İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/957 K.2024/964

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/957Karar2024/964Tarih20 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.676 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/957
Karar No
2024/964
Karar tarihi
20 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.676 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/957 Esas

KARAR NO: 2024/964

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 28/12/2023

KARAR TARİHİ: 20/11/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Takibe konu alacağın, taraflar arasında ----- tarihinde akdedilen -------- uyarınca verilen hizmetler ve buna ilişkin kesilen faturalardan kaynaklandığını, davacı tarafça öncesinde mutabık kalınan sözleşmenin karşı tarafa kargo ile yollandığını, davacı tarafça sözleşme imzalanmış ve karşı tarafa -------- no.lu fatura ve ---- gönderi kodu ile ---- aracılığıyla gönderilmiş olduğunu, gönderilen sözleşme 17.02.2022 tarihinde -------teslim edildiğini, Bu arada davacı şirketin verdiği hizmetin; dijital dönüşüm bağlamında çağrı merkezi, şikayet yönetimi, veri yönetimi, yazılı iletişim kanalları, müşteri deneyimi,

CRM, kalite ve süreç danışmanlığı hizmetleri olduğunu, davalı borçluya mezkur sözleşme kapsamında ---- operasyonunda sözleşmedeki şartlara uygun olarak ----- dilinde müşteri temsilciliği hizmeti sunulmuş olduğunu, bu hizmet karşılığında ekte sunulan ---------- no.lu e-faturalar düzenlenmiş olduğunu, TTK 21/2 uyarınca ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' Borçlu şirket tarafından itirazda bulunulmadığından faturaların içeriğini kabul etmiş olarak addedilebileceğini,

Sözleşme gereğince fatura bedelleri davalıdan talep edilmiş ancak ödemeler hep geç yapıldığını, Tüm şifahi ve yazılı görüşmelere rağmen ödemeler hep eksik yapıldığını, Bunun üzerine davalı borçlu ---------- tarihinde icra takibi başlatıldığını, borçlunun yetkiye itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, Taraflarına dosyanın ---- gönderilmesinin talep edildiğini, ----- sayılı dosyasından ---ödeme emri düzenlenmiş olduğunu, ----tutarında toplam ---- hizmet alacağı, 12 adet hizmet alımı karşılığı faturalara ait valör gecikme bedeli toplam 41.962,66 TL ve faizleri olmak üzere toplam 404.324,92 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu,

İcra takibinde talep edilen faiz, tarafların tacir olması, borcun hizmet tedarikinden kaynaklanması ve sözleşmede temerrüt faizi ile ilgili bir hüküm belirtilmediği için

aşağıdaki kanun maddesine göre hesaplanıp talep edilmiş olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 1530.

Maddesinde belirtildiği üzere; ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğini, Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanacağını,

Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını -------her yıl ocak ayında ilan edeceğini, Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olacağını, İcra dosyasının ekinde sunulan valör hesaplama uyarınca taraflarından %60 faiz talep edildiğini, Bunun sebebi,

davalı taraf kötü niyetli olarak ödemelerini sözleşme şartlarına aykırı olarak yapmadığını, Türk lirasının son yıllardaki değer kaybını kendince fırsata çevirmeye çalışmış olduğunu, MK.

Madde 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, tacir olması ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine verilen faiz oranı, döviz kurlarında meydana gelen değişiklikler nazara alındığında, talep etmiş olduğumuz faiz miktarı düşük bile kalabileceğini, davalı borçlu şirketin vekiline ödeme emri elektronik tebligat ile 21.11.2023 tarihinde gönderilmiş olduğunu ve aynı gün şirket vekili tarafından yapılan itiraz dilekçesinde;

"...Müvekkilin söz konusu İcra takibi kapsamından hiçbir borcu bulunmamaktadır.

Asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine süresi içinde itiraz ediyoruz…" Diyerekten itiraz etmiş olduğunu, Davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, Sayın Mahkemenin de re'sen dikkat edeceği nedenlerden dolayı; davalının -------sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 404.324,92 TL ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte takibin devamına, davalı borçlunun %60 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Davacı, haksız olarak alacaklı olduğunu iddia etmekte olup fatura hizmet bedeli, valör gecikme bedeli, mükerrer faiz ve fahiş miktarlı kanunsuz faiz talepli başlattığını, ----- sayılı icra takibine yapılan itiraz akabinde huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiğini, Davacı ile davalı şirket arasında ----Kiralama sözleşmesi akdedilmiş ise de davacı şirket tarafından hizmet gereği gibi ifa edilmediğinden dolayı davalının davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmede vade farkı, valör gecikme bedeli ve faize ilişkin bir düzenleme bulunmamakta olup davacı tarafından hukuka,

kanuna ve sözleşmeye aykırı olarak alacak kalemleri ve faizleri eklendiğini, Dava konusu takibin hukuka uygunluğu bulunmadığını, itirazlarının yerinde olduğunu, davacının talep ettiği faiz ve faiz miktarı hukuka aykırı olduğunu, davacının icra inkâr tazminatı talebi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sunmuş olduğu faturalar, iddia edilen alacağınvarlığını ispatlamadığını, davacının %60 icra inkâr tazminatı talebi kabul anlamına gelmemekle fahiş ve haksız olduğunu, tarafların durumu,

davanın tahammülüne göre karar verilecek olan icra inkâr tazminatının %60 olarak talep edilmesi hukuki dayanaktan yoksun olup kabulü mümkün olmadığını, haksız davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyasının Uyap çıktıları,----- kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.

Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, --------Esas sayılı icra ilamı incelemesinde: davacı tarafın 20/11/2023 tarihinde faturaya dayalı 399.010,66 TL asıl alacağından kaynaklı talebine ilişkin Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yapılan ilamsız icra takibine ilişkin esas olmak üzere; borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.

Uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından düzenlenen------- e-faturalar nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı davanın itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Tarafların delilleri toplanarak,

taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrezbilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle.

Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle.

Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı --------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde;

2022-2023 yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı --------bölümünde ticari defterleri incelendiğinde.

2022 yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/kapanış onaylarının süresinde alındığı, 2023 yılında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, 2023 yılı GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.

Davacının Alacak Talebi, Hizmet İfası Yönünden: Davacı ----------sayılı takip dosyasındaki “357.048,00 TL tutarlı asıl alacak ve asıl alacağa 41.962,66 TL tutarlı 12 adet hizmet alımı karşılığı faturalara ait valör gecikme bedeli” açıklamalı talebine ilişkin raporun 4.b. bölümünde her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde;

davacı şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı şirketin ----- takip tarihi itibariyle 920.721,00 TL tutarında alacaklı, davalı şirketin de incelenen defter kayıtlarında davacının ----.lu açık hesabından davacı tarafa 920.721,00 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, açık hesap hareketleri irdelendiğinde takip dayanağı ---tarih ---- tutarındaki faturaların tarafların defter kayıtlarında lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.

Öte yandan. Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ------ bildirim formları

karşılaştırmalı olarak raporun 4.c. bölümünde incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 2022 yılında 6 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 41.675,67 TL, 2023 yılında da 12 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 1.213.250,91 TL tutarında “alım”, davacı şirketinde davalı tarafa 2022

yılında 6 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 41.675,67 TL, 2023 yılında da 12 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 1.213.250,91 TL tutarında “satış” yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin her iki tarafın kendi ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak kaydedilen ve takip dayanağı olarak gösterilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür.

Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının------ (130.587,00 TL+226.461,00 TL) tutarlı asıl alacak talebine ilişkin hizmet ifasına yönünden az yukarıda tespit edilen mali incelemeler neticesinde ispat karinelerinin oluştuğu, takipte talep etmiş olduğu 41.962,66 TL tutarlı “valör gecikme bedeli” açıklamalı talebi yönünden ise de dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 08.06.2022 tarihli kiralama sözleşmesi başlıklı belgede herhangi bir kaşe/imza bulunmadığı, nihai ve hukuki değerlendirmenin de Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatini bildirmiştir. FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu fatura alacağı yönünde

Hüküm kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların davalı şirket kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan faiz hesaplama tablosunda gösterildiği üzere 5.861,95 TL tutarında faiz hesaplandığı, ancak taleple bağlılık kuralı gereği 5.287,24 TL tutarında faiz talep edebileceği, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması,

temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için takipteki taleple bağlılık kapsamında kanuni faiz talep edebileceği, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu takipteki alacağın, taraflar arasında 08.06.2023 tarihinde akdedilen ------ verilen hizmetler ve buna ilişkin kesilen faturalardan kaynaklandığı, davalı tarafa sözleşmenin varlığının inkar edilmediği, davalı itirazının sözleşme konusu hizmetin verilmediğine ilişkin olduğu görülmüştür. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile incelenmiş, bilirkişi raporunda; davacı

şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı şirketin ---- no.lu açık hesabında -----takip tarihi itibariyle 920.721,00 TL tutarında alacaklı, davalı şirketin de incelenen defter kayıtlarında davacının --------no.lu açık hesabından davacı tarafa ---- tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, açık hesap hareketleri irdelendiğinde takip dayanağı ----tutarındaki faturaların tarafların defter kayıtlarında lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.

Öte yandan. Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen -----bildirim formları karşılaştırmalı olarak raporun 4.c. bölümünde incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 2022 yılında 6 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 41.675,67 TL, 2023 yılında da 12 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 1.213.250,91 TL tutarında “alım”, davacı şirketinde davalı tarafa 2022 yılında 6 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 41.675,67 TL, 2023 yılında da 12 adet fatura karşılığı

KDV HARİÇ 1.213.250,91 TL tutarında “satış” yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin her iki tarafın kendi ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak kaydedilen ve takip dayanağı olarak gösterilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir.

Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya------ aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;

borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222.

(6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..------ ilamları da aynı mahiyettedir. Davaya konu somut olayda, takip dosyasına konu edilen faturaların usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu haliyle hizmetin verilmediğini iddiasını davalının ispatlaması gerekmektedir.

Nitekim, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmek zorunda olduğu sabittir.Açıklamalar sonrasında; davalı tarafın takip konusu faturalara ilişkin hizmetin verilmediğini ispat edemediği, davacının faturadaki alacağı hususunda haklı olduğu,

ancak takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden yalnızca asıl alacak talep edebileceği, nitekim, TTK'nın 1530. maddesi mal tedariki sözleşmelerinde uygulanacağı, valör ücretini takibin hizmete ilişkin kesilen faturaya dayalı olması ve sözleşmede bu hususta ayrıca hüküm bulunmaması nedeni ile talep edemeyeceği gerekçeleri ile asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne davalının---------yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 357.048,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine karar verikmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının fatura olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davalının ----------dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 357.048,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Asıl alacak olan 357.048,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 24.389,95 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 4.884,27 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 19.505,68 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 4.884,27 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.154,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.755,18 TL'sinin davalıdan tahsili, 364,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

6-Davacı tarafça yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 60,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 4.560,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 4.026,81 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 57.127,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 20/11/2024

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/957, K. 2024/964, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/964
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 28/12/2023
  7. Karar Tarihi: 20/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Deliller
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/957
Karar No
2024/964
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/957 K.2024/1181
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/958 K.2024/1481
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/958 K.2024/1042
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/959 K.2024/1038
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/960 K.2024/1320
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/961 K.2024/827

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.