İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/617 K.2025/806

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/617Karar2025/806Tarih22 Ekim 2025Okuma15 dk · 2.948 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/617
Karar No
2025/806
Karar tarihi
22 Ekim 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.948 kelime·15 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/617

KARAR NO : 2025/806

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/09/2021

KARAR TARİHİ : 22/10/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a uygun faaliyet göstermekte olan bir elektronik para kuruluşu olduğunu, Davalının ise Mayıs 2021 tarihinde piyasaya sürdüğü ------” isimli hizmeti ile kullanıcılarına güvenli bir 2. el alım satım deneyimi sunmayı vaad etmekte olduğunu, bu durumun Müvekkil Şirket'in “ -----” hizmeti bakımından açıkça haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, davalının sunmaya başladığı “----” hizmetinin, müvekkil şirket'in çok daha uzun bir süredir sunmakta olduğu “-----” hizmeti ile iltibasa yol açtığını,

davalının “------" isim ve logosuna yönelik tescile dayalı bir marka hakkının mevcut olmadığını, uyuşmazlığa konu hizmet özelliklerinin aynı olması ve bu doğrultuda aynı tüketici kitlesine hitap ediliyor olması da iltibası güçlendirdiğini, müvekkil şirket'in “ ------” hizmetinden haberdar olan davalı, haksız rekabete kusuru ile sebep olduğunu ve bu durum müvekkil şirket'in maddi zararına sebebiyet verdiğini, ayrıca davalı tarafından haksız şekilde sunulan hizmetin Müvekkil Şirket tarafından sunulduğu yanılgısıyla, müşteriler davalıya yöneltmeleri gereken şikayetlerini Müvekkil Şirket'e yönelttiğini,

bu şikayetler sosyal medya platformlarında da dile getirildiğini, bu şekilde Müvekkil Şirket'in kişilik haklarına zarar verildiği, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının hizmetine ilişkin aktif olarak reklam ve tanıtım faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, işbu faaliyetinin devamı süresince müvekkili şirketin hizmetinin daha da çok karıştırılmasını sağlayacak ve bu durum telafisi güç sonuçlara yol açacağını iddia ile öncelikle davalının hizmetinin ve hizmete ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasını, haksız rekabetin tespitine, Men'ine ve Ref'ine,

davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin ve müvekkili şirketin zararının bilirkişi marifetiyle tespiti ile belirlenecek maddi tazminatın ve ayrıca 10.000 TL manevi tazminatın haksız rekabete konu fiilin gerçekleştiği tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı

şirketin, “------” ibaresi üzerinde eskiye ve tescile dayalı hak sahibi olduğunu, davalı şirket, Türkiye’de henüz internetin yeni gelişmeye başladığı 2000 yılında, bugün Türkiye’nin en büyük

e-ticaret platformlarından biri olarak kabul edilen----- alan adlı internet sitesini

kurduğunu ve internet kullanıcılarının hizmetine sunulduğunu, O tarihten bu yana başarılı yükselişi ile aylık 56,9 milyon kullanıcı, aylık 12 milyar sayfa görüntülenme sayısı ve on binlerce ürün çeşidiyle sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da en kapsamlı ilan portföyüne sahip e-ticaret platformlarından biri haline

geldiğini, Sunduğu hizmetleri müşteri memnuniyetine dönüştürmeyi başaran, ender e-ticaret

platformlarından biri olduğunu, Nitekim, ----- sitesi ile yapılan oylamalarda yıllardır ---- seçilmekte, her yıl çok sayıda ödül almaktadır. Davalı şirketçe “-------” adı altında verilen hizmet, davacı şirketten edinilen

bilgilerle haksız rekabet teşkil edecek şekilde gerçekleştirilmediğini, aksine davalı şirketçe henüz

davacı şirket tarafından bu hizmet verilmeye başlamadan aylar önce, bu hizmeti vermeye yönelik detaylı

hazırlık çalışmaları yapıldığını ve hatta Türk Patent ve Marka Kurumu’na marka başvurusunda

bulunulduğunu, Öyle ki davalı şirket, 11.11.2019 tarihinde “------”

markaları için Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil başvurusu yaptığı için davacının sunmaya

başladığı hizmetten aylar öncesinde “----” ismini bulmuş ve hizmetinde kullanmaya

başlamadan önce tanınmış-----markası ile bir araya getirerek ----- markasını tescil ettirmiş olduğunu,

“-----” markası davalı şirketin yıllardır tanınmış markası olduğunu ve sunduğu hizmetlerin “-----” zincir markası ile

tescilini yaptırarak faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, Dava konusu edilen “ -----” markasının

Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli hak sahibi olan davalı şirkete ait markaların başvuru

tarihleri ve nice sınıfları ise şu şekildedir: Başvuru No Koruma Tarihi Marka Adı Nice Sınıfları-----

Davalı şirket, ilgili kayıtlardan da görüldüğü üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “------” esas unsurlu markanın tescilli hak sahibi olduğunu, Bunun yanı sıra, davacının da dava dilekçesinde

belirtmiş olduğu üzere, davalı şirket tarafından ------- kod numaralı¸marka başvurusunda

bulunulduğunu, Ancak Türk Patent ve Marka Kurumu, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1 (b) ve (c) bendi uyarınca; ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içerdiği gerekçe gösterilerek reddedildiğini, Ancak davacı vekilinin atladığı bir husus vardır ki; davalı şirket tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ----” ibaresi ile yapılan

ilk tescil başvurusu,------ kod numaralı¸ markası değildir. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları

ve tarafımızca sunulacak olan marka başvuru evraklarından da görüleceği üzere, kurum nezdinde Davalı

şirket tarafından ilk yapılan “-----” ibareli marka başvurusu ---- kod numaralı

11.11.2019 tarihli “ ----” markası ve ---- kod numaralı 11.11.2019 tarihli -----markasıdır. ----- kod numaralı marka başvurusu ---- kod numaralı“ -----” marka başvurusunda olduğu gibi, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1 (b) ve (c) bendi uyarınca; ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer,coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların

ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur

olarak içerdiği gerekçe gösterilerek reddedildiğini, Ancak ---- kod numaralı ----markası 11.11.2019 tarihi itibariyle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil

edilmiş olduğunu, Hal böyle iken, Müvekkil Şirket 11.11.2019 tarihi itibariyle ------” esas unsurlu

markanın tescilli hak sahibi olarak markasını hakkına dayanarak kullanıldığını, Öte yandan, davacının

kendi dava dilekçesinde de belirttiği hak sahipliği tarihi 24.01.2020 olup davalı şirketin tescil

başvurusundan aylar sonrası olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında davalı şirket tarafından 11.11.2019 tarihinde bu ibare için tescil başvurusu dahi yapıldığı açıkça görüldüğünden, resmi kayıtlarla ispat edilen hak sahipliği nedeniyle; mevcut durum ışığında “ ------” ibaresinin davacı ve

dava dışı Noterler Birliği tarafından davalı şirketten herhangi bir izin alınmaksızın kullanılmasından ötürü “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet” kaynaklı dava açma hakkını saklı tuttuklarını, Bireyler arasında elektronik ortamda gerçekleştirilmeye çalışılan alışverişlerde en büyük sorunlardan birinin güven olduğunu, Satıcının gönderdiği ürünün sipariş verilen ürün olup olmadığını, Yurt dışında------bu internet sitelerinden bazıları olduğunu, Örneğin ----- bu hizmeti davacıdan,

hatta davalı şirketten de önce 2001 yılından beri “-----” adı altında vermektedir. Detaylı bilgi

için ------ incelenebileceğini, Nitekim, davalı şirkete ait

------ isimli web sitesinde de bu hizmet 2004 yılından bu yana “-----adı altında müşterilerine sunulmakta olduğunu, davalı şirketin hali hazırda “-------” adı altında vermiş olduğu hizmetin işleyiş şeklini, davacı

yandan öğrenerek ------ adı altında sunmaya başladığını düşünmek hayatın olağan akışına

aykırı olduğunu, Kaldı ki, davacının Noterler Birliği ile yapmış olduğu iş birliğinin kapsamı, ikinci el otomobil

satışı hakkında olduğunu, Oysa davalı şirket tarafından “-----” hizmetleri sıfır ve

ikinci el ürün alışverişi kategorilerinde kullanılmakta, vasıta kategorisi bu hizmetin kapsamı dışında

tutulmakta olduğunu, Çünkü takdir edersiniz ki araç alırken alıcı aracı görmek istemekte olduğunu, Davalı şirketin

sunduğu “-----” hizmetinde alıcı ve satıcı bir araya gelmeden, ürünü

görmeden, satış işlemi baştan sona online ortamda gerçekleşmekte olduğunu, Tarafların hali hazırda

kullanmakta oldukları ------ isimli güvenli ödeme sistemlerinin içerikleri de birbirinden

farklı olduğunu, Belirgin farklılıklara değinmek gerekirse;

Davalı şirketin sunduğu---- sistemi internet sitesinde tamamen online satış sürecinde olduğunu,

Davacının hak iddia ettiği ----- isimli sistemde ise, fiziken notere gidilerek işlem yapılması

gerektiğini, Davacının, Noterler Birliği ile yapmış olduğu iş birliği çerçevesinde sunduğu ----- hizmeti yalnızca araç satısına mahsus bir hizmet olduğunu, Davalı şirketin vermiş olduğu ----- hizmeti ise, 2. El ve sıfır ürün satışında geçerli olduğunu, emlak ve araç satışında

kullanılmadığını, Davacının vermiş olduğu hizmet kapsamında araç satın almak isteyen kişiler, bahse

konu aracı önceden görüp kontrol ettirme, eksper hizmeti alma, test sürüşü gerçekleştirme gibi araç

üzerinde bir kısım fiilleri satın alma işleminden evvel tamamlayarak aracı satın almak üzere harekete

geçerken, davalı şirketin güvenli ödeme sisteminde alıcı ürünü satın almadan önce fiziken hiçbir şekilde görmemekte, ilandaki fotoğraflar ve açıklamalara istinaden tamamen online ortamda başlayarak tamamlanmakta olduğunu, Görüldüğü üzere, sunulan hizmetlerdeki belirgin farklılıklardan, uygulandıkları kategorilere kadar tarafların sunduğu hizmetlerin benzer olmadığı çok net görülebildiğini, Davacı, Ocak 2020 tarihinde Noterler Birliği ile imzalamış olduğu “İkinci El Taşıt Satış İşlemleri Sırasında Güvenli

Ödeme Sisteminin Kullanılmasına İlişkin Protokol” kapsamında araç satışında “ ------”

hizmetini sunmaya başladığını belirttiğini, ancak söz konusu protokolün hiçbir maddesinde “------” ibaresi yer almadığını, Nitekim ilgili protokol, baştan sona “güvenli ödeme sistemi” ne

ilişkin olduğunu, Bu bakımdan Davacının Ocak 2020 yılından bu yana “ -------” ibaresi üzerinde

hak sahibi olduğuna dair gerçek dışı iddiaları Sayın Mahkeme’yi yanıltmaya yönelik olduğunu, Davacının marka başvuruları, davalı şirketin marka başvurularından ileri tarihli olduğunu, Dolayısıyla ------ ibaresini ilk kez kendilerinin bulduğu yönündeki iddiasını davacı taraf ispat edemediğini, Davacının bu başvuru ile davalı şirketin marka hakkını ihlal edecek girişimlerde bulunmuş olduğunu, bu yönüyle

de mesnetsiz davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Müvekkili Şirket çalışanlarından ---- 13.03.2020 tarihinde ---- ise 17.03.2020 tarihinde---- mail adresinden gönderilen mail

içeriklinde; herhangi bir şekilde ---- ” ibaresi yer almadığını ve herhangi bir hizmet adı ifade edilmeden GÜVENLİ E-ÖDEME sisteminden bahsedildiği görülmektedir. Yine Müvekkil Şirket çalışanlarından

--- tarafından gönderildiği iddia edilen “------” başlıklı 28.04.2020

tarihli ----- daveti de “----” hizmetine ilişkin herhangi bir bilgi içermediğini, 07.05.2020

tarihinde taraflar, -----toplantı hk başlıklı ------ üzerinden toplantıya davet edilmiş olsa

da, toplantının içeriği ve kapsamına ilişkin davacı tarafından iddia edilen hususları destekleyecek ibareler

bulunmadığını, Müvekkil Şirket’in bahse konu toplantı ve yazışmalar

neticesinde bu ibareyi öğrenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Bilakis mevcut duruma göre davacı,

söz konusu ibareyi Müvekkili Şirket’ten öğrenerek, Noterler Birliği ile “-----” adı altında

hizmet sunmaya başlamış olabileceğini, davalı şirketin tescil başvuru tarihi olan 11.11.2019 tarihi öncesine ilişkin tek bir yazışma ya da başkaca belge delil olarak sunulamadığını, Davacının “-----” hizmetini, Davalı şirketin ilk marka tescil başvurusundan aylar sonra kullanılmaya başlandığı tespit edildiğini, Davacının, ----- altında vermekte olduğu hizmete dair basına yansıyan haberlerin tarihlerine bakıldığında söz konusu tarihlerin davalı şirketin marka başvuru tarihinden sonra olduğunu, Davacının dayanaktan yoksun söz konusu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, usule ilişkin

itirazları yönünden davanın usulden reddini, söz konusu taleplerinin kabul edilmemesi halinde

davalı şirkete karşı ikame olunan haksız, hukuka aykırı ve ispat edilemeyen davanın esastan reddini,

yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanları, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalı tarafından kullanılan "------" hizmeti ile davacıya ait hizmetle iltibas oluştuğu, davacının iş ve emtiasının haksız şekilde kullanıldığı iddiasıyla TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabetin meni, hizmete ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetlerine tedbiren durdurulması ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacı tarafça kullanıldığı iddia edildiği ----- markasının hukuki olarak kullanım hakkının kimde olduğu, hizmete ilişkin davalı tarafça aynı isim ve mahiyette hizmet sunulup sunulmadığı, sunulan hizmetin TTK 54 kapsamında iltibaz yol açıp açmadığı, haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, davacının maddi zararının oluşup oluşmadığı, haksız rekabet olup olmadığına, haksız rekabet varsa menine ve refine, 6.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Madde 54; "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.

(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."

Madde 55 ;"(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:

a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar

b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;

c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;

d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;

e) İş şartlarına uymamak;

f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."

Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;

a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,

b) Haksız rekabetin men’ini,

c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,

d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır.

Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır.

Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.Davacı şirketin ihtilaf konusu yıllara ait Ticari Defter ve Kayıtlarının incelenmesi için ----- Asliye Ticaret Mahkemesine talimatın yazıldığı, -----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ talimat dosyası ile alınan bilirkişi raporunda özetle. Davacı ------yasal kayıt ve defterlerinin yerinde incelenmesi neticesinde.

2020 yılı Brüt Satışlarının 65.404.869,27 TL, Dönem K/Z’nın 7.291.109,35 TL, 2021 yılı Brüt Satışlarının 299.672.548,63 TL, Dönem K/Z’nın 15.903.134,26 TL, 2022 yılı Brüt Satışlarının 821.834.141,20 TL, Dönem K/Z’nın 74.686.269,86 TL, 2020 yılı K.V. Matrahının 7.526.530,57 TL, Kurumlar Vergisinin 1.655.836,73 TL, 2021 yılı K.V. Matrahının 20.329.868,71 TL, Kurumlar Vergisinin 5.082.467,18 TL, 2022 yılı K.V.

Matrahının 44.176.491,06 TL, Kurumlar Vergisinin 11.044.122,77 TL, dava konusu “-----” markası; muhasebe kayıtlarında ayrı bir şekilde ve detaylı bir alt hesap bazında takip edilmediğinden gelir ve gider kalemlerinin incelenemediği, sonuç ve kanaatini bildirmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın HMK 222 maddesi ve TTK 83. Maddeleri gereğince tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına; taraf vekilleri bilirkişi seçimini mahkemeye bıraktıklarını bildirdiklerinden marka konusunda uzman bilirkişi ve haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.

Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle;

Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir Sayın

Mahkeme’ye ait olmak üzere “Ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e-deftere tabi olanların ilgili döneme ait beratlarını ibraz edip etmediği” hususunda Mali inceleme yapıldığında: davalı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; elektronik ortamda tutulan 2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i kebir beratları ile aynı yıllara ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.

Hesap İncelemesi Yönünden; Davacı şirketin raporun 4.a.1. bölümünde özetlendiği şekilde

incelenen ticari defterlerinde; ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirdiği S. M.

Mali Müşavir Bilirkişi ------ 19/02/2024 tarihli raporunda özetle; “… Davacının

Gelir ve Giderleri incelenmiş buna ilişkin bilgilere rapor ve eklerinde yer verilmiş, fakat dava konusu

“----” Markasına ilişkin gelir/gider incelemesi yapılamamıştır. Davacı------2020 yılı Brüt satışlarının 65.404.869,27 TL, Dönem kâr/ zararının 7.291.109,35 TL, 2021 Brüt satışlarının 299.672.548,63 TL, Dönem kâr/ zararının 15.903.134,26 TL, 2022 Brüt satışlarının

821.834.141,20 TL, Dönem kâr/ zararının 74.686.269,86 TL, 2020 yılı Kurumlar Vergisi Matrahının

7.526.530,57 TL, Kurumlar vergisinin 1.655.836,73 TL, 2021 yılı Kurumlar Vergisi Matrahının

20.329.868,71 TL, Kurumlar vergisinin 5.082.467,18 TL, 2022 yılı Kurumlar Vergisi Matrahının

44.176.491,06 TL, Kurumlar vergisinin 11.044.122,77 TL, dava konusu “-------” markası,

muhasebe kayıtlarında ayrı bir şekilde ve detaylı alt hesap bazında takip edilmediğinden gelir ve gider

kalemlerinin kırılımlarının incelenemediği…” Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Davalı ------ticari defterleri raporun 5.b.1. bölümünde incelendiğinde; ----” gelir kalemi için mizan kayıtların,

pazarlama harcamaları ürün bazlı takip edilmemektedir. ---- özelinde yapılan

pazarlama giderleri raporlanmış, bu durumda davalı şirketin 2021 yılında-7.263.239,00 TL, 2022

yılında da-12.405.666,00 TL zarar kaydettiği görülmüştür.

Marka Mevzuatı Açısından;

Davacıya ait TPMK’ da herhangi bir marka tescil başvurusu ve/veya kaydı tarafımızca tespit

edilemediği, Davalının ---- ibaresini içeren tescilli 4 adet markası bulunduğu ve tescil tarihleri itibariyle de koruma kapsamında olduğu, ------ ibaresinin ilk kez davacı tarafından markasal anlamda kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge ulunmadığından davacının “gerçek hak sahipliği” ilkesinden yararlanamayacağı, Haksız Rekabet Hükümleri Açısından;

---- ibaresinin ticari hayatta ilk kez davacı tarafından kullanıldığının ve ayırt

edici hale getirdiğinin kabulü gerektiği, Davacının ---- ibaresi ile tek bağının------alan adı olduğu, Ancak anılan alan adının davacı adına tahsis tarihinin davalının marka tescilinden sonra 26

TEMMUZ 2021 olduğu, Somut dosya kapsamında ----- ibaresi üzerinde davacının davalıdan önce emek harcadığı ticari hayatta tanınır bilinir hale getirdiğine ilişkin bir işletmesel çabası ve yatırımının

bulunduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından davalının eylemlerinin TTK m. 54

vd. hükümlerine aykırılık oluşturmadığı, sonuç ve kanaatini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf; davalının sunmaya başladığı "-----" hizmetinin davacı şirket tarafından çok daha uzun süredir sunmakta olduğu "------" hizmeti ile iltibasa yol açtığı, hizmetlerin görsel ve işitsel olarak birbirinin aynısı olduğu, davalının tescile dayalı bir marka hakkı olmadan hizmeti bu isimle verdiği, davacının iş ve emtiasının haksız şekilde kullanıldığı iddiasıyla TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabetin meni, hizmete ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetlerine tedbiren durdurulması ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak eldeki davayı açmış, davalı ise davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep etmiştir.

Taraf iddia ve savunmaları karşısında deliller toplanmış, taraf ticari defterleri bilirişi marifeti ile incelenmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyadaki deliller, bilirkişi raporları ve müzekkere cevaplarından; davacıya ait TPMK’da herhangi bir marka tescil başvurusu ve/veya kaydının tespit

edilemediği,davalının---- ibaresini içeren tescilli 4 adet markası bulunduğu ve tescil

tarihleri itibariyle de koruma kapsamında olduğu, ----- ibaresinin ilk kez davacı tarafından markasal anlamda kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının “gerçek hak sahipliği” ilkesinden yararlanamayacağı, davacının ---- ibaresi ile tek bağının ----- alan adı

olduğu, ancak anılan alan adının davacı adına tahsis tarihinin davalının marka tescilinden sonra 26 Temmuz 2021 olduğu, somut dosya kapsamında ----- ibaresi üzerinde davacının davalıdan önce emek harcadığı ticari hayatta tanınır bilinir hale getirdiğine ilişkin bir işletmesel çabası ve yatırımının bulunduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından davalının eylemlerinin TTK m. 54

vd. hükümlerine aykırılık oluşturmadığı, bu sebeple davalının eyleminin haksız rekabet yaratmayacağı, açıklanan nedenlerle davacının haksız rekabetin önlenmesine ilişkin talebinin reddine, yine aynı gerekçelerle haksız rekabetten söz edilemeyeceğinden davacının davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı kanaati ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 273,24 TL peşin harcın mahsubu ile 342,16 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat istemi yönünden; yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemi yönünden; yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden haksız rekabetin tespiti istemi yönünden; yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/617, K. 2025/806, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2021/617
  4. Karar No : 2025/806
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 16/09/2021
  7. Karar Tarihi : 22/10/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Deliller
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/617
Karar No
2025/806
Tarih
22 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/643 K.2025/692
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/646 K.2025/646
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/646 K.2025/641
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/646 K.2025/773
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/647 K.2025/740
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/653 K.2025/645

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.