KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/201
- Karar No
- 2026/237
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/201 Esas
KARAR NO : 2026/237
DAVA
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 02/03/2026
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı şekilde ortaklıktan çıkarılması ve müdürlük görevinin sonlandırılmasına ilişkin 10/11/2025 tarihli genel kurul kararının iptali istemiyle --------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece verilen 23/02/2026 tarihli ara kararı ile "davalı şirketin iş bu davada yasal organları eliyle temsil edilemeyeceğinden Türk Medeni Kanununun 426/2 maddesi uyarınca davalı---------- Şirketini temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması" için taraflarına 1 haftalık kesin süre verildiğini, verilen süre içerisinde huzurdaki dava dosyasının açıldığını,
müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve 18/02/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi uyarınca diğer müdür ile birlikte müşterek temsil yetkisine sahip olduğunu, ---------- Esas sayılı dosyasına konu genel kurul kararının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine, şirket esas sözleşmesine ve TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması ve müdürlük görevine son verilmesi suretiyle şirket yönetimi tek taraflı olarak diğer ortakların kontrolüne bırakıldığını,
bu durumun şirket yönetimini objektifliğini yitirmesine ve müvekkilinin haklarının tamamen yok edilmesine yönelik haksız bir eylem niteliğinde olduğunu, davalı şirketin temsili bakımından somut olayda açık bir menfaat çatışması bulunduğunu, şirketin temsil ve ilzamı müşterek imza ile mümkün olup, davalı şirket adına derdest dava dosyasına sunulan vekaletname de müvekkili ile diğer ortak tarafından müştereken düzenlendiğini, ancak derdest davanın müvekkilinin bizzat taraf olduğu ve şirket organlarının işlemlerinin hukuka uygunluğunun denetlendiği bir dava olduğunu,
şirket müdürleri ile şirket arasında dava konusu işlem bakımından doğrudan bir çıkar çatışması bulunduğundan şirketin mevcut yasal organları eliyle temsil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek Türk Medeni Kanununun 426/2 maddesi uyarınca davalı şirket ile organları arasındaki açık menfaat çatışması nedeniyle davalı şirketi temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanmasını, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkindir. Şirkete temsil kayyımı atanması TMK da düzenlenmiş olup, halin gereği bunu zorunlu kılıyorsa mahkemece ticari şirketlere de kayyım atanabilir. Davalı şirket ile ilgili Ticaret Sicil bilgileri mahkememizce çıkarılmış olup, şirketin 3 hissedarı vardır.
Bunlar ---------, --------- ve --------.--------- Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada şirketin yöneticisi olan ortak. şirket aleyhine dava açtığından, o dava yönünden şirket menfaatiyle davacının menfaati çatışmaktadır, zaten bu sebeple şirkete kayyım atanması için davacıya mehil verilmiştir.
Mehile yönelik mahkeme kararı, ticaret sicil bilgileri, şirket yetkili bilgileri ve vekaletleri nazara alındığında;Atanacak kayyumun yetkileri sadece --------- Esas sayılı dosyası ile sınırlı olacak ve bu dosya yönünden şirketi temsil edecektir.
Mahkememizce gerek -------- Asliye Ticaret Mahkemesinin dosya kapsamı nazara alındığında; atanacak kayyımın dava kayyımı olacağı, sadece davada şirketi temsil edeceği ancak şirketi de davada temsil edebilmesi için kendisinin hukuki bilgiye sahip ve tarafsız bir kişi olması gerektiği; şirketin ortakları arasında mevcut bir anlaşmazlığın bulunduğu; bunun açıkça belli olduğu nazara alınarak, ortaklardan birinin şirkete bu dava yönünden kayyım atanmasında sakınca olduğu,
kayyımın hukuk bilgisine sahip ve özellikle şirketler hukuku alanında bilgi sahibi olan kişiler arasından mahkememizce seçilmesi gerektiği, --------- esas sayılı dava dosyasının duruşma tarihi nazara alınarak; ---------- kayyım atanmasında fayda görülmüş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/201, K. 2026/237, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama