KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/551
- Karar No
- 2023/960
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/551 Esas
KARAR NO: 2023/960
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/08/2023
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin ----- müvekkili ve dava dışı -------- birlikte kambiyo takibi başlattığını, takibin her iki borçlu yönünden kesinleştiğini, takibe konu kambiyo senedinin keşidecisi ve asli borçlusunun ----- takibin lehtarı ve ilk ciranta sahibinin ise müvekkili ----------- olduğunu, müvekkilinin ciro yolu ile davalı şirkete senedi ciroladığını, davalı şirketin son hamil olduğunu, her ne kadar takip kesinleşmiş ise de;
müvekkilinin ilk ciranta (ve lehtar) olduğundan hakkında prostesto çekilmeden icra takibi yapıldığını, davalı alacaklının, takibe konu senetleri müvekkiline ibraz etmediği gibi protesto da çekmediğini, bu nedenle müvekkiline müracaat hakkını kaybettiğini, davalının müvekkilinden maddi hukuk anlamında herhangi bir alacağının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle icra takbinin müvekkili yönünden ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına,
menfi tespit davasının kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olunmadığının tespiti, müvekkili yönünden ---- takibin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf ön inceleme duruşmasında cevap dilekçesini tekrar ettiğini belirtmiş ise de dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ----- sayılı icra dosyası ------ üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemesinde; mahkememiz davalısı tarafından mahkememiz davacısı ---- dava dışı ------- alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi başlatıldığı,
ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ve takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.Vade tarihi ---- bedelli, vade tarihi------adet bono dava konusudur.Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, takibe konu 3 adet senet nedeniyle davalı yana borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği; davalı tarafça, davanın reddinin talep edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı ancak ön inceleme duruşmasında zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmıştır.Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir.
Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Menfi tespit davalarında dava açılması için yasada herhangi bir hak düşürücü ya da zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. İcra müdürlüğü dosyası incelendiğinde dosyaya davacı tarafça yapılan bir ödeme de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının zamanaşımı defi yerinde olmayıp, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmışır.
Davacı taraf, senetlerin süresinde protesto edilmediğinden kendisine müracaat hakkının yitirildiğini ve davalı ile davalı şirketin müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını iddia etmektedir.TTK'nın 778.
Maddesi yollaması ile aynı yasanın 714. ve 730. maddeleri uyarınca hamilin ciranta aleyhine takip başlatabilmesi için keşideciye karşı süresi içinde ödememe protestosu çekmesi gerektiği, anılan hükmün emredici nitelikte olduğu, süresi içinde ödememe protestosu çekilmemesi halinde hamilin cirantalara karşı müracaat hakkını yitirdiği, dava konusu senetlerde davacının lehtar ve aynı zamanda ciranta olduğu, davacı tarafça davalıyla herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığının ileri sürüldüğü, bu hali ile davalının anılan madde hükümlerine göre cirantaya karşı başvuru hakkını yitirdiği,
ancak davalının davacı ile aralarındaki temel ilişkiye dayalı olarak talep hakkının bulunduğu ---------- bu durumda davalı yanın davacı ile arasındaki temel ilişkiyi ispat etmesi gerektiği, davaya konu 3 adet senedin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, bu hali ile davalının temel ilişkiyi tanık dahil her türlü delil ile ispat edebileceği, ancak davalı tarafça davaya karşılık cevap dilekçesi sunulmadığı gibi, aradaki temel ilişkiyi ispata yarayacak herhangi bir delilin gösterilmediği, davalı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı,
bu hali ile davalının davacı ile olan temel ilişkiyi ispat edemediği anlaşılmıştır.İcra Müdürlüğü dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davacının--------- dosyasına konu takip ve takibe konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olsa da, davanın açıldığı tarihte menfi tespit davalarında davadan önce arabuluculuğa başvuru zorunlu olmadığı, ancak davacının buna rağmen davadan önce arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulmuş olduğu, ancak dava şartı olmayan arabuluculuk nedeniyle arabuluculuk masrafının davalıya yüklenemeyeceği anlaşıldığından davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının -------- icra takibinde takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 60.547,11 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.136,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 45.410,33 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 15.136,78 TL peşin harç olmak üzere 15.406,63 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ilk masraf ve tebligat gideri, olmak üzere toplam 27 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 127.499,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/551, K. 2023/960, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama