KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/194
- Karar No
- 2025/760
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
Karar Metni
1.742 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/194
KARAR NO : 2025/760
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/06/2015
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekilince mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının 24/02/2015 tarihinde çalıştığı işyerinin önünde yer alan boşluğa iş yeri aracını park etmeye çalışan iş arkadaşına yardımcı olmak için iş yerinden çıktığı ve arkadaşını yönlendirmeye çalıştığı ancak aracın düzgün bir şekilde park edilememesi sebebiyle davacının işbu aracı park etmek istediğini arkadaşına belirttiği, yolun dar olması sebebiyle aracın arka kısmında yer alan boşlukta o sırada yaklaşmakta olana davalılardan ----- kullanıldığı kamyonetin geçmesini beklemeye başladığı, kamyonetin davacının beklediği yere gelince duraksadığı,
davacının bu şekilde kamyonet sürücüsünün kendisine araca binmesi konusunda yol verdiğini düşündüğünü ve davacının ilerleyerek şoför kapısını açtığını, ancak tam bu esnada kamyonet şoförünün hareket ettiği ve kamyonet kasası ile kapı arasında eli sıkışan davacının sol el işaret parmağının koptuğu belirtilerek işbu kaza nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,000 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar --- ve ----- tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya konu haksız fiilin davacının kusuru nedeni ile gerçekleştiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilince mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada davacıya çarptığı iddia olunan ----- plaka sayılı aracın müvekkkli şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, işbu kazada talep edilen tazminat talebinin usul ve yasaya uygun olmadığı, kusur oranının araştırılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, 24/02/2015 tarihinde trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı iş bu davasını kazaya karışan ------ plakalı aracın sürücüsüne işletenine ve zorunlu sigortasına yöneltmiştir.Davanın kabulü yada kısmen kabulü için öncelikle davalı sürücünün kazada en az bir miktar kusuru şarttır.
Bu kusur mevcut olduğu takdirde davacı sürücü BK haksız fiil hükümleri gereğince davalı işleten, KTK'nun işletene yüklediği objektif sorumluluk gereğince, zorunlu sigorta ise poliçesi gereğince bu zarardan kusurları oranında müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Mahkememizce ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk dairesi arasındaki görüş ayrılığı da kazada ki davalı sürücünün kusuru açısından doğmuş bulunup; mahkememizce davalı sürücü kusursuz bulunarak davanın reddine karar verilmiş, ----- Hukuk dairesi ise kazanın nasıl meydana geldiği ihtilafsız olarak dosya içeriğinde belli olduğunu, bu oluşa göre davalı sürücünün de yüzde yirmi beş kusurlu olduğunu belirtmek suretiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
------. Hukuk dairesinin kabul ettiği kazanın oluş biçimi aynen mahkememizinde kabulündedir.
Zaten mahkememizde bu oluş şekli ile gerçekleştiğini değerlendirmek suretiyle ve ATK Trafik İhtisas Dairesinin genişletilmiş raporunda da değerlendirildiği gibi davalı sürücüyü kusursuz bulmuştur.Zira, olay anında davacımız çalıştığı iş yerine ait-----plakalı aracın sürücüsünü park yardımcı olurken, bu araca yanaşan ------ plakalı kamyonet sürücüsü davalımız durumu görmüş ve duraklamıştır. Yani davalı sürücümüz o anda gerekli tedbiri almıştır.
Fakat park etmeye çalışan -----plakalı aracın konumu ve davacımızın konumunu muhakeme ederek onların yanında geçebileceğini değerlendirmiş ve geçiş hareketine başlamıştır. Buraya kadar davalı yüklenebilecek bir kusur mevcut değildir. Davalı sürücünün yeniden harekete geçtiğini, davacımızın görüp -----plakalı aracın kapısını açmaması gerekirdi.
Davacımızın ve ---- aracın yanından geçişe başlayan davalı sürücünün tam geçiş anında davacının ---- plakalı aracın kapısını aniden açmasını davalı sürücünün öngörmesini beklemek mümkün değildir. Çünkü bu ani bir harekettir. Davalı sürücünün bunu engelleyecek bir tedbir alması mümkün değildir. Yeniden incelenen dosya arasındaki CD göre de kapının açılma anı kazanın meydana geldiği an arasındaki sürenin/mesafenin çok kısa olduğu görülmüştür.
Elbette insan beyni değişen durumu algılayıp gazdan ayağını çekip fren basma arasındaki geçecek makul süre bu olayda kalmadığı gözlemlenmiştir. Davacı kapıyı açmadaydı bu kaza olmayacaktır.
Bu nedenle mahkememizce önceki kararda olduğu gibi yine davalının kusursuz bulunduğu sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, kusur atfı mümkün görülmediğinden maddi hesap yönünden delil toplanmasına gerek bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş davacının istinaf başvurusu üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ------ 04/03/2024 tarihli kararı ile mahkememiz kararı kaldırımıştır.
BAM kararı doğrultusunda mahkememiz dosyası maluliyet rapor düzenlenmek üzere ----- Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş, ATK tarafından düzenlenen 13/01/2025 tarihli, --- sayılı raporunda.
Mevcut belgelere göre; ----- oğlu 01/09/1984 doğumlu, ----- 24/02/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve --- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 IX (2Abba……….7) A %11 E cetveline göre %9.3 (yüzdedokuznoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa edilmiştir.
Mahkememiz dosyası hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, hesap bilirkişisince düzenlenen 12/07/2025 tarihli raporda özetle.
24.02.2015 günü meydana gelen olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararına nazaran, davalı sebep sorumlusunun davalı sebep sorumlusunun %25 kusurlu olmasına göre: davacı yönünden belirlenen 1,5 aylık tıbbi şifa devresinde davalının %25 kusuruna isabet eden geçici iş göremezdik zararının 499,45 TL; ancak davacıya ödenen geçici iş göremezdik ödeneklerinin tutarın davalının %25 kusuruna isabet eden karşılığının 1.074,25 TL olmasın göre, karşılanmamış kazanç kaybı oluşmadığı,
davacının çalışma gücünde % 9,3 eksilme meydana gelmesi sebebiyle, TRH —2010 Yaşam Tablosu ve Progressif Rant tekniğine göre, davalının %25 kusur oranı karşılığına gelen davacının uğradığı sürekli iş göremezlik zararının 276.444,00 TL olduğu; hesaplanan bu zarar kalemiyle mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni varlığının (bkz. yukarıda “E” sayılı bentte açıklanan gerekçelerle) bulunmadığı; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası teminat limiti 290.000,00 TL olmakla, teminat limitinin aşılmadığının denetlendiği; her ne kadar davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin delil bulunmamakta ise de, KTK.m.
97'deki dava şartı olan başvuru şartının 14.04.2016 tarihli 6704 sayılı kanunun 5 maddesi ile getirildiği; davanın ise 04.06.2015 tarihinde açıldığı; anılan tarihte yasal düzenleme yürürlükte bulunmadığından, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren diğer davalı yanında işleyecek yasal faizden müteselsil sorumlu olduğu; işaret edilen hususlar ile tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı mahkememize ait olmak üzere, hesaplamaya dayalı kanaatlerini bildirmiştir.
Davacı vekilince dava ıslah edilmiştir.
Dava trafik kazası sebebiyle bedensel zararlar ile manevi tazmint davasıdır.
----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 -----esas, ------ karar sayılı kararıyla kazada davalının yüzde yirmibeş kusurlu olduğu belirtilmiş mahkememizce zorunlu olarak bu oran kabul edilerek hüküm oluşturuluştur.
Maluliyet yönünden yapılan yargılamada, kazanın 24/02/2015 olduğu, bu tarihte maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğinin yürürlükte olduğu, yürürlükte olan yönetmeliğe istinaden ------ Adli Tıp Kurumundan rapar alınmış, rapora göre davacının 9,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin bir buçuk aya kadar uzayabileceği belirtilerek hükme esas alınmıştır.
Hesap yönüyle yapılan yargılamada, davacının kaza anında baklavacı dükkanında çalıştığı, ücret bordrosu ile SGK kayıtlarının örtüştüğü buna göre hesaplama yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesabın yapıldığı, bir buçuk ay geçici iş göremezliği istinaden 4.297,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği aldığı bu nedenle geçici iş göremezlik talebinin reddine, davacının karşılanmamış geçici iş göremezlik kaybı oluşmadığı, yapılan hesaba göre davacının kaza sebebiyle 276.444,90 TL sürekli iş göremezlik zararının meydana geldiği bu miktarı talep edebileceği,Bu nedenler ile maddi tazminatın kısmın kabulüne,
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir.
Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez.
Davacının yaralanması, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik durumu ve kusur durumları da dikkate alınarak, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile takdiren 20.000,00TL manevi tazminatın davalılar ------- 24/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine,
Karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/194, K. 2025/760, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama