KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/829
- Karar No
- 2025/301
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.478 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/829 Esas
KARAR NO:2025/301
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2024
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin müvekkili şirketten ------ bedelli ------ makinası satın aldığını, söz konusu makina renklendirme sistemi olarak kullanıldığını, davalının ürünlerini teslimine müteakip müvekkili şirkete fatura bedelini ödediğini, davalının ticaretten hemen sonra ------ satın aldığını, söz konu makinalar ise suda titreşim vererek ürünlerdeki yağları temizle sistemi olarak kullanıldığını, müvekkili şirketten ürünlere ait bedeli bir hafta sonra ödemek için süre talep ettiğini, müvekkili şirketin ise ürünleri teslim ettiğini ve daha önce yapılan ticarete güvenerek kendilerine ödemeyle ilgili talep ettikleri süreyi tanıdığını,
Müvekkili şirket ise eğer herhangi bir arıza varsa tüm tamiratın kendileri tarafından yapılacağı bilgisini verdiğini, davalı şirketin herhangi bir cevap vermediğini, davalı şirketin ürünlerin arızasına dair bir tespit bile yapılmadığını, kötü niyetle ürünlerin parasını ödemekten imtina ettiğini, akabinde taraflarına 60.000,00 TL bedelli fatura bedeline ilişkin - Sayılı dosyası nezdinde icra takibinin başlatıldığını, davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini,12.09.2024 tarihinde arabuluculuğa başvuru yaptığını,
Ekte sunulan arabuluculuk tutanağında görüleceği üzere davalı şirket ödenen 100.000,00 TL nin iadesi karşısında satın almış olduğu ürünlerin tamamını iade etmek istediklerini, aradan geçen süre sonra davalının ürünleri kullanmaya devam ettiğini ve işini gördükten sonra kötü niyetli olarak hem ürünlerin iadesini hem de ödenen paranın iadesini talep ettiğini, uzlaşma sağlanabilmesi için 60.000,00 TL bedelli ürünlerin iadesinin kabul edilebileceğini diğer ürüne ilişkinse para iadesinin olmayacağının söylendiğini, davalının 1 ayı geçtikten sonra tekliflerine cevap vermediğini,
Arabulucu meslektaşları tarafından defalarca arandığını ve kendisine davalı tarafından cevap verilmediğini, 5 haftayı geçen sürede hala bir cevap verilmemesi üzerine taraflarına anlaşamama olarak tutanak tanzim edilmesinin talep edildiğini, ----- yazışmalarında görüleceği üzere taraflarına sunulan teklifin daha önce davalı şirket yetkilisi tarafından sunulduğu halde arabuluculuk görüşmesi esnasında 5 haftayı aşan süre boyunca teklife cevap verilmediğini, davalı şirketin makinaları kullandığını, arabuluculuk sürecini bile bu denli uzatmaları davalı şirketin ne denli kötü niyetli olduğunun en açık kanıtı olduğunu,
davalı şirket ürünlerin ayıplı olduğuna dair asılsız ithamlarda bulunduğunu, kendilerine ürünlerin alınıp arızanın varsa tespitinin talep edildiğini, kendilerinin teslimden imtina ettiklerini, davalı şirketin tek yaptığının müvekkili şirketi oyalamak suretiyle ödeme yapmaktan kaçındığını, icra dosyasına ilişkin yapılan haksız kötü niyetli itirazın iptalini, %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ekli tensip zaptı davalıya tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, ---- kayıtları, icra dosyasının Uyap çıktıları, arabuluculuk tutanağı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Mahkememizin 19/03/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile; "Davacı vekiline dava konusu ile ilgili arabuluculuk son tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin ihtarına" şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının bir nüshasının dosyaya sunulduğunu, tutanağın incelendiğinde dava davalısı tarafından arabuluculuğa başvurulduğunun ve tarafların anlaşamadığı konunun tutanak ile belirlendiği görülmüştür. Davacı vekili 16/04/2025 tarihli duruşmada beyanında; arabuluculuk tutanağında uyuşmazlık belirlenirken ödenmeyen 60.000 TL fatura bedelinin tutanağı geçirdiklerini bu konuda alamadıklarını belirtmiştir.
"Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da. "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almakta olup, ayrıca, arabuluculuk yasasının 18/A maddesinde ön görülen dava şartı tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı değildir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;
davacı tarafın faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlattığı takibe davalının itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığı görülmüş, dava itirazın iptali davası olup arabulucuğa başvuru dava şartı olduğundan, tutanağı sunması için kendisine mahkememizce kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde tutanağın bir örneğinin dosyaya sunulmuş ancak sunulan tutanakta arabuluculuğa davalının başvurduğu görülmüştür. Uyuşmazlık, davalı tarafça başvurulan arabuluculuk sonucu düzenlenen son tutanaktaki ifadenin arabulucuk dava şartının bu dava yönünden de gerçekleşmiş olup olmayacağı hususunda toplanmaktadır.Davacı tarafça sunulan arabuluculuk son tutanağında;
----- fatura satış bedeli karşılığında satın alınan 1 adet titanyum anodising sistemi ile --------- fatura satış bedeli karşılığında satın alınan 2 adet ultrasonik yıkama makinesi 6 lt analog ve 1 adet ultrasonik yıkama makinesi 12 lt analog ürünlerinin ayıplı olduğu iddiası ile başvurmuş ve ödenen 100.000 TL nin iadesi ile 60.000 TL bedelli fatura bedelinin ödenmeyip faturaya esas oluşan ürünlerin iade edilmesi hususlarında anlaşamadıklarını beyan etmiş ve tutanağa bu şekilde geçsin demişlerdir." Taraflar müzakereler sonucunda anlaşmaya varamamışlardır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 07.06.2012 tarihinde kabul edilerek, 22.06.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
Kanunun amacı ve kapsamı 1. maddede, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemek olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise, bu kanunun yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanacağı, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığı belirtilmiştir.
Yasanın, ikinci bölümünde “ Arabuluculuğa İlişkin Temel İlkeler “ üst başlığı altında, “3”.maddede “ İradi olma ve eşitlik “ başlığı ile, tarafların, arabuluculuğa başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbest oldukları, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A madde hükmünün saklı olduğu ifade edilmiştir.Yasanın 18/A bendinin başlığı, “ Dava şartı olarak arabuluculuk” tur.
İlk fıkrada, ilgili kanunlarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine uygulanması gereken hükümlerin devam eden fıkralarda düzenlendiği vurgulanmış, 2. fıkranın son cümlesinde ise, arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usülden, red kararı verileceğine yer verilmiştir.
2. fıkrada davacının arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğuna yer verilmiştir. 20. fıkrada, bu bölümde hüküm bulunmayan hallerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 17. maddede, arabuluculuğun sona ermesi düzenlenmiştir.
17/2.fıkrada, arabulucuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabulucuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığının bir tutanakla belgelendirileceği, arabulucu tarafından düzenlenen bu belgenin, arabulucu, taraflar kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanacağı, 17/3. fıkrada, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen tutanağa, faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına tarafların karar vereceği belirtilmiştir.
Somut davada, uygulanma yeri bulunan dava şartı arabulucuk veya son fıkra gereğince diğer hükümlerde, arabuluculuğa başvuran tarafa, karşı tarafın cevabı veya iddiasının arabulucuk son tutanağına yazılmış olması durumunda, karşı dava yönünden veya başkaca açılacak davada arabulucuk dava şartının gerçekleştirilmiş kabul edileceğine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
6102 sayılı TTK ‘nın 5/ A maddesinde, alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak belirtilmiştir.
İş bu davalara karşı açılacak, karşı dava ve/ veya ıslah vb durumlarda, karşı tarafın arabulucuk aşamasına katılması halinde o taraf yönünden de aynı tutanağın, dava şartı arabuluculuğa dair başvuru şartının gerçekleşmiş sayılacağına dair bir düzenleme mevcut değildir.Yasal düzenleme,----- tarihinde kabul edilerek, -----yayımlanmıştır.
7155 sayılı “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun “ un 23. maddesi ile getirilmiştir. Aynı yasanın 20. maddesinde ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere “3.Dava şartı olarak arabuluculuk “ maddesinin eklendiği belirtilmiştir.
6102sayılı TTK ‘nın 5/ A maddesinde, bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.Somut olayda, davanın arabuluculuk dava şartına tabii olduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur.TTK 5/A /-1 fıkrasının ikinci cümlesinde “...konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır “ ifadesine yer verilmiştir.
Davalı tarafından gerçekleştirilen arabulucuk başvurusuna dair tutanakta yer verilen karşı taraf beyanı, o taraf yönünden arabulucuk dava şartının gerçekleştirilmiş olduğu kabulü sonucunu meydana getirmeyeceğinden davacı vekilinin beyanına mahkememizce itibar edilmemiştir. --------Açıklanan nedenlerle ve özellikle yasal düzenlemelerdeki emredici hükümler, 6102 sayılı TTK ‘nın 5/A maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu ilgili hükümleri gereğince, eldeki davada, davacının açmış olduğu davada,
arabulucuk dava şartının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usülden reddinde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/829, K. 2025/301, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama