İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/697 K.2018/410

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2016/697Karar2018/410Tarih10 Mayıs 2018Okuma5 dk · 1.075 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/697
Karar No
2018/410
Karar tarihi
10 Mayıs 2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.075 kelime·5 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

2016/697 Esas

KARAR NO : 2018/410

DAVA

Alacak(Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/02/2013

KARAR TARİHİ : 10/05/2018

Mahkememizde görülmekte olan Alacak(Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili; müvekkilinin arkadaşı olan davalının 2005 yılında müvekkiline ortağı olduğu ........de gayriresmi ortaklık teklifinde bulunduğunu, ortaklık teklifini kabul eden müvekkilinin eşi adına kayıtlı bir taşınmazı bankaya ipotek ettirmek suretiyle kredi çekerek ve ailesine ait ziynet eşyalarını bozdurarak elde ettiği 245.000,00 TL’yi davalıya verdiğini, yaklaşık 1 yıllık ortaklık sonunda bankaya ipotek edilen taşınmazın davalıya devredilmek suretiyle bankadan 300.000,00 TL civarında konut kredisi çekildiğini, çekilen bu kredi ile önceki kredi kapatıldıktan sonra bakiye 160.000,00 TL’nin davalıya verildiğini,

ancak 2007 yılında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına karar verildiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen muhasebe neticesinde davalının müvekkiline ........ borçlu olduğunun tespit edildiğini ve davalı tarafından müvekkiline dava konusu 31/05/2007 keşide 04/06/2007 vade tarihli 1.350.000,00 ...... bedelli bononun verildiğini, ancak davalının bono bedelini ödemediğini, müvekkilinin bu bonoya dayalı olarak başlatmış olduğu icra takibinde bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz ettiğini,

imza incelemesi sonucu imzanın davalıya ait olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17 temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; taraflar arasında herhangi bir iş ilişkisinin olmadığını ve müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, ayrıca müvekkilinin .......’nin ortağı da olmadığını, müvekkilinin davacıyı ihtilaflı olduğu eski ortağının arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını, müvekkilinin davacının eşine ait taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, müvekkili tarafından davacıya verilmiş herhangi bir bono bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı asil görevsiz mahkemede alınan 26/12/2013 tarihli beyanında, kendisine gösterilen dava konusu bonodaki imzanın kendi imzasına benzediğini, kendisinin işi gereği boş senede imza attığının olduğunu, bu senedin boş bir şekilde ele geçirilmiş olabileceğini beyan etmiştir.

Davalı asil mahkememizde alınan 28/09/2017 tarihli beyanında ise, bonodaki imzanın kendisine ait olduğunu, senedi mal alımı için boş olarak imzalayıp dükkanına bırakmış olabileceğini, bonodaki yazıların ise müvekkiline ait olmadığını, icra takibi ile bu bonodan haberdar olduğunu ve dükkanından çalındığını anladığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını beyan etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, bonoya dayalı kısmi alacağın tahsili istemine ilişkindir.

İstanbul Anadolu............Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13/03/2014 tarihli ....... E., 2014/93 K. sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 23/03/2016 tarihli 2016/2985 E., 2016/3258 K. sayılı kararıyla yerel mahkeme kararı onanarak dosya mahkememize gönderilmiştir.

Dava konusu bono incelendiğinde, keşidecisinin davalı, lehdarının davacı olduğu, arkasında davacı ciro imzasının bulunduğu, 31/05/2007 keşide 04/06/2007 vade tarihli ......... bedelli nakden kayıtlı bono olduğu görülmüştür.

Kartal ............İcra Müdürlüğü’nün ........ sayılı dosyası incelendiğinde, davacının davalı hakkında 04/06/2010 tarihinde dava konusu bonoya dayalı olarak(ödeme emrinde .........bedelli bono yazılı olsa da ekinde dava konusu bononun yer aldığı) 94.200,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 94.225,79 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmış olduğu,davalının imzaya(bononun ...... bedelli bir bono olduğunu düşünerek) ve yetkiye itiraz ettiği, Kartal .........İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25/06/2010 tarihli 2010/518 E., 2010/781 K. sayılı kararıyla icra dairesinin yetkisizliğine karar verildiği,

alacaklı vekilinin 22/05/2011 tarihinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği görülmüş, ancak dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin bilgiye rastlanılmamıştır. Davacı vekili 28/12/2017 tarihli duruşmada icra müdürlüğünden dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinde bulunduklarını, ancak dosyanın gönderilmediğini beyan etmiştir.

Öncelikle davalı taraf kısmi dava açılamayacağı yönünde itirazda bulunmuş ise de, HMK 109/2 maddesi yargılama sırasında yürürlükten kaldırılmış olduğundan ve kambiyo senetlerine dayalı kısmi alacak davası açılması mümkün olduğundan hu yöndeki itirazın haklı görülmemiştir.

Davalı tarafın ilk beyanlarında bonodaki imzanın davalıya ait olup olmadığı yönünde net bir beyanlarının olmaması ve davacı tarafın talep etmesi nedeniyle bonodaki davalıya atfen atılan imzanın incelenmesine karar verilmiş, ancak davalı asilin imzayı kabul etmesi üzerine bu yöndeki ara karardan dönülmüştür. Daha sonra mahkememizce hatalı olarak dava konusu bononun zamanaşımına uğradığı düşünülerek davacı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiş ise de bu yöndeki ara karardan da dönülmüştür.

Davalı vekilinin savunmasına konu hususların ispatı için sosyo-ekonomik durum araştırması,keşif, banka kayıtlarının celbi ve tanık dinletme talepleri yerinde görülmemiştir.

Yargılama sırasında davalı tarafın dava konusu senedin boş olarak ve hukuka aykırı olarak ele geçirildiği suçlamasıyla başlatılan soruşturmada delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bunun yanında davacı asil savcılıkta alınan 30/10/2017 tarihli beyanında, kendisinin davalıya bedelini almadan gayrimenkul verdiğini, tapuda devrettiğini, daha doğrusu kendisi bu taşınmazı verdiği zaman davalının senet verdiğini, daha sonra bu senedin icraya verildiğini, Mahkememiz dosyasının bu olayla ilgili olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davanın bonoya dayalı kısmi alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın davalının ortağı olduğu şirkete gayriresmi ortalık için ödemeler yaptığını ve eşine ait bir taşınmazı devrettiğini, daha sonra ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına karar verildiğini ve yapılan muhesebe sonucu davalının davacıya olan borcuna karşılık dava konusu bononun düzenlendiğini ve verildiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise bononun boş olarak imzalanıp davalı işyerine bırakıldığını, davacının bonoyu rıza dışı ele geçirerek doldurduğunu savunduğu,

her ne kadar davalı taraf icra hukuk mahkemesinde açtığı davada imza inkarında bulunmuş ise de ödeme emrindeki hatalı bilgi nedeniyle takibin ....... bedelli bir bonoya dayalı olarak başlatıldığını düşünerek imzaya itiraz ettiğinin anlaşıldığı, mahkememizde açılan iş bu davada açıkça imza inkarında bulunmadığı gibi 28/09/2017 tarihli beyanında bonodaki imzayı kabul ettiği, dolayısıyla her iki savunması arasında çelişki bulunmadığı, kural olarak bono sebepten bağımsız olup ispat yükünün bono altındaki imzayı kabul eden davalı borçluya ait olduğu,

bunun yanında davacı tarafın ceza soruşturmasında savcılıkta alınan 30/10/2017 tarihli beyanında dava konusu bononun davalıya satılıp devredilen bir taşınmaz karşılığında alındığını belirterek bonodaki nakden kaydını tâlil ettiği ve ispat yükünü üzerine aldığı(Emsal: Yargıtay ......Hukuk Dairesi’nin 11/05/2016 tarihli 2015/14043 E., 2016/8635 K. sayılı kararı), davalının boş senedin rıza dışı ele geçirildiği yönündeki savunmasının ise tâlil niteliğinde olmadığı, zira davalının davacıya rızasıyla senet verdiğini dahi kabul etmediği,

davacının dava konusu bononun taşınmaz satışı ve devri karşılığında alındığı yönündeki iddiasına yönelik ise yazılı bir delil sunmadığı, tanık deliline dayanmış ise de iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, dolayısıyla davanın sübuta ermediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2- Alınması gereken 35,90 TL karar harcının başlangıçta yatırılan 853,90 TL'den mahsubu ile 818,00 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan 54,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan .......... hükümleri uyarınca 5.850,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/697, K. 2018/410, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gerekçeli Karar
  4. Esas No
  5. Karar No : 2018/410
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 20/02/2013
  8. Karar Tarihi : 10/05/2018
  9. Gereği Düşünüldü
  10. İddia
  11. Savunma
  12. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/697
Karar No
2018/410
Tarih
10 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/700 K.2018/567
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/702 K.2018/560
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/703 K.2018/391
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/704 K.2018/551
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/705 K.2018/501
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/705 K.2018/472

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.