KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/837
- Karar No
- 2024/418
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/837 Esas
KARAR NO: 2024/418
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/06/2018
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 10/02/2015 tarihinde----- meydana gelen trafik kazası neticesinde ---- plakalı araç sürücüsü ---- vefat ettiğini, kaza nedeniyle ----- sayılı dosyasının yürütüldüğünü, kazaya sebebiyet veren ----plakalı --- sürücüsü davalı ------- kusurlu bulunduğu, kaza neticesinde hayatını kaybeden ----çalıştığını ve anne babasına maddi destekte bulunduğunu belirterek;
müteveffa ---- anne ve babası olan davacılar ---- şimdilik 1.000,00 TL'den 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacı anne baba için ayrı ayrı 20.000, 00 TL davacı kardeş için 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminatın davalılardan ----- müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -----cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin---- plakalı aracın işleteni olduğunu ve diğer davlı ------ ise araç sürücüsü- şoförü olarak bulunduğunu, davaya konu kazada aracın ------- numaralı --- ile davalı ------ teminat altında olduğunu, ---- de aracın ---- Poliçesinin bulunduğunu, bu nedenle ------- ihbarını talep ettiklerini, öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini ve davacıların murisin desteğinde olup olmadıklarının da ayrıca ispatlanması gerektiğin,
------- davacıların almış oldukları rücuya tabi herhangi bir ödemenin bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini de belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ----- dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ---- plakalı aracın davalı -----nunaralı ---- vadeli müvekkil sigorta şirketi nezdinde ----- poliçesinin bulunduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında va poliçe limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin genel şartların a.6 / f bendi gereği teminat dışı olduğunu, öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kazaya karışan şahısların alkol veya uyuşturucu etkisinde olup olmadıklarının araştırılmasını, davacıların müteveffanın desteğindeolduğunun ispatının gerektiğini,
hesaplamada müteveffanın bekar olduğunun görülmüş olması endeni ile evlenme ve çocuklarının olacağının varsayılmasını, hesaplmanın ----- göre yapılmasını ve müteveffanın belgelendirilen bir aylık kazancının bulunmaması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını, --- davacılara bağlanan rücuya tabi bir aylığın olup olmadığının araştırılmasını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce bilirkişilerden rapor aldırılmış olup, son alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir.------- sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından ----- tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. --- ödeme tarihinde - Davacı müteveffanın babası ----7.154,79.TL,- Davacı müteveffanın anne ----olmak üzere, toplam 19.102,93 TL ödeme yapıldığı,
Dosyaya Ek rapor sonrası sunulan Sulh Anlaşması incelendiğinde. Yargılama devam ederken.
Davacı tarafa - 135.000,00 TL asıl alacak, 20.000,00 TL işlemiş faiz, : 500,00 TL yargılama gideri, 14.500,00 TL dava vekalet ücreti olmak üzere, toplam 170.000,00 TL üze len 12/12/2018 tarihinde tarafların anlaştıkları ve sulh oldukları, Davacı tarafın maddi tazminat talebine ilişkin sorumlu olunan tutar kadar ------- sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün maddi tazminat talebine ilişkin başkaca bir sorumluğu kalmayacağı, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacakları yönünden, fazlaya ilişkin ve/veya faiz talebi, asli ve ferileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında bir hak ve talebi olmadığını, olmayacağını,
derdest olan haktan gayri kabili rücu, ibra e feragat edeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin 12/12/2018 sulh anlaşmasında belirtildiği ve taraf vekilleri tarafından imzalandığı, akabinde, dava dosyasına maddi tazminat yönünden davadan feragat edildiğine, manevi tazminat yönünden devam edildiğini belirten dilekçelerini, beyanını sunduğu, görülmekle, takdir ve hukuki değerlendirmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, maddi tazminat yönünden herhangi bir hesaplama yapılamayacağı, Elbette, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu,
anne ve babası için ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeşi -------15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ---- plakalı araç işleteni ve sürücüsünden müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiği " yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından. Davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olduğu, davacıların kazada vefat eden kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler olduğu, davalıların ise kazada kusuru bulunduğu iddia edilen sürücü, araç maliki, aracın ZMMS sigorta şirketi olduğu görülmüştür. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Madde hükmü şu şekildedir.
“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 56. maddesi ise şöyledir: “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir.
Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir.
Somut olayda; davaya konu kazada davalı---- % 62,5 oranında; davacıların desteği---- % 37,5 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı --------ve davacılar vekilinin 27/12/2018 tarihinde mahkememize sunmuş oldukları dilekçeleri ile. "Sn.
Mahkemenin yukarıda numarası belirtilen dosyası üzerinden görülen tazminat davasında, davalı ----- ile varılan sulh anlaşması çerçevesinde maddi tazminat bakımından sulh olunmuş, bu kapsamda yapılan ödeme ile birlikte taraflar, birbirlerini dava konusu olay sebebi ile ibra etmişlerdir.İşbu sulh anlaşması gereğince davanın konusuz kalması halinde tarafımızca da hiçbir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı hususunu Sn.
Mahkemenin bilgilerine saygı ile sunarız" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. 12/12/2018 tarihli sulh ve ibra protokolünü dosyaya sunmuşlardır. Sunulan sulh ve ibra protokü ile taraf vekillerinin beyanları dikkate alındığında, davacının maddi tazminat talebinin konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, manevi tazminat talebinin sadece sürücü ve işletenden talep edilebileceği değerlendirilmekle, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, davacının kaza sebebiyle maluliyet oranı ile oluşan iş gücü kaybı nedeniyle uğranılan manevi yıkımla orantılı olarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/837, K. 2024/418, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama