KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/819
- Karar No
- 2024/946
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
Karar Metni
5.519 kelime·28 dk okuma·14 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/819
KARAR NO:2024/946
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:24/10/2022
KARAR TARİHİ:27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ---- davalı sürücü --- idaresindeki ---plakalı araç ile , muris----- plakalı motorlu bisiklet arasında maddi ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda muris --- bilincini kaybettiğini ve ----- kaldırılmış olduğu ----vefat ettiğini, ----- tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ------- ölü muayene tutanağı hazırlanmış ve hazırlanan tutanakta murisin ölümünün trafik kazası sonucu meydana geldiği ve otopsi işlemine gerek olmadığının belirlendiğini, davalı araç sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu,
davalı araç sürücüsünün ehliyeti olmadığı ve araç kullanmayı öğrenmek , tecrübe kazanmak için direksiyon başına geçtiğini, düzenlenen ölümlü trafik kazası tespit tutanağıyla da sürücü ------- 2918 sayılı KTK'nun 53/1-a maddesinde belirtilen ''sağa dönüş kuralına riayet etmemek'' kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ------ ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edilldiğini, --- vefat etmesi üzerine sunulan veraset ilamından anlaşılacağı üzere geriye kalan eşi-----adına tarafımızca davalı ----- başvuru yapıldığını, söz konusu başvuruyu --- tarihinde tebliğ alan ----- anlaşmaya varıldığını,
maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) yönünden ihtiyari arabuluculuk yoluyla taraflar arasında -----tarihinde son tutanak imzalandığını, diğer davacı müvekkilleri yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin de açık bir şekilde reddedildiğini, -------- tarihinde davalılara karşı zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, taraflar arasında 20.10.2022 tarihinde anlaşılamadığına dair son tutanak imzalandığını, eşler birbirlerinin desteği olduğu gibi, anne babaların çocuklarının da desteği olduğunu,
aynı çatı altında yaşayanların da (aralarında kan bağı ve akrabalık ilişkisi olmasa bile ) kanıtlanmak koşuluyla birbirlerinin desteği olduğunu, kendi başlarına yaşamlarını sürdürmeleri olanaksız beyin özürlü ve sakat çocuklara ile bu kişinin destekliği yaşamlarının sonuna kadar olacağını, davaya konu olayda müvekkili ------ vefat eden babasının yaşadığı adreste ikamet eden ve murisin bakımına muhtaç olan çocuklarından birisi olduğunu, ----------- başvuru yapıldığını, hakkında engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiğini,
rapora göre müvekkiline tedaviyle çalışma olanağı vermeyen zihinsel ve ruhsal davranış bozukluğu olan bipolar bozukluk teşhisi konulduğunu, müvekkilinin engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %70 olarak tespit edildiğini, buyüzden özürlü kimlik kartı verildiğini, müvekkilinin bu durum sebebiyle 36 yaşında olmasına rağmen çalışamadığını, kaza sonrasında müvekkilinin babasıyla arasındaki eylemli destek ilişkisinin de sona erdiğini ve müvekkilinin zarara uğradığını, zorunlu sigorta koşulları çerçevesinde işletenin sorumluluğunu belli bir miktara kadar üstlenen ------,
m 85/son gereği ''işleten ile sürücü ve yardımcılarının kusurundan '' kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, ayrıca davaya konu olayda ---- plakalı aracı kiralayan davalı ------- de sorumluluğu bulunduğunu, aracı kendi idaresi altında bulundurması gerekirken ehliyeti ve şoförlüğü olmayan başka birinin kullanımına vermiş, üzerine düşen denetim ve gözetim borcunu yerine getirmemiş olduğunu, kaza tutanağına göre kazaya karışan aracın davalı ------ kayıtlı olduğunu, Soruşturma dosyasında davalı araç sürücüsü , her ne kadar aracı---------şirketinden aldıklarını beyan etse de ------ taraflarınca bilinmediğini,
bu nedenle işbu davanın araç sahibinin kardeşi olan ---- ihbarını talep ettiklerini, davayı trafik kaydına güvenilerek işleten olduğu karinesi ve inancıyla davalı -------yönelttiklerini, yapılacak yargılama sonucunda ---------- firmasının işleten gibi sorumlu olduğunun tespiti durumunda davaya iradi taraf ekleme veya ek dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davanın---------- yönünden husumetten reddine karar verilmesi durumunda da lehine yargılama giderleri ve vekalet ücreti dehükmedilemeyeceğini, Kurban Bayramının 1.gününde kazanın meydana geldiğini,
müvekkillerinin bayram gününde bu elim olay neticesinde maddi ve manevi açıdan mağdur olduğunu, murisin ölümü ile birlikte telafisi imkansız bir acı yaşamış ve her konuda yanlarında duran , kendilerine bu güne kadar her konuda destek olan kişiyi kaybetmiş olduklarını, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları, müteveffa ile davacıların yakınlığı da gözönünde tutularak,
olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata da hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 Sayılı Kanunun 107.maddesi uyarınca davacı-------- yönünden belirlenecek şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklama ve zincirleme tüm davalılardan alınarak davacı --------ödetilmesine,
davacı ----- adına 150.000 TL ve diğer davacılar için 100.000 TL olacak şekilde toplam 550.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme şekilde sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan alınarak davacılara ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle: kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı hazırlandığını, öncelikle kusur durumunun irdelenmesi ve ihtilafların giderilmesi gerektiğini, müteveffanın şeker ve böbrek rahatsızlıklarının bulunduğu ve 67 yaşında olduğu hususu da birlikte değerlendirildiğinde elektrikli motosiklet kullanması için ehliyetinin olup olmadığı yahut kullanmasının ne derece uygun olduğu konusunun araştırılması gerektiğini, kazanın gerçekleştiği esnada ----kask takmadığı açık ve net olup bu hususun irdelenmediğini, ------ aracı çok yavaş sürdüğünü, çift yönlü yolda kendilerine ait sağ şeritte olduğunu,
motosikletin araç ile temas etmesi halinde direkt devrildiğini, aslında çarpışma dahi olmadığını ifade ettiğini, olay yerine bakıldığında davalının sürdüğü araca ait fren izinin dahi olmadığı, motosikletin hızlı olmasından kaynaklı aracın sağ ön kısmına çarparak düştüğü ve kask kullanmadığı için kafasını çarptığının çok açık ve net olduğunu, tutanak tutulurken olay yerini gösterir kamera kaydının bulunup bulunmadığının irdelenmediğini, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarına itiraz ettiklerini, kaza esnasında hafif temas ile motorun hemen devrilmesinde amacı dışında taşınan ve dengeyi bozan su ve sodaların da dikkate alınması gerektiğini,
müvekkilinin öğrenci olup tatillerde çalıştığını, tatil döneminde çalıştığı esnada -------- plakalı aracı iş yeri sahibinin talimatı ile kiralayıp iş yeri sahibine aracı teslim ettiğini, işverenin de aracı kendi oğluna teslim ettiğini, oğlu ile arkadaşı aracı kullanırken kaza meydana geldiğini belirterek davanın müvekkili yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacının hastalığının araştırılması ve tam teşekküllü bir hastaneden detaylı tetkikler yapılarak hastalığın derecesine ilişkin rapor alınmasını istediklerini, müteveffanın davacıya baktığı iddiasının soyut iddiadan ibaret olduğunu,
tüm davacılar adına manevi tazminat talebinden bulunulmuş ise de bu talebin de reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın 67 yaşında olup manevi tazminat hesaplanırken bunun da dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı--------vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin, söz konusu kazanın yaşandığı tarihte----- plakalı aracın maliki olması sebebiyle işbu davanın tarafı olduğunu,kazaya konu olan ---- plakalı aracın müvekkili tarafından hiçbir zaman işletilmediğini galeriden satın alınıp araç kiralama işi yapan --------- yıllık süre ile kiralandığını,
tescil işlemi gerçekleştikten sonra da ---- teslim edildiğini, gerek Mahkemeye sundukları kira sözleşmesi ve faturalar, gerekse kaza sonucunda yapılan soruşturma sebebiyle verilen ifadeler, gerekse de-----tarafından tutulan --------- tarihleri arasındaki kayıtları incelendiğinde---- plakalı aracın şahıs firması olan ---- işletildiği ve diğer davalı olan ---- kiraladığının anlaşılacağını belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddini talep etmiştir.
Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ----- sigortası ile sigortalı olup müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müteveffanın eşi------- asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplamda 287.000,00-TL ödeme yapıldığını bu sebeple kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan ödemeden faiz güncellemesi yapılarak limit üzerinden tenzili ile hesap edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, müteveffanın “destek” olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacı oğulun 36 yıl yaşında olup yaşı destek olabilecek sınırın üzerinde olduğunu,
sahip olduğu bipolar bozukluğun sürekli bakımı gerektirir derecede olup olmadığının detaylı araştırılması ve dosyanın uzman bilirkişiye tevdi edilerek tıbbi değerlendirmeyle tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, ölümün meydana gelmesinde müteveffanın ağır kusuru mevcut olup müterafik kusur hali söz konusu olduğunu, tazminat hesabı için müteveffanın gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, vergilendirilmiş gelir için herhangi bir belge sunulamaması durumunda ise hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapılacağını,----- gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, hak edilen destek tazminatı ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Dahili Davalı ----- tarafından dahili dava dilekçesine karşı beyanda bulunulmamış ancak ihbar olunan ----- vekili sıfatıyla sunduğu beyan dilekçesinde.
Müvekkilinin sunduğu vergi levhası ve kaşeden de anlaşılacağı üzere şahıs firması olup araç kiralama işi yaptığını, dava konusu olan kazaya karışan ----plakalı aracın da müvekkilinin işlettiği araçlardan biri olup söz konusu aracı usulüne uygun olarak diğer davalı ---- kiraladığını, ----tarafından tutulan ---- tarihleri arasındaki kayıtları incelendiğinde --- plakalı aracın şahıs firması olan---- diğer davalı olan/-------- kiralandığının anlaşılacağını, davaya konu olan olayın, müvekkilinin aracı kiraya verdiği ---- üçüncü bir kişiye müvekkilinin, bilgisi dışında aracı vermesi ile gerçekleştiğini,
kiralanan aracın sadece kiralayan tarafından kullanılabildiğini,---- plakalı aracın kira sözlemesinin taraflarının müvekkili ile ---- ek sürücü bulunmadığını, bu nedenden ötürü müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından doğan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacılar 09/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ---- vefat ettiğini belirterek dava açmışlardır. Nüfus kayıtlarından---, davacı ----- eşi olduğu, diğer davacıların ise ------- çocukları olduğu anlaşılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı davacılardan yalnızca------ yönünden talep edilmiş olup, tüm davacılar yönünden ayrıca manevi tazminat talep edildiği, manevi tazminat talebinin davalı ---- dışında kalan davalılara yöneltildiği, maddi tazminat talebinin HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu anlaşılmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin 01/03/2023 günü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak,
bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ----- plaka sayılı motorlu bisikletin de davacıların murisi ----adına olduğu tescil kayıtlarından görülmüştür.Davalı----- plaka sayılı araca ait ----poliçesi ve davaya konu kaza nedeniyle düzenlenen hasar dosyası getirtilmiş, davacılar tarafından ---- tarihinde davalı --- başvuruda bulunulduğu, ---- plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde ---- poliçesinin davalı ---- tarafından düzenlendiği,
sigorta şirketi ile davacılardan----- ihtiyati ara buluculuk anlaşma tutanağı düzenlendiği ve bu davacıya sigorta şirketi tarafından anlaşma uyarınca 260.000 TL ana para ödemesi yapıldığı anlaşılmış, ara buluculuk anlaşma belgesi dosyamıza alınmıştır.Davacı vekilinin talebi ile davaı ----davalı ----talebi ile de, ---- ihbar edilmiştir.
Dosyaya alınan nüfus kayıtlarından ---- tarihinde vefat ettiği, geriye eşi ve çocuklarının kaldığı, anne ve babasının kendisinden önce vefat ettiği anlaşılmıştır.Müteveffa ------- tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle gördüğü tedaviye ilişkin tedavi evrakları ilgili hastaneden getirtilmiş, 14/07/2022 tarihinde vefat etmesi nedeniyle destek tazminatı talep eden oğlu davacı ----gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabii olup olmadığı ve peşin sermaye değeri sorulmuş, ----- gelen cevapta herhangi bir rücuya tabi ödeme olmadığı bildirilmiştir.
Kaza sonrasında----- plaka sayılı aracı kullanan---- kaza tarihi itibariyle sürücü belgesinin bulunmadığı, ehliyetsiz araç kullandığı tespit edilmiştir.
Aynı şekilde müteveffa ----- sürücü belgesinin bulunmadığı belirlenmiştir.Kaza anına ilişkin kamera kayıtlarının olup olmadığı araştırılmış kamera görütüsü bulunmadığı tespit edilmiştir.Davacıların ve şahıs davalıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, dosya içerisine alınmıştır.---- sayılı soruşturma dosyasından davalı ------- esasında dava açıldığı, görülen yargılama neticesinde
----- hakkında meydana gelen trafik kazası neticesinde taksirle Maktul --- ölümüne sebep olduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.Sanık alınan savunmasında Meydana gelen kazada herhangi bir kusuru olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.Kaza tespit tutanağında sanık ---- ehliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş, sağa dönüş kurallarına riayet etmediğinden kusurlu olduğu,
maktul ---- ise kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.Mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ise Sanık ---- asli kusurlu Maktulün ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Her iki kusur tespitinde çelişkiler olması nedeniyle bu çelişkilerin giderilmesi adına -----trafik kürsüsünden heyet raporu aldırılmış, bu raporda sanık ---- geçiş üstünlüğü olan motosiklete yol vermeden, sağa sinyal vermeden motosikletin yolunu kapatacak şekilde dönüş yapması nedeniyle asli kusurlu olduğu tespit edişmiş,
Maktul ---- geçiş üstünlüğü kendisinde olmasına rağmen aracı görmesine rağmen hızını azaltmadan kavşağa gelmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Bu haliyle sanık savunması, katılan beyanları, trafik tespit tutanağı,
mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile İTÜ trafik kürsüsünden alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde --------- dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir şekilde sinyal vermeden geçiş üstünlüğü olan motosikletin yolunu kapatacak şekilde dönüş yapması nedeniyle meydana gelen kazada kusurlu olduğu u mahkememizce sabit kabul edilmiş ve sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Suçun işleniş şekli, suçla konunan hukuki yarar, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı, olayın vehameti göz önüne alınarak sanık hakkında verilen temel cezada arttırım yapılmıştır. -----sayılı ilamı göz önüne alındığında sanığın ehliyetinin olmaması başlı başına bilinçli taksir olarak kabul edilmemiş, olayda sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığından sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmıştır.
Sanığa verilen hapis cezası uzun süreli de olsa TCK'nın 50/4 gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine" karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, dosyanın İstinaf'ta olduğu anlaşılmıştır.
Bu dosyada da alınan olaydaki kusur durumuna ilişkin ilk raporda kaza tespit tutanağından farklı olarak ( kaza tespit tutanağına göre ----tam kusurlu olarak tespit edilmiştir. ) davalının asli kusurlu ve müteveffa ------ tali kusurlu olduğunun belirlendiği, itiraz üzerine ------ seçilen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda da aynı tespitin yapıldığı, mahkemenin bu raporları esas alarak karar verdiği anlaşılmıştır.Davalı---- tarafından adına kayıtlı ----plaka sayılı aracın alındığı günden itibaren araç kiralama işi yapan ----- teslim edildiği, 3 yıllığına kiralandığı,
bu nedenle işleten sıfatı bulunmadığı ileri sürülerek husumet itirazında bulunulmuş, dayanak kira sözleşmesi, faturalar ibraz edilmiştir.
İncelenen kira sözleşmesinde aracın bu davalı tarafından aynı zamanda davada ihbar olunan sıfatıyla bulunan ---- yıl süreyle kiralandığı ve aynı tarihte teslim alındığı, kazanın kiralama dönemi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır.İhbar olunan ----tarafından sunulan --tarihli dilekçede de aracın kiralama işinde kullandığı ve davalı---- ---- tarihleri arasında kiralandığı ifade edilmiştir. ---- araca ilişkin kayıtlar istenmiş, gelen ---- tarihli cevapta aracın ----- tarihinde ---- tarafından kiralandığı ve kaza tarihi olan ---- itibariyle de davalı ----kiralandığı bilgisi verilmiştir.
Davacılar vekili sunduğu 07/02/2024 tarihli dilekçesinde "...Davaya konu olayda kazaya karışan araç davalı ... adına kayıtlıdır. Soruşturma dosyasında davalı araç sürücüsü , her ne kadar aracın kiralık olduğunu belirtse de taraflar arasındaki ilişkinin dava aşamasında önce tarafımızca bilinmesi mümkün değildir.İzah edilen nedenlerle de işbu dava tarafımızca trafik kaydına güvenilerek işleten olduğu karinesi ve inancıyla davalı ------ yöneltilmiştir.
Kaldı ki KTK uyarınca, zarar gören, aracın gerçek sahibini araştırmak zorunda değildir. Bu tehlike sorumluluğunun sonucudur. KTK' nda motorlu araç işletenin sorumluluğu bir tehlike sorumluluğu ve buna bağlı olarak kusursuz sorumluluk hali olarak düzenlenmiştir.
Yapılan yargılamada sunulan cevap dilekçeleri ve ekleri ile müzekkere cevapları, dinlenen tanık beyanları ve alınan raporlar sonucunda davaya konu aracın ----- şahıs şirketi tarafından uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı, işleten sıfatının değişmiş olduğu tespit edilmiştir. Yine HMK 124. Maddesi ''Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
SONUÇ OLARAK HMK 124 MADDESİ UYARINCA TARAFTA İRADİ DEĞİŞİKLİK YAPILARAK ARACI UZUN SÜRELİ KİRALAYAN VE İŞLETEN OLDUĞU TESPİT EDİLEN --------- DAVALI SIFATI OLARAK DAVAYA DAHİL EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ. ----- kararlarına göre davanın araç maliki -------- husumetten reddedilmesi ihtimali durumunda da lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Çünkü işbu dava trafik kaydına güvenilerek araç sahibine açılmıştır.
Olağan olanı da, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Davanın , araç sahibine karşı açılmasında tarafımızın bir kusuru bulunmamakta olup yapılan yargılama ile birlikte işleten sıfatının kimde olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak davada taraf değişikliği talebimizin kabul edilmesini ve davalı araç maliki ------ yargı gideri/vekalet ücretine hükmedilmemesini saygı ile talep ediyoruz.
Çünkü araç malikinin işleten olmadığı sunulan ve getirtilen delillerle belirlenmiştir. " şeklinde talepte bulunmuş, talebi kabul edilmiş ve HMK 124 maddesi uyarınca ayrıca sunduğu dahili dava dilekçesi ------ tebliğ edilmiştir. Davacılardan ---- doğumlu olup, babasının vefatından ötürü destek tazminatı talep etmiştir.
Davacı vekili ------ vefat eden babasının evinde yaşadığını, murisin bakıma muhtaç olduğunu, hakkında engelli sağlık raporu bulunduğu, zihinsel ve ruhsal davranış bozukluğu olan bipolar bozukluk teşhisi konulduğunu, bu yüzden çalışamadığını, babasının vefatı ile onun destekten yoksun kaldığını ileri sürmüştür.
Davacı ---- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda tanı olarak -----(engel oranı %40) olduğu, bu durumun çalışmasına ve hayatını bir başkasının bakımına ihtiyacı olmaksızın sürdürebilmesine engel teşkil ettiği, kendi geçimini sağlayamayacağı şeklinde açıklama yapıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bildirdiği tanıklar dinlenmiştir.Davacı tanığı -------Ben davacıları tanırım. Ben kazayı görmedim. Davacılardan ----- benim görümcem olur. Yani ben onun dayısının eşiyim. Bu nedenle tanırım. Davacılardan ---- kazada vefat eden-------oğludur. Kendilerinin ikameti bize çok yakındır. Aramızda sadece bir cadde vardır. Kendilerine gidip gelirim. Davacı ------ yaptıktan sonra psikolojik tedavi görmeye başladı. Psikolojik tedavisi nedeniyle bir dönem hastanede yattı.
Halen daha tedavisi devam etmektedir. Saatli ilaçları vardır. Yine bu ilaçları ölene kadar kullanması gerekmektedir. ----- tarafından ilaç bedellerinin bazıları ---- tarafından karşılanmadığından ölmeden önce babası bu ilaçları karşılıyordu. Evin geçimini----karşılamaktaydı. ----- hastalığı ve bakımıyla --------ilgileniyordu. Ancak kaza nedeniyle vefat edince aile zor duruma düştü. ----------tek başına hayatını idame ettiremiyor. Şuan için annesi ilgilenmektedir.
Aile ---- vefatıyla ekonomik olarak zor duruma düşmüştür. Müteveffa ----- vefatından önce ----- aynı evde yaşamaktaydılar. Diğer davacılar da evli olarak ayrı evde yaşamaktadırlar. Davacılardan----- da hastalıkları bulunmaktadır. --- bakımda zorlanmaktadır.---- içmediğinde saldırganlaşmaktadır."Davacı tanığı ---- Ben davacılardan --- kardeşi diğer davacıların dayısı olurum. Ben kazayı görmedim. Kazadan önce -------- aynı evde kalmaktaydılar.
Diğer davacılar evli olup ayrı evde kalmaktadırlar. Davacılardan ------ rahatsızlığı askerden geldikten sonra başladı. Psikolojik tedavi gördü. ----------- Hastanesinde belirli aralıklarla yaklaşık 2 ay kadar yatarak tedavi gördü. Davacı----rahatsızlığıyla ölmeden önce----- ilgilenmektedir. Hatta yemeğini dahil -----vermekteydi.---- bir kısım ilaçları ---- tarafından karşılanmadığı için ilaç masraflarını ----- üstlenmekteydi.
Ancak vefatından sonra aile geçim sıkıntısı içine girdi. Davacı ------ bakımda zorlanmaktadır.
İlaç saati geçtiğinde saldırganlaşmaktadır."Davalı --- tanığı ---Benim-------yanında dükkanım vardır, benim maliki olduğum birkaç tane arabamı ---firmasına sözleşme ile kiralama konusunda ---- şirketi ile anlaştım, benim ----kiraladığım araçları ---- da başka kişilere kiralıyordu, --------adli kişiye araç kiralandığını biliyorum, araç kiralama işleminden sonra kiralama hususu kabis sistemine bildirilir, bu sistemde -------anında dükkanım olması sebebiyle vakıfım,
kiralama işlemi yapıldıktan sonra araçla kaza yapılmış ancak kazada aracı kullanan kişi ---- farklı bir kişi olduğu ortaya çıkmış ------ araç kiralarken yedek şoför tarafından aracın kullanılması hususunda kiralama şirketine beyanda bulunmamıştır, aracı kiralayan kişinin beyanları doğrultusunda bilgiler emniyete iletiliyor, kasko şirketi aracı kiralayan dışında başka bir kişinin aracı kullanırken kaza yapması nedeniyle zararı karşılamadığını biliyorum, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu; tanık:----yurt dışında ikamet ettiğini biliyorum, --- benim gibi------araç kiraladığı için tanırım,------ de benim gibi maliki olduğu aracı ---- firmasına sözleşme ile kiralamıştır, sonrasında ------ firması tarafından araç başka kişilere kiralanmıştır, sözleşme yapıldıktan sonra sorumluluk ----- firmasına geçmektedir." İhbar olunan ve dahili davalı ---- tanığı -------- firmasında sigortalı olarak çalışmaktayım, ---- olduğu aracı sözleşme ile çalıştığım -------irmasına kiralama işlerinde kullanılması amacıyla vermiştir, aramızda buna ilişkin yazılı bir sözleşme vardır,
Emniyetin kabis sistemine aracın kiralandığı bildirilmiştir, sonrasında aracın ----sigortası -----olarak yapılmıştır, araç kiralandıktan sonra---- tarafından aracın kiralanması talebinde firmamıza başvuru yapılmıştır, başvuru sonucunda aracı ----- kiraladık, araç kiralanırken tek ------- olarak kiralama yapılmıştı yedek şoför yazdırmamıştı, sonrasında kiralanan aracın kaza yaptığı bize bildirilmişti ancak yapılan bildirimde aracın şoförü ----- olmadığını öğrendik, aracı kullananın bir bayan olduğunu biliyorum hatta bayanın ehliyeti de yokmuş,
aracın karıştığı kaza ölümle sonuçlanmış ." Aynı zamanda davada ihbar olunan olarak yer alan davalı---- tanığı ---- tanık olarak verdiği ifadesinde ; " Davalılardan ---- ve --------- tanırım, diğerlerini tanımam, kazanın olduğu gün ben de oradaydım, davalılardan -------- kazaya karışan aracın kiralamıştı, kurban bayramıydı, birlikte kurban kesiyorduk araç spor bir araçtı, anahtarı masanın üzerinde duruyordu merak edip ondan habersiz aracı aldım, ben davalılardan ---- yanına gittim, ---- daha önce hiç spor araba kullanmadığını söyledi ve aracı kullanmak istedi,
ben de izin verdim,------- ehliyeti olup olmadığını sormadım ancak daha sonra öğrendiğime göre ehliyeti yokmuş, -------aracı kullanmaya başladı ben de ön yolcu koltuğunda oturuyordum, yolda giderken sağa dönmemiz gerekiyordu, biz kendi şeridimizden gidiyorduk, sağa manevra yaptığımız sırada müteveffa elektrikli bisikleti ile yol olmayan bir kısımdan sağ tarafımızdan gelip bizim araca sağ ön çamurluğun olduğu kısımdan araca vurdu, murisin üzerinde herhangi bir koruyucu ekipman vs.
Yoktu, aslında biz de ve müteveffa da çok yavaş gidiyorduk, sağa dönüş esnasında neredeyse araç duracak vaziyete gelmişti, benim aracı aldığımdan ---- haberi yoktu "şeklinde beyanda bulunmuştur.Olaydaki kusur durumunun tespiti ve destek tazminatı talebinin değerlendirilerek hesaplama yapılması için dosya bilirkişiye verilmiş, kusura ilişkin olarak düzenlenen kök raporda bilirkişi davalı ------- kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğunu, sürücü belgesi olmaması ve aracı kullanmayı öğrenme seviyesinde olmasının sağa dönerken sinyal vermemesinde etkili olduğunu,
diğer araç sürücüsü -------da olayda tali ve %25 oranında kusurlu olup, kendisine yasak olan banket üzerinde seyir halinde olduğunu, kendisine uygun şeritten gitmediğini, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca kask takmamasının yaralanmasının kafa bölgesinde olması nedeniyle müterafik kusur teşkil ettiğini, motorlu bisikleti sürücü belgesiz kullanmasının ise kaza ile illiyet bağı olmadığını, bu yönden müterafik kusur verilemeyeceğini bildirmiştir.
Davacılar vekili 20/03/2024 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile belirlenen kusur oranlarına bir itirazının olmadığını beyan etmiş, davalı taraflarca itiraz edildiğinden aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, 17/07/2024 tarihli ek raporda kusur bilirkişisinin önceki görüşünü koruduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.
Kusura ilişkin raporlar mahkememizce de olayın oluş biçimine ve ceza yargılamasındaki kabule uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte görülerek itirazların reddine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.Tazminat hesabı ve davalıların sorumlu oldukları tutarların tespiti yönünden aktüer bilirkişiden alınan kök ve ek raporda yapılan hesaplama neticesinde davacı ---- takip edilebilecek destek tazminat miktarı 375.675,50 TL olarak belirlenmiş, bu tutarın davalı------ poliçe limitleri içinde kaldığı ve davacının sigorta şirketine başvurusu neticesinde sigorta şirketi yönünden 17/08/2022 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu belirtilmiştir.
Davacılar vekili tarafından hesap raporuna bir itirazlarının olmadığı beyan edilmiş, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan, mahkememizce de hükme esas alınmıştır.Davacılar vekili --- tarihli talep arttırım dilekçesini sunarak davacı ---- olarak açtıkları destek tazminatı talebini--- yükselttiklerini bildirmiş, harcını yatırmıştır.
Davalı --------tarafından talep arttırım dilekçesine karşı zaman aşımı savunmasında bulunulmuştur. Dava HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep edilen alacağın tümü bakımından zaman aşımı kesilmiştir.
Dava tarihi ile talep arttırım dilekçesinin sunulduğu tarih arasında zaman aşımına uğrayan bir alacak söz konusu olmadığından davalı yanın talep arttırım dilekçesine karşı zaman aşımı savunması mahkememizce reddedilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporlarıyla 09/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ---- tarihinde vefat ettiği, vefat nedeninin kafa yaralanmasına bağlı beyin kanaması olduğu, geriye davacı eş ve davacı çocuklarının kaldığı,
kazaya karışan-----poliçesinin kaza tarihini de kapsayacak şekilde davalı ----- tarafından düzenlendiği ve kazanın sigorta teminatı içinde olduğu, dava öncesinde davacıların destek tazminatı talebi ile davalı ---- başvurdukları, davacılardan ----- talebinin kabulü ile bu davacıya 260.000 TL ana para ödemesi yapıldığı, Sigorta poliçesi limiti 1.000.000 TL olup, bakiye 740.000 TL tazminat limiti kaldığı, mahkememizde açılan davada yalnızca müteveffanın oğlu ----- yönünden destek tazminatı talep edildiği,------- alınan sağlık kurulu raporuna göre engelli olduğu,
hayatını başkasının bakımına ihtiyaç olmaksızın sürdüremeyeceği kendi geçimini sağlayamayacağının belirlendiği, bu hususun dinlenen tanık beyanları ile de teyit edildiği, ------ babasının vefatı ile babasının desteğinden yoksun kaldığının kabulü gerektiği, davacı çocuğun destek tazminatı talep edebileceği ------- zarardan davalı---- araç sürücüsü ve davalı ---- poliçesini düzenleyen olmakla sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Davalı ---- kayden araç maliki görünmekle birlikte ---- plakala sayılı aracı satın aldığı gibi 3 yıllığına dahili davalı -------kiraladığı, aracın bu davalının tasarrufunda olduğu,
nitekim kazanın da aracın davalı -- tarafından ---- firmasından kiralandığı dönemde meydana geldiği anlaşılmıştır.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerine göre, trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde "işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalkması nedeniyle, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.
Bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Mahkememizde açılan davada da davalı---- tarafından aracın satın alındığı gibi ---- uzun süreli olarak kiralandığı ve aracın teslim edildiği, bu firma tarafından da diğer davalıya kısa süreliğine kiralandığı sabit olduğundan davalı ----- işleten sıfatını taşımadığı, hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, işleten sıfatıyla dahili davalı ----- sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Öte yandan ------- sayılı "Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının, ---- trafik kaydına dayanarak davalı-----aleyhine açtığı davada, adı geçen davalının işleten olmadığı davalı ----- vekilinin ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmış, HMK'nin 124'üncü maddesi uyarınca tarafta iradi değişiklik yapılarak motosikleti uzun süreli kiralayan---- davalı sıfatı ile davaya dahil edilmiştir.
Bu nedenle HMK'nin 124/4'üncü maddesinde ön görülen koşulların oluşmadığı da gözetildiğinde davalı ---- karşı dava açmakta kusuru bulunmayan davacı aleyhine, davalı ---- Şirketi yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir." Şeklindeki kararı göz önünde bulundurularak davalı--- lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.Davalı ---- aracın kiralandığı somut olmakla birlikte dosyada toplanan delillerden onun da işleten sıfatını kazanmadığı,
ihbar olunan ve aynı zamanda tanık olarak beyanı alınan ---- ifadesinde davalı ---- haberi olmadan aracın anahtarını aldığını ve davalı ---- yanına gittiğini ifade ettiği, aracın ---tarafından ----- kısa süreli kiralandığı,---- haberi olmadan aracın dava dışı (ihbar olunan) --- tarafından anahtarının alınması suretiyle onun tarafından arkadaşı ---- kullandırıldığı ve onun kullanımı sırasında kaza meydana geldiğinden----- işleten sıfatı kazanmadığı,----- sorumluluğunun araç kiralama ilişkisi nedeniyle kiracı - kiralayan rücu ilişkisinde gündeme gelebileceği, bu davada ise sorumluluğunun bulunmadığı,
hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, ------ sonucuna varılmıştır.Meydana gelen trafik kazasında ---- plakalı araç sürücüsü---- %75 oranında ve müteveffa---- %25 oranında kusurlu olduğu saptanmış olup, davalı tarafça müteveffa ------- ehliyetsiz olarak motorlu bisiklet kullanması ve kaskının takılı olmaması nedeniyle müteferrik kusurlu olduğu ileri sürülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda müteveffanın sürücü belgesinin olmamasının olayın meydana gelmesinde bir etkisinin olmadığı ancak, müteveffanın kafa yaralanmasına bağlı beyin kanaması geçirerek vefat etmiş olması nedeniyle, kaskının bulunmamasının mütefrrik kusur teşkil edeceği belirtilmiştir. -----------6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Desteğin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü konumunda bulunan desteğin trafik kazası sonucu koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabit olup, otopsi tutanağına göre ölüm nedeninin, beden travmasına bağlı kafatası, mandibula, yüz klavukula, kot kırıkları, omur ayrılması ile birlikte büyük damar yırtılması ile gelişen iç kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı olduğu, yani ölüm nedeninin kafa bölgesinden aldığı darbeler sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." şeklindeki kabul doğrultusunda somut olayda da hesaplanan tazminat tutarından %20 oranında müteferrik kusur indirimi yapılması gerektiği mahkememizce kabul edilerek,
hesaplanan destek tazminatı tutarından %20 oranında indirim yapılarak davacı--- destek tazminatı talebinin arttırılmış haliyle kısmen kabulüne 300.540,40TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar---, davalı ----- yönünden temerrüd tarihi olan --- tarihinden ve diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan -----tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ----- ödenmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir.
Davacıların bir diğer talebi ise olay nedeniyle duydukları elem ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. -------- olay nedeniyle eşini, diğer davacılar ise babalarını kaybetmişlerdir. Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat hakkında bir düzenleme bulunmadığından, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK 56 maddesi uygulanacaktır.
TBK 56/2 maddesinde " ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygunbir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir"hükmü düzenlenmiştir. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.-------- Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir. ------Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde kazanın oluş şekli, taraflara yüklenen kusurlar, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
davacı ----- 30.000,00TL, davacı ---- 10.000,00TL, davacı ---- 10.000,00TL, davacı ----- 15.000,00TL, davacı -----10.000,00TL manevi tazminat takdir edilmiş, davalılar ------ kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla talebin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılardan ---- aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine,
2-Davalı ----yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine,
3-Davacı ---- destek tazminatı talebinin artırılan hali ile kısmen kabulüne, 300.540,40TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ----, davalı ---- yönünden temerrüd tarihi olan ----- tarihinden ve diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan ---tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ----- ödenmesine,
Fazla talebin reddine,
4-Davacı ---- 30.000,00TL, Davacı--- 10.000,00TL, Davacı ----- 10.000,00TL, Davacı ---- 15.000,00TL, davacı ------ 10.000,00TL manevi tazminat takdirine, davalılar --------- kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
Fazla talebin REDDİNE,
HARÇLAR
5- Maddi tazminat talebi yönünden karar harcı 20.529,91 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.878,87 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 1.283,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.368,04 TL harcın davalılar ----- tahsili ile hazine adına irad kaydına, 6- Manevi tazminat talebi yönünden karar harcı 5.123,25 TL'nin davalılar -------- tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7--Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan toplam 3.161,87 TL harcın davalılar ---------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
YARGILAMA GİDERLERİ
8-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk masraf, 1.919,00 TL tebligat, müzekkere ve talimat gidiş geliş gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.011,20TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre (kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı oranlanması ve ortalamasının alınması sonucu %46) 3.685,15 TL'nin davalılar ------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9- Davalı ----tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ------ tarafından yapılan 450,00 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
11- Davalı -------tarafından yapılan 214,00 TL yargılama giderinin davanın reddedilen kısmı göz önünde bulundurularak 115,56 TL sinin davacılardan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
VEKALET ÜCRETLERİ
12-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 48.086,46 TL vekalet ücretinin davalılar ---------alınarak davacı ------verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- den alınarak davacı ----- verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- den alınarak davacı --- verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------- alınarak davacı---- verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- alınarak davacı ----verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar -----alınarak davacı ----- verilmesine,
13-Davalılar ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ---- alınarak bu davalılara verilmesine,
14- Davalı ---- lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
15-Davalı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.7/2,13/1ve 2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ---- alınarak bu davalıya verilmesine,
16-Davalı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.7/2, 10/3 ve10/4 maddelerindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
17-Davalı -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ---- alınarak bu davalıya verilmesine
Davalı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ---- alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalı ----kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ------ alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı------- alınarak bu davalıya verilmesine,
ARABULUCULUK ÜCRETİ
18-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki kabul ve red oranlarına göre 1.814,40 TL'nin davacılardan ve 1.545,60 TL'nin davalılar-------- tahsili ile hazine adına irad kaydına,
GİDER AVANSI
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/819, K. 2024/946, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama