını, dava dilekçesinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve sonuçlandığını belirtmediğini, bu hususa delil olarak da dayanılmadığını, davalılara Arabulucu --------tarafından gönderilen davet mektubunda ilk toplantının 09.12.2020 günü saat 15:30'da yapılacağı belirtildiğini,
TTK 5/A maddesinde "Bu kanunun dördüncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davacı tarafın dava şartını yerine getirmeden davayı açtığını, dava şartı olan arabuluculuk kurumunun işlerliği açısından toplantı sonuçlanıp da dosya kapatılmadan dava açılması durumunda dava şartı yerine gelmiş sayılamayacağını, bu durumda davacı arabuluculuk başvurusunda samimi olmadığını ortaya koyacağını, herkesin böyle yapması durumunda arabuluculuk kurumu işlerliğini kaybedeceğini,
ayrıca bu durum kanunun amacına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasını da hiçbir hukuk düzeni korumayacağını, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davalıların ikametgahı ------ adresinde bulunduğunu, İİK 72.maddesinde menfi tespit davasında yetkili mahkemeyi düzenlediğini, Takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi ile davalının yerleşim yerinde açılabileceğini belirtildiğini, Dava konusu hakkında herhangi bir icra takibi söz konusu olmadığından davanın davalıların yerleşim yerinde açılması gerektiğini, davada -----Mahkemeleri yetkili olduğunu,
bu sebeple mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı arasında anlaşma konusu mallar davacıya teslim edildiğini, Söz konusu malların ------ plakalı araçlar ile davacıya teslim edildiğini, dava konusu çekin müvekkili şirket emrine düzenlendiğini, 2 ve 3 nolu davalı şirket yetkililerinin dava ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, bu davalılar yönünden husumet itirazları bulunduğunu, Müvekkilleri ------ yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacının malları teslim almaması iddiası doğru olmadığı gibi daha yüksek rakamdan almak zorunda kalması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararını kabul etmediklerini, Sözleşmeye aykırılıktan bahsedilmekte ancak davacı tarafından dosyaya herhangi bir sözleşme sunulmadığını, Malın birim fiyatı ve miktarı gibi hususlar davacı tarafından somut delillerle ortaya konulmadığını, bu durum davacının hayali bir zarara uğradığı ve beyanlarının kurmaca olduğunu gösterdiğini, 2 ve 3 numaralı müvekkillerin davalı şirketi kendi uzantıları gibi kullanma gibi bir durumları bulunmadığını,
Bu sebeple 2 ve 3 numaralı davalıların zarardan sorumluluğu bulunmadığı gibi bu davalılar yönünden davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek itirazlarının kabulü ile davanın dava şartı yokluğundan reddine, yetki itirazlarının kabulü ile dosya kapsamında--- mahkemelerinin yetkili olmasından dolayı mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkilleri ----yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini,
davacının haksız ve kötü niyetle hareket etmesinden dolayı İİK 72 hükmü gereği alacak miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK 72. Madde gereğince açılan Menfi Tespit davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın İİK 72 md. Uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit ve 2.000,00 TL alacak ve davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Davacı ile davalılardan şirket arasındaki ilişkinin keşideci lehtar ilişkisi olduğu ve akdi ilişkinin kabul edildiği nazara alınarak BK 89 ve HMK 7. Md. Gereğince yetki itirazının nihai kararla İstinaf yolu açık olmak üzere reddine, karar verilmiştir.
Dosyanın öncelikle davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere ------Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı şirketin tüm ticari defterleri üzerinde bir SMM -YMM seçilerek ve inceleme günü verilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı şirkete meşruhatlı davetiye çıkarılarak ticari defter ve kayıtların incelenmesi için defterin mahkemeye getirilmesinin istenmesine,
sunulmadığında, Kesin süre içinde defter ibraz etmeyen tarafın veya incelemeye hazır bulundurmayan tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceğinin ihtarına, eğer defterler kapsamlı ise bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek tayin edilecek bir mali müşavir (ymm-smmm) bilirkişiye dosyanın tevdii ile davalı tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği,
---- bedelli dava konusu çekin davalı şirketin kayıtlarında ne şekilde gözüktüğü, kayıtlı ise keşide edildiği tarih itibarı ile davacının bu çeki davalı şirkete vermesini gerektirecek ticari ilişkinin olup olmadığı, ayrıca dava konusu malların teslimine ilişkin kayıtların bulunup bulunmadığı ve davacının davalı şirkete borcunun bulunup bulunmadığı hususları incelenerek rapor istenilmesine, karar verilmiştir. -------- dosyalarından davalı şirkete çıkarılan e-tebligata rağmen verilen süre içerisinde ticari defterlerini hazır etmediğinden dosyamızın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre.
Davacı, davalılar ile narenciye(mandalina) alım/satımı yapmak için anlaştığını, bunun karşılığında davalıya------ bedelli çeki verdiğini ancak anlaşmaya rağmen malı davalıdan alamadığını, bu nedenle bu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığını ayrıca uğradığı zararın tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığı; davalı yanca cevap dilekçesinde, taraflar arasında anlaşma konusu malların davacıya teslim edildiğini, çekin davalı şirket emrine düzenlendiğini ve diğer davalıların dava ile bağlantısı olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Menfi tespit davalarında karine ispat külfeti alacaklı olan davalıdadır. Ancak davalı elinde alacağı dayandırdığı kambiyo senedi varsa ispat külfeti yer değiştirir ve borçlu tarafa yani davacıya geçer. Davacı ödeme, zaman aşımı, bedelsizlik gibi nedenlerle bu çekten borçlu olmadığını ispat etmek zorundadır. Somut olay da davacı çeki bilahare teslim edilecek mandalinalar için verdiğini ileri sürmüş olup, bu nedenle çekin avans çeki olduğunu ileri sürmektedir.
Mal tesliminden önce mal bedeli ödendiği ya da ödemeye ilişkin çek verilirse mutlaka yazılı protokol ile bu durum tutanak altına alınmalı malların bilahare teslim edileceği tutanağa yazılmalıdır ki malları teslim ettiğinin ispatı davalıya geçsin. Basiretli tacir böyle davranır. Davacı bu tür belge ibraz edemediği gibi hal müdürlüğünce yapılan yazışmada davalının malı teslim ettiği belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve davalı taraf kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de, koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/591, K. 2024/879, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama