KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/625
- Karar No
- 2024/854
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/625 Esas
KARAR NO:2024/854
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2020
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 13.08.2019 tarihinde gece 3:30 sıralarında, işyerinin kendisine verdiği ---- plakalı motor ile yemek siparişi götürürken,----üzerinde, kavşaktan dönecekken aniden arkasından davalılardan --- ait, davalılardan ---------kendisine çarpmış ve müvekkilinin olay yerinde ağır biçimde yaralandığını, müvekkilinin kaza yerinde kendinden geçerek bayıldığını, olay tutanağa taksi şoförünün anlattığı geçirilmişse de, bu durum gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin şerit ihali yapmadığını ve taksi şoförü de kendisine arkadan aşırı hızla çarptığını,
----- plakalı aracın zorunlu trafik sigortası da davalılardan --------- tarafından kaza sırasında yapılmış bulunduğunu, kaza sebebi ile müvekkilinin önce motordan havaya fırlamış, direğe çarpmış, sonra da yere düştüğünü, sağ kaval kemiği kırılmış, sol ve sağ omzunda ödem oluşmuş ve vücudunun pek çok yerinde yaralar meydana geldiğini, 3 ay boyunca hastanede yatan müvekkilinin hastaneden taburcu olduktan sonra da omuzundaki ödemlerden dolayı tekrar ameliyat olmuşsa da günleri ağrı içerisinde geçmekte olduğunu, vücudunun aldığı tüm bu zararlar sebebi ile ağır biçimde sakat kaldığını,
farklı pek çok noktadan kırılan bacağına 4 adet platin takılmış, bu bacağı kazadan sonra diğer bacağına oranla inceldiğini, müvekkilinin ayağa kalktığında da topallayarak yürüyebilmekte ve kollarını eskisi gibi kullanamadığını, kaza sebebi ile kalıcı olarak sakatlandığını, tedavi sürecinde de çok yoğun acılar çekmiş ve yürüyebilme yetisini genç yaşta yitirdiği için çok ciddi elem ve üzüntü yaşamış, iş gücünü önemli ölçüde yitirdiğini, 24 yaşındaki müvekkilinin, kazadan evvel bir yıldır bekçilik sınavlarına hazırlandığını, bir defa da sınava girdiğini ve 400 gr kilo eksiği sebebi ile alınmadığını, bunun üzerine oldukça iyi hazırlanmış,
vücut geliştirme ile atletik biçimde kilo eksiğini tamamlamış olup, bu yıl yapılacak sınavda başarı sağlama olasılığı kuvvetle muhtemel olsa da sakatlık ve bacağındaki platinler sebebi ile bekçi olma hayali tamamen sona erdiğini, topal biçimde yürüyebilmekte olup yürüme yetisi bir daha asla eskisi gibi olamayacağını, kaza sebebi ile,
1 sene boyunca çalışamamış ve yatağa bağlı yaşamış, hastaneye Sağlık gideri ödemek durumunda kalmış, doktorun şart tuttuğu ortopedik yatağı 2400 tl na alarak masraf yapmak zorunda kaldığını, -------- de tedavileri için 2000 TL civarında bir ödeme yapmak zorunda kaldığını, tüm bunların yanı sıra önemli ölçüde işgücü kaybına uğradığını belirterek, sağlık giderleri, geçici ve kalıcı işgörmezlik sebebi ile maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin --- plakalı aracını diğer davalı----- kiraladığını, bu kira sözleşmesiyle aracın işleteni kiracı ----olduğunu, adı geçen ara araç 13.08.2019 tarihinde davacının kullanımındaki ---- plakalı araçla çarpıştığını, bu kaza nedeniyle davacının yaralandığını, kazada asli kusurlu olan davacı olduğunu, bu durum kaza tutanaklarıyla da sabit olduğunu, davacı tarafın dava kapsamındaki beyan ve iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ------- vekili ise cevap dilekçesinde özetle;
davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine KTK madde 97'de belirtilen evraklar ibraz edilmeden müracaat edildiğini, usule uygun bir başvuru gerçekleştirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, iş kazası olduğu kanaati hasıl olduğunda ise husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde ise kazazedeye -----ödenek bağlanıp bağlanmadığı tespit edilerek bu ödemelere göre aktüer hesabı yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığını,
sağlık gideri taleplerinin reddi gerekmekle birlikte işbu taleplere ilişkin olarak müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşılmıştır.Mahkememizce, davacının meydana gelen kaza dolayısıyla ---- tarihinde ------ uyarınca, davacının sürekli ve geçici maluliyetinin bulunup bulunmadığı, kaza dolayısıyla ekonomik geleceğinin sarsılıp sarsılmadığı ve maluliyeti var ise oran ve süresinin belirlenmesi için --------rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle;
kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememizce, dava konusu olaydaki kusur durumunun tespiti için ----- seçilen 3'lü bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup, özetle; ---- plakalı motosikletin sürücüsü ---- %100 asli kusurlu olduğu, --- plaka sayılı ticari aracın sürücüsü ----atfı kabil kusurunun bulunmadığı saptamıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, 13/08/2019 tarihli kazada yaralanan davacının geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Somut olaya ilişkin olarak ------ iamı ile ---------- raporunda dava konusu kazada sanığın kusursuz olduğunun bildirildiği bu bağlamda sanığın somut olayda taksir derecesinde bir kusurunun bulunmaması sebebiyle beraatine" karar verilmiş ve ilgili karar 11/10/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da davaya konu kazada davacının %100 asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, davalı----- bir kusuru bulunmadığı dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalılar işleten ve sigorta şirketinin de sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacakları, ancak sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla diğer davalıların da sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
07/11/2024
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/625, K. 2024/854, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama