KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/664
- Karar No
- 2024/1053
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/664 Esas
KARAR NO:2024/1053
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/09/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, icra takibine koydukları alacağın ---- temlik aldıklarını; banka tarafından dava dışı ----- kredi kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmesinin müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını; kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankanın sözleşmeyi kat edip, muacceliyet ihtarını taraflara tebliğ ettiğini; bu aşamada alacağı temlik alan müvekkilinin tahsili sağlamak için davalılar aleyhine ---- sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılara tebligat yapılmış, ancak davalılar davaya cevap vermemiş; bu nedenle icra takibine yaptıkları itiraz çerçevesinde mahkememizce savunmaları değerlendirilmiş; ilerleyen aşamada vekil tayin etmişler; davalılar vekili bilirkişi raporuna itiraz etmiş ayrıca icra takibinin müvekkillerinin lehine ---- tarihinde -----dosyasıyla 3 ay geçici mühlet kararı verildiğini, icra takibinin bu süre içinde başlatıldığını belirterek; takip yasağı olan bir dönemde başlatılan icra takibinden dolayı davanın reddine karar verilmesini ve davacı taraftan %40'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.Davacının ----- kredi ilişkisinden dolayı alacağını temlik aldığı, davalıların dava dışı ----- çektiği krediye müteselsil kefil oldukları ihtilafsızdır.
Temlik alan davacı icra takibini başlatmış olup, bu icra takibinde 63.009.591,35 TL alacağının takip tarihinden itibaren %50 yıllık faizi ile tahsilini talep etmiş; davalılar bu takibe süresi içinde ---- herhangi bir borcumuz yoktur'' şeklinde itiraz etmişler, bu itirazla takip durmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Borcun dayanağı olan kredi sözleşmesi incelenmiş olup, kredi sözleşmesinde taraflar arasında bir ihtilaf vuku bulduğunda banka kayıtlarının geçerli olacağı düzenlenmiştir.
Bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğinde olup, kefilleri de bağlayıcıdır.Mahkememizce bu düzenleme dikkate alınarak banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırmak üzere uzman bir bankacı bilirkişi görevlendirilmiştir.Bankacı bilirkişi raporunda, ----- tarihinde %26 faiz oranı ile --- kredi kullandırıldığını, bu şirketin -------tarihlerinde her biri 1.500.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000.000,00 TL ödemede bulunduğu, geriye 63.102.368,19 TL anapara borcunun kaldığı,
diğer aylık taksitlerin ödenmemesi üzerine bankanın sözleşmeye dayalı ve haklı olarak 17/04/2023 tarihinde hesabı kat ettiğini, kat ihtarını taraflara tebliğ ettirdiğini, ihtarnamede tebliğden itibaren ödeme için 1 gün süre verildiği ve her iki davalı yönünden 21/04/2023 tarihinde temerrütün oluştuğunu bildirmiştir.
Her iki davalımızında krediye kefil olduğunu, kefalet limitlerinin kullanılan kredi miktarı kadar olduğu raporda tespit edilmiş olup; bilirkişi hesabına göre bankanın alacağının 63.102.368,19 TL olduğu, bunun talebi aştığı bu nedenle taleple bağlı kalınarak karar verilebileceği bildirilmiştir.Bilirkişi raporu mahkememizce denetlenmiş olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, hesaplama şeklinin de doğru olduğu belirlenmiştir.
Davalı vekili her ne kadar geçici mühlet içinde icra takibi başlatıldığından dolayı davanın reddi gerektiğini savunmuşsa da. İİK 294. Madde gereğince verilen geçici ve kesin mühletler konkordato isteyen borçluyu korumak için verilen tedbirlerdir. Davacımız icra takibini aldığı bir ihtiyati haciz kararı ile başlatmış olup; bilindiği gibi konkordato tedbirleri ihtiyati hacze engel değildir, uygulanmasına engeldir.
Bu nedenle ihtiyati haciz kararı ile başlatılan icra takibine davalılarımızın ''geçici mühlet'' itirazında bulunup, icra takibini iptal ettirmediği müddetçe, icra takibi kendiliğinden ortadan kalkmaz. İcra müdürü geçici mühletin re'sen nazara alamayacak olup, konkordato isteyen borçlu tarafından bunun ileriye sürülmesi gerekir.
İcra takibi gerçekten geçici mühlet içinde başlatılmış olup, icra takibini durduran itirazla borcum yoktur itirazı niteliğindedir, geçici mühlete dayalı bir itiraz bulunmadığından ve borçluda itirazın iptali davalarında itiraz sebeplerinde bağlı olduğundan; geçici mühlete ilişkin yargılama sonunda gerçekleşen savunmanın da mahkememizce baştan ve re'sen nazara alınması mümkün değildir; bu sebep borca itiraz olarak icra dairesine bildirilmemiştir.
Mahkememizce verilen karar elbette geçici ve kesin süre halen devam ediyorsa bu sürenin sonuna kadar uygulanmayacak, daha sonra uygulanacaktır.
Davacı taraf inkar tazminatı da talep etmiş olup, banka alacağından kaynaklanan takip konusu alacaklar likit sayıldığından ve itirazda haksız bulunduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, Bu gerekçelerle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/664, K. 2024/1053, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama