KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/492
- Karar No
- 2024/680
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.881 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/492 Esas
KARAR NO:2024/680
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ------plaka sayılı araçların maliki olduğunu, bu araçlar ile-----------bünyesinde halk otobüsü işletmeciliğiğ yaptığını, müvekkilinin yıllardan beri aynı üretici firmaya ait araçları satın alıp, kullandığını, ancak en son almış olduğu araçlarda gizli ayıplar meydana geldiğini, davalı şirketin üreticisi----------- plaka sayılı araçların zemin döşemelerinde ve zemin kaplamalarında fabrikasyon olarak yanlış malzeme seçimi ve yanlış uygulama yapılması sebebiyle zamanla gizli ayıp meydana geldiğini,
yıllardır ayrı üretici firmaya ait araçları satın alıp kullanan müvekkilinin söz konusu araçları bir müddet kullandıktan sonra araçzlarla ilgili olarak davalı şirketin ayıplı ve kusurlu üretim yaptığını öğrendiğini, bu hususu gerek sözlü olarak ---------yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya bildirmesine karşın davalı taraf ihtar süresinden sonra keşide ettiği ihtarname ile ayıbın üretim kaynaklı olduğunu kabul etmediğini, davalının -------- model araçların zeminlerinin kaplama malzemeleri yerlerinden oynamaya başladığını, zemin kaplama malzemesinde alt kısmındaki döşeminin ek yerlerinin izleri görünmeye başladığını,
zemin kaplama malzemelerinin birleşme yerlerinden ayrıldığını, kaplama malzemesinin yukarı doğru kalktığını, altındaki ahşap döşemenin görünmeye başladığını, ayrıca zemin kaplama malzemesi kiri içine hapsediph temizliğe olanak vermediğini, kaplamanın zamanla renk değiştirdiğini, yolcu taşımacılığında kullanılan bu araçlarda yolcular araca bindiğinde temizliği yapılmış olmasına rağmen kiri hapsettiğini, rengi değiştiğini, engelli ve bebek arabasi ile araca binen yolcuların yukarı kalkmış kısımlarına takılıp zorluk yaşamaya başladıklarını, bu ve benzeri durumların müvekkilinin işletmesi,
kooperatif,-----olmak üzere kurumsal kimliklerine ve hizmet anlayışını zarara uğratmaya başladığını, müvekkili ------- halkına kaliteli bir hizmet sunmak adına ----- yaparak hizmet anlayışında üst seviyelere çıkmayı amaçladığını, fakat ayıplı mal üretimi nedeniyle büyük hezimete uğradığını, bu nedenlerle ceza almaya başladıklarını, bu durum müvekkilinin de itibar kaybına neden olduğunu, yolcu şikayetlerini artırdığını, ---- plakalı aracın belediye denetmenleri tarafından --------- nolu kayıt ile rapor aldığını, raporun gerekçesinde aracın iç fiziki durumunun uygun olmadığını,
aracın detaylı iç temizliğinin yapılması gerektiğinin tespit edildiği, oysa araç sürekli ve düzenli bir şekilde silinip, temizlendiğini, yaşanan bu olay sebebiyle araçlarda tekrar temizlik yapılmış, ancak araç zemininden ve üretiminden kaynaklı olarak araçların temizlenemediği anlaşıldığını, durum gecikmeksizin yetkili yerlere iletilmiş ise de çözüm sağlanamadığını, araçtaki ayıp ve kusurlu üretim sebebiyle davalı şirketin üreticisi olduğu müvekkile ait araçların zemin kaplama malzemesinin değişmesi zaruri olduğunu, araçlardaki zeminler yolcu taşıma aracına uygun olmadığını,
araçlardaki zemin kaplama malzemesinin de tek başına değişmesi mağduriyeti gidermeyeceğini, zemin kaplama altındaki ahşap döşemede oynamalar ve esnemeler olduğunu, zemin yüzeyi ahşap kısımdan ayrıldığını, müvekkiline ait tespite konu yeni model araçlar ile önceki model araçlar karşılaştırılığında aradaki farkların çok daha net görüldüğünü, dava konusu araçlarda tanıtımı ve gösterilen özellilerinde dahi maliyeti düşük tutmak adına başkaca eksiklikler ve ayıplar bulunduğunu, eski araçlarda bulunup yeni araçta bulunmayan pek çok parça olduğunu, sileceğin altına kapı açma düğmesi konulmadığını,
sürücü güneşliği önceki araçlarda elektrikli iken yeni alınan araçta manuel hale getirildiğini, ayna
kollarının kapakları konulmadığını, önceki araçlarda arka tampon menteşeli olduğunu, açılıp kapanırken yeni araçlarda sabit hale getirildiğini, yine araçların dış yan dolap kapaklarının içten kilitleri de mevcut olmadığını, bu eksikliklerin müvekkilinin maddi zararına neden olduğunu, müvekklinin davalı firmaya olan güvenini ciddi bir şekilde zedelediğini, söz konusu araçlardaki gizli ayıpların ve araçlarda meydana gelen deformenin neden kaynaklandığının tespiti hususunda delil tespiti talep edildiğini, --------- dosyasında bilirkişi raporu aldırıldığını,
bu sebeple mağduriyetinin giderilmesi ve ticari ilişkisinin korunması düşüncesi ile müracaat edilen dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerininde olumsuz sonuçlandığını, bu sebeplerle davaya konu araçlarda meydana gelen gizli ayıp sebebiyle araçların yetkili servis vasıtası ile garantili şekilde ücretsiz onarılmasını, tamirat ve onarım bedellerinin tespiti ile davalının temerrüde düştüğüü tarihten itibaren ticari avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacının olağan gözden geçirme ile ortaya çıkamayacak bir ayıp bulunması halinde ayıbı anladığında satıcıya bildirmesi gerektiğini, davacı araçların trafiğe çıkış tarihleri olan ------- tarihinden itibaren geçen sürede araç döşemelerinde iddiasına göre üretim kaynaklı ayıp olduğunu fark ettiği halde müvekkiline TTK'da belirtilen tacirler arasındaki yazışma usulüne uygun şekilde süresi içinde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davalının müvekkiline ihtarname keşide tarihi --------- olan ilk aracın trafiğe çıkış tarihinden 2,5 sene, ikinci aracın trafiğe çıkışından ise yaklaşık 8 ay sonra olduğunu,
süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmaması sebebi ile davanın bu yönden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana otomotiv ve savunma sanayi alanında faaliyet gösteren ve üretimi olan tüm araçları uzun ----- süreçleri sonrasında seri üretime alan bir şirket olduğunu, üretimi olan araçların --------- uygun olarak imal edilmekte olduğunu, kullanım kitapçığına uygun kullanılmaları halinde yıllarca hiç sorunsuz hizmet verdiğini, bir tacir olan davacı da ticari işi için aldığını belirttiği bu araçları belirtilen şekilde kullanıldığı taktirde araçların sorunsuz hizmet vereceğini,
kullanılan taban tahtasının otobüs sektöründe kullanılan üst seviye ürün olduğunu, ------ standartlarına göre imal edildiğini, alt bölge fenol koruyucu tabaka ile dış şartlara karşı da mukavemet gösterdiğini, araçlarda yapılan incelemelerde de herhangi bir yapısal soruna rastlanılmadığını, muşamba ek yerlerinde fitil uygulamalarından açılmalar oluşmasının tamamen kullanım şartlarından kaynaklandığını, muşamba yüzeyindeki ilk tabakasında sürtme aşınma etkisi ve kullanılan temizleme kimyasallarının ve fırçalamanın etkisi ile solma izlenimi veren renk farklılaşmaları oluştuğunu, açılmaların tamirinin mümkün olduğunu,
bu durumun tabanda yapısal bir kusura neden olmasının mümkün olmadığını, taban tahtasında gerekse de muşambada yapısal bir soruna neden oluşturacak, oynama tabandan bağımsız hareket gibi bir durum söz konusu olmadığını, oluşan sorunun sadece muşamba yüzeyindeki temizleyiciler ve fiziksel koşullardan oluşan kullanım hatası kaynaklı bir durum olduğunu, bu da davacının kusurundan kaynaklandığını, davacı kendi kusurundan kaynaklanan arızanın taraflarınca giderilmesini talep edemeyeceğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle davalı şirketin üreticisi olduğu ------ plaka sayılı araçların gizli ayıp nedeniyle araçların yetkili servis vasıtası ile garantili şekilde ücretsiz onarılması, onarım yapılmaması halinde araçlarda meydana gelen ayıbın tamirat ve onarım bedellerinin tazmininden ibarettir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmış, davacı ve davalı tanıkları dinlenilmiş, bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir. ---------üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemede.
Bilirkişi raporunda davacıya ait eski model ve kullanımı daha fazla olan emsal araçta, davaya konu sıkıntıların tespit edilmediği, yapılan keşif sonucu iki aracın taban muşambalarında gizli ayıp mevcut olduğu tespit ve rapor edilmiştir.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak makina mühendisi ve sözleşme hesap uzmanı bilirkişisinin ---- hazırladığı raporda özetle.
Davaya konu olan -------- taban muşambalarında meydana gelen açılmaların, dış etkenler sebebi ile olmadığı, kullanılan malzemeden kaynaklı gizli ayıp olduğu, otobüslerdeki malzeme hatasının giderilebilmesi için piyasada yapılan araştırmadaki fiyatlandırma ile toplam 159.028,72 TL maliyeti olduğu, davalı imalatçı tarafından davacı alıcıya garanti verilmiş olduğu, davacının araçlardaki ayıpların varlığını öğrendikten sonra 23.09.2022 tarihli ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu, araçların onarımının aşırı (fahiş) bir masraf gerektirmediği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Satıcının ayıptan sorumluluğu 6098 sayılı TBK'nın 219 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir. 6098 sayılı TBK m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur.
Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Burada objektif değer baz alınır.Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar; (i) ortada bir ayıp bulunmalıdır, (ii) satılandaki ayıp önemli olmalıdır, (iii) alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır, (iv) ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır, (v) alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır, (vi) alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır.Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde,
satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.
Alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.
Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır. Bu zorunluluklar 6098 sayılı TBK m. 223’te düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK m. 223 hükmüne göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür. Ancak alıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinin davalı tarafından yargılamada ileri sürülmesi gerekir.
Ayıp ihbarı de'fi niteliğinde olduğundan mahkemece bu yükümlülüğün yerine getirilmediği re'sen değerlendirilemez -------Satıcının alıcıya karşı ayıptan kaynaklanan sorumluluğu doğduğu taktirde; alıcının TBK m.227 uyarınca seçimlik haklarını kullanması söz konusu olacaktır. Bu seçimlik haklar.
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre satıcının bedeli alıcıya iadesi alıcının satılanı satıcıya iadesi veya 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme veya 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme ve bu seçimlik haklarla birlikte isterse alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.Somut olayda.
Davanın zamanaşımı süresinde açıldığı, davalının dava konusu araçların üreticisi konumunda olduğu, davalı imalatçı tarafından davacı alıcıya garanti verilmiş olduğu, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, ------- taban muşambalarında meydana gelen açılmaların, dış etkenler sebebi ile olmadığı, kullanılan malzemeden kaynaklı gizli ayıp olduğu, otobüslerdeki malzeme hatasının giderilebilmesi için piyasada yapılan araştırmadaki fiyatlandırma ile toplam 159.028,72 TL maliyeti olduğu, araçların onarımının aşırı (fahiş) bir masraf gerektirmediği, davalının cevap dilekçesindeki beyanında araçların onarımına hazır olunduğunun beyan edildiği,
davacının araçlardaki ayıpların varlığını öğrendikten sonra 23.09.2022 tarihli ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu, dava konusu araçlarda gizli ayıp bulunduğu sabit olduğundan, bilirkişi raporu doğrultusunda rapor hükme esas alınarak davacının onarım talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/492, K. 2024/680, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama