KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/287
- Karar No
- 2023/312
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/287 Esas
KARAR NO : 2023/312
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 15/04/2022
KARAR TARİHİ : 13/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, davalılardan ----- şubesinden genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını; kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle bankaca hesabın kat edildiğini, kat ihtarının borçlu ve kefillere tebliğ edildiğini bildirerek, ihtardan da sonuç alınamadığını, bu nedenle davalılar aleyhine ------ sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalıların haksız itirazıyla takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar davayı cevap vermemişler, bilahare yargılama esnasında bilirkişi raporuna itiraz ederken davalılara usulüne uygun olarak kat ihtarının ve gönderilmesi gereken banka kayıtlarının tebliğ edilmediğini, bu nedenle icra takibine itiraz ettiklerini, takip talebi ekinde de ilgili belgelerin gönderilmediğini belirterek, müvekkillerinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek rapora da itiraz ettiklerini; davanın reddini gerektiğini savunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı ----- ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme çerçevesinde kredi kullandırıldığı, 11/03/2013 - 13/03/2015 - 04/01/2017 - 04/04/2017 ve 27/06/2018 tarihlerinde 5 adet genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi yapıldığı, 3.750.000,00 TL kredi verildiği, bir müddet sonra taksitler ödenmeyince banka tarafından kredi sözleşmesinin kat edildiği hususunda bir ihtilaf yoktur.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı bankanın takip tarihi itibariyle muaccel olmuş bir alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususunda toplanmaktadır.Mahkememizce, kredi sözleşmesi, hesap özeti, hesap ekstresi, kat ihtarı, kat ihtarının tebliğ belgeleri getirtilmiş,Bu belgelerin incelenmesinde kat ihtarının 16/10/2018 tarihinde borçlu şirket ve kefillere tebliğ edildiği, tebligatın kredi sözleşmesi esnasında bankaya bildirilen adreslere çıkartılmış olduğu,
sözleşme gereğince adres değiştiren borçlu ya da kefillerin bu adresleri bankaya bildirmemeleri halinde bankaya bildirilen adreslere yapılacak tebligatlar esnasında muhatapların o adreste olmaması halinde dahi tebligatın geçerli olup, borçluların temerrüte düşeceğinin kararlaştırıldığı, tebligatta verilen sürenin 7 gün olduğu ve bu sürenin makul olduğu, tüm davalılar yönünden 24/10/2018 tarihinde temerrütün oluştuğu mahkememizce kabul edilmiştir.
İcra takibi bu tarihten sonra yapılmış olduğundan takip esnasında mevcutsa davacı alacağının muaccel olacağı belirlenmiştir.Davacının alacak miktarının hesaplanması yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi ile hazırlanan uzman bankacı bilirkişi raporu mahkememizce incelenmiş olup, gerek hesaplama şekli gerekse sonuçları yönünden kabule şayan bulunmuş;
bilirkişinin sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde taksitlerin ödenmeme tarihiyle hesap katı arasında sözleşmesel akdi faizin, hesap katıyla temerrüt tarihi arasında sözleşmede belirlenen temerrüt faizinin, temerrüte düşme tarihi ile icra takibi esnasında da sözleşmede belirtilen oranda yükseltilmiş haliyle temerrüt faizinin uygulandığı, bu şekilde yapılan hesaplama ile her bir kredi yönünden ayrı ayrı takip anında davacı bankanın haklı olduğu miktarın hesaplandığı görülmüş, bu nedenle rapor esas alınmak suretiyle mahkememizce hüküm oluşturulmuş;Davacı tarafın inkar tazminatı talebinde de bulunduğu,
inkar tazminatı için itirazın haksız, alacağın likit olmasının yeterli olduğu; kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların likit alacaklar olduğu ve mahkememizce hüküm altına alınan miktarlar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak her bir kredi yönünden hesaplanan asıl alacak miktarının toplamı üzerinden de inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/287, K. 2023/312, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama