KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/405
- Karar No
- 2025/101
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
Karar Metni
1.432 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/405 Esas
KARAR NO:2025/101
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 03/06/2024
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirkete ait --------- alışveriş uygulaması üzerinden satın alındığını, bunun üzerine anlaşmalı kargo firması olan davalıya taşıma hizmetini ifa etmek üzere tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, müşteriye gönderilmek üzere davalıya teslim edilen, kargonun transfer noktasında düşürüldüğü ve bu haliyle müşteriye teslim edilmek istendiğini, müşterinin ürünü iade ederek müvekkili şirkete geri gönderdiğini, iade gelen ürünün müvekkili şirket tarafından incelendiğinde her tarafından hasar aldığını,
motor ve depo kısmının birbirinden ayrıldığının görüldüğünü, müvekkili şirkete ait ürünü davalının taşıma işini özenle ifa etmemesi nedeni ile taşıma sırasında zayi olduğunu/hasara uğradığını, bunun neticesinde meydana gelen zayi/hasardan ötürü 24.01.2024 tarihli dilekçe ile davalıdan ürünün tazmininin talep edildiğini, ancak tazmin talebine herhangi bir dönüş yapılmadığını, tazmin talebinin üzerinden aylar geçmesi sebebi ile hasara uğrayan ürün bedeli olan 24.580,31 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) müşterisine düzenlenen fatura üzerinden,
uğranılan zararın tahsili için------ sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ancak davalı(borçlu) 14.05.2024 tarihinde işbu borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve hiçbir belge delil sunmadan ambalaj yetersizliği iddiası ile tazmin taleblerinin karşılanmayacağını belirttiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, 30295 sayılı Yönetmeliğin 40. Maddesi 9. Fıkrası gereğince satıcının ürünü kargo şirketine teslim ettiği andan, kargo şirketinin ürünü tüketiciye teslim anına kadar hasarın kargo şirketine ait olacağını,
dava konusu ürününün müvekkili tarafından davalıya tam eksiksiz ve kusursuz teslim edildiğii, müvekkili ve davalı arasında mevcut sözleşme gereği davalı kargo şirketinin ambalajı yetersiz olan ürünleri teslim almadığını, sektör genelinde kargo firmalarının ambalajı yetersiz ürünün taşımasını yapmayabilir yapacak ise de meydana gelebilecek bir hasar durumunda sorumluluğun göndericiye ait olduğunu belirten ve göndericinin kabul ve imzasıyla “sorumluluk belgesi” evrakı düzenlendiğini, bu durumda göndericinin tüm sorumluluğunu peşinen üstlenmiş olacağını, dava konusu ürün için davalı firma şubesinin düzenlediği böyle bir evrak olmadığını,
davalı taşıyanın “sorumluluk. belgesi” evrakı düzenlememesi, ürünün kullanılmamış sıfır ürün olması ve ürünün taşımasını gerçekleştirmesi dikkate alındığında ambalajın yeterli olduğunu, hasarın davalı firmanın taşıma süreci esnasında meydana geldiğinin çok açık olduğunu, ürünün tam ve kusursuz şekilde davalıya teslim edilmesinden sonra,
transfer noktasında düşürülerek taşıma ediminin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni ile zayi olduğunu, zayi olmuş ürüne ilişkin görsellerin dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirkete verilen zararın tazmin edilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile ---- sayılı dosyasında takibin devamına, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; avacı taraf Sayın Mahkeme huzurundaki iş bu davada özetle; davacı tarafın dilekçesinde yer alan iddia ve beyanlarının tamamının haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, bu haksız iddialara itibar edilmemesi ve hukuka, yasaya, emsal kararlara aykırı işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu gönderinin teslimi hususunda müvekkili şirketin kast veya pervasızca hareketinin söz konusu olmadığını,
davacı vekilinin dava konusu kargonun yeterli bir şekilde ambalajlandıktan sonra müvekkili şirkete teslim edildiğini ve ürünün transfer noktasında pervasız hareketler sonucunda kırıldığını iddia ettiğini, davacının bu iddialarının tamamına itiraz ettiklerini, dava konusu gönderinin, dava dışı alıcısına hasarsız bir şekilde teslim edilmiş olup, teslime ilişkin sistem görüntülerinin mevcut olduğunu, alıcının üründe bir hasar olması halinde teslim anında bunu bir tutanak altına aldırması veyahut hasar nedeniyle kargoyu teslim almaması gerektiğini, dava dışı alıcı tarafından herhangi bir hasar bildirimi yapılmadığını,
davacının ilgili kargonun taşıma esnasında hasara uğradığını iddia etse de buna ilişkin bir bildirimde bulunulmadığıni, nitekim TTK'nin "Bildirim" başlıklı 889.
Maddesi uyarınca gönderinin teslim esnasında hasara uğradığı açıkça görülüyorsa gönderici veyahut alıcının en geç teslim anına kadar bildirilmediği taktirde eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılacağını, davacının veyahut dava dışı alıcının gönderiyi teslim anında herhangi bir bildirimde bulunmadığı sabit olup dava konusu kargonun hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, davacının,
dava konusu gönderinin transfer noktasında düşürüldüğünü ve bu nedenle alıcısı tarafından iade edildiğini iddia etse de dava dışı alıcının --------- isimli uygulama üzerinden ürünün paslı ve 2. el olması nedeniyle iade ettiğine ilişkin beyanının mevcut olduğunu, ürünün taşıma esnasında paslanmasının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerden dava konusu ürünün alıcısına hasarsız teslim edildiğini, müvekkili şirketin kast veya pervasız hareketinin olmadığını, bu nedenle davanın esastan reddi gerektiğini, kargonun ------- Sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından kargo taşıma faaliyeti kapsamında taşınan ürünlerin,
ambalajlamasının kargo göndericisi tarafından yapıldığını, ürünlerin müvekkili şirket nezdinde hasara uğradığı iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taşınan eşyanın mahiyeti gereği ambalajlama yükümlülüğünün gönderici tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taşımadan kaynaklı herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı göndericinin ticaret ile uğraşan basiretli bir tacir olduğu göz önüne alındığında ürünlerin bir tacirden beklenen şekilde ürün hassasiyeti değerlendirilerek uygun ambalajlama yapılması ve taşıyıcıya bu doğrultuda bilgi verilerek kargonun teslim edilmesi gerektiğini,
davacının sattığı malın korunmasında gereken hassasiyeti göstermesi gerektiğini, taşıyıcının ambalajın uygunluğunu kontrolü ise yalnızca görünüş itibariyle olacağını, davacının dava konusu ürünlerin taşıma sırasında hasara uğradığı kabul anlamına gelmemekle birlikte ambalajlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmayacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket zarardan sorumlu olsaydı dahi bu sorumluluğun özel çekme hakkı ile sınırlı olacağı, dava konusunun yargılamayı gerektirdiği açık olup,
davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep etmesinin hukuki bir dayanağının olmadığını belirterek müvekkili şirketin fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının tüm taleplerinin haksız, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen-------takip dosyasının ---- celp olunarak yapılan incelemesinde;
davacının davalı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak 24.580,31 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalı yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davalının -----dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak,
tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Rapor hukuka uygun denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Davacının ----uygulması üzerinden ------ edildiği, Ürünü müşterinin almayarak davacıya iade edildiği, ürünün hasar gördüğü kullanılamaz hale geldiği, davalı ürünün ambalajında sorunun kaynaklandığını belirterek davanın reddine talep ettiği, uyuşmazlık ürünün hasarında kimin ne oranda kusurlu olduğu, davalının kusurlu olması halinde davacının talep edebilecek miktarın ne olduğu hususunda toplanmıştır.
Davalı taşıyıcı tarafından taşıma evrakına taşımacı tarafından ambalajın yetersiz olduğu ile ilgili herhangi bir çekince konulmadığı bu haliyle ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığı ve ambalajın yeterli olduğu, taşıyıcının taşıma esnasında gerekli özen ve dikkati göstermediği özen yükümlülüğüne aykırı davranışına bağlı oluşan zararlardan sorumlu olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun TTK.m.882'deki sınırlara tâbi olduğu dikkate alındığı,
özel çekme hakkı hesabı tazminata konu tutar üst sınırının 17.026.931 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne , asıl alacağın haksız filden kaynaklanıyor olması sebebiyle likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/405, K. 2025/101, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama