KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/33
- Karar No
- 2024/498
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/33 Esas
KARAR NO:2024/498
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:11/01/2024
KARAR TARİHİ:22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla; -------- olarak davalılardan -------------- plakalı motorlu araç ve Mahkemece tespit edilecek davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına teminatsız ve/veya sayın mahkemenizce uygun görülecek teminatın yatırılması halinde ihtiyat-i tedbir(haciz) konulmasına,------ sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, Davalılar/borçluların işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına davalılardan müşterek ve müteselsilen olmak üzere hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaksız davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacı kasko şirketi tarafından kendi sigortalısına ödenen bedelinin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerekir.---------sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Öte yandan, TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde. “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Öte yandan, TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde.
“Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Bu durumda, davacının sigortalısının tacir, aracın ise ticari araç olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/33, K. 2024/498, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama