KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/564
- Karar No
- 2024/94
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/564 Esas
KARAR NO:2024/94
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2021
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ------- sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm ferilere ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin yalnızca 7.439,37 TL üzerinden devamına karar verilmesinin talep edildiğini ve borçlunun kötü niyetinin sabit olduğunu, davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiği alacağımızın 9620'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkâr tazminatına mahküm edilmesinin talep edildiğini, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında ticari bir ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin,
davalıya farklı tarihlerde ürün satışı yaptığını. müvekkili şirketin satış faturalarına karşılık borçlu tarafından müvekkili şirkete ödemeler yapıldığını, müvekkilinin faturalarına ilişkin davalı tarafça süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturaların ödenmemesi üzerine Cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi olan 27.127,55 TL alacağa ve ferileri ile birlikte tahsili için 26/08/2021 tarihinde -------Sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının 11/09/2020 tarihinde itiraz etmiş olması nedeniyle, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren, güçlü bir firma olduğunu, müvekkilinin davacıyla olan ticaretinde de ticari örf ve adetlere uygun olarak iyi niyetli bir ticari ilişki yürüttüğünü, ancak davacı tarafın, ticari örf ve adetlere uygun davranmadığını ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ve buna bağlı icra takibini başlattığını, davacı tarafın,-------dosyasının dayanak belgeleri olan faturaların ödenmediği bahisle müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını,
davacı tarafa ait ------formu ile müvekkiline ait ----- formu incelendiğinde alış ve satış tutarlarının uyuştuğunu ve 2020 yılı 25.699-TL'lik ticaret yapıldığını. cari hareketler incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkilinin avans olarak davacıya fazla ödeme yaptığını, ancak bu iyi niyetin suistimal edildiğini, davacı tarafın, avans olarak aldığı ödemeyi, müvekkilinin, davacının rakip firmasıyla iş yapıyor olması nedeniyle eritmek maksatlı, anlaşılan tutarlardan fazla tutara faturalandırmaya başladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce----- sayılı icra dosyası celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı şirketin, davalı takip borçlusu şirket aleyhine 26.08.2020 Tarihinde, dayanağı “Cari Hesap ve fatura ” alacağı olan 25.798,30 TL asıl ve 1.329,25 TL.
İşlemiş Faizi olmak üzere Toplam 27.127,55 TL alacağın, Asıl Alacağa Takip Tarihinden itibaren işleyecek %9 Yıllık Faizi, icra harç giderleri ile avukatlık ücretinin birlikte tahsili için ilamsız takip yoluyla icra takibine başvurulduğu, davalı Şirketinin takibe itiraz ederek takibin durduğu anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporunda özetle; davacı Firmanın 25.798,30 TL asıl ve 1.329,25 TL.
İşlemiş Faizi olmak üzere Toplam 27.127,55 TL alacağın, talebi üzerinden harçlandırarak İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; davacı şirketin Takip Tarihi itibarıyla, Davalı Şirketten Takip Dayanağı Faturaların bakiyesinden kaynaklanan 7.439,37 TL asıl alacağı olabileceği yönünde rapor hazırlamış olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından,Dava, bakiye fatura alacığının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı davalı ile olan ticari ilişkileri kapsamında 7.439,37 TL cari hesap alacağı olduğunu beyan etmiş, davalı ise 611 kg ürünün iade edilmiş olması nedeniyle herhangi bir borcu olmadığını savunmuştur.
Alınan bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defterinde de davacının 7.439,37 TL alacaklı göründüğü mutabakat mevcut olduğu, davacı şirketin ilgili dönem bs formları ile mükellefi oldukları vergi dairesine davalı şirkete mal/hizmet satışı olarak beyan edilmiş olduğu, davalı şirketin ilgili dönem ba formu beyanlarıyla davacı şirketten mal/hizmet alımı olarak beyan edilmiş oldukları, davalı şirketin herhangi bir iade faturası kesmediği tespit edilmiştir.
Yine ürünlerin iade edildiğine dair bir teslim tutanağı dosyaya sunulmamıştır.
Davalı 611 kg ürünün iade edildiğini ve karşılığının ödenmediğini ekran görüntüsünü sunmuş olduğu bir takım ---- konuşmalarına dayandırmıştır.6100 sayılı HMK’nın 200/1. maddesinde belirtilen miktar ve değeri aşan hukukî işlemlerin senetle ispat olunması gerektiğinden dava konusu hukukî işlemin miktarı itibariyle davacının iddiasının senetle ispatlanması gerekir ve olayda kural olarak tanık dinlenemez.
Ancak, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde yazılı delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. HMK’nın 202. maddesinde de, ‘‘Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.
Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.’’ şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yine 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde de.
"Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir." Davacı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan belgenin dosyaya ibraz edilmediği, tanık beyanlarının da tek başına ispata yeterli olmadığı, davalı tarafın dayandığı whatsapp yazışmalarının dava konusuna ilişkin olup olmadığı, davacıya ait telefon numarası üzerinden yapılıp yapılmadığı ve bu kapsamda bu yazışmaların davacıdan sadır olup olmadığının belli olmadığı,
davacının konuşmaları gerçekleştirdiğine dair kabulünün bulunmadığı, davalı tarafça yazışmaya konu hattın kime ait olduğunun tespitinin de talep edilmediği, herkes iddiasını ispatla yükümlü bulunduğundan davalının dosya kapsamında toplanan delillerden bu iddiasını kesin delillerle ispatlayamadığı, cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak açıkça yemin deliline de dayanılmış olduğu, bu nedenle mahkememizce davalı vekiline davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hususunun hatırlatıldığı,
davalı vekilinin yemin deliline başvurmadıklarını beyan ettiği, her iki tarafın ticari defterinde de davacının 7.439,37 TL alacaklı olduğu hususunda mutabık olunduğu, davacı şirketin ilgili dönem bs formları ile davalı şirkete mal/hizmet satışı olarak beyan edilmiş olduğu, davalı şirketin ilgili dönem ba formu beyanlarıyla davacı şirketten mal/hizmet alımı olarak beyan edilmiş oldukları, davalı şirketin herhangi bir iade faturası kesmediği, ürünlerin iade edildiğine dair bir teslim tutanağı dosyaya sunulmadığı,
davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü de gözetildiğinde iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/564, K. 2024/94, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama