KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1951
- Karar No
- 2025/534
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2015/1951 Esas
KARAR NO: 2025/534
DAVA
Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ: 14/12/2015
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerde hissesinin göründüğünü, bu şirketler ile hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, ----- ait bulunan --- şoför olarak işe başladığını, ------ yılına kadar çalıştığını, çalıştığı şirketler iflas ettiğini, şirketlere ait tırlar banka kredileriyle alındığını, bu arada tırların trafik tescil kayıtlarına hacizler konulduğunu, konulan hacizler nedeniyle tırlar --------- içerisindeki birçok ilde veya ilçede trafikten men edilerek otoparklara çekildiğini,
şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunan ... trafik tescil kayıtlarında konulan hacizleri kaldırılmasına ve Tırları bulundukları yerlerden alıp şirketin merkezine getirmesini söylediğini, şirketlere ait tırlar-------- illerinde bağlı olduğunu, ilk önce---- gittiğini, ------- gittiğinde yetkililer ile görüştüğünü ve görevli polis memuru Tırı alamayacağımı ---- ilgili herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olamayacağını, ancak şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilerin bana noterden vekâletname düzenleyip vermeleri halinde tırlarla ilgili işlem yapabileceğimi söylediğini,
bu söylem üzerine şirketi temsil ve ilzama yetkili ... 'i telefonla aradığını, geri dönmesini, geri dönüp şirkete varması halinde bana genel vekâletname vereceğini söylediğini ve notere gittiklerini, noterden vekâletname düzenlenirken vekâletnamenin altına bir kısım evraklar koyduklarını, benim okumama izin ve fırsat vermeden bir kısım belgeler imzalattırılmış ve imzalattırılan belgelere sanki kendisi şirketin hissedarıymış gibi şirket ortağı yaptıklarını, şirketler ile hiçbir ilgisi ve alakası alakası olmadığını, şirket ortakları da olmadığını, sahte ve hileli yollarla şirket ortağı yapıldığını, şu anda şirketler faal durumda olmadığını,
hileli yollarla şirket orlağı yapıldığını öğrendikten sonra ---------- başvurarak şikâyetçi olduğunu, ayrıca ceza yargılaması sonucunda beraatına karar verildiğini, bu da söz konusu şirketler ile ilgili vergi yükümlülüğünün doğmadığını ortaya koyduğunu, daha sonra yaptığı araştırmalarda da çalışanı olduğu bu şirketlerin kendisinden başka daha bir çok insanı mağdur ederek şirket hisselerini bu şekilde bu insanların üzerine geçirildiğini,
öğrendiğini belirterek davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalılara tebliğ edildiğini ancak cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşılmıştır.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ---------- şöfor olarak çalıştım, davacı da orada şoför olarak çalışıyordu, davacıyı bu nedenle tanırım, biz talimatları Şener Koçak isimli kişiden alırdık, ancak ben firmanın yetkilisini ya da sahibini bilmiyorum, hiç görmedim, diğer --------firmalarının isimlerini duydum, ancak yetkililerini veya sahibini bilmiyorum, ben davacıyı orada çalışan olarak biliyorum,
yetkilisi veya ortağı olup olmadığı bilmiyorum, yine ... isimli şahsı da tanımıyorum, bildiklerim bunlardan ibarettir dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davacının davalı şirketlerin ortağı ve yetkilisi olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Ticaret sicili kayıtlarının incelenmesinden;
*Davalı----- %50 hisse ile ortağı ve tek yetkilisinin davacı ----- olduğu,*Davalı---- %50 hisse ile ortağı ve tek yetkilisinin davacı ... olduğu,*Davalı--- %50 hisse ile ortağı ve tek yetkilisinin davacı ... olduğu,*Davalı --- %20 hisse ile ortağı ve tek yetkilisinin davacı ... olduğu,Davalı ---- davalı -- eski unvanı olduğu,anlaşılmıştır.Görülmekte olan bir davada şirketi temsil eden ile şirket arasında menfaat çatışması olduğu takdirde şirket başka türlü temsil edilemiyorsa TMK hükümleri uyarınca tüzel kişiliğe sahip şirkete temsil kayyımı atanmak suretiyle yargılamaya devam olunarak uyuşmazlık çözülebilir.
Mahkememizce, davacının davalı şirketleri temsile yetkili tek ortağı olduğu ve şirketler ile arasında menfaat çatışması olduğundan davacı vekiline şirketlerin iş bu davada temsili için temsil kayyımı atanmak üzere dava açmak ve dava açtığına ilişkin dava dilekçesi ve tensip zaptını dosyaya sunmak üzere 1 ay süre verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça ----- sayılı dosyası ile şirketlere temsil kayyımı atanması davası açılmış olup ----- tarihli kararı ile verilen kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g, 120/2 ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı olan gider avansının yatırılmamış olması nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Bu kararın kesinleşmesi mahkememizce 9 celse boyunca beklenilmiş ise de davacının gider avansı yatırmaması nedeniyle karar tebliğeçıkarılmadığından karar kesinleşmemiştir.
Mahkememizin iş bu dosyanın --- Celsesinde davacı asilin "Ben---- beklenen dosyasında masraf yatıramıyorum, bu yüzden kesinleşmiyor, maddi durumum kötüdür, masraf yatıramayacağım.." şeklindeki beyanı dikkate alındığında kesinleşmesi beklenen dosyanın bundan sonraki süreçte de kesinleşmeyeceği, ayrıca kesinleşse de temsil kayyımı atanamadığından dava şartının yerine getirilemeyeceği anlaşılmıştır.Davalı şirketleri temsile yetkili bulunan davacının şirketlere karşı dava açması söz konusu olduğundan, görülecek davada taraflar arasındaki mevcut çıkar çatışması nedeniyle davacının,
aynı zamanda davalı şirketlerin savunmasını yapması beklenemeyeceğinden, mevcut dava ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması için gerekli işlemlerin yapılması hususunda davacıya süre verildiği, verilen sürede dava açılmış ise de açılan davada gider avansı yatırılmadığından davanın usulden reddedilmiş olduğu, yine gider avansı bulunmadığından kararın kesinleştirilemediği,
davacının bundan sonraki süreçte de gider avansı yatırmayacağını beyan etmesi hususları ve usul ekonomisi ilkesi dikkate alındığında artık ---- Karar sayılı --- tarihli kararının kesinleşmesinin beklenmesinin bir fayda sağlamayacağı anlaşılmakla davanın temsil kayyumu eksikliği giderilmemesi nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1951, K. 2025/534, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama