KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/235
- Karar No
- 2024/937
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/235 Esas
KARAR NO:2024/937
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:26/03/2024
KARAR TARİHİ:13/11/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin; ------adresinde ---- adresinde ---- adresinde ---- tarihinde, davalı ----------tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında şirketlerine ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, hasarın ardından, müvekkili şirket teknik elemanlarınca hasar durumunun tutanakla tespit edildiğini, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmaların yapıldığını, şirketlerine verilen hasarlar nedeniyle, şirket elemanlarınca hasar tespit edildiğini,
hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından zararın giderildiğini, nitekim zararın tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca ---- adresi için ---- üzerinden, ----adresi için----- nolu dosyası üzerinden, -----nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takipleri başlatıldığını, bu takiplere ilişkin ödeme emirlerinin davalıya, tebliğ edilmiş olup, davalı tarafın borcun tamamına (aslına ve ferilerine,) itiraz ettiğini,
oysa dayanak olarak bildirilen belge ve kayıtlardan da anlaşıldığı üzere (hasar tespit tutanakları, hasar keşif formları, olay yeri resimleri, hasarı gideren müteahhit firma evrakları) davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ve zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, keza hasarın meydana geldiği yer bakımından --------- İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve süresinde takip başlatıldığının da açık olduğunu, bu nedenle davalının yetkiye, alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazlarının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davalının itirazlarının ayrı ayrı iptalinin gerektiğini,
alacakları likit alacak olduğundan ve belgeleriyle birlikte davalı/borçluya bildirildiği halde, haksız itirazı ile takibin durmasına neden olan davalıdan ayrıca her bir takip için ayrı ayrı % 20 oranında icra inkar tazminatının talep ettiklerini belirterek davalının haksız olan dava konusu---- esas nolu dosyası üzerinden, ------ nolu dosyası üzerinden, her bir icra takibine itirazının ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine her bir takip için ayrı ayrı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.----- sayılı dosyaları ------ kayıtlarının celp olunarak yapılan incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ---- no.lu hasar dosyaları alacağına dayalı olarak alacağın tahsili istemi ile haksız fil nedeniyle olaşın zarara dayalı olarak icra takibi başlattığı, davalı borçlu tarafından borca itiraz üzerine takibin durduğu,
iş bu dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacıya ait; ----------tarihi arasında adresinde yapılan kazılar sırasında davacıya ait fiberobtik kabloların zarar gördüğü hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın davacıya ait bu yerlerde hattın kim tarafından hasara uğratıldığı, davalı tarafından hasara uğratılıp uğratılmadığı, hasarda tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, takibe konu edilen miktarların kadri maruf olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Davalı ------ bu tür zararların yüklenici firmanın sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
Bu tür zararlarda su ve kanalizasyon çalışmaları sırasında yer altında bulunan davacıya ait kabloların zarar görmesi hayatın olağan akışana uygundur. Her iki tarafın kamu hizmeti niteliğinde kamu yararına çalıştığı, yapılan hizmetin kamu hizmeti niteliğinde ve derhal aksamadan yapılması gerektiğinden üzerinin kapatıldığı anlaşılması üzerine usul ekonomisi de nazara alınarak keşif yapılmaksızın karar verilmiştir.
Davacı tarafından yel altındaki kabloların koparılması suretiyle meydana gelen zararın ve miktarın açıkça dökümü yapıldığı fotoğraflandığı bu suretli ispatlanmıştır. Zarar miktarı mahkememizce dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden uyumlu olup piyasa şartlarına göre de kadri maruf genel bilgi ve tecrübeyle sabit görülmekle zarara ilişkin başkaca araştırmaya gerek görülmemiştir.
Davalı taraf arada ki ilişki sebebiyle zararın aradaki sözleşme ilişkisi sebebiyle şirketleri bağladığını ileri sürmüş ise de TBK 61,62 ve 66 kapsamında haksız fiilden sorumlu olup aradaki sözleşme ilişkisi kapsamında üçüncü şahıslara her zaman rucü edebilecektir.
Davalının savunmasına itibar edilmeyerek davalı tarafından -------- dosyasına yapmış olduğu itirazın davadan sonra olan ---- tarihinde ödenmesi sebebiyle bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına diğer dosyalar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Borcun kaynağı haksız fiilden kaynaklanıyor olması sebebiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararda ------- sayılı dosyasına ilişkin olarak hüküm unutulduğu nazara alınarak HMK 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması şartlarının oluştuğu anlaşılmış olup bu husus gerekçeli kararda düzeltilerek,Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/235, K. 2024/937, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama