KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/584
- Karar No
- 2024/645
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazma tarihi
- —
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalısı ... ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç. Mersin İli ... İlçesi ...
Mahallesinde D-400-15 karayolunda Anamur istikametinden Bozyazı istikametine seyir halinde iken kara yolunun 6. km'sine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikamete geçip, yol dışında park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca ve araca binmek üzere olan müvekkiline çarptığını, müvekkiline ve müvekkili aracının sol ön kısmına çarpan araç, çarpmanın etkisiyle ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan kısmına da çarparak ve bu şekli ile üç aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili kusursuz, davalı şirket sigortalısına ait araç ise tam kusurlu olduğunu,
kazada müvekkili kafasından yaralandığını yapılan tetkikler sonucunda müvekkilinin başında damla şeklinde travmatik beyin kanaması teşhisi konulduğunu ve kortizon tedavisine başlanıldığını, meydana gelen kaza neticesinde aldığı darbeler sonucu oluşan maluliyeti nedeni ile tedavi süresince çalışamaz duruma geldiğini, dava konusu kaza ile ilgili olarak Anamur Cumhuriyet Savcılığının ... Haz.
Numaralı dosyası ile soruşturma başlatılmış ise de müvekkili şikayetçi olmadığından kamu davası açılmadığını, davalı ... şirketline KTK 97. madde uyarınca gerekli başvuru yapıldığını, Dava Şartı Arabuluculuk anlaşması için başvuru yapıldığını, ancak davalı ile anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle HMK 107 vd. maddelerine göre yargılama sırasında belirlenecek olan bedele artırılmak üzere şimdilik.
Müvekkilinin tedavi ve iyileşme süresince çalışamamaktan (geçici iş göremezlikten) kaynaklı kazanç kaybı olan 10,00 TL, kaza sonucu oluşan/oluşacak olan maluliyet (sürekli iş göremezlik, meslekte kazanma güç kaybı) olarak 10,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden kaynaklı tazminatları (Müvekkilinin tedavisi süresince ve ileride yapılması muhtemel olan ilk yardım, muayene, kontrol, ameliyat, tedavi, ilaç, ulaşım, refakat, rehabilitasyon, organ, ve doku nakli, protez vb. giderler ile fatura edilemeyen kaçınılmaz giderler muayene ücreti, ulaşım gideri, ilaç vs. tedavi malzemesi giderleri) olarak 10,00 TL,
bakıcı gideri 10,00 TL olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, (Sigorta poliçe miktarları ile sınırlı olmak kaydıyla) her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 430.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti ve maluliyetin varlığı halinde dava konusu kaza ile irtibatı belirlenmesi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini,
davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, bu sebeplerle davacının geçici iş göremezlik tazminatı talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumluluğumuz bulunmadığından işbu taleplerin reddini, kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini,
davacıların maluliyetinin tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik eğerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”e göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, Sosyal Sigortalar Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle var ise, davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasını, tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine,
herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasını, faiz tür ve başlangıç tarihinde belirttikleri hususların dikkate alınmasını, dava konusu kaza sonrasında açılmış olan ceza dosyasının celbini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
6100 Sayılı Kanunun 314. Maddesinde; "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.
" amir kanun hükmü yer almaktadır.
6100 Sayılı Kanunun 315/1 maddesinde; Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
" amir kanun hükmü yer almaktadır.
Davalı vekilinin 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığına ilişkin makbuz ibraname ve feragatname ibraz edildiği anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 135/1-son maddesi gereğince konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/584, K. 2024/645, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama