KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/540
- Karar No
- 2024/775
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
Karar Metni
1.931 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/540 Esas
KARAR NO:2024/775
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:01/08/2023
KARAR TARİHİ:10/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ------müvekkili olan Davacı sigorta şirketi tarafından ----- sigortalandığını, Dava dışı sigortalı ------fatura numarası ile yedek parça sipariş edildiği, ---- konşimento numarası ile sipariş edilen emtia taşıyıcıya teslim edildiği ancak sipariş edilen emtialardan --- parça kodlu bir adet ön cam (12 kg bürüt ağırlık) dava dışı sigortalıya hasarlı bir şekilde ulaştırıldığını, Bu nedenle müvekkili sigorta şirketi sigortalısının kayıp nedeni ile uğramış olduğu zararı ----karşılandığını, sigortalısının uğramış olduğu zararı tazmin etmesi nedeni ile haklarına halef olduğunu,
--------numaralı dosyası ile icra takibine girişilmiştir; ancak davalı şirket haksız ve mesnetsiz bir şekilde icra dosyasına kısmı itirazda bulunmuş ve takibi durdurduğunu, --------- numarası ile görüşmeler yapılmış ancak netice elde edilememiş ve son tutanak anlaşmama şeklinde düzenlendiğini, müvekkili şirketin alacağının likit olması sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ve bunun -----da desteklendiğini ileri sürerek açtıkları davanın kabulüne,
------ numaralı dosyada yapılan kısmı itirazın iptal edilerek mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte takibin devamına karar verilmesine, %20'de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve mesnetsiz beyan ve iddiaları Müvekkili Şirket tarafından kesinlikle kabul edilmediği ve işbu davanın Sayın Mahkemece külliyen reddi gerektiğini, öncelikle, uyuşmazlık konusu gönderinin gönderim adresinin --------olması nedeniyle söz konusu ilişkinin uluslararası bir taşıma ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu ilişkide uluslararası taşıyıcı olduğunu, gönderinin geliş-varış yeri devletlerinin uluslararası sözleşmelere tabi olması ile uyuşmazlığın çözümünde -------uygulanması gerektiği, bunun da gerek ------------ gerek doktrinde vurgulandığını,
davacının müvekkili şirketten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazçminat alacak talebinde bulunması mümkün olmadığını, müvekkili şirketin Taşıma Kural ve Koşulları’nda açıkça belirtildiği üzere; müşteriler gönderilerini teslim ettiklerinde, konşimentoda ve internet sitesinde yer alan işbu koşulları kabul etmiş sayıldıklarını ne var ki, Davacı tarafından Taşıma Kural ve Koşulları’na ve mevzuata aykırı olarak Müvekkil Şirket’ten, davaya konu gönderi içeriği ön cam olan gönderinin alıcısına hasarlı teslim olduğu iddiasına ilişkin olarak doğrudan ve dolaylı zarar hakkında talepte bulunulması tamamen haksız olduğunu,
müvekkili şirketin Taşıma Kural ve Koşulları’nın “Tanımlar” başlıklı 2. maddesi uyarınca da ““Benzersiz Ürünler” değerli taşlar, değerli metaller, mücevherler, korumasız mobilyalar, cam, porselen, sanat eserleri, antikalar, kürkler, koleksiyon eşyaları, müzik aletleri, pasaportlar dahil önemli belgeler, akıllı telefonlar, akıllı saatler, tabletler, dizüstü bilgisayarlar, elektronik ekranlar, plazma ekranlar, filmler, kasetler, diskler, hafıza kartları veya diğer veri veya görüntü taşıyan mallar dahil olmak üzere,
nitelikleri itibarıyla Gelişmiş Sorumluluk Sigortasına veya Sigortaya tabi olamayan gönderileri ifade eder.” şeklinde tanımlama yapılmış olup “Sorumluluk Sınırları” başlıklı 20. maddesinde “ 20.6 Benzersiz Ürünler. TNT'nin kısmen veya tamamen Benzersiz Ürünler içeren Gönderilere ilişkin sorumluluğu, ilgili Konvansiyonda veya uygulanması zorunlu yerel yasalarla öngörülenle sınırlıdır.
Benzersiz Ürünler içeren Gönderiler için Gelişmiş Sorumluluk Sigortası veya Sigorta geçerli değildir.” şeklinde açıkça belirtildiği üzere, cam benzersiz ürün niteliğindedir ve Taşıma Kural ve Koşulları uyarınca söz konusu gönderi için ek ödeme yapılarak taşıma sigortası yapılması mümkün olmadığını, konşimentonun davacı tarafından doldurulmuş olup Müvekkil Şirket tarafından benzersiz ürün niteliğindeki ürünlere sigorta yapılmamakta ve Dava dışı sigortalının Müvekkil Şirket nezdinde sigortası da bulunmadığı,
bu nedenle gönderiye konu ön camın hasarlı olarak teslim edilmesine ilişkin doğrudan ve dolaylı zararlar tamamen Davacı’nın kendi sorumluğunda olup Sayın Mahkemece söz konusu iddia ve taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin Taşıma Kural ve Koşulları’nın “Üstlenilmeyen Yükümlülükler” başlıklı 21. maddesinde “b.
Alternatif ulaşım yöntemlerinin maliyetleri, gelir, hasılat, kullanım veya kâr, beklenen tasarruf, itibar kayıpları veya fırsat kaybı da dahil olmak üzere, özel, arızi, dolaylı veya nihai zarar ve hasarlar; ve” şeklinde düzenleme yapıldığından Müvekkil Şirket ile Davacı arasında kararlaştırılan hükümler uyarınca Müvekkil Şirket’in söz konusu uyuşmazlık için sınırsız sorumluluğu bulunmamakta olup Müvekkil Şirket’ten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin talepte bulunması kesinlikle kabul edilmeyeceği ve bu kapsamda, Davacı’nın gönderisinin,
Müvekkili Şirket nezdinde ek ücret ödenerek gönderinin sigortaya tabi olmasının mümkün olmadığı taşıma kural ve koşulları ile sabit olup gönderim sırasında oluşabilecek zarar ve zayiden müvekkili şirketin sorumlu tutulması kesinlikle mümkün olmadığını, davacı tacirin konşimento belgesinin kendi doldurduğunu, konşimento üzerinde yer alan koşulları kabul ettiğini ve tarafalar arasındasi taşıma ilişkisinin devamı süresince de müvekkili Taşıma Kural ve Koşullarına ilişkin hükümlerine hiçbir itirazı olmadığını, dolayısıyla davacının iddia ve taleplerinin reddi gerektiğini,
gönderinin cam olduğundan ve kırılgan bir niteliğe sahip olduğundan Müvekkil Şirket’in bilgisinin bulunması mümkün olmadığı, gönderiler Müvekkili Şirket’e kapalı paket içerisinde teslim edilmekte, gönderinin teslim alınmasıyla birlikte gönderiler Müvekkil Şirket tarafından güvenlik tedbirlerinden (X-rayden geçirilmesi, patlayıcı/yanıcı/yakıcı madde olup olmadığına ilişkin testler vb.) geçirilmekte olup şüpheli bir durum olmadığı zaman müvekkili şirketin kapalı paketi açarak gönderinin içeriğine ilişkin bilgi edinmesinin mümkün olmadığı,
mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise, davacının iddia ve taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ----------- numaralı gönderinin hasara uğradığının kabul edilmesi halinde Müvekkil Şirket’in sorumluluğu, Varşova Sözleşmesi ve Montreal Sözleşmesi’nin III. Bölüm’ü kapsamında “Taşıyıcının Sorumluluğu ve Hasar İçin Tazminatın Kapsamı” başlıklı bölüm kapsamında kalarak uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak gecikme, bagaj ve kargoyla bağlantılı olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlandırılmış ve taşıyıcının sorumluluğu kusur sorumluluğu olarak kabul edildiğini,
Montreal Sözleşmesi’nin 22. maddesinin 3. fıkrası uyarınca “Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumu gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması,
kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu 22 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. diğer durumda, ödenecek toplamın, gönderinin varıştaki teslimatta sağlayacağı gerçek faydadan fazla olduğunu ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktar ödemekle sorumlu olacaktır.” denilmekle gönderinin hasara uğraması durumları için gönderici tarafından özel fayda beyanında bulunulmaması durumunda taşıyıcının sınırlı sorumluluğu düzenlendiğini,
davacı tarafından her ne kadar ek ücret ödenerek taşıma sigortası yapıldığı iddia edilse de müvekkili şirketin Taşıma Kural ve Koşulları uyarınca ek ücret ödenerek sigorta yapılması mümkün olmadığını, Davacı’nın ------- gönderinin için özel bir fayda beyanında bulunulmadığı ve ek ücret ödeyerek taşıyıcı sigortası yaptırmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde somut olayda müvekkili şirketin sadece sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini,--------uyarınca da taşıyanın sınırlı sorumlu olduğunu, kesinlikle davacının talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
müvekkili şirketin uluslararası taşıyıcı olması nedeniyle sorumluluğunun gerek davacının tarafından kabul edilen Müvekkil Şirket’in Taşıma Kural ve Koşulları gerekse Montreal Sözleşmesi’nin 22. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hesaplanacak yöntem ile bulunacak olan rakam ile sınırlı olacağını, müvekkili şirketin sınırsız sorumluluğu olduğunun kabulü mümkün olmadığını zir, sözleşmelerde sınırsız sorumluluk halleri yalnızca yolcu ve bagaj taşımaları için düzenlendiğini ve çeşitli Yargıtay kararlarında bu husunun vurgulandığını,
Montreal Sözleşmesi’nin 22. maddesinin 5. fıkrası uyarınca “Bir çalışanın ya da acentenin bir fiil ya da ihmalinin gerçekleşmesi durumunda çalışan ya da temsilcinin istihdamları kapsamında hareket ettiklerinin de ispatlanması kaydıyla, eğer hasarın, taşıyıcının, bir çalışanının ya da temsilcisinin hasar vermek niyetiyle ya da hasarın muhtemelen oluşacağı bilinerek dikkatsizce yaptığı bir fiili veya ihmali neticesinde oluştuğu ispatlanırsa, bu maddenin 1. ve 2. paragraflarındaki koşullar geçerli olmayacaktır.” şeklinde taşıyıcının,
çalışanlarının ya da temsilcisinin gönderinin kaybolmasında kasıtlı veya kasta yakın kusurlu eyleminin gerçekleşmesi halinde taşıyıcının sınırsız sorumluluğundan söz edilebileceği ve bu durumunda ancak ispatlanması kaydıyla geçerli olabileceği düzenlendiğini, Somut olayda müvekkili şirketin kastı ya da kasta yakın kusurlu eylemi olduğundan söz edilmeyeceği,.
Müvekkil Şirket ve/veya çalışanları her daim teslim aldığı gönderiler için gerekli özeni en üst seviyede göstermekte ve alıcısına hiçbir sorun yaşanmadan teslim etme gayesi ile çalıştığını, müvekkili şirketin davacının gönderisinin hasara uğraması ile sağladığı/sağlayacağı herhangi bir kazanç olmayıp Müvekkil Şirket için de zarar doğurmakta olup müvekkili şirketin gönderiyi kasıtlı olarak hasara uğratması durumu söz konusu olamayacağı, dosyada müvekkili şirketin kastı ya da kasta yakın kusurlu eyleminin olduğunu ortaya koyan hiçbir delil ve bilimsel, objektif bir tespit de bulunmadığını,
davacının da böyle bir iddiası bulunmadığını ileri sürerek arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle; tümü ile haksız ve hukuka aykırı davanın tüm fer’ileri ile birlikte esastan reddine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce ----- İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 124,42 TL asıl alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, uluslararası hava yolu taşımacılığı alanında uzman bir bilirkişiden rapor aldırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; söz konusu cama ilişkin hasardan Davalı Taşıyıcının sorumlu olduğu, söz konusu hasarın hava yolu taşıması esnasında meydana geldiğinin kabulü gerektiği,
sigortalı (halefiyet gereği Davacı Sigortacı) tarafından ek sigorta yapılarak özel fayda beyanında bulunulmadığından ve de ayrıca sınırlı sorumluluğu kural olarak kaldıran malın kendisinden kaynaklı durum ya da taşıyıcının çalışanlarının zarar verme kastı gibi durumlar da olmadığından somut uyuşmazlıkta Taşıyıcının Montreal Sözleşmesi kapsamında sınırlı sorumluluktan faydalanmaya devam edeceğini,
davacı tarafın alacak talebi henüz tespit edilip karara bağlanmamış bir tazminat alacağına dair olduğu için icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ancak aşağıda belirtilen hesaplama çerçevesinde alacağa hükmedilmesi durumunda belirli alacak için %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, aksi taraflarca ve mahkemece tespit edilmediği sürece, dosyadaki mevcut veriler ve ilgili fatura ışığında, tam hasarlı kabul edilmesi oto cam brüt ağırlığının 12,2 kg olduğunun tespitini, davalı taşıyıcının hasarlı emtiadan dolayı sorumlu olacağı azami sorumluluk sınırının böylece 12,2 kg x 22 SDR = 268,4 SDR olduğunu,
bu azami tutarın altında kalan, sigortalıya ödenen 124,42 EUR tutarın faiziyle sigortalı yerine geçen sigortacıya ödenmesi gerektiğini yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davalı ile dava dışı----- arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında nakliyesi gerçekleştirilen emtialardan birinin kaybolması neticesinde dava dışı sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dava uluslararası hava yolu taşımasıyla alakalı olduğundan ---- taraf olduğu ------ tarihinde Montreal'de imzalanan ve ------ hükümleri uygulanacaktır.Davacı Sigortacı vekili,
dava dışı sigortalıya ait emtianın hasara uğraması nedeni ile müvekkili sigorta şirketince 19.08.2022 tarihinde 124,42 EURO ödendiğinden bahisle bu tutarın mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınmasını talep etmiş, ödemeye ilişkin belgeyi dosyaya sunmuştur. ----- numaralı hava yük senedi kapsamındaki emtialardan ----- kodlu bir adet ön camın hasarlı teslim edildiği ve ----numaralı faturanın ikinci sayfasında --------yazıldığı görülmektedir.
Camın özelliği de dikkate alındığında onarım imkânı bulunmadığından dolayı ilgili eşyanın ziyaı / tam hasarı olarak sorumluluk tutarı hesaplanması gerekmekte olup, söz konusu hasarın hava yolu taşıması esnasında meydana geldiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla söz konusu cama ilişkin hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, bilirkişi tarafından davalı taşıyıcının sorumlu olacağı AZAMİ toplam tutar 12,2 kg x 22 SDR =268,4 SDR olacağı tespit edilmiş olup talep edilen tutarın bu miktarın altında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu azami tutarın altında kalan, sigortalıya ödenen 124,42 EUR tutarın faiziyle sigortalı yerine geçen sigortacıya ödenmesi gerektiği kanaatiyle davanın ve icra inkar tazminatının kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/540, K. 2024/775, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama