İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/896 K.2025/114

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/896Karar2025/114Tarih20 Şubat 2025Okuma15 dk · 3.073 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/896
Karar No
2025/114
Karar tarihi
20 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.073 kelime·15 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/896 Esas

KARAR NO:2025/114

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 16/11/2022

KARAR TARİHİ: 20/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Trafik kazasının ------ tarihinde saat 18:20 sıralarında ------ ayrımında meydana geldiğini, sürücü olan davacı ---------- plakalı motosiklet ile tüm koruyucu önlemleri alarak ve kask kullanarak arkasında oğlu ile birlikte seyir halinde ana yolda ilerlerken, davacının ana yolda seyrederken tali yoldan araç gelip gelmediğini kontrol etmiş ve dikkatli bir şekilde seyrine devam ettiğini, ancak davalı ------ sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ani ve hızlı bir şekilde tam kusurlu olarak ana yola girerek davacının kullandığı motorun sağ tarafına çarptığını ve kazanın gerçekleştiğini,

---- plakalı aracın geldiği ----------DUR" Trafik işaret ve levhası bulunduğunu, buna rağmen davalı tarafından kurala uyulmadığını, hızını azaltmadığını ve kazaya neden olduğunu, davacının çarpmanın etkisi ile savrulduğunu, yerde sürüklenerek ağır şekilde yaralandığını, davacıya aracın şiddetli bir şekilde çarpması nedeniyle vücudunun çeşitli yerlerinde ezilmeler, çizilmeler ve kırıklar meydana geldiğini, davacının kazada en ağır darbeyi bacağına alması nedeniyle bacağında kırık ve doku zedelenmesi meydana geldiğini, davacının kazadan sonra operasyon geçirdiğini ve 3 ay iş görememezlik raporu aldığını,

davacının tedavisinin halen devam ettiğini, -------- Soruşturma numaralı dosyasında alınan ----------raporunda görüleceği üzere söz konusu yaralanma basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu, davacının hala söz konusu yaralanmanın ağrı ve şikayetlerini hissetmekte, basit motor hareketleri dahi gerçekleştirirken zorlandığını, davalının meydana gelen kazada tam ve ağır kusurlu olduğunu, davalının tam kusurlu şekilde hareket etmesi nedeniyle davacı yaralanmış ve tedavisi hala daha devam etmekte olup kaza neticesinde vücudunda kalıcı iz oluştuğunu, meydana gelen bu kazada davacının ise tamamen kusursuz olduğunu,

davalının alınan ifadesinde de tali yoldan ana yola girdiğini açıkça ikrar ettiğini, davacının yapmış olduğu tedavi giderlerinin hesap edilerek hüküm altına alınması için yargılama sırasında toplanacak delillere ve maddi tazminata ilişkin hesap sonucuna göre, zarar ve kapsamı belli olduktan sonra,

------poliçe no ile ----Davalı ----- tarafından tanzim edildiğini, davalı------- tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ---------numaralı hasar dosyası oluşturulmuş ve dosya ile ilgili tarafımıza herhangi bir tazminat ödemesinin yapılamayacağı iletildiğini, davacının, yaralamalı trafik kazası nedeni ile uğramış olduğu yaralanmadan kaynaklı oluşan tedaviye yönelik ve sigorta şirketinin karşılamadığı masrafların, konusunda uzman bir hekim bilirkişi aracılığı ile rapor alınmasına,

masrafların tedaviye ve kazaya yönelik olduğunun belirlenmesine ve bulunacak sonuca göre ilerde talep artırma ve ıslah etme haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL nin kısmi alacak olarak kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen 18/12/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesini, davacının kazada ve kazadan sonra yaşamış olduğu acı, elem ve ızdırap nedeniyle, davacı için 35.000-TL Manevi Tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,

yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili mahkeme karayolları trafik kanunu madde 110 uyarınca istanbul anadolu mahkemeleri olduğunu, açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla;

kazaya karışan -------------sigortalı olduğunu, ancak poliçede manevi tazminat klozu olmadığını, bu nedenle davalı şirketin talep edilen manevi tazminattan hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, bu poliçeden dolayı sorumluluğun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin maddi zararla ilgili olarak da bir sorumluluğu da bulunmadığını, aracın --------- yapan şirket bu zararlardan sorumlu olduğunu,

davalının böyle bir sorumluluğu olmamakla birlikte davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet sorumlu tutulacaksa da bu ancak aracın zmss'ni yapan sigorta şirketin poliçedeki limiti aşıldığında ve davalı şirketin poliçedeki limiti dahilinde mümkün olacağını, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafın tedavi giderinden davalı şirketin sorumluluğu olmadığını, zira bu hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, bu nedenle protez giderine itiraz ettiklerini, meydana gelen kaza nedeniyle bakıcı giderinden de davalı şirketin sorumlu olmadığını, sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu,

davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, davalı şirketten, k.t.k 98. ve 99. maddeleri uyarınca ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, zira sigortalının aracının trafik kaydı hususi olarak belirtildiğinden,

bir ticari işe veya tacire atfedilebilecek bir durum olmaması ile birlikte huzurdaki davanın haksız fiile ilişkin olması nedeniyle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, avans faiz talebi, ticari nitelikte olan para borçlarına işletilen bir faiz türü olduğunu, davaya konu kaza ticari iş niteliği taşımadığını, haliyle de ticari işlerde istenebilecek avans faizinin huzurdaki davaya konu kaza sonunda hükmedilecek tazminat için de istenebilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu,

davalı şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği izahtan vareste olup yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda da davacı yan ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davacının dayanaktan yoksun maddi tazminat talebininin reddini istemiştir.

Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan bu davayı ve dava dilekçesini kabul etmediğini, davacının açmış olduğu dava usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, davacı ile davalı --------adresi üzerinde davacı ---- sevk ve idaresinde bulunan ------ plaka sayılı motosiklet ile davalı ------ sevk ve idaresinde bulunan ------- plaka sayılı araca ------ kavşağında vurması ile istenmeyen bu trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazalarında kusurun temel öğe olduğunu, tazminat hesapları genellikle “kusur oranları” üzerinden hesaplandığını, kusursuz sorumluluklarda dahi, bazı ayrık durumlar dışında,

bir kusur (sorumluluk) ölçüsü belirlenmek gerektiğini, kişilerin sosyal ve kültürel düzeyleri, olayın ağırlığı, kusur ve sorumluluk dereceleri gibi unsurlar özenle değerlendirilerek uygun bir tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, bir eylem ve davranış, kurallara aykırı olmakla birlikte, zarar bu eylemin sonucu değilse, kurallara aykırı davranan zarardan sorumlu tutulamayacağını, trafik kurallarına göre, yan yoldan çıkan aracın, ana yoldan geçene öncelik tanıması gerektiğini ancak ana yoldan gelen çok hızlı araç, yan yoldan çıkan araca çarpıp içindekileri öldürmüşse,

burada kazanın asıl sorumlusu hızlı araç kullanan olması gerektiğini, trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişilerin, hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yaptığını, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, davacıların, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ----------kusurlu bulunduğunu iddia ettiklerini ancak davacıların kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından,

kabul edilmediğini, her ne kadar davalının Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle ağır ve tam kusurlu bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacının bu iddiası gerçeği yansıtmadığını, davalının trafik kurallarına ve işaretlerine uygun bir şekilde normla hızda ilerlemekte iken kavşağa yaklaştığında hızını azalttığını, trafik kurallarına uyduğunu, davacının hız limitini aştığından hem de Trafik Kanunu madde 52/1-a da yer alan kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından asli kusurlu olduğunu, davacının ---------- Plakalı motosiklet sürücüsünün,

kaza esnasında arkasında taşıdığı yolcunun kasksız olduğu ve davacının korumasız şekilde motosiklet kullanması hususuna hiç değinilmediğini, asli kusuru ------ plakalı araç sürücüsü -----atfedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, ayrıca,----------dosyada keşif yapılmamış olup müvekkilim kendisini bir avukatla temsil edemediğinden kendi savunmasını yapamamış olup yetersiz savunmadan dolayı ve yargılama usulünün “basit yargılama” olması sebebiyle eksik araştırma ile hatalı kusur tespitine dayanılarak hükme gidildiğini,

bu nedenle ------- kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsü ------ asli kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığını, öncelikle ------- bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep etmiştir, ayrıca soruşturma dosyasında ----- hakkındaki tetkik edilen raporda davacının ----------sayılı raporunda: Motorsiklet kazası ifadesi ile başvurduğu, sağ tibia medial bölgede 2 cm kesi bulunduğu, yapılan Ortopedi konsültasyonunda sağ ayak tibia distalinde medial yüzde 3 cm'lik kesi mevcut olduğu, primer sütür atıldığı, çekilen grafisinde medial malleol ve talus kırığı saptandığı, kısa bacak atel uygulandığı,

tedavi red imzalayarak ayrıldığı bildirildiğine," şeklinde rapor tanzim edildiğini farkedince davacının Devlet hastanesinde ücretsiz bir şekilde tedavi olabilecekken bu tedaviyi reddedip 4 farklı özel hastanede tedavi olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle üzüntü ve keder duyulması, manevi tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmadığını, zira haksız fiil nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için haksız fiille birlikte manevi zararın doğması,

manevi zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurun varlığı koşullarının bir arada bulunması gerektiğini, dolayısıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi gerektiğini, araç sürücüsü --------kusurlu olduğunu ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul etmemekle birlikte, bir kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarı fahiş olup sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini,

davacının talep ettiği miktar elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok müvekkile yüklenmeye çalışılan bir ceza, müvekkil üzerinden elde edilmeye çalışılan bir gelir niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ettiğini, davacının kaza sebebiyle vuku bulmuş tazminata esas alınabilecek bir yaralanmasının olmadığını, vaki olan kaza bahane edilerek maddi ve manevi menfaatler temin edilmek amacıyla işbu haksız davanın açıldığını,

manevi tazminat taleplerinin bir zenginleşme aracılığı olarak kullanılamayacağını belirterek haksız olarak açılan bu davanın reddini istemiştir.

Birleşen davanın davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında -------- davası derdest olduğunu, iş bu davada tanıklar dinlendiğini, deliller toplanmış ve en nihayetinden ekte sunulan bilirkişi raporu tanzim edildiğini, süresinde ıslah dilekçesi verilemediğinden dolayı derdest, tarafları ve konusu aynı olan -------- sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi talep ettiğini,Trafik kazasının ---- tarihinde saat 18:20 sıralarında ------- ayrımında meydana geldiğini, sürücü olan davacı -------- plakalı motosiklet ile tüm koruyucu önlemleri alarak ve kask kullanarak arkasında oğlu ile birlikte seyir halinde ana yolda ilerlerken,

davacının ana yolda seyrederken tali yoldan araç gelip gelmediğini kontrol etmiş ve dikkatli bir şekilde seyrine devam ettiğini, ancak davalı ----- sevk ve idaresindeki -----plakalı araç ani ve hızlı bir şekilde tam kusurlu olarak ana yola girerek davacının kullandığı motorun sağ tarafına çarptığını ve kazanın gerçekleştiğini, ----- plakalı aracın geldiği -------- "DUR" Trafik işaret ve levhası bulunduğunu, buna rağmen davalı tarafından kurala uyulmadığını, hızını azaltmadığını ve kazaya neden olduğunu, davacının çarpmanın etkisi ile savrulduğunu, yerde sürüklenerek ağır şekilde yaralandığını,

davacıya aracın şiddetli bir şekilde çarpması nedeniyle vücudunun çeşitli yerlerinde ezilmeler, çizilmeler ve kırıklar meydana geldiğini, davacının kazada en ağır darbeyi bacağına alması nedeniyle bacağında kırık ve doku zedelenmesi meydana geldiğini, davacının kazadan sonra operasyon geçirdiğini ve 3 ay iş görememezlik raporu aldığını, davacının tedavisinin halen devam ettiğini, ------ Soruşturma numaralı dosyasında alınan----------- raporunda görüleceği üzere söz konusu yaralanma basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu, davacının hala söz konusu yaralanmanın ağrı ve şikayetlerini hissetmekte,

basit motor hareketleri dahi gerçekleştirirken zorlandığını, davalının meydana gelen kazada tam ve ağır kusurlu olduğunu, davalının tam kusurlu şekilde hareket etmesi nedeniyle davacı yaralanmış ve tedavisi hala daha devam etmekte olup kaza neticesinde vücudunda kalıcı iz oluştuğunu, meydana gelen bu kazada davacının ise tamamen kusursuz olduğunu, davalının alınan ifadesinde de tali yoldan ana yola girdiğini açıkça ikrar ettiğini, davacının yapmış olduğu tedavi giderlerinin hesap edilerek hüküm altına alınması için yargılama sırasında toplanacak delillere ve maddi tazminata ilişkin hesap sonucuna göre,

zarar ve kapsamı belli olduktan sonra,----- Davalı ------ tarafından tanzim edildiğini, davalı Sigorta ----- tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ------------- hasar dosyası oluşturulmuş ve dosya ile ilgili tarafımıza herhangi bir tazminat ödemesinin yapılamayacağı iletildiğini, davacının, yaralamalı trafik kazası nedeni ile uğramış olduğu yaralanmadan kaynaklı oluşan tedaviye yönelik ve sigorta şirketinin karşılamadığı masrafların, konusunda uzman bir hekim bilirkişi aracılığı ile rapor alınmasına,

masrafların tedaviye ve kazaya yönelik olduğunun belirlenmesine ve bulunacak sonuca göre ilerde talep artırma ve ıslah etme haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL nin kısmi alacak olarak kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen 18/12/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesini, davacının kazada ve kazadan sonra yaşamış olduğu acı, elem ve ızdırap nedeniyle,

davacı için 35.000-TL Manevi Tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı ---------vekili cevap dilekçesinde özetle;

derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının tedavi giderine dair taleplerinin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve ek dava ile talep edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddini gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafın tedavi giderinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, protez giderine itiraz ettiklerini, kaza nedeniyle bakıcı giderinden müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını,

sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu da belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı--------kazadan oğlum ve eşimin eve dönmemesi üzerine oğlumu arayarak ne olduğunu sorduğumda haberim oldu, kaza yaptıklarını söyledi, bunun üzerine eşim apar topar hastaneye kaldırıldı, ben de ---------- devlet hastanesine gittim, o dönem covid dönemiydi, aciller yoğundu, eşimin ameliyat olması gerektirdiğini ancak yoğunluktan dolayı hemen ameliyata alamayacaklarını, bir hafta sonra ameliyat olabileceğini söylediler, biz de bunun üzerine eşim için başka bir hastane araştırdık, başka bir özel hastaneye götürdük,

oğlum kaza yaşanacağını anladığı için motorsikletten atlamış , bu nedenle ondan herhangi bir yaralanma yoktu, kaza nedeniyle eşim de kırık meydana geldi ve kıkırdakta zedelenme vardır, eşim mesleğini etkiyip etkilemeyeceği noktasında endişelendi, strese girdi, aile olarak da zor günler geçirdik, hala soğuk havalarda zaman zaman sabah uyandığında sendelemektedir, mesleği ile ilgili şimdilik bir sıkıntısı yoktur, dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, 18/12/2020 tarihli trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderleri ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Davacı tarafından süresinde ıslah dilekçesi verilmediğinden bilirkişi raporunda belirlenen tedavi, gideri miktarına yönelik ek dava açılmış ve Mahkememizin iş bu dosyası ile-------- dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafça ek dava yönünden zamanaşımı definde bulunulmuş ise de.

6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.

Maddenin özellikle 1. fıkrasında "tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşşsa, bu zamanaşımı uygulanır" ifadesi ile kanun koyucu yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.

Ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır.

Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. -----Somut olayda, davalının haksız eylemi ceza kanunu anlamında aynı zamanda bir suç oluşturduğundan, daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanacak olup, davalının haksız eyleminin 18/12/2020 tarihinde meydana getirilmiş olduğu dikkate alındığında,

zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce davaya konu kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi için ----- rapor alınmış, alınan raporda davalı sürücü ---- %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ---- %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, raporun yasaya uygun ve denetlenebilir olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve ----sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 Sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılı KTK 98. maddesine göre.

"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ----- karşılanır." hükmü getirilmiştir. 6111 Sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri ------ tarafından karşılanacaktır.

Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden ----- giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumludur.Davaya konu edilen tedavi giderlerinden, K.T.K.

98 md. Hükmüne (6111 sayılı yasa değişikliği) göre -------- sorumluluğunda bulunan ve bulunmayanların belirlenmesi için, konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınmış, mahkememize sunulan bilirkişi raporunda davacının kusur durumuna göre tedavi gideri miktarının toplam 23.719,32 TL olduğu,

bu miktarın 3.400,00 TL'sinin belgesiz , kalan kısmın belgeli tedavi gideri olduğu belirtilmiştir. ----- sorumluluğunda olmayan tedavi giderleriyle sınırlı olarak davalıların sorumlu olduğu tedavi giderleri için davalıların sorumluluğuna, ------sorumluluğunda olan belgeli tedavi giderleri yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olup tedavi gideri talebinin 3.400,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir.

Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; kazanın oluş şekli, kaza tarihi itibariyle paranın alım gücü, kusur durumları, davacının yaralanma derecesi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Teminat kapsamında olmadığından manevi tazminat talebinin sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamında sigorta şirketine başvurunun teslimine ilişkin belge bulunmadığından ve başvuru tarihi tespit edilemediğinden sigorta şirketinin red cevabı verdiği 05/11/2022 tarihi sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi kabul edilmiş, diğer davalı yönünden ise temerrüt tarihi kaza tarihi olan 18/12/2020 tarihi kabul edilmiştir.

Sigortalı aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Asıl dava ve birleşen dava yönünden DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

Tedavi gideri talebinin kısmen kabulü ile, 3.400,00 TL tedavi giderinin davalı-------- yönünden kaza tarihi olan 18/12/2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,

Manevi tazminat talebinin davalı --------- yönünden kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -------- alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,

Manevi tazminat talebinin davalı ----------Yönünden reddine,

Alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından asıl ve birleşen davada peşin alınan 738,36 TL'nin mahsubu ile kalan bakiye 122,96 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,

Maddi tazminat davasının kabul edilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

Maddi tazminat davasının reddedilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Manevi tazminat davasının kabul edilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı -------- alınarak, davacıya verilmesine,

Manevi tazminat davasının hakkında talep edilen bedel üzerinden reddedilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------- verilmesine,

Manevi tazminat davasının davalı şirket hakkında talep edilen bedel üzerinden reddedilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --------- verilmesine,

Davacı tarafça yapılan 7.398,5 TL yargılama giderinin kabul ve redde göre hesaplanan 4.208,32 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 1.311,5 TL harç masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından kullanılmayan kısımlarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair davacı vekili ile davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/896, K. 2025/114, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2025/114
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 16/11/2022
  7. Karar Tarihi: 20/02/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Değerlendirme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/896
Karar No
2025/114
Tarih
20 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/897 K.2025/107
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/901 K.2025/153
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/901 K.2025/161
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/901 K.2025/99
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/904 K.2025/144
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/906 K.2025/94

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.