KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1137
- Karar No
- 2026/144
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
Karar Metni
3.392 kelime·17 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/1137 Esas
KARAR NO : 2026/144
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/02/2013
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesine özetle: Müvekkillerinin hastahane işletmek üzere --------Ş isimli şirketi kurduklarını, davacılardan -------- aynı zamanda doktor olduğunu; karı kocanın tüm bilgi, tecrübe, mesai ve mal varlıklarını bu iş için ayırdıklarını; bir müddet sonra şirkette nakit sıkıntısı doğduğunu, bunu aşmak için --------Ş ile finansal kiralama sözleşmeleri imzaladıklarını, davacı ...'ın kardeşlerinin ve onların ortağı olduğu ---------Şti'nin bu sözleşmelerde --------- şirketine kefil olduklarını; zamanla biriken finansal kira bedelleri sebebiyle ailenin tüm fertlerinin mal varlığına haciz konulması tehlikesinin doğduğunu;
birikmiş finansal kira borçlarının ödenmesini sağlamak, ailenin ve --------Şti'nin kefaletlerinde ibra edilmesinin sağlanması için davalılardan --------Ş'ye %50 hissenin devri konusunda görüşmeler başlattıklarını; ---------Ş tarafından müvekkilleri tarafından işletilen hastahanenin son derece değerli olduğu ve gelecekte hastahaneler zinciri oluşturabilecek kapasitede bulunduğu hususunun bilindiğini; taraflar arasında bu çerçevede 3 adet sözleşme imzalandığını.
23/02/2008 tarihli --------- Hastahanesi Hissedarlık Anlaşmasının --------Ş ile ---------Ş ve davacılar arasında imzalandığını, bu sözleşme ile ----------Ş nin %50 hissesinin --------Ş ye devredilmesi ve --------Ş nin --------Ş deki %82 oranındaki ortaklığının sona erdirilmesi konusunda mutabakata varıldığını, 06/03/2008 tarihli --------- Hastahanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinin ---------Ş ile --------- arasında imzalandığını;
bu sözleşme ile -------- ait ---------Ş nin %50 hissesine tekabül eden 1000 adet hissenin ---------Ş ye devri ve ödenecek bedel konusunda anlaşmaya varıldığını, 24/07/2008 tarihli protokolün ise ---------Ş ile davacılarımız arasında imzalandığını ve önceki sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler bakımından tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini, 24/07/2008 tarihli ibranamenin gabin ve ikrah sebebiyle geçersiz olduğunu;
davalı --------Ş'nin bu sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmekte bilerek geciktiğini, bu yolla ---------Ş'nin durumunun fiilen ve hukuken daha da kötülüleştirdiğini, nihayet müvekkillerini oyalayarak özellikle --------- Şirketi ile olan ilişkisinin kopma noktasına gelmesini sağladığını, planlı bir biçimde müvekkillerini önce zor duruma düşürdüğünü, başka çarelerinin kalmadığını sağlayarak ibra protokolünü imzalamak zorunda bıraktığını; hem --------- Şirketine hemde kefil olan müvekkillerinin ailelerine ve şirketlerine haciz tehdidi ile ibranamenin imzalandığını;
ibranamede devre konu hisselerin çok düşük değerli olarak belirlendiğini, müvekkillerinin --------- şirketinden olan cari hesap alacaklarının ve huzur haklarının yok edildiğini belirterek; sözleşmeler gereği müvekkillerine ödenecek bedelin -------- Şirketine olan borcun ödenmesi için ve kefaletlerin kaldırılması için ---------- Şirketine öncelikle konulup bu borçlar ödendikten sonra müvekkillerine ödeme yapılacağı kararlaştırıldığından dava konusu olan alacaklardan hem --------- Şirketini hemde---------Ş nin birlikte sorumlu olduklarını beyan etmek suretiyle her bir davacı için fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00'ar TL talepte
bulunmuş bilahare 28/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi vermek suretiyle davacı ... için 100.000,00 TL hisse devir bedelini ve 530.000,00 TL cari hesap alacağı olmak üzere toplam 630.000,00 TL nin davacı ... için 100.000,00 TL huzur hakkı alacağı ve 530.000,00 TL cari hesap alacağı olmak üzere 630.000,00 TL nin davalılardan avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle:----------Ş.'nin sermayesinin 2000 hisseye bölündüğünü; davacıların 1545 hisseyi kontrol ettiğini; bir başka anlatımla sermayenin % 77,25 hissesinin davacılara ait olduğunu;
anılan şirketin --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tescilli olduğunu; poliklinik düzeyinde sağlık kuruluşu işletmesine rağmen, ---------- ilinde şube olarak 27.12.2006 tarihinde hastane işlettiğini; şirketin kalan % 22,5'luk hissesinin ise, halen bu şirketin yönetim kurulu üyesi olan -------- ait olduğunu; --------Ş.'nin sağlık alanında yatırım yapan bir kuruluş olarak --------- muhtelif illerinde --------- Hastaneleri bulunduğunu; halen inşaatları ve tefrişleri devam eden açılmamış hastaneleri de olduğunu;
---------Ş.'nin % 50 hissesi olan 1000 hissenin satışı için 23.02.2008 tarihli ---------- Hastanesi Hissedarlık Anlaşması 06.03.2008 tarihli -------- Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi ile 06.03.2008 tarihli protokolün --------- adına vekaleten kendi adına asaleten --------- tarafından imzalandığını; anlaşmanın başlıca şartının ---------Ş.'nin merkezinin --------- taşınarak, ---------- faaliyetlerin tasfiye edilmesi ve kapatılması ol¬duğunu;
taraflar arasında 06.03.2008 günü imzalanan hisse devir bedelinin tespiti ve ödenmesi başlıklı 3. maddeye göre, hisse bedelinin hastane binasının 31.01.2008 tarihinden sonra ödenmesi gereken Leasing ödemeleri için --------- olan 1.200.000,00 ABD Do¬ları borç dışındaki tüm borçlardan arındırılmış olarak ---------Ş.'nin değerinin 7.000.000,oo ABD doları olmak üzere 3.500.000,oo USD olarak belirlediklerini; tarafların mu¬tabakatıyla 06.03.2008 itibariyle, -------- Bankası kuru üzerinden 4.240.600,oo TL olarak tespit edildiğini; tüm muhasebe işlemlerinde TL cinsinden tespit edilen toplam devir bede¬linin kullanılacağının kararlaştırıldığını;
toplam devir bedelinden ---------Ş.'nin 31.01.2008 tarihi itibariyle borç tutarı şirkete ödenerek düşüldükten sonra bakiye rakam kapanışta nakden ve peşinen davacılardan -------- banka hesabına ödeneceğini.
06.03.2008 tarihli sözleşmenin kapanış başlıklı 4. maddesinin son paragrafın¬da, kapanışta ---------Ş.'nin belgelerin teslimi üzerine, 3. maddede belirtilen borç tutarını ilgili alacaklı Kurum, Kuruluş ve kişilere ödenmesi amacıyla, şirketin yazılı olarak bildireceği banka hesap veya hesaplarına ödemesi, bakiyeyi 3. maddede belirtilen hisse devir bedelinin tamamlanması amacıyla satıcının İş Bankasindaki hesabına nakden ve defaten ödeyeceğinin kararlaştırıldığını;
aynı sözleşmenin davacı ...'in taahhütleri bölümünde 9.10. maddesinde, 3.500.000,oo USD'nin kapanış gününden 2 gün öncesi --------- Bankası kuru ile TL'ye çevrilerek belirlenen toplam devir bedelinin 3.000.000,oo TL, 31.01.2008 rakamı kesinleşince, tutarının şirketin borçlarının ödenmesi amacıyla ----------Ş. tarafından şirkete borç olarak konacağını; kendisinin ---------Ş'ne devrettiği % 50 hisse karşılığında alacağı paranın-------- şirkete ödeyeceği bu tutarın toplam devir bedelinden düşülmesinden sonra kalan bakiye olacağının kabul ve taahhüt edildiğini;
bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere --------- ---------Ş.'den devir bedelinin tam olarak belirlenmediğini; ---------- hisse değerinin ----------Ş.'nin 31.01.2008 tarihli bilançosuna göre ve bu tarih itibariyle bü¬tün borçları çıktıktan sonra şirketin değerinin belirleneceği.
31.01.2008 tarihi itibariyle, fi- nansal kiralama şirketine olan 1.200.000,oo ABD Doları vadesi gelmemiş borcun bu değerlendirmeden hariç tutulacağını; bu suretle şirketin tüm borçlarından arındırılacağını; sadece ileride tahakkuk edecek ---------- olan Leasing ödemelerinin bunun dışında tutulduğunu; taraflarca belirlenen değerin şirket borçlarından arındırılmış haldeki öz varlık değeri olduğunu; bir başka anlatımla, üçüncü şahıs alacaklarının ödenmesinden sonra, -------- ve/veya --------- alacaklı hale gelmesi,
şirketin öz varlık hesabında bir değişiklik yapmayacağından tarafların bu yönde bir iradeleri olduğunu iddia etmenin abesle iştigal olduğunu; bilanço tetkik edildiğinde, şirketin TTK.m.324. maddesinde belirlenen halinin ortada ve her türlü izahtan vareste olduğunu; bir başka anlatımla davacıların eksilen sermayeyi tamamlama cihetine gitmeyi kabul ve taahhüt ettiklerini; şirketin ortakları olan 1.587.927,38 TL borcunun bir başka anlatımla davacıların alacağını ---------Ş.'nin iştiraki ---------Ş.'de sahip olduğu hisselerin devri suretiyle, takas edilerek tasfiye edilmesinin kararlaştırıldığını.
06.03.2008 tarihli protokol gereği davacı ...'in hesabına 07.03.2008 günü 500.000,oo ABD doları karşılığı 605.800,oo TL ---------Ş.'deki % 25 hissesi olan 500 adet hisse karşılığı ödeme yapıldığını; müvekkili ---------Ş.'nin sözleşme gereği --------- devre konu bakiye 500 adet hissesinin devri için 28.03.2008 tarihinde 1.080.800,oo TL'yi banka hesabına havale ettiğini; yine sözleşme gereği hissesi devralınan ---------Ş.'nin borçlarının ödenmesi için adı geçen şirketin hesabına da aynı gün 1.374.300,oo TL havale edildiğini;
yine aynı gün -------- şirketine birikmiş finansal kiralama borçlan kapsamında, 973.653,00 ABD Doları (1.230.697,39 TL) olarak havale yapıldığını; bu ödemenin de, doğrudan müvekkili --------- tarafından yapıldığını; ancak, ödemede açıkça--------Ş. hesabına yapıldığının belirtildiğini, aksi iddianın doğru olmadığını.
06.03.2008 tarihli sözleşmedeki şartlara uygun 1000 adet hissenin kesin olarak değeri belirlenmemesine rağmen, toplam 4.291.597,39 TL ödemenin 28.03.2008 tarihine kadar gerçekleştirildiğini; davacılardan -------sahip olduğu 1000 adet hisse değerinin 31.01.2008 tarihine kadar bütün borçların ödendikten sonra tespit edilen azami değerin 4.240.600,00 TL olduğunu.
28.03.2008 tarihi itibariyle bu hisseler için 50.997,39 TL fazla ödeme de bulunulduğunu; kaldı ki davacıların 23.02.2008 ve 06.03.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak herhangi bir talep hakları kalmadığı gibi, bir an için kaldığı düşünülse dahi zamanaşımına uğradığını; esasen müvekkilinin yaptığı ödemeler dışında, davacıların ödemeyi taahhüt ettikleri -------, Vergi Dairesi, Makine ve ekipmanların nakli ve onarımların yapılması gibi parasal içerikli taahhütleri bulunduğunu; anılan sözleşmeler sebebiyle müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı gibi alacaklı du¬rumda olduklarını.
1000 adet hissenin devir tarihi itibariyle, yönetim kurulunda olmaları ve yönetim kurulunun bu hisse devirlerini onaylayarak, şirketin pay defterine kaydedildiğini; bu durumun genel kurul toplantısı ve şirket kayıtlarıyla sabit olduğunu; davacıların naklini ve bakımını üstlendikleri ekipmanı getirmemeleri üzerine, onarım ve nakil giderlerinin mü-vekkili tarafından karşılandığını; bu hususun davacı tarafın iptalini talep ettiği 24.07.2008 tarihli protokolde hüküm altına alındığını; ayrıca müvekkili şirketin çalışanların maaşının ödenebilmesi için şirketin genel müdürü --------- şahsi hesabına muhtelif tarihlerde 603.000,00 TL gönderdiğini;
ayrıca şirket kayıtlarının davacılardan -------- tarafından kaçırıl¬dığını; bu durumun davacılara --------- Noterliği'nden 16.06.2008 tarihinde --------- yevmi¬ye ile keşide edilen ihtarname ile bildirilerek taahhütlerin yerine getirilmesinin istendiğini; finansal kiralama borcu kapsamında ödeme yapılmasına rağmen sözleşmenin yenilenebil- mesi için davacılar üstüne düşeni yerine getirmeyerek, hazır olmasına rağmen davacıların söz konusu sözleşmelerde kararlaştırılan kişiler haricindeki kişilerinde, kefaletlerinin kaldırılması talebinin kabul edilmemesi üzerine yenilemekten kaçındıklarını;
bunun üzerine davacıların --------Ş.'deki bakiye hisselerin tamamını her iki davacının şirkete olan bütün borç ve alacaklarının silinmesiyle, kendileri hakkında herhangi bir sorumluluğa gidil¬memesi karşılığında gerek kendileri gerek ise kontrolü altında tuttukları hisseleri ---------Ş'deki diğer bütün alacaklarından vazgeçerek toplam 1.714.000,00 TL'ye devrini teklif ettiklerini; bunun üzerine gerek hisse devir sözleşmeleri ve protokollerin gerek ise finansal kiralama sözleşmelerini yenileme anlaşmalarının aynı anda imzalama kararının karşılıklı olarak verildiğini.
24.07.2008 tarihinde imzalanan bütün protokol, temlikname ve hisse devir sözleşmelerinin --------- binasında aynı anda yapıldığını; buna ilişkin ödemelerinde aynı gün kararlaştırılan şekilde banka hesaplarına ödendiğini; davacıların 24.07.2008 tarihli sözleşme ve protokolleri imzalamadan önce,------- ve --------- Noterliğinden keşide ettikleri ihtarname ile tavırlarını gizlediklerini; karşılıklı mutabakata bağlı imzaladıkları sözleşme için dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarının en büyük göstergesi olduğunu; aslında ihtarname incelendiğinde, davacıların 24.07.2008 tarihli protokol hakkında önceden bilgileri olduğunun aşikâr olduğunu;
müvekkili -------Ş.'nin finansal kiralama şirketiyle ilişkisinin davacılar sebebiyle başladığını; bu nedenle finansal kiralama binasına zorla getirilmesi ve imzalaması için başına güvenlik görevlisi dikildiği tezinin tamamen çürüdüğünü; finansal kiralama şirketinin tamamı yabancı sermayeli bir kuruluş olduğunu; bu biçimde faaliyet yürütmesinin mümkün olmadığını; % l'lik kontrol amaçlı 20 adet hissenin satışının, 26 ayın sonunda şirketin son 3 ay ciro ortalamasına göre belirleneceğini;
davacı ...'in % l'lik 20 hissesi dahil şirkette kalan 342 hissesinin tamamını 1.644.000,00 TL'ye devretmeyi ilk hisse satışından 3 ay sonra anlaşmanın diğer şartlarını yerine getirmesinin istenmemesi karşılığında teklif ettiğini; bu teklifin müvekkili şirket tarafından uygun görülerek 24.07.2008 tarihinde ek protokol ve hisse devir sözleşmesi gereği devredildiğini;
davacılardan --------- ise, söz konusu anlaşma gereği kendi üstüne düşen görevleri ve şartları yerine getirmemesine karşılık 200 adet hissesinden 199 hissesini 70.000,oo TL'ye müvekkili ---------Ş/ye, kalan 1 adetini aynı şartlarda yerine getirmesinin müvekkili şirket tarafından sağlanması karşılığında ------- devrettiğini; davacı ...'in 24.07.2008 tarihinde müvekkili şirkete sattığı hisselerin her halükarda piyasa değerinin çok üstünde olduğunun açık olduğunu;
her iki davacının gabin ve ikrah iddialarının sözleşmeler nedeniyle kendilerine yapılan ödeme sebebiyle müzayaka iddiaları hukuk dışı, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu; öte yandan, sözleşmeyi --------- adına vekaleten ---------imzaladığını; imzalanan sözleşmelere karşı bir itirazı var ise, vekillik görevini asilin talimatlarına uygun yerine getirmeyen -------- olduğundan, taleplerin muhatabının müvekkili şirket değil, adı geçen kişi olduğunu; öte yandan, --------Ş.'nin devri ile ilgili gerek --------Ş. adına gerek --------- adına gerekse kendi adına imzaladığını;
dolayısıyla, hem alıcı taraf, hem satıcı tarafı temsil ettiğini; --------- bu işleme muvafakati olmaması halinde, sorumluluğun -------- ait olduğunu;-------- 24.07.2008 tarihinde -------Ş. ve --------Ş. arasındaki sözleşmeleri imzalarken her iki şirketinde yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğunu; davacıların -------.Ş.'nin içinin boş olup olmadığı konusunun daha iyi bilmesi gerektiğini; ---------Ş.'nin sermayesinin 2006 yılında 2.460.000,00 TL'ye çıkarıldığını; bu sermayenin 2.017.200,oo TL'sinin --------, 344.400,00 TL'sinin --------- ait olduğunu;
dolayısıyla davacıların --------Ş/den 2.017.200,oo TL tutarındaki sermaye karşılığı hisselerinin 1.159.115,00 TL karşılığında nominal bedelin altında sahip olduklarını; hal böyle olunca, aksini iddia etmenin, abesle iştigal olduğunu; şirketin içinin boşaltıldığı ileri sürülüyorsa bunu en iyi davacıların bilmesi gerektiğini; ------- ....Ş.'de yönetimde oldukları döneminde şirketin bilançosunda iştirakler olarak 3.094.314,48 TL gösterildiğini; bu durumun izahının ancak davacıların yapmasının mümkün olduğunu; kısacası kendilerine yük olan bu şirketi söz konusu sözleşmeler çerçevesinde davacılara satılmanın uygun görüldüğünü;
taraflar arasındaki sözleşmelerde--------Ş.'nin hisselerinin mali ve vergisel yükümlülük getirmemek şartıyla, davacılara devredileceğinin şart edildiğinin kararlaştırıldığını; bir başka deyişle, işin başında bu hissenin onlara verileceğini ve bu suretle-------.Ş.'nin pasifinde yer alan alacağının sıfırlanacağını; alacağın fiktif olduğunun davacıların kabulünde olduğunu.
24.07.2008 tarihli protokol ve sözleşme imzalamadan önce müvekkilinin keşide ettikleri ihtarnameden de anlaşıldığı üzere, protokolden haberdar olduklarını; köprüden geçene kadar hesabıyla hareket ettiklerini; imzalanmasından sonra ise, zor durumda olduklarını ileri sürerek ya tutarsa amacıyla hareket ettiklerinin ortaya çıktığını; finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği bilgisi saklanarak, bu sözleşme gereği kiralanan menkul ve gayrimenkullerin 31.01.2008 tarihli bilançoda gösterilmesi sebebiyle, --------Ş.'nin değerinin çok üstünde tespite, dolayısıyla devrettikleri hissenin değerinin piyasa fiyatının çok üstünde müvekkiline sattığını;
öte yandan, finansal kiralama şirketinin feshedilen sözleşmeler sebebiyle, kefiller hakkında haciz tehlikesi altında bulundukları iddiasının faraziden ibaret olduğunu; bu sözleşmeler ile ilgili olarak kefiller hakkında herhangi bir haciz başlatılmadığını; gabin iddialarının zorlama ve kılıf uydurma çabası olduğunu; müvekkili şirketin anlaşmanın yapıldığı anda yaklaşık (gerek davacılara gerek üçüncü kişilere yaptığı ödemeler toplamının) 5.500.000,oo ABD doları olduğunu; davacının uzun yıllar farklı şirketler kurup, yönettiğini; bu nedenle kendilerinin tecrübesizliğinden bahsetmelerinin abesle iştigal olduğunu;
hisse devir bedelleri arasındaki farkın ise, iddia edildiği gibi olmadığını; müvekkili şirket tarafından hisselerin bir bütün olarak değerlendirildiğini; davacıların vergisel kaygıları sebebiyle hisse devir bedellerinin kendileri tarafından aile arasında belirlendi¬ğini; hisse bedeli şirket özvarlığı dikkate alınarak belirlendiğinden, aradaki bedel tayinlerinin müvekkili şirket için önem ifade etmediğini; bu satışlarda -------- aleyhine bir durum varsa, bu kendi vergisel problemleri sebebiyle satış bedelinin yüksek kısmını eşi --------- üstünde gösterme ihtiyacından olduğunu;
--------Ş.'ye yönelik huzur hakkı talebinin diğer sözleşmelerden bağımsız olması sebebiyle davaların tefriki gerektiğini; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi, ana sözleşmede hüküm bulunmaması ya da şirket genel kurulu tarafından kararlaştırılması halinde, söz konusu olduğunu; ana sözleşmede bu yönde hüküm bulunmadığı gibi genel kurulda da gündeme gelmediğini; bu nedenle huzur hakkı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; bunlardan başka davacıların geçersizliğini talep ettiği 24.07.2008 tarihli ek protokolün --------Ş. ile doğrudan herhangi bir ilgisi bulunmadığını;
dolayısıyla, buna dayalı taleplerin --------Ş. bakımından, tümüyle reddi gerektiğini; öte yandan --------Ş.'nin de --------Ş.'deki huzur hakkı ve cari hesap alacağıyla bir ilişkisi bulunmadığını; davacılardan --------- Şirketi'nde hiçbir zaman ortak olmadığı gibi, yönetim kurulu üyesi de olmadığını.
24.07.2008 tarihli protokolün 5. maddesinde bilançoya aksetmemiş şirket borçlarını ödediğine ilişkin belgelerin 30.09.2008 tarihine kadar ibrazı halinde, davacıya ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını; ancak, herhangi bir belge ibraz edemediği gibi dava dilekçesinde de herhangi bir belge ve makbuz bulunmadığını; -------- tarafından davacılar adına --------, Vergi Dairesi, İcra Dosyaları ile tedarikçilere yapılan ödemeler toplamının 6.437.597,39 TL olduğunu; talebe konu faiz oranının da yasal mesnedi bulunmadığından bahisle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SONUÇ
Davanın 24/07/2008 tarihli "ek protokol" başlıklı belgenin müzayaka ( gabin ) ve ikrah sebebiyle geçersizliğinin tespiti ve davacılardan -------- için huzur hakkı ve cari hesap alacağı; diğer davacı yönünden ise hisse devrinden kaynaklanan alacak davası olduğu; Aşırı yararlanma (gabin) durumunun varlığını kabul için gerekli koşullar iki tanedir. Bunlar edimler arasında aşırı oransızlık ve karşı yanın özel durumundan yararlanmadır. Şu hâlde, sadece aşırı oransızlık yetmez. Aşırı yararlanmada edimler arasındaki oransızlığın karşı yanın şahsında var olan durumların istismarından doğmuş olması gerekir.
Objektif unsur olarak edimler arasındaki aşırı oransızlık (nispetsizlik) aşikâr olmalı, işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunmalıdır. Bu hususu saptarken hâkim, edimin sözleşmenin yapıldığı andaki objektif değerini esas almak zorundadır. Subjektif unsur olarak aşırı oransızlığın (nispetsizliğin), karşı yanın özel durumundan bilerek yararlanma sonucu doğması gerekir.
Karşı yanın özel durumu, onun darda kalması (müzayakası), hafifliği (hiffeti) veya tecrübesizliği hâlinde ortaya çıkar. Bu hâller yasada sınırlı olarak sayılmıştır. Zarar görenin darda kalması hâli (müzayakası), zor durumda kalması, sıkıntılı olma parasızlık anlamındadır. Bu durum ekonomik (maddi) veya şahsi nedenlerden kaynaklanabilir. Gabinde müzayaka, maddi olabileceği gibi, manevi de olabilir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişiler de zor durumda kalma hâlinde olabilirler.
Kanun maddesinde amaçlanan düşüncesizlik (hiffet) bir kişinin genel karakter olarak hafif düşünce ve yapıda olmasını değil, somut olayda yapılan sözleşme yönünden özen göstermeme ve düşüncesizlik hâlini ifade eder. Bu itibarla zarar gören tarafın, belirli bir konuda eksik yetenekli olması veya uzağı görememesi, yaptığı sözleşmenin sonuçlarını gereği gibi düşünememesi mülga BK'nın 21. maddesi anlamında düşüncesizliktir.
Tecrübesizlik (deneyimsizlik) zarar gören kişinin genel hayat ve iş tecrübelerindeki noksanlığını ifade eder. Burada sömürülen tarafın genel bir tecrübesizliği değil, sadece yapılan sözleşmeye ilişkin yeterli bilgi ve deney noksanlığı söz konusudur.
Diğer taraftan gabinden söz edebilmek için karşı tarafın, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ve tecrübesizliğinden bilerek yararlanmış olması, açık nispetsizliğin bu yararlanma başka bir ifadeyle sömürme kastı sonucu bulunması gerekir. Eğer taraf, bu zaaftan yararlanma fikriyle hareket etmemişse diğer unsurlar gerçekleşmiş olsa bile gabinden (aşırı yararlanmadan) söz edilemez. Nitekim aynı ilkeler -------- sayılı kararında da benimsenmiştir.
Gabinin varlığı zarar görene öngörülen hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek Kanun'da öngörülen haklarını kullanmak amacıyla dava açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı verir .Tarafların sunduğu delillerin mahkememizce toplandığı, şirketlere ait kayıtların getirdildiği, şirket kayıtları üzerinde talimatla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, kayıtlar üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde uzman hesap bilirkişisinden rapor alındığı görülmüş, toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce alınan 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: ''Dosya kapsamında talimatla aldırılan 2013/109 Tal. Raporundan ve davalı tarafından sunulan-------Ş mali verilerinden elde edilen ödeme bilgilerinden davacılardan --------- şirketteki %50 Hissesinin davalı tarafa devri karşılığı kendisine ödenmesi gereken 4.240.600 TL’den 24.07.2008 tarihli gabin iddialı Ek Protokolün imzalanması öncesi toplam 1.686.600 TL’sinin kendi hesabına ödendiği ve aynı tarih itibarıyla 1000 adet hisse satışından kalan 2.554.000 alacağının kaldığının hesaplandığı, Davalılardan --------- ait 342 adet hissesinin olması gereken değerinin 1.450.285,20 TL olması
gerektiğinden bahisle davalılardan --------şirketin değerini 24.07.2008 Ek Protokol imza tarihinde, yani yaklaşık 5 ay sonra 366.758,40 TL (1.450.285,20-1.083.526,80) davacı ... aleyhine, zararına eksik bir bedel verildiği söylenebileceğini, Diğer taraftan, her ne kadar mahkemece --------- 199 adet hissesinden bu yönde bir eksik hesaplama yapılıp yapılmadığı görevi verilmemiş olsa da, cari hesap alacağının hesabında bu zararın hesabında gerekli olacağı, zira 199 adet hisse için 70 Bin TL’lik bedelin vergiden kaçınma kaygısıyla düşük gösterildiği,
bu sebeple 342 + 199 hisseyi topluca değerlendirmek gerektiği, Bu kapsamda da ---------- düşük hisse bedelinden zararının 213.406,20 TL, böylelikle 24.07.2008 tarihli Ek protokol kapsamında davalı -------- devredilen 541 adet hissenin düşük belirlenmesinden kaynaklanan zararının 580.164,60 TL (366.758,40+213.406,20) olarak hesaplandığı, Dosya kapsamında talimatla aldırılan mali bilirkişi heyeti raporunda davalılardan --------- hesabında “ -------” isimli hesapta davalılardan --------- tarafından 31.03.2008 tarihinde, --------- havale açıklamasıyla 1.242.868,06 TL alacak kaydedildiği,
sonrasında 02.09.2008 tarihinde “devir işlemi” açıklamasıyla da 1.242.868,06 TL Borç yazmak suretiyle hesap sıfırlandığını, Taraflar 06.03.2008 tarihli sözleşmede %50’lik hisse bedelinin borçlardan ari olarak belirlendiği, diğer bir deyişle borçların davalı ------- ait olduğu, finansal sıkışıklık nedeniyle davalıların şirket hisselerini satmaya karar verdiği, bu sebeple davalılardan --------- 28.03.2008 tarihinde ödediği 1.374.300 TL’nin ---------Ş hesabına gönderildiği,
bu tutarın şirketin borçları için ödendiğinden bahisle davalı hisse bedellerine mahsup edilmdiğini, Taraflar 06.03.2008 tarihli sözleşmede %50’lik hisse bedelinin borçlardan ari olarak belirlendiği, diğer bir deyişle borçların davalı ------- ait olduğu, finansal sıkışıklık nedeniyle davalıların şirket hisselerini satmaya karar verdiği, bu sebeple davalılardan --------- 28.03.2008 tarihinde ödediği 1.374.300 TL’nin -------Ş hesabına gönderildiği,
bu tutarın şirketin borçları için ödendiğinden bahisle davalı hisse bedellerine mahsup edilmediğini, 06.03.2008 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında davacılardan --------- ödenmesi gereken %50 hisse bedeli 4.240.600,00 TL iken 24.07.2008 tarihinde imzalanan Ek Protokol tarihinde 2.544.000 TL’lik kısmının ödenmemiş durumda, 06.03.2008 tarihli sözleşme kapsamında -------- leasing sözleşmesindeki eski kefilin kefaleti yerine davalı --------- kefil olmayı kabul etmiş olmasına rağmen Ek Protokol tarihine kadar geçen 5 aylık sürede davalıların en çok önemsediği anlaşılan işlemin gerçekleşmemiş olduğu,
28.03.2008 tarihinde yaklaşık 950 Bin USD karşılığı 1.242.868 TL ödemiş olsa da bir kısım leasing borçlarının ödenmesi bakımından protokolün imzalanmasının beklenildiği, BAM kaldırma kararında da tespit edildiği üzere, dosya kapsamında davacıların delilleri arasında yer alan 24.07.2008 tarih ve -------yevmiye numaralı, ---------Noterliğinin 24.07.2008 tarih ve --------- yevmiye noluihtarnamelerinin protokol imzalanması öncesinde gönderilerek “…tek taraflı dayatma sonucu imzalanması istenilen ek protokol ve eklerinin geçerli olmadığının…” bildirildiği,
yine dosya kapsamındaki e-posta yazışmalarının de ihtarnamede belirtilen taleplerin benzeri olduğu, 24.07.2008 tarihli Ek Protokolde 541 adet hissenin 1000 adetlik hisse satış bedeline göre düşük bedel üzerinden belirlendiği, imza öncesi davacıların tespit edilen toplamda 5.319.069,81 TL (3.673.096,63 + 1.645.973,18) alacağının bulunduğu,
Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesinde müfteriden rapor düzenleyen bilirkişi değerlendirmesinin yukarıda detaylı mali inceleme kapsamında yeniden yapılan irdeleme ve tartışmaya göre 24.07.2008 tarihli ibra protokolünün tazmin borcunun sona erdirip-erdirmediğinin nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
İddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu, -------- sayılı kararı ve bozma gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; gabinin oluşabilmesi için edimler arasında aşırı bir değer farkı olması gerektiği, müzayaka (darda kalma) veya hiffetinden veya tecrübesizliğinden yararlanılarak meydana getirilmiş bulunması gerekmektedir.
Dava konusu edilen, taraflar arasında akdedilen sözleşmede hak ve borçların ayrıntılı olarak düzenlendiği, ibraların kapsamının, içeriğinin detaylandırıldığı, dosya kapsamında sunulan belgeler, aldırılan bilirkişi raporları, tarafların tüm iddia ve savunmaları incelendiğinde, davacılar tarafından gabin hukuki sebebine dayanak kılınan sebeplerin gabinin (aşırı yararlanma) varlığına sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, 24.07.2008 tarihli protokol (sözleşme) konusu ibraların geçerli olduğu,
davacıların durumları nazara alındığında müzayaka altında sözleşme akdetme iddiaları da ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup, gelinen aşama ve Yargıtay bozma ilamı nazara alındığında tehiri icra için alınan teminatın iadesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1137, K. 2026/144, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama