KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/65
- Karar No
- 2024/335
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
Karar Metni
1.916 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/254 Esas
KARAR NO:2024/341
DAVA
Ölümlü ve Yaralamalı Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası
DAVA TARİHİ: 09/07/2020
KARAR TARİHİ: 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ölümlü ve Yaralamalı Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, ---- yılında----- bir trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan---- maliki, ---- sürücüsü, ---- ise ---- bulunduğu ----plakalı araçla davacı ----kullandığı ---- plakalı araçların çarpıştıklarını;------ plakalı araç içindeki yolculardan ---- öldüğünü, sürücü-----çok hafif yaralandığını; ------ ve ----- kalıcı malul olacak şekilde yaralandıklarını, -------ise kolunun kırılıp ayak bileğinin zedelendiğini; kazada alkollü olan ve ters istikametten gelen davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle davalıların maddi zarardan ve manevi zarardan sorumlu olduklarını belirterek;
her ne kadar davalı sigorta tarafından bir kısım ödenek yapılmış ise de bunların yetersiz ödeme olduğunu zaten fazlaya dair hakları saklı tutularak ödemelerin kabul edildiğini belirterek; maddi tazminat yönünden fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle ölenin eşi ------ için 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50,00 TL defin gideri ve 100,00 TL cenaze masrafından dolayı tazminat; ayrıca kazada sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanması nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın;
---- sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanması nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın, ------- yaralanması nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan -----itibaren işleyecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, eşinin ölümünden dolayı -----20.000,00 TL kendi yaralanmasından dolayı ise 15.000,00 TL manevi tazminatın; ölenin çocukları ------ için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın; --------kendi yaralanmalarından dolayı 15.000,00'er TL manevi tazminatın;
kaza tarihi olan 26/07/2018 itibarıyla avans faizi ile davalılar ------- müteselsilen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
Bilahare maddi tazminatlar yönünden açmış bulunduğu belirsiz alacak davasının harcını karşılayarak ıslah etmek suretiyle ------- yönünden sürekli maluliyet tazminatının 735.856,27 TL ye çıkarmış, bunun 360.000,00 TL lik kısmının tüm davalılardan kalan kısmının ----- müteselsilen tahsiline karar verilmesini,--------- yönünden destekten yoksun kalma tazmimatınn 636.857,96 TL ye çıkarmış, bunun 289.088,44 TL lik kısmının tüm davalılardan kalan kısmının ----- müteselsilen tahsiline karar verilmesini, ------- yönünden defin ve cenaze masraflarını 5.000,00 TL ye çıkararak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,
08/10/2023 tarihli dilekçesi ile talep etmiş bilahare alınan rapordan ----- 6.253,62 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini 15/01/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ---------vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün bir kusuru bulunmadığını karşı tarafın kusurlu olduğunu; maddi tazminat taleplerinin aracın zorunlu sigortasına yöneltilmesi gerektiğini, kendileri yönünden bu sebeplerle maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini; manevi tazminatın ise zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuş,Davalı sigorta şirketi vekili ise,------plakalı aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde ----- olduklarını, ancak sorumluluklarının poliçe limiti ve kusur oranlarıyla ve 3.kişilerin gördükleri gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu belirterek;
---- destekten yoksun kalma tazminatı ve 24.689,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini; -------- 38.379,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini; her iki davacıdan da ibraname aldıklarını bu sebeple bu davacıların maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini; geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin sigorta poliçesi teminatı içinde kalmadığını, davalı sürücünün kazadaki gerçek kusurunun tespiti gerektiğini, davacı sürücünün de kusuru varsa o miktarda hesaplanan tazminatlardan indirim yapılması gerektiğini;
cenaze ve defin giderlerinin belediye tarafından karşılandığı için esasen talep edilemeyeceğini, davacıların sigorta aleyhine kaza tarihinden başlayarak faiz isteyemeyeceğini zira davadan önce temerrüte düşürülemeyeceğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü-yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Bu tür davalarda; davalı sürücü TBK gereği haksız fiil hükümlerinden ötürü, davalı işleten Karayolları trafik Kanunun araç işleteni yönünden getirdiği objektif sorumluluk hükümleri gereğince davalı sürücünün kusuruyla bağlantılı olarak, davalı sigorta şirketi ise zorunlu sigorta poliçesi gereğince zarardan müteselsil sorumlu olup, sorumlulukları kusur oranlarıyla ve sigorta şirketi yönünden ilaveten poliçe limiti ile sınırlı olacaktır.
Mahkememizce kaza ile ilgili tutanaklar, zorunlu sigorta poliçesi ve klozları, sigorta tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgeler, yaralananlara dair tüm rapor ve tedavi evrakları getirtilmiş, maddi tazminatın hesaplanması yönünden ilgililerin kazançlarının tespitine dair yazışmalar yapılmış, kusur ve maddi tazminatlar yönünden uzman bilirkişilerden raporlar alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.
Usul yönünden toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davalı sürücü---------alkollü olarak araç kullanımı esnasında kaza meydana gelmiş ise de; nöroloji uzmanı katılmadan ve sırf alkolün etkisiyle kazanın meydana gelip gelmediği incelenmeksizin alınan raporda; davalı sürücünün ters yola girmesi sebebiyle kazanın meydana geldiği anlaşıldığından; zaten davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu bu sebeple artık alkolün kazaya olan etkisinin araştırılmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmış; davalı sürücü mahkememizce de %100 kusurlu kabul edilmiş; tazminat hesaplamalarında kusur sebebiyle herhangi bir indirime gidilmemiştir.
Mahkememizce kazada yaralanan ve bu sebeple de tazminat talep eden davacıların tüm tedavi evrakları ve aldıkları rapor/grafilerin incelenip kendilerinin de muayeneleri sonunda adli tıp kurumundan alınan ve kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak düzenlenen raporla ------ %2 oranında sürekli iş gücü kaybına düçar olacak şekilde yaralandığı ve kalan iş gücüne 3 aylık tedaviyle ulaşabileceğinin belirlendiği, davacılar ------- kaza nedeniyle sürekli iş gücüne uğramadıkları, her biri için ayrı ayrı 6 aylık geçici iş göremezlik durumunun gerçekleştiği belirlenmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişiden rapor alınmış olup; aktüer bilirkişi davacı--------- için eşinin kaza anındaki yaşı ve kendisinin kaza anındaki yaşına nazaran olağan yaşam süresi içinde destekten yoksun kalma tazminatının 636.857,96 TL olarak belirlediği görülmüştür. Bu davacı için geçici iş gücü tazminatı yönünden ıslah dilekçesi ile herhangi bir talepte bulunulmamıştır.
Bilirkişi her ne kadar ilk raporunda davacı --------geçici iş gücü tazminatı talep edilmedi gerekçesiyle hesaplama yapmamış ise de dava dilekçesinde ''maddi tazminat'' denmesi açıklama kısmında ise hem güç kaybı hem de delil kaybı istendiğinin bildirildiği; bunun geçici iş göremezliği de kapsaması nedeniyle ------ yönünden ek raporla geçici iş göremezlik tazminatı hesaplatılmış ve 6.253,62 TL olduğu belirlenmiş; bu davacının sürekli iş gücü kaybına uğramadığından dolayı sürekli iş gücü tazminatı yönünden talebi reddedilmiş;
davacı ------- yaşı, kazancı dikkate alınmak suretiyle sürekli iş gücü kaybından dolayı kaza tarihinde geçerli yönetmelik üzerinden 734.602,36 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının hesaplandığı; ıslah dilekçesi ile bu davacı yönünden de geçici iş gücü kaybı talep edilmediği görülmüş;
Maddi tazminatlar yönünden bilirkişinin hesaplama şekli ve kullandığı doneler mahkememizce uygun bulunduğundan rapor ve ek rapora itibar edilmiş; davalı sigorta şirketi vekili her ne kadar yapılan ödemelerin karşılığında ibra alındığını, bunun ibra eden davacılar yönünden maddi tazminat istemine engel teşkil edeceğini ileriye sürmüş ise de; ödeme belgelerine açıkça bu miktarlar yönünden ibraname verildiği, fazlaya dair hakların saklı tutulduğu bildirildiğinden; bunların sadece ödeme miktarları yönünden sigortayı ve diğer davalıları muaf tutacağı belirlenmiş;
bilirkişi tarafından söz konusu ödemelerin rapor tarihine güncellenerek hesaplanan bedellerden düşüldüğü görülmüş, Mahkememizce maddi tazminatlar yönünden hüküm kurulurken sigortanın yapmış bulunduğu ödemeler güncellenerek mahsup edildikten sonra kalan sigorta poliçesi limiti nazara alınarak ve bu limit içindeki kısım yönünden davalı sigortanın diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumlu olacağı, sigorta poliçesinin üstünde kalan kısımlar yönünden sadece davalı sürücü ve işletenin sorumlu olacağı nazara alınmak suretiyle hüküm oluşturulmuş;
yargılama gideri ve vekalet ücretleri de buna orantılı olarak davalı taraflar üzerinde bırakılmıştır.
Manevi tazminatlar yönünden ise; tarafların sosyo-ekonomik durumları, davalı tarafın sorumlu olduğu kusurun yoğunluğu, davacıların ölen eş/anneleri nedeniyle duydukları elem ve üzüntü, kendi yaralanmalarından doğan acı ve sıkıntı nazara alınarak; ancak manevi tazminatın bir zenginleşme aracı ya da cezalandırma sebebi teşkil etmeyeceği; sadece duyulan keder ve sıkıntıyı bir nebze giderebilecek surette olması gerektiği dikkate alınarak mahkememizce belirlenmiş, Bu gerekçelerle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/65, K. 2024/335, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama