KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/397
- Karar No
- 2025/871
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/397
KARAR NO : 2025/871
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2024
KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkili bankanın ----- Şubesi tarafından dava dışı ------kredi kullandırıldığını, davalının kredi sözleşmesini ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' olarak imzaladığını; kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine sözleşmeden kaynaklanan yetkisini kullanan banka tarafından hesabın kat edildiğini, kat ihtarının borçlu ve kefile noter ihtarıyla bildirilip, alacak miktarı da beyan edilerek ödeme istendiği; ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka alacağının takipten önce muaccel olmadığını, hesap kat ihtarının usulünce müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, faiz oranlarının sözleşmeye uygun olmadığını ve aşırı fahiş olduğunu, bankanın asıl alacağı da yanlış hesapladığını belirterek bu yönlerden de davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalıdan %20 kötü niyetli takip tazminatı talep etmiştir.Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı aleyhine ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış, takibe konu asıl alacaklar, işlemiş faizler ve BSMV'ler kalemler halinde tek tek belirtilmek suretiyle toplam 5.963.966,34 TL üzerinden başlatılan bu takibe davalı taraf süresi içinde itiraz etmiş; alacağın muaccel olmadığını, banka tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, istenen faizin de fahiş olduğunu, kaldı ki asıl borçluya gitmeden kefile gidilemeyeceğini belirterek; takibi durdurduğu,
iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.İcra takiplerinde imzaya itirazın açıkça ileriye sürülmesi İİK gereği olup, re'sen nazara alınır. Davalının imzaya itirazı söz konusu olmadığı için kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ihtilafsızdır.
Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden doğan ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme ''delil sözleşmesi'' niteliğindedir, tarafları ve dolayısıyla davalı kefili de bağlayıcıdır.Mahkememizce gerek davalının cevap dilekçesinde gerekse itirazında ileriye sürdüğü hususlar öncelikle değerlendirilmiş olup;
Getirtilen kat ihtarının tebliğ belgelerinde sözleşme hükümlerine göre davalımızın ''bankaya bildirdiği adresine'' kat ihtarının tebliğ edildiği, bu şekilde yapılan tebligatın sözleşme hükümlerine göre fiziken tebligat yapılamasa bile geçerli olacağı belirlenmiş; bu nedenle takipten önce banka alacağının muaccel olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafın icra takibine yaptığı ''asıl borçlu takip edilmeden kefile karşı takip yapılamaz'' savunması adi kefalet için geçerli olup TBK 586/1 maddesi gereğince davalımız müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı için ve dava dışı borçlunun ifada gecikmiş olduğu ve ihtarında sonuçsuz kaldığı açıkça sabit görüldüğünden; alacaklı bankanın asıl borçluyu takip etmeksizin doğrudan kefil aleyhine icra takibi başlatabileceği belirlenmiş, bu savunmaya da bu sebeple itibar edilememiştir.
Kredi sözleşmelerinde, ödenmeyen taksit üzerine hesap kat edildiğinde kalan kredilerin muaccel hale geleceği; bu andan itibaren ödenmemiş tüm taksitler toplamına kat ihtarının tebliği ile oluşacak temerrüt tarihine kadar bu tür kredilerin bankanın uyguladığı akdi faiz oranı üzerinde faiz hesaplanıp temerrüt tarihinde ödenmemiş taksitler toplamı ile toplanmak suretiyle asıl alacağın belirlenmesi, belirlenen bu asıl alacağın da takip tarihine kadar bir önce uygulanan akdi faiz oranının %50'sini geçmemek suretiyle temerrüt faizi uygulanarak işlemiş faizin bulunması,
işlemiş faizin üzerinden %05 oranında BSMV isteme hakkının bulunduğu nazara alınarak,Mahkememizce bankanın kayıtları üzerinde uzman bankacı bilirkişiye inceleme yaptırılmış olup; davalının da kefil olarak katıldığı kredi sözleşmesinin 12/11/2020 tarihinde 10.000.000,00 TL bedelli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı; keza 22/09/2023 tarihinde de 20.000.000,00 TL kredi limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı; davalımızın her iki krediyi de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı; bu nedenle ödenmemiş kredi borçlarından dolayı sorumlu olacağı belirlenmiş;
bilirkişinin yukarıda tarif edilen hesaplama şekline uygun olarak her bir kullanılan kredi üzerinden muaccel banka alacağını belirlediği; davamızdan sonra bir takım ödemelerin bulunduğu, bununda iş bu davanın teknik özelliğinden dolayı icra müdürü tarafından nazara alınması gerektiğini belirlemiş; mahkememizce bilirkişi raporundaki bu hesaplamalar denetlenmiş, hesaplama şekli ve gerekçeleri uygun bulunarak hükme esas alınmış; davalı vekilinin rapora itirazları bu nedenle kabul edilmemiş,
Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar oluşturulmuş,
Banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacaklar likit alacaklar olarak kabul edilmekte olup, hüküm altına alınan asıl alacaklar toplamı yönünden davalı haksız bulunduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş,Davalı vekili de kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş olup ancak davanın reddedilen küçük kısmı yönünden bankanın kötü niyetli takip yapmadığı, farkın hesaplama şeklinden kaynaklandığı nazara alınarak davalının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,
Dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından nazara alınması gerektiğinden hükümde bu ödeme tarihleri ve miktarları tek tek gösterilmek suretiyle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
DAVADAN SONRA GERÇEKLEŞEN
09/08/2024 TARİHLİ 3.336.941,11 TL, 15/08/2024 TARİHLİ 300.298,44 TL, 14/10/2024 TARİHLİ 952.820,00 TL VE 25/12/2024 TARİHLİ 2.846.143,61 TL BEDELLİ ÖDEMELERİN TAHSİL ANINDA İCRA MÜDÜRÜ TARAFINDAN DİKKATE ALINMASINA,
2.846.143,61 TL asıl alacakları toplamı üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine,Alınması gereken 401.430,20 TL karar harcından dava açılırken peşin olarak alınan 72.029,81 TL karar harcının mahsubu ile eksik 329.400,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Tamamı davacı tarafça karşılanan 72.457,41 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcı ile 12.000,00 TL bilirkişi ücretinin ve 283,00 TL tebligat giderinin kabul ve ret oranı gereğince 12.116,15 TL'lik kısmının toplamı 84.573,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve ret oranı gereğince 3.551,00 TL sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; kalan 49,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince davacı lehine 746.607,60 TL nispi vekalat ücreti takdirine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen 81.371,00 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından davalı lehine 45.000,00 TL vekalet ücreti takdirine, davacıdan alınıp davalıya verilmesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/397, K. 2025/871, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama