KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/869
- Karar No
- 2025/872
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
Karar Metni
1.459 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/169
KARAR NO : 2025/801
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2025
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı müvekkili şirket, bu ticari ilişki kapsamında davalıdan teknolojik cihaz alımı gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan satın aldığı ürünleri mağazasında satışa sunduğunu, müvekkili firma tarafından davalı şirketten alınan----- model cep telefonu 18.08.2022 tarihinde -----Adlı firmaya satıldığını, bu firmanın dosyaya konu cihazı, 19.08.2022 tarihinde ----- adlı müşterisine sattığını, Cihazı satın alan müşteri satın aldığı cihazda teknik sorunlar yaşadığını,
---- adlı müşteri cihazdaki teknik sorunlar sebebi ile ------ İl Tüketici Hakem Heyeti nezdinde, işbu dosyaya konu cihazın ayıplı mal olduğunu ve ücret iadesi talep ettiğini belirterek başvuruda bulunduğunu, ------ İl tüketici hakem heyetince yapılan değerlendirme sonrasında ürünün ayıplı olduğunun kabulü ile cihazın fatura bedelinin tüketiciye iadesine ve yapılan yargılama giderlerinin de ------.
Adlı firmaya yükletilmesi yönünde kararın tesis ettiğini, Tüketici Hakem heyetinin kararı sonrasında, ----- Adlı firma müvekkili firmadan cihazın bedelini ve THHK gereğince ödediği masrafların iadesini talep ettiğini, Bu talep gereğince müvekkili firma 27.11.2024 tarihinde THHK'da belirtilen cihazın fatura bedeli ve yargılama giderleri toplamı olan 4.219,25-TL tutarında ödemeyi ------ Adlı firmaya ödediğini, müvekkili firma,
hakem heyeti kararı gereğince müşteriye ödeme yaptıktan sonra müşteriye yapılan ödemenin iadesini davalı şirketten talep ettiğini ancak davalının müvekkili şirketin talebine haksız bir şekilde karşılık vermediğini ve herhangi bir ödemenin gerçekleştirmediğini, davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas Sayılı dosyasında davalı kuruma ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı şirket, icra takibine 03.12.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiğini, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin----.
İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, İtiraz sebebiyle takip bedelinin %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tacir, müvekkil şirketten satın almış olduğu dava konusu cihazın ayıplı çıktığı iddiası ile sattığı taraf olan ----- ödemiş olduğu cihaz bedelini müvekkili şirketten talep etse de, işbu talep zamanaşımı süresi dolduktan sonra ileri sürüldüğünden davacının taleplerinin reddedilmesini, davacının icra takibinden önce ilgili şikayeti yasal süresi içerisinde müvekkili şirkete bildirmediğinden haksız davanın reddedilmesini, Tüketici, telefonu 19.08.2022 tarihinde satın aldığını ve uzun süre kullandığını,
iki yıllık süre dolmadan hemen önce ayıbın mevcut olduğu iddiası ile hakem heyetine başvurulması neticesinde ayıbın kullanım sonucu ortaya çıkmış olması mümkün olduğunu, telefonun ayıbının kullanımdan mı yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığı tespit edilmediğini, bu tespit yapılmadan müvekkili şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, ----- tüketici hakem heyeti kararına karşı kusur belirlemesi yaptırmadığı gibi yasal yollara da başvurmadığını, keza davacı taraf da aynı şekilde dava hakkını kullanmadığını, doğrudan ödeme yaparak zararın artmasına sebep olduğunu, haksız ödeme yapan kişi, ödediği tutarı rücu edemeyeceğini, davacı,
hakem heyeti kararına karşı dava açmadığı için müvekkili şirkete hakkaniyete aykırı şekilde talep ileri süremeyeceğini bu nedenle huzurdaki davanın reddini, haksız ve kötü niyetli davacı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----İcra Müdürlüğünün-----Esas sayılı dosyası, müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE VE GEREKÇE
Dava, davaya konu telefonun ayıplı çıktığı iddiası ile ödenen bedelin tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, davacı firma tarafından davalı şirketten alınan ve 18.08.2022 tarihinde -----Adlı firmaya satılan ------model cep telefonun, 19.08.2022 tarihinde ----- adlı müşterisine satılması ve ----- adlı müşterinin cihazdaki teknik sorunlar sebebi ile ------ İl Tüketici Hakem Heyeti nezdinde, işbu dosyaya konu cihazın ayıplı mal olduğunu ve ücret iadesi talep ettiğini belirterek başvuruda bulunması ve başvurunun kabul edilmesi sonucu davacı şirketin ürünü sattığı şirkete ödediği bedeli cihazı satın aldığı davalıdan talep edip edemeyeceği, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Davaya konu takip dosyasında davalının borca itirazında zaman aşımı itirazında bulunduğu görülmüştür.Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre; Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.
6098 s.TBK.nun “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219.maddesinde: “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur .” hükmü yer almaktadır.
Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur.
Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır.
Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde TBK’nun 227. maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme,
satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakları mevcuttur. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerekir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 229. maddesi 1. bendi gereği, satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür.
TBK m.231'de; "... Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz..." hükmüne yer verilmiştir.Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için (6102 sayılı TTK.'nun 18/1-c) maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse sekiz gündür.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan aldığı ürünleri mağazasında satışa sunduğu, davalı şirketten alınan ve 18.08.2022 tarihinde------ adlı firmaya satılan -----model cep telefonun, 19.08.2022 tarihinde davadışı ---- adlı müşterisine satıltığı, ----- adlı müşterinin cihazdaki teknik sorunlar sebebi ile ----- İl Tüketici Hakem Heyeti nezdinde, işbu dosyaya konu cihazın ayıplı mal olduğunu ve ücret iadesi talep ettiğini belirterek başvuruda buluduğu,
başvurunun kabul edilmesi sonucu, davacının 27/11/2024 tarihinde cihazın fatura bedeli ve yargılama giderleri toplamı 4.219,25 TL'yi------ödediği dosya kapsamı ile sabittir. Davacı tarafın dava konusu telefonun ayıplı çıkmasından davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Dosyanın incelenmesinde; davaya konu telefonun davalı tarafça davacıya 18/08/2022 tarihinde satıldığı, davaya konu icra takibinin 29/11/2024 tarihinde açıldığı, 13/09/2024 tarihli ------ Tüketici Hakem Heyeti kararında davaya konu telefonunun batarya şişmesinden dolayı şarj sorunu bulunduğundan ayıplı olduğu tespiti karşısında satıcı davalının, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle somut uyuşmazlıkta iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kanaati ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/869, K. 2025/872, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama