KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1018
- Karar No
- 2025/296
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/1018 Esas
KARAR NO: 2025/296
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 30/12/2024
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Rücuen Tazminat) Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketler ----- ihale kayıt numarası ----işi müvekkili şirketler ------uhdesinde kaldığını, söz konusu iş nedeni ile müvekkili şirket ortaklığı davalı sigorta şirketi ------ imzalandığını, dava dışı ---- tarafından müvekkili şirketlere karşı ------ Sayılı dosyasında verilen karar ----tarihli ilamı ile meydana gelen su taşkını sonucunda maddi anlamda zarara uğradığını iddia ederek alacak davası ikame edilmiş olduğunu, davanın aleyhe sonuçlandığını, karar neticesinde ------sayısı ile icra takibi başlatıldığını, ve müvekkili şirket tarafından -----ödeme yapıldığını,
dava dışı ------ tarafından müvekkili şirketlere karşı ----- dosyasında verilen karar -------- tarihli ilamı ile meydana gelen su taşkını sonucunda maddi anlamda zarara uğradığını iddia ederek alacak davası ikame edilmiş olduğunu, davanın aleyhe sonuçlandığını, karar neticesinde -------- esas sayısı ile icra takibi başlatılmış olduğunu ve müvekkili şirket tarafından 1.012.004,37 TL lik ödemenin yapıldığını, dava dışı ----- tarafından müvekkili şirketlere karşı ---- dosyasında verilen karar ----------- tarihli ilamı ile meydana gelen su taşkını sonucunda maddi anlamda zarara uğradığını iddia ederek alacak davası ikame edilmiş olduğunu,
davanın aleyhe sonuçlandığını, karar neticesinde --------esas sayısı ile icra takibi başlatılmış olduğunu ve müvekkili şirket tarafından 154.902,18 TL lik ödemenin yapıldığını, söz konusu karar gereğince icra dosyasına borcun tamamı müvekkili şirket tarafından ödendiğini, söz konusu ödenen tutarının müvekkili şirketin bu zararlar nedeni ile imzalanan ------ kapsamında sigortalanmış olduğunu, bu nedenle de müvekkili şirketçe yapılan ödemenin davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesinin ilgili maddeleri uyarınca uygulanacak tenzili muafiyet ile tazmin edilmesini sağlamak amacıyla başvurmak zorunluluğunun doğduğunu,
müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren, toplam bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazmini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Davacının sigorta ettiren sıfatı ile sigortaladığı, sigortalısının ------olduğu, ------ numaralı ------ verildiğini, dosyada mübrez poliçeye göre sigortalı -------- olup davacı yan ise “sigorta ettiren” konumunda olduğunu, bu kapsamda davacının yerleşik içtihatlar uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, inşaat sigortası ---------- Genel Şartları’nın, “Zamanaşımı” üst başlıklı C.10. maddesinin ‘Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zamanaşımına uğrar.’ hükmünü içermekte olduğunu, Sigorta sözleşmelerinin genel hükümlerinden olan TTK m. 1420 ile zamanaşımı süresinin belirlendiğini,
TTK m. 1420/1 gereği sigorta sözleşmelerinden doğacak olan talepler, alacak muaccel olduktan sonra iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, sigorta tazminatına yönelik taleplerin rizikonun meydana gelmesinden başlayarak altı yıl sonunda zamanaşımına uğradığını belirttiğini, TTK m. 1420’nin uygulanacağı iki yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğunu, sigorta tazminatının muacceliyet kazanacağı an TTK m. 1427’de düzenlendiğini, TTK m. 1427/2 gereği rizikonun gerçekleşmesini takiben ve sigortacıya riziko ile ilgili belgelerin verilmesinden sonra sigortacı, edimine ilişkin araştırma yapacağını,
sigortacının söz konusu araştırmaları bitince sigorta tazminatının muacceliyet kazanacağını, Sigorta tazminatı, sigortacıya TTK m. 1446’ya göre ihbar yapıldıktan kırk beş gün sonra her durumda muacceliyet kazanacağını, Somut olayda hasarın 16.06.2014 tarihinde meydana gelmiş olduğunu, Ekspertiz Raporu 04.07.2014 tarihinde tamamlandığını, somut uyuşmazlığa konu işbu davaların 2 yıllık zamanaşımı süreleri dolduktan sonra 20.12.2024 tarihinde açılması sebebiyle davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, Sel-seylap, su basması vs. afetlerden kaynaklı hasarlar,
3.şahıs mali mesuliyet sigortası genel şartları gereği teminat kapsamı dışında olduğunu, dava dilekçesinde gerekse eksper raporunda belirtildiği üzere dava konusu hasarın meydana gelme nedeni aşırı yağışlara bağlı su baskını olduğunu, inşaat ----------birlikte, ek teminat olarak verilen Kloz-501 3. Şahıs Mali Mesuliyet teminatında ise sel-su baskını dahil olmak üzere tüm afetler teminat dışı olduğunu, bu özel şarttan da anlaşılacağı üzere üçüncü şahış mali mesuliyet hasarları için minimum 1.500,00 USD ya da hasarın %10’u muafiyet şerhi bulunduğunu,
sunmuş oldukları beyan ve poliçeler doğrultusunda müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti için tarafların karşılıklı iradeleriyle oluşturulan poliçenin özel hükümleri doğrultusunda hareket edilerek hasar tespitinin yapıldığını, hasar tespiti yapılması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti için tarafların karşılıklı iradeleriyle oluşturulan poliçe özel hükümleri doğrultusunda hareket edilerek hasar tespitinin yapılmasının gerekmekte olduğunu,
Şayet bu şartlara dikkat edilmeden hasar tespiti yapılması halinde müvekkili şirketin hiç ödemeyeceği bir tazminata yahut sebepsiz yere fazla bir tazminatı ödemesine sebep olacak kararın verilmesinin bozmayı gerektireceğini, Uyuşmazlık konusu kaza sebebiyle davacının zararının poliçede yazılı muafiyetlerin aldığı olduğunun tespit edilmesi durumunda müvekkili şirketin hasardan sorumluluğu bulunmayacağı izahtan vareste olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüdü oluşmadığından ana para dışında ki fer’ilerin ödenmesinden de sorumluluğunun bulunmadığını, davacının aktif husumeti bulunmadığından davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu,
Davanın zamanaşımı sebebiyle reddini, aksi halde iddia edilen zararın ve müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti için hem sigorta hem de ilgili branşa ait uzman bilirkişilerce inşaat sigortası genel şartları doğrultusunda zararın tespit edilmesine karar verilmesini, Hesap yapılırken her halde poliçe özel şartlarındaki KLOZ 501, muafiyet ve muafiyetli hasar ödeme klozları göz önüne alınarak hesaba katılmasını, Diğer cevaplarının dikkate alınarak hüküm kurulmasını, yargılama ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -----sayılı dosyasının Uyap çıktıları, hasar ve poliçe suretleri, müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.
Uyuşmazlığın, davalı sigorta şirketi ------ sigortalı, davacının sigorta ettiren sıfatını taşıdığı----- dayalı olarak davacının üçüncü kişilere ödediği tazminatı davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.----- başlangıç ve ---- bitiş tarihli ----- davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, sigorta ettirenin davacılar, sigortalısının dava dışı ------- olduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK 'nun 1454/1 maddesinde "Sigorta ettiren 3. bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir.
Sigortalı aksine sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir."TTK 1454/2 maddesinde " Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda, tereddüt halinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil, kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir " hükümleri mevcut olup, Başkası lehine yapılan sigortada sigorta sözleşmesinden kaynaklanan haklar sigortalıya ait olmakla birlikte, sigorta ettiren ancak sözleşmede aksine bir hüküm olması halinde sözleşmeden kaynaklanan hakları sigortacıdan talep edebilir.
Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesine dayanarak sigortacıdan sigorta tazminatının ödenmesini istemek ve onu dava etmek hakkına sahip olmak istiyorsa bunu sözleşmede mahfuz tutmak zorundadır. Somut olayda; dava ------ poliçesinden kaynaklanan icra dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olup dava konusu sigorta başkası lehine sigortadır ve poliçeye göre sigortalı ---------, davacılar ise sigorta ettirendir.
Bununla birlikte, poliçede davacı sigorta ettirenin sigortacıdan sigorta tazminatının ödenmesini isteyebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, sigorta ettiren sıfatına haiz davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın aktif dava husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1018, K. 2025/296, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama