KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/21
- Karar No
- 2024/328
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/21 Esas
KARAR NO: 2024/328
DAVA
İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/01/2022
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince davalılardan ---------- kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise sözleşmeyi ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' sıfatıyla imzaladıklarını; borçlu şirketin kredi ödeme şartlarına aykırı davranması sonucunda hesabın kat edildiğini; borçluya ve kefillere kat ihtarının tebliğ edildiğini, sonuç alınamayınca da alacağın icraya konulduğunu belirterek, davalıların süresi içinde yaptıkları itiraza borçlu olmadıklarını bildirdiklerini, takibi durdurduklarını;
oysa taraflar arasında 06/10/2020 tarihinde yapılan protokolde davalıların borcu açıkça kabul ettiklerini, icra takibinden sonrada cari hesap borcu için 114.034,43 TL, teminat mektupları borcu için 26.625,00 TL, gayri nakdi çek borcu için 10.150,00 TL ödeme yapmış iken kredi sözleşmesinin reddedilmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek;----- sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, şirkete tebliğin ------ isimli çalışana yapıldığını; oysa çalışanın şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, diğer davalılara yapılan tebligatlarında geçersiz olduğunu, bu tebligatlar ile temerrüte düşürülemeyeceklerini savunduğu, ayrıca borca ve faize de itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini, haksız takipte bulunan davacı bankadan kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67.madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır.
Davacı banka kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalılar aleyhine icra takibi başlatmış, davalılar bu takibe karşı ''Herhangi bir borcumuz yoktur, borca, faize, faiz oranlarına ve takibin tüm ferilerine itiraz ediyoruz'' şeklinde bir itirazla takibi durdurmuşlar; süresi içinde yapılan itirazla takip durduktan sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içinde de iş bu dava açılmıştır.Mahkememizce davalılara yapılan kat ihtarlarının tebliği incelenmiş olup;
kredi sözleşmesinde borçlu ve kefillerin bildirdiği adrese gönderilecek kat ihtarı ile tebligatın yapılmış sayılacağı hükmü mevcut olduğundan ve asıl borçluya yapılan tebligatında yetkilisi olmadığından çalışanına yapılmış olması sebebiyle tüm tebligatlar yönünden kat ihtarının usulünce tebliğ edildiği mahkememizce kabul edilmiştir.Kredi sözleşmesinde, bu sözleşme gereği ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup bunun bir delil sözleşmesi niteliğinde olduğu,
tarafları bağlayacağı, eskiden beri çok sayıda Yargıtay kararıyla vurgulandığından mahkememiz tarafından da banka kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, rapor ve ek rapor alınmış; bu raporlar hükme esas alınmak suretiyle karar oluşturulmuştur.Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda, kredinin ödenmemesi ya da teminat mektubu borçları ya da gayri nakdi alacaklar yönünden alacak doğduktan sonra zamanında ödenmemesi halinde sözleşme gereğince bankanın hesabı kat edebileceği;
ödememe anından başlayarak bu kalemden tüm alacakların muaccel olacağı, muaccel alacakların kat ihtarının tebliğiyle oluşan temerrüt tarihine kadar bankanın o tür kredilere uyguladığı akdi faiz oranı vurgulanmak suretiyle ve ulaşılan faiz miktarı temerrüt tarihinde ana paraya eklenerek asıl alacağın tespiti gerektiği, bu asıl alacağa da takip tarihine kadar işlemiş faiz ve BSMV'sinin uygulanması gerektiği,
bunun dışındaki teminat mektubu komisyonlarından kaynaklı alacaklar yönünden dosyamız için çekleri ibraz eden hamillere yapılan ve çek başı banka teminatı için gerçekleştirilen ödeme miktarıyla teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan miktarlarında bedel olarak icra takibine konulabileceği esası üzerinden hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilmiş; davalı tarafın 3 adet ödeme belgesi sunduğu, sunulan bu ödemeler sebebiyle alınan ek raporda bilirkişinin bu 3 ödeme belgesini toplamının 141.158,74 TL olduğunu, bunların takipten sonra davadan evvel gerçekleştiği; esasen bunların dışında da aynı dönemde ödenen ödemelerin bulunduğu;
bunların banka kayıtlarına yansıdığı, bu tür ödemelerin toplamının 181.584,43 TL olduğu ve kök raporun 10. Maddesinde bu ödemeleri gösterdiği ve borçtan düştüğünü bildirdiği nazara alınarak; yine mahkememizce takipten sonra ve davadan evvel yapılan ödemelerle dava tarihi olan 07/01/2022 tarihi itibarıyla takibin nasıl devam edeceğinin belirlenmesi yönünden hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiş; bu ödemelerin sözleşme gereğince ve borçlar kanununda alacaklıya tanınan imkan çerçevesinde öncelikle faiz ve ferilerine sayılacağı; asıl alacağa ancak tüm faiz ve feriler sona erdikten sonra mahsup edilebileceği;
yapılan ödemelerinde faiz ve ferilerinden mahsubu suretiyle asıl alacağın miktar olarak aynı kalacağı; harç ve vekalet ücreti yönünden kararda belirtilen dava tarihinde kalan miktar üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanarak hüküm oluşturulmuş.
Davacı ----- kök borçlu olarak, diğerininde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatlarından dolayı birlikte ve müteselsil sorumlu oldukları gözetilerek; davacı taraf icra inkar tazminatı talep ettiğinden ve kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit alacakları olduğundan hakkındaki itiraz haksız bulunan asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmiş; davalı taraf her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ise de reddedilen kısım üzerinden kötü niyetli takip tazminatına hükmedilemeyeceği nazara alınarak kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmeyip aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
Takip anında davacının cari hesap kredisinden dolayı 1.118.045,22 TL asıl alacak, 252.004,18 TL işlemiş faiz, 12.600,21 TL BSMV, 20,30 TL masraf olmak üzere toplam 1.382.669,91 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip talebinde bildirilen faiz cinsi ve oranında faiz uygulanarak takibin devamına,
Davacı bankanın ----numaralı ödenmemiş teminat mektubu komisyonlarından kaynaklı 25.576,43 TL ile çek hamillerine ödenmiş garanti bedelleri ile ilgili -------- numaralı çek kredisinden kaynaklanan 14.600,00 TL alacakları yönünden de takibin takip talebinde bildirilen faiz cinsi ve oranlarında faiz uygulanarak devamına,
Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,
Ancak tahsilat anında; takipten sonra davadan evvel yapılan ödemelerle dava tarihi olan 07/01/2022 tarih itibariyle ödemelerin öncelikle faiz ve gayri nakdi alacaktan mahsubu sebebiyle 1.118.045,22 TL asıl alacak, 9.231,66 TL teminat mektuplarından kaynaklı alacak ve çek hamillerine ödenen garanti bedelleri ile ilgili 9.194,45 TL kaldığı nazara alınarak ve bu bedellere dava tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz oranı ve cinsinden faiz uygulanarak ve 20,30 TL masrafla beraber tahsiline,
Asıl alacak olan 1.118.045,22 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Alınması gereken 77.632,35 TL karar harcından peşin olarak alınan 24.528,54 TL karar harcının mahsubuyla 53.103,81 TL ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsiline, hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 24.609,24 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının tamamı ile 2.300,00 TL bilirkişi ücreti ile 144,00 TL tebligat giderinin kabul ve ret oranı gereğince 2.128,00 TL lik kısmının toplamı 26.737,24 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 1.310,00 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak, 50,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 155.011,81 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından 17.900,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/03/2024
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/21, K. 2024/328, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama