İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/766 K.2024/947

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/766Karar2024/947Tarih27 Kasım 2024Okuma16 dk · 3.259 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/766
Karar No
2024/947
Karar tarihi
27 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.259 kelime·16 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/766

KARAR NO: 2024/947

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 30/11/2021

KARAR TARİHİ: 27/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- günü saat 11:50 sıralarında sürücü ---- üzerinden----seyir halindeyken, ------ içerisine girdiğinde aracının hakimiyetini kaybederek aracın ön kısımlarıyla --------- içerisinde yaya bulunan davacı ---- çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacının savrularak ------ personel giriş kapısına çarpması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini,----plakalı aracın sahibinin ----- olduğunu, bu kazanın oluşumda dava dışı sürücü ----isimli sürücünün 2918 Sayılı Kanun'un kurallarını ihlal ettiğini,

davalı------------plakalı aracın sahibi olup İşleten sıfatıyla aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, müvekkilinin davaya konu kazada yaya olup herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazadan sonra müvekkilinin ağır şekilde yaralanıp mağdur olduğunu, uzun tedaviler görüp sosyal yaşamında aşırı derecede zorluklar yaşadığını, bu yaralanmanın kendisine vereceği acının ve ruhsal çöküntünün maddi karşılığı olamayacağı açıksa da müvekkilinin ağır derecede sakatlığa maruz kalmasının acısının kısmen de olsa giderilmesi gerektiğini,--- plaka sayılı aracın davalı------- sigortalandığını,

bu yüzden müvekkilinin uğramış olduğu çalışma gücündeki kaybı ve bakıcı gideri zararlarından davalıların birlikte sorumlu olduklarını, ------ tarihli yazısında müvekkilinin %24.20 malul kaldığının tespit edildiğini, maluliyetinin --------- tarihli kaza ile illiyet bağının bulunduğunun belirlendiğini, tedaviler gördüğünü, vücudunda ciddi ölçüde kırıklar oluştuğunu, tedavisinin halihazırda devam ettiğini,

----------- kararları ışığında sürekli başkalarının bakımına muhtaç kalan müvekkili için bakıcı giderinin de karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli başka birisinin bakımına muhtaç kalmasından dolayı sürekli iş göremezlik aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte şimdilik 500,00.-tl tutarındaki maddi tazminatın davalılardan kaza tarihi olan 16.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte şimdilik 500,00.-tl olmak üzere

davalılardan kaza tarihi olan 16.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, geçici bakıcı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte şimdilik 500,00.-tl olmak üzere davalılardan kaza tarihi olan 16.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeni ile fiziksel olarak acı çekmiş olduğu gibi çektiği acı , ızdırap ile derin üzüntü ve elem yaşamış ve meydana gelen yitikliğin herkesçe görülebilir olması nedeniyle TBK Madde 56 uyarınca ,

100.000,00-TL manevi tazminatın davalı ---------- kaza tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle. Motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zaman aşımının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109.

Maddesinde düzenlendiğini, davanın anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda başvurunun reddi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların yargılama neticesinde davalı şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğundan,

en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden hem de --------- fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin poliçe dahilinde geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olup dava konusu maddi zararla ilgili tazminat talebinin daha önce müvekkili Şirkete iletildiğini, gerekli ödemelerin yapıldığını,

aleyhe hüküm kurulması halinde başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek görev ve yetki itirazı dikkate alınarak davanın usulden reddine, ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili firma nezdinde çalışmakta olan dava dışı ------------plakalı firmaya ait araç ile seyir halinde iken, kullandığı uyuşturucu hapların etkisinden dolayı bilincini yitirerek aracın kontrolünü kaybettiğini, kontrolü kaybolan ve sürücüsü bilincini yitiren aracın --------- girerek iki şahsa çarptığından dolayı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin faaliyetlerini gerçekleştirdiği esnada üçüncü kişilere verebilecekleri zararların temini için --- nezdinde ---- sigortalı olduğundan;

davanın --- ihbarı gerektiğini, müvekkili firma ile ---- arasında kurulan ------ genişletilmiş Kasko sözleşmesi gereği, ilgili sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, müvekkili firmaya ait------ plakalı aracı kullanan ---- tüm eğitimlerini aldığını,----------otopsi raporunda müvekkil firmanın kazaya karışan çalışanı--- kanında 425 mg / dl Etanol bulunduğunun belirtildiğini,----------------- soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda idrarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeler etkisi altında araç kullanarak genel beden tramvasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu araç sevk ve idare edemeyecek

durumda trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek durumda aracın kendi kontrolü dışına çıkarak yol kenarı iş yerine girerek müşterilerin yaralanmasına ve iş yerinde maddi hasar oluşumuna sebep vermekte kusurlu olduğunun belirtildiğini bu nedenle asli ve tam kusurlu olarak nitelendirildiğini araç sürücüsünün kaza anında uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında bulunması nedeniyle müvekkili firmaya kusur izafe edilebilmesi ihtimalinin ortadan kalktığını, husumet itirazında bulunduklarını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

Davacı yan 16/02/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan bedeni zararları için sürekli ve geçici iş görememezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve manevi tazminat talebiyle HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğinde tazminat davası açmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 24/03/2022 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş,

tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.----- plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ---- adına kayıtlı olduğu ve ----- olduğu, diğer davalı---- tarafından --- poliçesinin düzenlendiği ve poliçenin kaza tarihini de kapsadığı anlaşılmıştır.Davalı Sigorta vekili tarafından görev ve yetki itirazında bulunulduğu, cevap dilekçesinin sonuç kısmında belirtilmiş ise de görevli ve yetkili mahkemenin dilekçede gösterilmediği anlaşılmıştır.

Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkememizce de resen gözetilmesi gereken bir husus olmakla trafik kazasından doğan, ----- düzenleyen sigorta şirketine karşı açılan davalarda mahkememiz görevli olduğundan davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan olayda kesin yetki kuralı bulunmayıp HMK 19/2 maddesi hükmüne uygun şekilde yetki itirazı ile birlikte yetkili mahkeme gösterilmediğinden, davalının bu itirazı da yerinde görülmemiştir.

Davalı sigorta şirketi tarafından aynı zamanda zamanaşımı itirazı ileri sürülmüş olup davaya konu trafik kazası 16/02/2019'da meydana gelmiş, dava ise 30/11/2021 tarihinde açılmıştır.

Trafik kazasından doğan tazminat davalarında zaman aşımını düzenleyen KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır.

Kaza tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı, davanın zamanaşımı süresinde açıldığı davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devam olunmuştur.Davacı tarafça dava öncesinde, davalı sigorta şirketine başvuru koşulunun gerçekleştirildiği, 11/11/2020 tarihinde dilekçe ile yapılan başvurunun davalı sigorta şirketine 16/11/2020 tarihinde teslim edildiği, davacının bu davayı açmadan önce arabuluculuk başvuru şartını da yerine getirdiği anlaşılmıştır.

Davacının kaza nedeniyle tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evrakları, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlen hasar dosyası getirtilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, ayrıca kaza nedeniyle davacıya tazminat ödenip ödenmediği, gelir bağlanıp bağlanmadığı konuları da ----- sorulmuş, ödeme bilgisi dosyaya alınmıştır.

Olay nedeniyle -------- soruşturma sayılı dosyasınında soruşturma yürütülmüş, kazaya neden olan sürücü----------- vefatı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına kadar verilmiştir.

Soruşturma dosyası kapsamında alınan kusura ilişkin raporda kazanın araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile meydana geldiği, olayın meydana gelmesinde başkaca bir şahsa yüklenebilecek kusur olmadığının tespit edildiği, sürücünün otopsi raporunda kanında etonol, idrarında uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile ilaç etken maddesinin bulunduğu, şahsın ölümünün genel beden travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar olarak açıklandığı anlaşılmıştır.Davalı---- vekilinin talebiyle, dava ---- ihbar olunmuştur.

Meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maluliyet durumunun tespiti ve iyileşme süresinin belirlenmesinin yanı sıra bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının tespiti bakımından kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesi için dosya ----------- gönderilmiş, alınan 27/02/2023 tarihli raporda davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu,

iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, davacının kaza nedeniyle sürekli ya da geçici olarak başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. İş bu rapor gerekçeli ve denetlenebilir nitelik olduğundan mahkememizce de hükme esas alınmıştır.Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından sunulan 01/02/2023 tarihli dilekçe ile davalı Sigorta Şirketi ile teminat limiti olan 360.000 TL maddi tazminat için sulh olunduğu,

bu tutarın üzerinde kalan maddi tazminat istemleri için diğer davalı yönünden davaya devam edildiği bildirilmiş 14/02/2023 tarihli dilekçe ekinde ibra ve sulh protokolü sunulmuş, davalı ---------- vekili tarafından ibraz edilen 03/04/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmesi şartıyla yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı bildirilmiş, davacı tarafından sunulan 12/04/2023 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi yönünden açtıkları davadan feragat ettikleri beyan edilmiştir.

Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.Dosya olaydaki kusur durumunun belirlenmesi ve davacının tazminat talepleri bakımından bilirkişi heyetine verilmiş kök ve ek rapor alınmıştır.

Kusur incelemesi yapan bilirkişi tarafından kök ve ek raporda olayın oluş biçimi değerlendirilip sürücünün gündüz vakti, meskun mahalde yola çıkmadan önce, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler alarak yola çıkmaması gerekirken, belirtilen uyarıcı ilaçları alarak trafiğe çıkarak 2918 sayılı K.T.K. 48. Maddesi ile K.T.Y.

97. Maddesini ihlal ettiğini, meskun mahalde seyretmekte olduğunu ve tehlikeli olacağını düşünmeden, yol,trafik ve görüş şartları ile dikkatli olarak emniyetli ve güvenli bir sürüş yapmayacağı gibi dikkatsiz tedbirsiz bir sekilde aşırı hızla seyrettiği sırada bilinçli bir sürüş yapmadığı, ilaçların etkisiyle gelişen komplikasyonlar sonucu aracı sevk ve idare edememesi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek aracı ile yol dışına çıkarak -------- tehlikeli bir şekilde giriş yaparak müşteki ------- çarpması ve çarpma sonucu duramayarak,

-----------giriş kapısına çarpmasıyla neticelenen bir kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, sürücünün 2918 sayılı K.T.K. 47 / d maddesi,K.T.K. 48. Maddesi,K.T.K. 52 / b maddesi ile K.T.Y.

97. maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu olayda aslı ve tam kusurlu olduğunu, yola cepheli -------- çalışan personellerin kazanın oluşumunda kendileri tarafından kazaya sebep olacak her hangi bir hatalı davranışları olmadığından ve sürücü ------- kontrolsüz, tehlike arz edercesine bir anda akaryakıt istasyonuna aracı ile önlemsizce girerek adı geçen yayalar; aracın darbesine maruz kaldıklarından olayda kusursuz olduklarını belirtmiş, saptanan kusur oranları dosya kapsamında toplanan delillerle uyumlu olduğundan, mahkememizce de esas alınmıştır.

Tazminat hesabı yönünden alınan kök raporda yapılan hesaplamaya itiraz edilmesi yanı sıra asgari ücretteki değişiklikte nazara alınarak yeniden hesap yapılmak üzere dosya bilirkişiye verilmiş, ek raporda bilirkişi tarafından ikili hesaplama yapıldığı, birinci seçenekte sigorta şirketi tarafından ödenen 280.000,00 TL tenzil edilirken, 2. Seçenek hesaplamada teminat limiti olan 360.000,00 TL'nin düşüldüğü, yine ---------tarafından yapılan ödemenin rücuya tabii olup olmamasına göre de 1 ve 2. Seçenekte ayrı ayrı hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin davalı sigorta şirketinin poliçe tutarı olan 360.000,00 TL için davadan feragat ettiği, esasen sigorta şirketi poliçe teminatından daha düşük tutarda ödeme yapmış olsa bile, feragatin tüm poliçe tutarına tekabül etmesi gerektiği, yine dosyaya gelen-------yazılarından da davacıya 112.711,78 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve toplamda 16.171,11 TL geçici iş görememezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmakla, bilirkişinin ek rapordaki 2. Seçenek hesaplamasına itibar edilmiş,

davacının hesaplanan 24.709,23 TL geçici iş görememezlik tazminatından---------- tarafından karşılanan 16.171,11 TL'nin mahsubu ile 8.538,12 TL geçici iş görememezlik tazminatı, yine davacının hesaplanan 2.512.065,72 TL sürekli iş görememezlik tazminatından 360.000,00 TL poliçe teminatı ile----rücu limiti (--------- gelirinin yarısını 56.355,89 TL'nin düşümü ile bakiye 2.095.709,83 TL olmak yerine toplam 2.104.247,95 TL tutarında maddi tazminat talep edebileceği, davacının olay nedeniyle geçici veya kalıcı olarak bakıcı ihtiyacının bulunmadığı,

dolayısıyla bu yönde talepte bulunamayacağı sonucuna varılmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile de, 8.538,12 TL geçici iş görememezlik ve 2.095.709,83 TL sürekli iş görememezlik tazminatı toplamı 2.104.247,95 TL'nin kaza tarihinden itibaren başlayacak avans faiziyle birlikte davalı--------kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş ,

davacının dava dilekçesinde yasal faiz talep ederken ıslah dilekçesinde avans faizi talep ettiği anlaşılmıştır.-------- sayılı kararında belirtildiği üzere ıslah dilekçesi ile faiz türünün değiştirilmesi mümkün olduğundan somut olayda aracın ticari nitelikte kamyonet olması da dikkate alınarak davacının avans faizi isteyebileceği sonucuna varılmıştır.Davalı ------------tarihli dilekçesi ekinde bila tarihli bir protokol sunarak davacı ile yapılan protokol ile manevi tazminat konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının bu protokol ile manevi tazminat taleplerinden feragat ettiğini beyan etmiş ise de davacı vekili protokolün imzasız olduğunu,

aralarında görüşme yapıldığını, ancak sonuç alınmadığını beyan ettiğinden, protokol mahkememizce esas alınmamıştır.

Davalı-----vekili cevap dilekçesinde araç sürücüsü------- müvekkilinin çalışanı olduğunu, ancak olay günü kullandığı uyuşturucu haplarının etkisi ile bilincini yitirip aracın kontrolünü kaybettiğini, aracın bakımlarının tamam olup ------ eğitimli olduğunu, olay da müvekkilinin kusursuz olup, illiyet bağının kesildiğini beyan ederek husumet itirazında bulunmuştur.------------ kararında işletenin sorumluluğunun niteliği "...

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, -----------motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,

öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ---------2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;

sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.

Burada kanun koyucuzarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91.maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası------ yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla,

işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir." şeklinde açıklanmış olup davalı işletenin somut olayda sorumluluğunu sona erdiren bir durum bulunmadığından davalının husumet itirazı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekili 10/10/2024 tarihli duruşmada " Biz merhumu alkolün etkisiyle kazayla karıştığını sanıyorduk,

ancak geçirdiği sara krizi etkisiyle kazaya karışmış olduğunu anladık, kanında çıkan alkol içerikli maddelerinde yoğun bakımda kaldığı süreçte verilen ilaç ve solisyonlardan kaynaklandığını düşünüyoruz, bu sebeple müvekkilimizin çalışanının kusursuzluğu nedeniyle sorumlu olmadığını düşünüyoruz, davanın reddine karar verilsin. "şeklinde beyanda bulunarak savunmasını değiştirmiş, ancak davacı vekili tarafından savunmanın değiştirilmesine muvafakat edilmediğinden, davalı vekilinin bu beyanları üzerinde durulmamıştır.Davacı yanın bir diğer talebi ise olay nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.

Davacı olay nedeniyle malul kalmış, olup meydana gelen trafik kazasında davacıya yüklenebilecek kusurun bulunmadığı, davalıya ait aracın sürücüsünün tam kusurluyla kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat hakkında bir düzenleme bulunmadığından, trafik kazası nedeniyle cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK 56 maddesi uygulanacaktır.

TBK 56/1 maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."hükmü düzenlenmiştir. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. ---------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,

meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir.-----Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde kazanın oluş şekli, taraflara yüklenen kusurlar, davacının yaralanma durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi,tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, davacının olayda kusurunun bulunmadığı,

olay neticesinde %8 oranında malul kaldığı gözönünde bulundurularak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine, davacı tarafın davalı----------yönelik maddi tazminat istemlerinin artırılan hali ile kısmen kabulüne, 8.538,12TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.095,709,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.104.247,95 TLnin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

davacının kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının doğmadığı anlaşılmakla geçici bakıcı gideri talebinin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafın davalı ---------- maddi tazminat istemlerinin artırılan hali ile kısmen kabulüne, 8.538,12TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.095,709,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.104.247,95 TLnin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacının geçici bakıcı gideri talebinin reddine,

2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine,

3-Davacının davalı--------- yönelik davasının feragat nedeni ile reddine,

4-Karar harcı 147.156,67 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 346,68 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 7.184,00 TL harcın toplamı 7.530,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 139.625,99 TL harcın davalı--------tahsili ile hazine adına irad kaydına,

5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.530,68TL harcın davalı --------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk masraf, 450,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.100,00 TL bilirkişi ücreti, 1.828,00 TL ---- fatura bedeli olmak üzere toplam 7.445,80 TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre (%98) 7.296,88 TL'nin davalı -------tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı ------ tarafından yapılan 60,70 TL yargılama giderinin takdiren üzerinde bırakılmasına,

8- Davalı ------- tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına,

9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 291.467,27 TL vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,

11-Davalı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat tutarı yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

12-Davalı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat tutarı yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

13-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki kabul ve red oranlarına göre takdiren tamamının davalı------- tahsili ile hazine adına irad kaydına,

14-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/766, K. 2024/947, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2021/766
  4. Karar No: 2024/947
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 30/11/2021
  7. Karar Tarihi: 27/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Savunma
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/766
Karar No
2024/947
Tarih
27 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/767 K.2024/1359
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/770 K.2024/996
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/773 K.2024/823
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/773 K.2024/1008
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/774 K.2024/734
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/778 K.2024/1382

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.