KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1027
- Karar No
- 2024/901
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
2.107 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/1027 Esas
KARAR NO: 2024/901
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/12/2022
KARAR TARİHİ: 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ----- yaşlarında olan davacı --- yürümekte iken --- aracı kullanan ----- adresinde çarpıp kaçtığını, çarpmanın etkisiyle yaşı küçük olan mağdur olan ------ ciddi oranda hasar alarak yaralandığını, trafik kazası sonrasında kemiğinin kırılarak platin takıldığını ve sakatlandığını, kaza sebebiyle beden gücü kaybı yaşayan 18 yaşından küçük olan davacı ----- kaza tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi işletilerek şimdilik 10.000TL maddi tazminatın ödenmesini,
davacı küçük çocuk ve ailenin ekonomik durumunun tedaviyi karşılayamayacak durumda olduğundan şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan 20.000,00TL maddi tazminatın öncelikli olarak davacılara ödenmesini, evlatlarının geçirdiği tıbbi müdahaleler için ebeveynleri------ yapmış olduğu hastane vb. masraflarının karşılanması için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesini, davacı ------ için kaza tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi işletilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini,
anne ------ kaza tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi işletilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini, baba------ içinkaza tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi işletilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve Yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminat talepleri trafik sigortası teminatı dışında olduğunu, davacının ileri sürmüş olduğu manevi tazminat taleplerinden sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığından bu talebin şirket yönünden esastan reddinin gerekmekte olduğunu, davanın hiçbir kabulü anlamına gelmemekle birlikte;
davacı taraf maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesinin gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, müvekkili şirket ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olabileceğini, Bu nedenle kusur oranının tespiti bakımından dosyanın --------gönderilmesinin gerekmekte olduğunu, bu doğrultuda sigorta şirketlerinin iptal kararı öncesinde --------- akdetmiş olduğu poliçelerde geçen şart ve hükümlerin iptal kararına dayanılarak geçersiz olduğunu kabul etmek haksız olacağını,
son olarak kararda da belirtildiği üzere hukukumuzda sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı tazminat miktarının hesaplanmasını, --------- hesaplanmasını düzenleyen ------- maddelerinden farklı kurallara tabi kılındığını, Bu nedenle sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilmesi ve buna göre tazminat hesaplanmasının kabul edilemez olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve diğer tüm tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,
“geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında kaldığını, hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın kişisel müracaat ile almış olduğu raporu ve raporda belirlenen gerçek dışı geçici iş göremezlik süresini ve geçici bakıcı süresini kabul etmediklerini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak--------- kullanılmasını talep ettiklerini, sosyal güvenlik kurumuna yazı yazılarak,
öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasını, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerekeceğini, davacı taraf, sigortalısının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmekte olduğunu,
kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerekeceğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespitinin gerekli olduğunu, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuru sahibinin savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığı tespit edilerek, uzlaşmanın tespiti halinde cmk m. 253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesine,
davanın usulden ve esastan reddini, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Olay tarihi üzerinden yedi yıla yakın bir süre geçmiş olup, zamanaşımı def'i beyanlarını süresinde sunduklarını, müvekkilinin ------------------ adresi önünde, ----------yeri geçer geçmez, araçta yolcu olan bir arkadaşının kızını sağ şeritte durarak indirdiğini, Sonrasında yayanın araçtan inmesini müteakip, aracın yeni hareket etmeye başlaması ile birlikte, araç henüz en fazla 10/15 km hıza belki ulaşmışken, tahminen karşı şeritten birbirlerini kovalar şekilde arka arkaya koşarak,
kontrolsüz bir şekilde yola atlayan iki çocuktan bir tanesi, müvekkilinin aracının sol ön/yan köşesine çarptıklarını, hatta çocuklardan önde koşan, yani kovalanan Davacı ---------, Müvekkili ile aynı istikamette giden fakat sol şeritte olan siyah renkli bir araca çarpmaktan son anda kurtularak,
tabiri caiz ise o heyecan ve kazadan kaçma düşüncesi ile hızla Müvekkilinin aracının sol ön/yan köşesine kendisini attığını, müvekkilinin sol tarafında siyah renkli bir jeep olması sebebiyle, çocukların, yolun kendi tarafına atladıklarını son anda görmüş ve zaten aynı anda kaza da gerçekleştiğini, Özetle ifade ettiğimiz gibi, çocuklardan, Davacı olan -- Müvekkilinin sol tarafındaki siyah renkli jeepe çarpmaktan son anda sıyrılarak, büyük ihtimalle diğer araçtan kendisini kurtarmak maksadı ile,
kontrolsüz ve hızlıca Müvekkilinin aracının sol ön/yan kısmına kendisini attığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında herhangi bir hasar meydana gelmediğini, kaza sonrası Müvekkilinin Davacı ------ çarpıp kaçtığı iddiası tamamen asılsız ve yalan bir beyan olduunu, öncelikle ambulansı çağıran kişilerin Müvekkilinin ve yolcuları olduğunu, kaza sonrasında ambulansı çağırmaları sonrasında, olay yerinde fotoğraflarını da çektiklerini, dosyaya dilekçelerinin ekinde sundukları iş bu fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, Müvekkilinin Davacı ----- tedavi amaçlı yardımcı olan kişi olduğunu, fotoğrafta,
kaldırımda çömelmiş olarak Davacı ----- sırtından tutarak, ilk yardım ekiplerinin tedavisine yardımcı olan kişi, Müvekkili ------ olduğunu, dolayısı ile çarpıp kaçmak bir yana, aksine Müvekkilinin çocuğun tedavisine yardımcı olmak için elinden geleni gerek olay yerinde gerekse de beraber gittikleri hastanede yaptırdığını, olay yerinde polisler tarafından kaza tespit tutanağı tutulup tutulmadığı bilinmediğini, Keza ifade ettikleri gibi, Müvekkilinin ve yolcuları, çocuk ile beraber tedavi ve yardım amacıyla hastaneye gittiklerini, davacı taraflar,
Müvekkilinin kusurunun olmadığını esasında bildikleri için ilk aşamada herhangi bir şekilde şikayette bulunmadıklarını, sonrasında müvekkilinin davacıları hastanede iki kez ve bir kez de evlerinde ziyaret ettiklerini, ilerleyen aylarda, Davacı taraflar, Müvekkilinden olağan giderler dışında, afaki yüksek bedeller talep etmeye başladıklarını Müvekkilinin kusuru da olmadığı için, davacıların bu yüksek bedelli taleplerini karşılamak istemediklerini, ddia edilen olayın haksız fiil kapsamında olduğu sabit olduğunu, Müvekkilinin aracının da ticari bir araç olmadığını, Bu sebeple,
her ne kadar Müvekkilinin kusursuz olsa da aksi hal olmuş olsaydı bile yerleşik Yargıtay kararları gereği talep edilebilecek faiz yasal faiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin de karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ---------,------- gelen müzekkere cevapları, tarafların sosyal ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili emniyet müdürlüklerinden gelen müzekkere cevabı, -----Soruşturma numaralı dosyanın -----kayıtları,
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, yaralanmalı trafik kazası nedeni ile haksız fiil hukuksal nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.
Uyuşmazlığın ---- tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacıların oğlu---- yaralanmasında tarafların kusur durumları, ---- kazada malul kalıp kalmadığı, bir zararın meydana gelip gelmediği, varsa oluşan zarardan davalı sigorta şirketi ve davalı araç malikinin sorumlu tutulup tutulmayacağı hususunda toplandığı,---- 10.000,00 TL bedensel güç kaybı tazminatı, davacılardan -------için 1.000,00 TL tedavi ve hastane giderlerinin tahsili talebi ile belirsiz alacak davası açıldığı, herbir davacı için 100.000,00’er TL manevi tazminat ile 20.000,00 TL ön ödemenin talep edildiği görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davalı tanığı-------- tarihli duruşmada: "ben olay günü babamın kullandığı aracın içindeydim, ön koltukta oturuyordum. kaza 2016 yılının ağustos ayının sonlarında oldu.
Arabanın arkasında yengem, abim ve yengemin kuzeni oturuyordu, yengemin kuzenini araçta indirmek için babam durakladı, o indikten sonra tekrar hareket ettiğimiz anda yolun karşısında iki tane çocuk karşıdan karşıya geçmeye çalıştılar. Bahsettiğim yol ortası bariyerle ayrılmış gidiş-dönüş çift şeritli yoldu. Çocuklar bariyerden zıplayıp karşıya geçmeye çalıştılar. Büyük olan geçti ancak küçük olan çocuk bariyer nedeni ile dengesini kaybedip düştü.
Bizim arabanın önüne doğru düştü bizim o sırada hızımız 10-20 km falandı. Ayağının kırıldığını biliyorum, başka bir sıkıntısı yoktu, biz hemen hastaneye götürüp ilgilendik, büyük olan çocuk anne babasını çağırmaya gitti olay sırasında anne ve baba yoktu. Çocuklar ebelemeç oynar tarzında birbirlerini kovalayarak karşıya geçiyorlardı.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı----------tarihli duruşmada: "Kaza anında kayın babamın kullandığı arabanın arka koltuğunda seyir halindeydim. Yeğenimi eve bıraktıktan sonra 10 km. Hızla tekrar yola devam edecekken solumuzda bulunan siyah renkli aracın önünden bizim arabaya doğru 2 çocuğun koştuğunu gördüm. Çocuklar birbirlerini kovalıyorlardı. Çocuklardan biri karşıdan karşıya geçti ancak 2. Bizim arabanın sol ön kısmına çarptı ve sonra düştü. Biz hemen ambulans çağırdık.
Diğer çocuk gidip aileye haber verdi. Olay yerine annesi geldi. Hastanede babası bize olabilir insanlık hali beklemenize gerek yok dediler. Sonrada davayı açmışlar. Yeğenimi bıraktıktan sonra yeni yola koyulduğumuz için hız yapmamamız mümkün değildir. Tahmini 10-15 km. Hızla gidiyorduk. Kaza yerinde kırmızı ışık ya da yaya geçidi yoktur. Bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı --------- tarihli duruşmada: "Kaza anında babamın kullandığı aracın arka koltuğunda seyir halindeydim. Eşimin yeğenini eve bıraktıktan sonra yeni hareket almıştık ki karşıdan karşıya geçen iki tane birbirini kovalayan çocuklardan biri bizim arabanın sol ön kısmına çarptı. Eğer bizim araca değil solumuzda seyreden siyah renkli jeep'e çarpsaydı ölürdü. Çünkü bizim hızımız yavaşken seyir halinde olan o aracın hızı yüksekti. Kaza ----- mahallesinde oldu.
Kazanın olduğu yerde yaya geçidi ya da kırmızı ışık yoktu. Çocuklardan biri karşıya geçmişti ancak diğeri bizim arabanın önüne atladı. Ambulansı hemen aradık. Diğer çocuk gidip annesini çağırdı. Çocuğun ailesi bizden şikayetçi olmadı. Seyir halindeyken arabamızın hızı 10-15 km'dir. Benim bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı--------tarihli duruşmada: "Kaza anında ben babamın kullandığı aracın arka kısmında oturuyordum.
Yengemin yeğenini evinin önüne indirdikten sonra hareket haline geçmeden karşıdan koşarak iki çocuk geçti. Biri önden geçebildi. Diğer çocuk bizim aracın sol önüne düştü. Yanımızda başka bir araç daha vardı. Bizim çarptığımız çocuk o aracı geçip bizim önümüze düştü. Biz kalkma hızındaydık. Ancak çocuk karşıdan karşıya geçmek istediği için hızlıydı. Çocuğun bacağında kırık olduğunu gördük. Ambulansı aradık. Diğer çocuk annesine haber verdi.
Ailesi bizden şikayetçi olmadıklarını söylediler. Kazanın olduğu yerde trafik ışığı ya da yaya geçidi yoktu. Benim bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Davacılar ----- tarihinde davalılardan----- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığı, davacıların kaza nedeni ile maddi zararlarının tazmini için eldeki davayı araç sürücüsü ve sigorta şirketine karşı, manevi tazminat talebini ise sadece araç sürücüsüne yönelttikleri görülmüştür.
Belirtmek gerekir ki, eldeki dava trafik kazası nedeniyle haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış olup, ispat edilmesi gereken ilk husus araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğudur. Bir diğer ifade ile, ------- plakalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı durumda araç sürücüsü ve sigorta şirketinin zararı giderme yükümlülüğü yoktur.
Dava konusu kaza nedeni ile açılan -------- Soruşturma dosyası mahkememizce uyap üzerinden dosya arasına alınmış, soruşturma dosyasında yasal şikayet süresinin geçmesi nedeni ile kyok kararı verildiği, dosya içerisinde tanık beyanı, olay anını gösterir kayıtlar ve kaza tespit tutanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerine olay anını gören tanıklarını bildirmeleri için süre verilmiş, davacı tarafın dosyaya tanık bildirmediği görülmüştür.
Davalı ------ tanıkları mahkememizce dinlenmiş, tanıkların tamamının olay anında davacıya çarpan aracın içerisinde oldukları, beyanlarının birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dinlenen tanık beyanlarından; davalı sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın ----- çarpmadan önce yeni hareket aldığı, hızının fazla olmadığı, ---- karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada aracın üzerine düştüğü anlaşılmıştır.
Davacı --------tarihli duruşmada tanık beyanlarını kısmen doğruladığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamındaki delillerden davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu gösteren bir delilin olmadığı gibi davalı tanık beyanları ile davalıya yüklenecek bir kusurun bulunmadığı anlaşılmış, davalılardan zararı tazmin etmesi beklenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1027, K. 2024/901, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama