KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/636
- Karar No
- 2024/758
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
2.033 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/636 Esas
KARAR NO:2024/758
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/12/2020
KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazazede müvekkil ------ tarihinde yolcu olarak bindiği ve sürücü davalı ---- kullandığı, ruhsat kaydına göre işleteni davalı -----plakalı şehir içi halk otobüsünden, saat 15:00 sıralarında --- karayolu yan yol üzerindeki------ durağında, arka kapısından inmek isterken, sürücünün kusurlu davranışı nedeniyle düşerek yaralandığını,---- plaka sayılı aracın-------- sigortalı olduğunu, müvekkilinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi tazminat açısından elde --------- ait maluliyet raporu bulunmaması,
yeniden alınacak kaza kusur raporuna ihtiyaç duyulması ve tüm bunlarla birlikte hesaplama yapılmasının zorunlu olmasını, maluliyet raporu ve kusur raporu olmaksızın maddi zararın tam ve kesin olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek;
davalı sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından ise olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle birlikte, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılmasını, manevi tazminat açısından davalılar ---- müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle birlikte 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı --------cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yargılamaya konu edilen olayın meydana gelmiş olduğu tarihin 13.10.2012 tarihi olduğunu, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının davasının öncelikli olarak zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, davacının dava dilekçesindeki kazanın oluşumuna ilişkin iddiasını kabul etmediklerini, olayın davacının iddia etmiş olduğu şekilde değil davacının dikkatsiz ve özensiz hareketi neticesinde düşmesi sebebiyle oluştuğunu, bu nedenle meydana gelen olayda müvekkillerine atfedilecek kusur bulunmadığını, yetki itirazının kabulüne,
zamanaşımı ve dava şartı yokluğu itirazının kabulü ile haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız fiil nedenine dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.Taraf delilleri toplanılmış,------sayılı dosyası, davacı asile ait ------- kayıtları, trafik kazasına karışan araçlara ait trafik tescil belgeleri ve davacı asile ait tedavi evrakları celp edilmiştir.Davacının ve davalının sigortalısının karıştığı 13/10/2012 tarihli kazada sürücülerin kusur oranının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; kusur bilirkişisi rapor içeriğine göre;
davalı sürücünün ---- %80 oranında kusurlu olduğunu, davacı yolcu ------- %20 oranında kusurlu olduğunu beyan etmiştir.
Davaya konu trafik kazası sonrası açılan ceza davasında, sürücü---- ve yolcu --- kusur durumunun tespiti için ------ tarihli raporda yolcu ifadesine göre; sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, yolcunun kusursuz olduğu, sürücü ifadesine göre; yolcunun asli ve tam kusurlu olduğu, sürücünün kusursuz olduğu bildirilmiş, ceza Mahkemesince İTÜ görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden tekrar aldırılan raporda ise;
sürücü ------ asli derecede, yolcu ------- ise tali derecede kusurlu olduğu tespitlerine yer verilmiş, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ---- görevli bilirkişi heyetinin tespitleri aynı doğrultuda olduğundan Mahkememizce 15/06/2023 tarihli kusur raporu esas alınmıştır.Davacı asilin maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise oranının tespiti hususunda dosya----- gönderilmiş, ---- karar numaralı ------ tarafından hazırlanan raporda; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, --------İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 32.2 olduğu,
iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay / kaza tarihinden itibaren / erişkin olması halinde 6 aya kadaruzayabileceğine oy birliği ile mütalaa edilmiştir.
Maddi zararın hesaplanması amacıyla dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ---------- rapor içeriğine göre; mahkememizin dosyasında bilirkişi ----tarafından tanzim edilen 15/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı sürücü ---- %80 oranında kusurlu olduğunu, davacı yolcu --------- %20 oranında kusurlu olduğunu, ----- kapsamında işbu raporda yapılan hesaplamada bakiye ömür süresinin tespiti açısından ---- kullanıldığını, -------- sayılı iptal kararı dikkate alınarak ---- içtihatlarında kabul ettiği ------- yöntemlerine göre hesaplama yapıldığını, davacının işlemiş devre kazançları artırma ve iskonto işlemi yapılmadan;
bilinmeyen devre kazançları ise, her yıl için ayrı %10 artırılıp, %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle hesaplandığını, --- yayımlanarak yürürlüğe giren ------------ kaldırılmış olduğunu, davacının (60) yaşından sonrasına isabet eden emeklilik/pasif devresi de, bilinen son net asgari ücretin (2024 yılı için.
17.002,12 TL x 12 ay ” 204.025,44 TL ) esas alınarak hesaplama yapıldığını, davacının olay tarihinden itibaren 6 aylık geçici iş görmezlik süresi boyunca %100 oranında malul sayıldığının; devam eden dönemde ise %32,2 oranında sürekli malul kaldığının kabulü ile hesaplama yapıldığını, detayları <3.6.1> maddesinde belirtildiği üzere.
Dosyada mübrez 23/02/2021 tarihli protokolle davacı yan ile --------sulh olduğu, söz konusu protokolde 128.000,00 TL , 12.000,00 TL , 3.000,00 TL ve (-2.542,37 TL) olmak üzere toplam 140.457,63 TL' nin davacı vekili ----hesabına ödeneceğinin belirtildiği ancak ödeme yapıldığına dair banka dekontunun dosyaya celp edilmediğini, ancak davacı yan ile----- tarihinde düzenlenen protokolle sulh olduğu düşünüldüğünde takdirin Mahkeme'ye ait olmak üzere sulh protokolü ile aynı gün ödeme yapıldığı varsayımı ile ödeme tarihi olarak 23/02/2021 verilerine göre hesaplama yapıldığını,
ödeme tarihi (23/02/2021) verilerine göre yapılan hesaplamaya göre sigorta tarafından davacı ------için yapılan maluliyete ilişkin tazminat ödemesinin yetersiz olduğunu, iş bu rapor tarihindeki verilere göre yapılan güncel hesaplamaya göre ise;
davacı ---- meslekte kazanma gücü efor kaybına ait toplam 1.248.679,43 TL'lik maddi zararından ---- ödemesi olan toplam 128.000,00 TL' sinin düşülmesi sonucunda davacının bakiye maddi zararının 1.120.679,43 TL olduğunu, davacının, ------ tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için davalılara başvurabileceği kanaatine varılmakla birlikte, davacının işbu talebi yönünden hesaplama yapılabilmesi için konusunda uzman doktor bilirkişiden görüş alınması gerektiğini, davacının, davalılardan talep ettiği manevi tazminata ilişkin taleplerinin Mahkeme'de olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili 24/05/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; rapora karşı itirazları reddedildiğinden müvekkilin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, bedel arttırım talebinin kabulüne ve nihai olarak davacı ----verilmek üzere davalılar ------ yönelik sürekli iş göremezlik zararı için toplam 1.020.000,00 TL, manevi tazminat olarak 50.000,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiş,
gerekli harç yatırılmıştır.Davalı adına kayıtlı aracın----- ile sigortalayan ---- ile davacı tarafın sulh olduğu, sigorta şirketi aleyhine açılan davanın tefrik edilerek Mahkememizin ---- sayılı sırasına kaydedilmiştir.Davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerinin somutlaştırılması talep edildiğinde davacı vekilince son celsede.
100,00 TL geçici iş göremezlik, 300,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 600,00 TL tedavi gideri taleplerinin olduğu beyan edilmiştir.Davacı vekili 01/04/2024 ve 24/05/2024 tarihli dilekçesinde tedavi gideri ve geçici iş göremezlik alacağından feragat ettiklerini bildirmiş, vekilin feragat yetkisi olduğundan bu alacak kalemleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
Davaya konu kazaya karışan----- plakalı aracın kaza tarihi 13/10/2012 tarihinde ----- Tarafından ------tarihleri arasında -------- poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş ise de; haksız fiilin 13/10/2012 tarihinde meydana geldiği, davanın 09/12/2020 tarihinde açıldığı, ayrıca kaza sonucu yaralanma nedeniyle ceza davasının açıldığı, yasal 10 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nun bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “Bedensel zararlar" ; -Tedavi giderleri, - Kazanç kaybı, - Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, olarak belirtilmiştir.
Bedensel zarara uğrayan kişiler tamamen veya kısmen çalışamamalarından ve ileride ekonomik yönden uğrayacakları yoksunluklardan kaynaklanan zarar ve ziyanlar olan geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları haksız fiil sorumlularından isteyebilirler.Buna göre, ----- tarihinde meydana gelen kazanın, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı,
---- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle;---- plaka sayılı araç maliki ---- araç maliki olması nedeniyle araç işleteni olmasından kaynaklı KTK madde 85 kapsamında tehlike sorumluluğu bulunması,----- plaka sayılı araç sürücüsü ----, araç sürücüsü olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunması,Bu kapsamda, davacının haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında uğradığı bedensel zararları olan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarını TBK madde 49 ve 54 hükümlerine göre davalıdan isteyebilecektir.
Yukarıda açıklandığı şekliyle meydana gelen kazada, sorumlulukları da TBK, TTK ve KTK kapsamında çizilen davalının, usul ve yasaya uygun olduğu belirlenen bilirkişi raporlarında belirtilen maddi zararlardan sorumlu olmasından dolayı, davacı vekilinin talebi doğrultusunda 1.020.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.
Haksız fiil nedeniyle açılan tazminat davasında gerçek kişi sürücü ve malik- işleten haksız fiil tarihinde temerrüde düşeceğinden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -------- gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. --------Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde manevi tazminatın takdirinde esas olacak sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin kolluk raporu, kusur raporu, maluliyete ilişkin rapor ve tedavi evrakları bulunmaktadır.
Davacının kaza nedeniyle duymuş olduğu acı ve elemin belirlenmesine dair anılan hususlar dışında delil bulunmayışı, maluliyet oranı, kazanın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, davacının araçta yolcu oluşu, tarafların gelir durumu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler uyarınca manevi tazminat miktarı tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde takdir olunmuştur.
Açıklanan tüm gerekçeler doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/636, K. 2024/758, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama