KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/583
- Karar No
- 2024/739
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/773 Esas
KARAR NO:2024/758
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/07/2017
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı-borçlu şirketin, müvekkili şirkete 11.199,84 TL. cari hesap borcu bulunduğunu, tüm taleplere rağmen davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, tebliğden itibaren 3 işgünü içerisinde borcun ödenmesinin talep edildiğini, iş bu ihtarnameye ilişkin davalı şirket tarafından ----------- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi düzenlenerek,
davalı şirketin müvekkili şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiasıyla, gönderdikleri ihtarnameye itiraz edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili firma tarafından davalı şirket aleyhine ------- dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ancak davalı borçlu şirketin söz konusu takibe, borca, faize ve fer” ilerine haksız ve dayanaksız itiraz ettiğinin haricen öğrenildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, keza davalı tarafın kendilerine tebliğ edilen faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmeyerek, fatura bedellerinin kesinleştiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
davalı- borçlunun, icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, icra takibinin aynı şartlarla devamına, davalı-borçlu firmanın haksız ve kötü niyetli varlığı nedeniyle davalı- borçlu firma aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu firmaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı iddialarının gerçek dışı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça gönderilen noter ihtarnamesi ile müvekkili şirketten 11.199,84 TL alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketçe cevabi ihtar ile itiraz edilerek,
davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığının açıkça belirtildiğini, sonradan davacı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan cari hesaba dayalı icra takibine konu borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, ferilere ve takip dayanağı belgelere itirazda bulunulduğunu belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir.---- sayılı ------- üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemede.
Davacı takip alacaklısının davalı takip borçlusu aleyhinde 06.01.2017 takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 11.199,84 TL asıl alacak, 9.20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.209,04 TL alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, davalı takip borçlusunun takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu ile ilgili Mali müşavir bilirkişisinden alınan 24.02.2021 tarihli raporda özetle; davacı----- tarafından 2009-2012 yıllarına alt ticari defterler ibraz edilmediğinden defter bazında bir tespitin yapılamadığı,
davalı--------- yıllarına ait defter ve muavin kayıtlarının sunulduğu, dosyaya ibraz edilen her iki taraf detter ve belgeleri dahilinde yapılan inceleme ve tespitler sonrasında dava tarihi itibariyle; davacı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten 6.703,20 TL alacaklı olduğu, davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten 5.982,46 TL alacaklı olduğu, davacı şirkete ait 2009-2012 yılları arasındaki hesap hareketleri ibraz edilmediğinden aradaki farkın kaynağının tespit edilemediği tespit ve rapor edilmiştir.Yargılama sırasında davacı şirketin iflasına karar verildiği,
iflas kararına ilişkin ---------- Karar sayılı dosyasının istinaftan döndüğü ve kararının kesinleştirildiği, ikinci alacaklılar toplantısının 15.01.2024 tarihinde yapıldığı ve gündem maddelerinin görüşüldüğü, davanın iflas idare memurlarınca takip edildiği anlaşılmıştır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin karşı tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Davacı şirketin 2009-2012 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle defter bazında bir tespitin yapılamadığı, davalının incelenen ticari defter ve kayıtları itibariyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 5.982,46 TL alacaklı olduğu, tespit edilmiştir.
Davacı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş ise de davacı taraf inceleme gün ve saatinde 2009-2012 yılları arasındaki ticari defterlerini ibraz etmemiş ve mazeret de sunmamıştır.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturduğu, incelenen defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan 5.982,46 TL alacaklı durumda olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, takip konusu alacak miktarı likit olmadığındaın davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/583, K. 2024/739, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama