İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/217 K.2024/766

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/217Karar2024/766Tarih9 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.174 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/217
Karar No
2024/766
Karar tarihi
9 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.174 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/217 Esas

KARAR NO:2024/766

DAVA

Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)- Yöneticinin Azli

DAVA TARİHİ: 23/03/2023

KARAR TARİHİ: 09/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)- Yöneticinin Azli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

Şirketin 24.08.2020 tarihinde kurulduğunu, bu aşamada davalının şirket müdürü yetkili ve sorumlusu olarak seçildiğini, davalının toplamda 575.000,00 TL bedelli 3 adet çeki şirketin müşterisine satılan malların bedeli olarak yine şirket adına teslim aldığını, çekleri zimmetine geçirdiğini, makbuz karşılığı şirkete teslim etmediğini, çeklerin teslim alındığı dava dışı ------- çeklerinin cari deftere işlemediğini, bu nedenle ------ halen müvekkili şirkete borçlu göründüğünü, ilgili çeklerin teslimi için davalıya 28.12.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini davalıya tebliği ile davalının 04.01.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü,

çeklerin müvekkil şirkete teslim edilmiş olması halinde şirketin mal tedariki gerçekleştirip ekonomik yarar sağlama imkanının bulunduğunu ancak bunun gerçekleştirilemediğini, bu nedenle davalının meydana getirdiği zararı şirkete geri ödemekle yükümlü olduğunu, anılan nedenlerle davalının TTK 235-630/2-630/3 maddeleri uyarınca yönetim ve temsil yetkisinden azledilmesini, çekler üzerinde ihtiyati tedbir konulmasını, bunun kabul edilmemesi halinde devlet bankalarının birinde açılacak hesaba nemalandırılmak üzere paraların bu hesaba aktarılmasını, çeklerin müvekkile teslimini,

çeklerin nakde çevrilmiş olması ihtimalinde şirket ana sözleşmesi ve amir mevzuat hükümlerine aykırı olarak şirket adına teslim aldığı çekleri kendi uhdesinde tutması sonucu müvekkilini uğrattığı maddi zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakkın saklı kalması kaydıyla 125.000,00 TL-225.000,00 TL ve 225.000,00 TL olmak üzere toplamda 575.000,00 TL çek tutarının davalıdan tahsilini, çek bedeli olan 575.000,00 TL üzerinden 05.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalıdan alınarak şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin --------- %50 hissedarı olup aynı zamanda müdürü olduğunu, açılan davada genel kurul kararı alınmadığını, dava şartı eksik olup davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların iddia ettiği gibi müvekkilinin şirketi zarara uğratma kastı olmadığını, davaya konu çekleri şirketi temsilen teslim aldığını, müvekkilinin uhdesinde de bulunmadığını, bu çeklerin şirket için ham madde alımında kullanıldığını, alınan ham maddelerin yerinde müvekkili tarafından teslim alındığını, fason üretim için müvekkilinde bulunduğunu, nedeninin ise de davacı ---------- zarara uğratması olduğunu, şirket adresinde davacı --- kayıtlı ------bulunduğunu,

davacının %100 ortağı ve yetkilisi olduğunu, davacı şahsın iyi niyetli olmayıp kendi şirketini, davacı şirketle aynı adrese getirip işlemleri buradan yönettiğini, ------adına yapılacak olan alımları önce kendi şirketi olan ------ adına alıp daha sonra fahiş fiyatlarla -----sattığını, tespit edilen tüm bu hususlar için karşı dava açılacağını belirtereköncelikle davanın usulden reddine aksi taktirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla uygulanması gereken TTK'nın 553.maddesi uyarınca limited şirket ve şirketin diğer ortağı tarafından açılan limited şirket müdürünün sorumluluğu iddiasına dayalı tazminat davası yanı sıra yöneticinin azli davasıdır. Dava, şirket ve şirket ortağı aynı zamanda münferit imza yetkilisi ortak tarafından birlikte açılmıştır.

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 12/07/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanarak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nn 630. maddesinde;

genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı hüküm altına alınmıştır.

TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca da, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur.

Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır.

Şirket yöneticilerinin, şirketin almış olduğu borcu ya da başkaca edim yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla şirketi atıl kılarak acz içine düşürmeleri hali, üçüncü kişiler yönünden doğrudan zarar niteliğinde olup, bunun dışında kalan ve dolaylı zarar olarak nitelendirilebilecek hususlarda ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür.

Davacı şirket yönünden, 6102 sayılı TTK’nın 618/3-c maddesi hükmü gereği şirket tarafından şirket yöneticisine karşı sorumluluk davasının açılabilmesi için limited şirket genel kurulunda kararı alınması dava şartı olup,

Mahkememizce öncelikle düzenlenen tensip zaptı ile "Davacı şirket tarafından yöneticinin sorumluluğu davası açılabilmesi için TTK 618/3-c maddesi uyarınca bu konuda sebebi de belirtilmek suretiyle genel kurulda karar alınmış olması dava şartı niteliğinde olup dava dilekçesi ekinde bu yönde bir karar bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekiline dava dilekçesinde belirtilen sebepler ile davalı hakkında yöneticinin sorumluluğu davası açılması için alınmış bir genel kurul kararı var ise sunması, yok ise bu dava şartı HMK 115/2 maddesi uyarınca tamamlanabilir nitelikte olduğundan davacı vekiline 3 aylık kesin süre verilmesine,

genel kurulda bu yönde alınmış bir karar sunulmadığı takdirde şirket yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin bildirilmesine, sürenin işbu tensip zaptının tebliği ile başlamasına," yönünde ara karar oluşturulmuş, ancak davcı şirket tarafından verilen kesin süre içinde genel kurul yapılmak suretiyle karar sunulamamıştır.

Şirket yönünden davalı şirket müdürü aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için TTK.618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması zorunlu olup genel kuruldan bu yönde karar alınmadığı anlaşıldığından TTK.618/3.c maddesi uyarınca alınmış bir genel kurul kararının bulunması HMK.114/2.maddesi uyarınca özel dava şartı niteliğinde olduğundan,, davacı şirketin açtığı sorumluluğa dayalı tazminat talebinin HMK.115/2.maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi mahkememizce uygun görülmüş,

Ortak sıfatıyla dava açan davacı --------- talebi ayrıca değerlendirilmiştir.Aynı şekilde yöneticinin azli talepli davada hem şirket hem de şirketin diğer ortağı olan ---------- birlikte açılmış ise de TTK'nın 630/2 maddesinde kanun koyucu haklı sebeple müdürün azli davasını açma hakkını, açıkça şirket ortaklarına tanımıştır.

Bu nedenle azli istenen müdürün temsil ettiği şirketin işbu davayı açma hakkı ve dolayısıyla işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davacı şirket tarafından açılan yöneticinin azli davasının da aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, Ortak sıfatıyla dava açan ---- iddiaları ayrıca değerlendirilmiştir.

Davacı şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş davacı şahıs ile davalının %50'şer oranda hissedar ve aynı zamanda her ikisinin şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde oluğu belirlenmiştir.Davaya konu edilen çeklere ilişkin olarak bankalarla yazışmalar yapılmış, dava konusu Keşidecisi------ lehine keşide edildiği, sonra sırasıyla davacı şirket,------ tarafından cirolandığı, ---- tarafında cirolanıp ----- tarihinde bu şirkete ödeme yapıldığı,Keşidecisi----- lehine keşide edildiği,

sonra sırasıyla davacı şirket, -----tarafından cirolandığı ondan sonra ------tarafından cirolanıp bu şirket tarafından bankaya ibraz ve ----- tarihinde bu şirkete ödeme yapıldığı,Keşidecisi -------- lehine keşide edildiği,sonra sırasıyla davacı şirket,----- tarafından cirolandığı,------- tarihinde bu şirkete ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından sunulan --- tarihli beyan dilekçesi ekindeki belgelerden davalının davaya konu çekleri dava dışı ----- tarafından düzenlenen çek giriş bordrosu ile bu şirkete teslim etmiş göründüğü,

yine bu şirket tarafından davacı şirket adına satış faturası düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla bu şirkete müzekkere yazılarak çeklerin ellerinde olup olmadığı sorulmuş ancak yazılara herhangi bir cevap verilmemiştir.Davacı şirketin -------yıllarına ait ticari defter ve dayanak kayıtları, dosyada toplanan deliller bir arada değerlendirilip davalının müdürlükten azli için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı ve yine yöneticinin sorumluluğu kapsamında davaya konu edilen çeklerin şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, ne şekilde kullanıldığı,

bu çekler nedeniyle davacı şirket yönünden davalının sorumluluğunu gerektiren bir zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının tespiti, davalı tarafın savunmalarının şirket kayıtları ile mutabık olup olmadığı, çeklerin ödeme için kullanılıp kullanılmadığı,

karşılığının şirket kayıtlarında olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi heyetine verilmiş alınan -------- tarihli raporda bilirkişi heyeti, çeklerin yer aldığı ---- sayfasının alt kısmında davacı şirketin kaşe imzası ile “Teslim Alınmıştır ------ bulunduğu görülmüşse de, davacı firma nezdinde yapılan incelemede ilgili çeklerin davacı nezdindeki--------cari hesabında kayıtlı bulunmadığının tespit edildiğini, davacıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış- kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığını,

dolayısıyla ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğunu ,davacı vekilinin ------------ aile şirketi olduğunu, davalının sunduğu belgelere göre çek giriş işlemlerinin 22.12.2022 tarihinde yapıldığını, bu tarihten dava açılana kadar geçen 5 aylık süre içinde ticari işlem yapılmadığını ancak dava açıldıktan sonra 06.04.2023 tarihinde fatura ve irsaliye belgelerinin düzenlendiğini, bu durumun hiçbir ticari ilişkide görülemeyeceğini ve davalının kaçırdığı çekleri gerekçelendirebilmek adına fatura düzenlediğini,

bu yolla suni delil oluşturduğunu iddia etmesi nedeniyle yaptıkları incelemede ürünlerin ----- numaralı irsaliye ile ---- tarihinde ---- imza karşılığı teslim edildiğinin belirtildiğini, -------imza karşılığı teslim aldığı yönünde beyanda bulunduğunun görüldüğünü, ---- tarafından düzenlenen çek ------ davacı --------- firmasından dava konusu 3 adet karşılığı toplamda 575.000,00 TL tutarlı çekin 22.12.2022 tarih ve 67 sıra numaralı bordro ile alındığının belirtildiğini,

ancak 629.731,58 TL tutarlı -------- fatura ile yine aynı firmaya tevdi edilen 3 adet karşılığı toplamda 575.000,00 TL tutarlı çeklerin davacı -----defterlerinde kayıtlı bulunmadığını, davacı şirket ticari defterlerinde davalı -------- hareketlerinin incelenmesinden davalının davacı şirket nezdindeki ---- hesabının en son ---- tarihinde işlem gördüğünü, bu tarihten sonra 1.846,00 TL tutarlı -------- virman işlemi ile hesabının kapatıldığını, 2021 yılından dava tarihine kadar ise davalının şirket ile herhangi bir işleminin bulunmadığını, dava konusu edilen 3 adet çekin davalının ortaklar hesabında işlem görmediğinin tespit edildiğini,

bu tespitler doğrultusunda dava konusu 3 adet çekin öncelikle davacı ----firmasına ait müşteri olan ----- cari hesabına istinaden davalı ------ uhdesine alındığı, ----- tevdi ettiği ilgili çeklerin davacı ------ ticari defterlerinde dava dışı ----- cari hesabında kayıtlı bulunmadığı, zira davalı ----- çekleri ortağı olduğu ------ firmasına teslim ettiğine dair dosya içeriğinde tespite elverişli belge görülemediği, devam eden süreçte davalının ilgili çekleri davacı------ adına düzenlenen faturalar karşılığı ---- tevdi ettiği ancak ----- firması ile gerçekleşen işlemlerin davacı ------ ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı,

ilgili üç adet çekin davacı-----bilançosunda işlem görmemesi nedeniyle firmanın 575.000,00 TL toplam tutarlı çekler kadar zarara uğradığı sonucuna varıldığını, TTK “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” kenar başlıklı m. 369 düzenlemesinin.

“Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” hükmünü amir olduğunu, yukarıda yer verilen tespitler ışığında davalının bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiği ve müdürlükten azli için gerekli şartların oluşup oluşmadığı hususunda takdir yetkisinin tamamıyla Mahkememizde olduğunu bildirmiştir.

Yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti raporu ile davalının münferit imza yetkilisi olduğu davacı şirket adına teslim aldığı çekleri şirketin kayıtlarına geçirmediği, dava dışı şirkettten çekler karşılığı hammade aldığını beyan etmekle birlikte yine şirket kayıtlarında bu ticari ilişkinin de tespit edilmediği, davacı şirketin müşterisinden aldığı dava konusu çekler nedeniyle halen alacaklı olduğu, çeklerin bankalara ibraz ve ödemelerinin yapıldığı, davalının bu haliyle yetkilisi olduğu şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmediği,

davalı müdürün TTK'nın 630/2 nci maddesi uyarınca haklı sebeplerle yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, bunun yanı sıra davalının eylemleri ile davacı şirketi zarara uğrattığı, şirketin çek bedellerini tahsil edemediği ve cari hesabında çek bedelleri kadar alacaklı göründüğü davacı ortak yönünden bu zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğu,

davacının da zararın tespit ve şirkete ödenmesi talebiyle dava açtığı anlaşılmakla davacı ------------- tarafından açılan sorumluluk davasının kabulüne, 575.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiş HMK 110 maddesi uyarınca açılan davada herbir talep yönünden kabul ve red durumuna göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı şirketin açtığı yöneticinin sorumluluğu davasının dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,

2-Davacı ------- tarafından açılan sorumluluk davasının KABULÜNE, 575.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine,

3-Davacı ------- açtığı yöneticinin azli talepli davanın KABULÜNE, davalının davacı şirket yöneticiliğinden AZLİNE,

4-Davacı şirketin yöneticinin azli yönünden açtığı davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,

5-Alınması gereken karar harcı 39.278,25 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 9.819,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.458,68 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ile 9.819,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.999,47 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı------- ödenmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 278,75 TL TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.278,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı ----------- ödenmesine,

8-Davacı --------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yöneticinin sorumluluğuna dayanan tazminat davası yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 90.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,

9-Davacı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yöneticinin azli davası yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,

10-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yöneticinin sorumluluğuna dayanan tazminat davası yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine,

11-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yöneticinin azli davası yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine,

12-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

13-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/217, K. 2024/766, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/766
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 23/03/2023
  7. Karar Tarihi: 09/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Savunma
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/217
Karar No
2024/766
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/217 K.2024/879
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/217 K.2024/674
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/218 K.2024/1016
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/219 K.2024/1639
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/220 K.2024/742
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/220 K.2024/1277

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.