KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/612
- Karar No
- 2024/731
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
Karar Metni
1.254 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/612 Esas - 2024/731
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/612
KARAR NO : 2024/731
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/12/2020
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 11.09.2014 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını ve ayrıca protokol akdedildiğini, bu davalıya kararlaştırılan yerde 5 yıl boyunca akaryakıt bayiliği ve işletmeciliği verildiğini, bayilik sözleşmesinden ve protokolünden doğabilecek her türlü borca istinaden .... .... .... parsel sayılı taşınmazlara .... .... ..... sayılı ihtarnamesi ile sözleşme sonunda ödenmesi gereken ve muaccel hale gelen nakit kredi borcunun ödenmesi gerektiği, aksi halde müvekkili şirket lehine verilmiş olan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanacağının ihtar edildiğini, anlaşma sağlanamadığını,
7.000.000 USD kredi alacağının bulunduğunu, davalı şirketin prim alacağının olmadığını, teminat mektubunun tazmin edildiğini, icra takibine itiraz edilmesi ve yapılan arabuluculuk görüşmesinde de tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... Yapı ...Ltd.
Şti. ve ... vekili, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında sözleşme sonunda nakden ödenmek üzere müvekkiline 7.000.000 USD tutarında nakdi kredi verildiğini, taraflar arasında üst sınır ipoteği tesis edildiğini, davacının taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin eki olarak düzenlenen ve 11/09/2014 tarihinde imzalanan protokolün nakit kredi başlıklı 18. maddesi uyarınca verdiği nakit kredinin sektörel teamüllere aykırı olarak verildiğini, kredi borcunun aynı protokolün 15. maddesinde bahsi geçen prim ile mahsuplaştırılması gerektiğini,
davacının kredi kullandırma yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle davaya konu tasarrufun hukuken geçersiz olduğunu, verilen teminat mektubunun haksız yere nakde çevrildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR
Taraflar arasındaki 11/06/2014 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol örnekleri sunulmuştur.
Dava konusu .... .... .... bulunduğu, takibin ipotek belgelerine dayalı olduğu, itirazla takibin durduğu ve işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir
Davacının 03 Ekim 2019 tarihli fesih ihbarını ve muaccel hale gelen kredi borcunun ödenmesi ihbarını içerir ihtarname örneği sunulmuştur.
İpotek belgeleri ve tapu kayıtları örnekleri celbedilmiştir.
...13. ATM'nin 2020/607 Esas sayıl dosyası getirtilmiştir.
Davalı Ahmet Çetin'in dava konusu ipotek belgelerindeki imzayı inkar etmesi ve yapılan incelemede imzanın davalı Ahmet Çetin eli ürünü olmadığının tespiti üzerine, anılan davalı hakkındaki dava iş bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2024/702 Esasına kaydı yapılmıştır.
Taraf defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişisi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, düzenlenen raporda; taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutuldukları, davacının, 7.000.000 USD tutarında davalı şirkete kredi kullandırdığı, davacının, nakde çevrilen teminat mektubu tutarı ve ipotek tutarının mahsubu sonrasında davacının, davalıdan 4.109.657,50 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği görüş olarak açıklanmıştır.
Nitelikli hesap, SMM ve enerji alanında uzman bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, düzenlenen raporlarda; taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerinin değerlendirildiği, davacının davalı şirkete verdiği 7.000.000 USD kredinin iade edildiğine dair delil sunulmadığı, davacının sunduğu cari hesap özetine göre 15.000.000 TL alacak kaydının gözüktüğü, davacının verdiği krediye karşılık 2.512.562,81 USD teminat alındığı, senetlerin iade edilmiş olması halinde 4.109.657,50 USD davalı borcunun varlığının kabulü gerektiği hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından akaryakıt bayilik sözleşmesi ile protokolü kapsamında verilen kredinin, sözleşmenin sona ermesinden kaynaklı olarak tahsili bakımından teminat olarak verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı şirket arasında 11/09/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve akaryakıt bayilik protokolü imzalandığı, bu sözleşmenin teminatı olarak davalılar ile hakkında tefrik kararı verilen Ahmet Çetin'in müşterek mülkiyetine konu taşınmazlar üzerine ayrı ayrı 7.500.000,00 TL tutarlı ipoteklerin tesis edildiği, anılan sözleşme ve protokolün süresinin sona erdiği, davacının alacaklarını teminen ihtarname keşide ettiği, alacaklarının ödenmediği iddiasıyla dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, takibin itiraz ile durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davalıların ise davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, bayilik sözleşmesi ve protokolüne dayanarak davacının takip tarihi itibariyle alacağının olup olmadığı, varsa miktarı, ipoteğe konu taşınmazların maliklerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Takibe konu taşınmazlardan birinde müşterek hissedar olan Ahmet Çetin'in ipotek senedindeki imzayı inkar etmesi, imzaya ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda imzanın anılan davalıya ait olmadığının tespit edilmesi ve işbu davalının borçlu bulunmadığı yönünde İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/267 Esas sayılı davasının derdest olması ve de taşınmaz mülkiyetinin müşterek bulunması hususları dikkate alınarak usul ekonomisi gereği bu davalı hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta iddia, savunmalar, akaryakıt sözleşmesi ve protokol hükümleri, celp edilen tapu kayıtları ve ipotek belgeleri, talimat mahkemesi kanalıyla taraf defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak düzenlenen mali rapor ile mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporu ve ...13.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/607 Esas sayılı dosyasındaki bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamından, davalı şirket ile davacı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi ve prokotolü imzalandığı, bu sözleşmenin ve protokolün süresinin dolduğu, davacının, davalı şirkete 7.000.000,00 USD tutarlı nakdi kredi kullandırdığı, gerek sözleşmenin gerekse kredinin teminatı olarak teminat senedi alıp taşınmazlar üzerine ipotek tesis ettirdiği hususları dosya kapsamıyla sabittir.
Davacı taraf, kredi alacağının ödenmediği iddiası ile işbu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmış, ayrıca ....... .... ....
Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu kapsamından, davacının nakde çevirdiği 2.200.000,00 TL tutarlı teminat mektubu karşılığı USD'nin mahsup edilmesi sonrasında ve yine işbu ipoteğin takip tarihi itibariyle karşılığı USD'nin dikkate alınması halinde bile, halen 4.109.650,50 USD davacının alacağının ortaya çıktığı, başka bir ifade ile davacının 15.000.000,00 TL tutarlı ipoteğin çok üzerinde alacağının bulunduğu, davalı tarafın kredi borcunun ödendiğine dair geçerli bir kanıt sunmadığı anlaşıldığından, davacının davasının esas itibariyle subuta erdiği,
alacağını teminen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabileceği ve bu takibe itirazın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, ipotek senetleri incelendiğinde, ipoteklerin maksimal ipotek (üst sınır ipoteği) niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. İpoteğin niteliği gereği, temerrüt faizi dahil olmak üzere, taşınmazlar açıklanan miktar itibariyle teminat teşkil edecektir.
Başka bir ifadeyle, davacı ipoteğinin paraya çevrilmesi suretiyle ancak toplamda 15.000.000,00 TL alacağının tahsil edebilecektir. Bu alacağın, icra harç ve masrafları, ücretli vekalet ve işleyecek faiz de dahildir. Takibin de buna göre yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, icra takibinin de devamına karar verilmesine rağmen bu hususlar dikkate alınarak takibin devamın yönünde mahkememizce hüküm kurulmuştur. Öte yandan, davacının alacağı belli ve bilinebilir niteliktedir.
Dolayısıyla likit özellik taşımaktadır. Davacı tarafın, inkar tazminatı talep etmesinde de bir yanlışlık görülmemiştir. İnkar tazminatına da hükmedilerek davacının davasının kısmen kabulü ile kısa kararda icra dairesi Gayrimenkul Satış İcra Dairesi olmasına rağmen tapaj hatası olarak '18. İcra Dairesi' yazılmış ise de, bu yanlışlık maddi hataya dayalı olduğundan gerekçeli kararda düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/612, K. 2024/731, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama