KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/487
- Karar No
- 2024/363
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/487 Esas
KARAR NO: 2024/363
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
KARAR TARİHİ: 24/04/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin davacı şirketten 5 adet kullanma suyu satın almış ve buna ilişkin----- tarihli fatura tanzim edilmiş, sonrasında yine davalı şirket tarafından davacı şirketten - adet kullanma suyu satın alınmış ve ----tarihli fatura tanzim edilmiş, davacı kullanma sularını teslim etmesine ve -----kesmesine rağmen davalı şirket borcunu ödemekten kaçınmış, davacı ve davalı tarafın vergi dairesi kayıtları ile de sabit olduğu üzere davacı üzerine aldığı işi layıkıyla yaparak davalı tarafa teslim etmiş ve faturasını kesmiştir.
Davalının faturaya ve içeriğine itirazının bulunmadığı, fatura ve içeriği kesinleşmiş olup davalının takibe itirazının alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davanın kabulüyle davalının ---- dosyası vaki itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz edilen asıl alacak miktarının %20’ den az olmamak üzere hesap ve takdir edilecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren, yaptığı işlerle hem ------ çapında son derece saygın konumda olan ticari bir kuruluş olduğunu, ticari şirketlerini de son derece titizlikle yürütmekte olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, Davacı tarafından ------takibine girişilmiş ve takip dayanağı olarak da ----- gösterildiğini, Haksız ve mesnetsiz takibe itiraz edildiğini ve itirazlar neticesinde takibin durdurulmuş olduğunu, Davacı tarafça davalı şirkete kullanma suyu satımının gerçekleşmediğini,
takibe konu edilen faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davacının faturanın davalı şirkete tebliğini ve fatura içeriğinde yazılı malın teslimi ispat etmesi gerektiğini, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, huzurdaki davanın ve davacının icra inkâr tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmaması sebebiyle icra takibine itirazlarının yerinde olduğunun tespiti ile huzurdaki davanın ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
davacının işbu icra takibini ve huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli ve haksız olması sebebiyle davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası ----çıktıları, tarafların ---- kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ----, sayılı dosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, ödeme emrinin davalı borçluya 19/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yapılan ilamsız icra takibine ilişkin esas olmak üzere; borcun tamamına, ferilerine ve faize 22/12/2022 tarihinde itiraz etmiştir.
İcra takibi durdurulduğunu, 19.695,00 TL asıl alacak, 220,06 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.915,06 TL Asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın,--------sayılı dosyasına dayanak iki faturadan dolayı davalının davacıya borcunun olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde.
Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı ----- yasal ticari defterleri raporun 4.a. bölümünde usul yönünden incelendiğinde;---- yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı ----- takip tarihli----- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı şirketin raporun 4.b.bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında, davalının --- no.lu açık hesabında takip tarihi itibariyle --------
tutarında alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamınca celp edilen ve Raporun 4.c.2 bölümünde incelenen davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne yapmış olduğu---formu bildirimlerinde; davalı -----davacı ---- adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 19.500,00 TL tutarında “alım” gerçekleştirdiğine ilişkin bildirimde bulunduğu, bu bildirimlerin davacının incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydettiği takip dayanağı faturalardan ibaret olduğu tespit edilmiştir.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının-------- asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğu, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebine ilişkin; tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir.
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu fatura alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların defter kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan az yukarıda hesaplandığı şekilde 45,76 TL tutarında faiz hesaplanmıştır.
Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir
olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. kapsamında avans faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının davacı şirketten kullanma suyu satın aldığı, davacının fatura tazmin ettiği, davalının söz konusu fatura bedellerini ödemediği iddiası ile davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile davacı iddialarını inkar ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafça inceleme gününde defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
İncelenen davacı kayıtlarında; takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 19.695,00 TL alacaklı olarak gözüktüğü, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine davacı şirketten 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV hariç 19.500,00 TL tutarında alım gerçekleştirdiğine ilişkin bildirimde bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davacının usulüne uygun tutulan kayıtlarının hükme esas alınacağı, nitekim davalının davaya konu faturayı vergi dairesine alım olarak bildirdiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere alım olarak vergi dairesine bildirmeyeceği gerekçeleri ile davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiştir.
Bununla birlikte, takipten önce davalıya ihtarname gönderilmediği, borcun vadeye bağlanmadığı dikkate alınarak davacının işlemiş faizi talep edemeyeceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/487, K. 2024/363, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama