KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/815
- Karar No
- 2024/1030
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/815 Esas
KARAR NO: 2024/1030
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 14/11/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- davalı - borçlu--- ve davalı - kefili ----- arasında imzalanan -----istinaden borçlu ----- lehine kredi açıldığını ve kullandırıldığını, müvekkili bankanın alacağının ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ---- tarihinde ---------- sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalı/borçluların yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu ve iptalinin gerekmekte olduğunu, davalı/borçlunun itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun olmadığını iddia ettiğini,
bu itirazın haksız ve takibi sürüncemede bırakmak maksatlı olduğunu, davalı/borçluya Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalatıldığını ve bu kapsamda kredi kullandırıldığını, davalı/borçlular tarafından faize ve faiz oranına karşı açıkça itiraz edilmediğini, icra takip dosyasında istenen “işlemiş faiz” miktarı ve "işleyecek faiz oranına ilişkin olarak borçlu tarafından icra dairesine açıkça yapılmış bir itirazın mevcut olmadığını, borçlular tarafından faize ve faiz oranına açıkça itiraz edilmemesi halinde, istenmiş olan faiz miktarının takip hukuku bakımından kesinleşeceğini,
bu nedenle takip talebinde yer alan faiz tutarı ve faiz oranının kesin nitelik kazandığını, Sayın Mahkeme tarafından bu hususta bir inceleme yapılmaksızın sadece borca konu asıl alacak üzerinden hesaplama yapılarak itirazın iptaline karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak tarafların anlaşmaya varamadığına ilişkin tutanağın düzenlendiğini,
ayrıca müvekkilinin alacağının likit ve davalı yanca takibe haksız olarak itiraz edilmiş olduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekmekte olduğunu belirterek ----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Davacı ---- ile davalı ------- arasında, diğer davalı ------ müteselsil kefaleti ile, ---- tarihinde; --- limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin akdedildiği, akdedilen Kredi Çerçeve Sözleşmesi uyarınca asıl borçlunun kredi limitinin 60.000,00 TL;
müteselsil kefilin sorumluluk miktarının ise 30.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. ------ sayılı takip dosyasının ---- kayıtlarının celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalılar aleyhine kredi çerçeve sözleşmesine dayalı olarak 25.453,44 TL asıl alacak, yıllık % 42 oranından işleyecek temerrüt faizi, temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 35.181,74 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu,
davacı bankanın davalı ----kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında kredi kullandırdığı, davalı ------- de kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, davacının bankanın davalılara karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında kredi çerçeve sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı,
kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de davacı bankanın takip anında alacağın miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları,
dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 10/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle;- davacı ----davalı-asıl borçlu ---- ve davalı müteselsil kefil -----müteselsil kefaleti ile akdedilen, raporun 1. Maddesinde yazılı Kredi Çerçeve Sözleşmeleri uyarınca, davalı--------raporunun 2. Maddesinde yazılı kredinin kullandırıldığı, davalı - müteselsil kefil;
---- imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, bu sebeple kefalet limiti ile bu borçtan sorumlu olduğu, davacı ----- davalı - asıl borçlu ---- ve davalı - müteselsil kefil ------ takip tarihi itibariyle,--------- numaralı taksitli ticari krediden kaynaklanmış, 25.453,44 TL asıl alacak, 9.265,05 TL işlemiş akdi faiz ve 463,25 TL işlemiş akdi faizin %5 gider vergisi olmak üzere; toplam 35.181,74 TL alacağının olduğu, davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağının toplam 35.181,74 TL olduğu,
davacının icra ödeme emrinde yazılı alacak talebinin toplam 35.181,74 TL olduğu, tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, takip tarihinden, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, davalı - asıl borçlu ------ ve davalı müteselsil kefil ---- için;
-----numaralı taksitli ticari krediden kaynaklanmış, 25.453,44 TL asıl alacak tutarlarına, yıllık % 42 ve davacı bankanın temerrüt faiz oranı arttığı takdirde artan orandan işleyecek temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının hesaplanan alacağının taraflar arasında imzalanan --- -----kapsamına uygun olduğu, Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin “Delil” başlıklı 5.1. maddesi uyarınca Banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği bildirilmiştir.
Kredi sözleşmesinde bu sözleşme gereğince çıkacak ihtilaflarda banka kayıtlarının geçerli olacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğinde olup davalı kefili de bağlayıcıdır.
Mahkememizce bu sebeple sadece banka kayıtları üzerinden inceleme ile uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.Uzman bilirkişi raporunda, kredi sözleşmesi ve hükümlerine nazaran borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile banka tarafından hesabın kat edilmesinin, alacağın kalan kısmının muaccel hale getirilmesinin yerinde olduğu tespit edilmiş olup asıl alacağın, işlemiş faiz ve dolayısıyla işlemiş faiz üzerinden hesaplanan -------- talebe göre farklı olduğunu, bankanın borcun ödenmemesi üzerine temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplaması gerektiği,
temerrüt tarihinde bu bedelin asıl alacağa eklenerek asıl alacağın bulunduğu o tarihten itibaren de merkez bankasınca belirlenen azami miktarı geçmeyecek oranda ve bankanın bu tür kredilere uyguladığı faiz oranının %50 fazlasıyla temerrüt faizi uygulayabileceğini, talebin %42 olduğunu, bundan daha fazlası isteyemeyeceğini belirterek yaptığı hesaplamanın yerinde olduğu, gerekçelerinin de sözleşmeye uygun olduğu mahkememizce kabul edilmiş bu çerçevede rapor hükme esas alınmak suretiyle itirazın iptaline gidilmiştir.Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların likit olduğu,
hükme konu miktar yönünden de davalı tarafın haksız olduğu nazara alınarak mahkememizce icra inkar tazminatına hükmedilmiş;Bu çerçevede borçtan hem kredi kullanan hem de kefalet limiti içinde kaldığından davalıların sorumlu olacağı sebebi ile aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/815, K. 2024/1030, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama