KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/615
- Karar No
- 2024/547
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/615 Esas
KARAR NO: 2024/547
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket plastik gıda ambalajı üretimi yapmakta olduğunu ve davalı şirkete sattığı plastik gıda ambalajlarını.
10.2022 tarih --------- nolu, 17.10.2022 tarih ---------- nolu, 21.11.2022 tarih ---------- nolu, 06.12.2022 tarih --------- nolu , 15.12.2022 tarih ---------- nolu, 22.12.2022 tarih --------- nolu irsaliyeler davalı şirkete teslim ettiğini, teslim edilmiş bu mallar için davalıya, 17.10.2022 tarih ---------- nolu, 21.11.2022 tarih ---------- nolu, 06.12.2022 tarih --------- nolu, 15.12.2022 tarih -------- nolu, 22.12.2022 tarih ---------- nolu e- faturalar düzenlendiğini,
müvekkili şirket tarafından defalarca ödeme talep edildiği halde davalı borçlu şirket tarafından faturalarına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını müvekkili şirket alacağının ödenmemesi üzerine; davalı borçlu hakkında --------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyasıyla “ilamsız takiplere mahsus haciz yoluyla” takip başlatılarak, örnek no 7 ödeme emri davalı borçluya gönderildiğini, müvekkilinin alacağının likit ve muayyen olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak yasal süresi içinde davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek,
icra takibine vaki haksız ve yersiz itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.Mahkememizce --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 622.517,81 TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,
başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların dava konusu talebi kapsayacak şekilde 2022-2023 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davacı Firmanın 622.517,81 TL asıl alacağın, talebi üzerinden harçlandırarak İtirazın İptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu itirazın iptali davasında; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla, davalı şirketten takip dayanağı faturaların bakiyesinden kaynaklanan 622.517,81 TL asıl alacağı olabileceği yönünde rapor sunmuş olduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri talimat mahkemesinde incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur.
14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını iddia eden davalı şirket 2022-2023 yıllarına ait ticari alışverişlerinde muhtelif fatura karşılığı hizmet/mal alışı yapmış, buna karşılık ödemeler yapmış olup 622.517,81 TL borç bakiyesi ile 2024 yılına devir ettiği tespit edildiği, davalının tarafına tebliğ edilen E faturalara karşı bir itirazda bulunmadığı ve iade faturası da kesmediği, davacı tarafın kesmiş olduğu tüm faturalarını davalıya tebliğ ettiği ve bunları BA/BS formunda beyan ettiği, bakiye kalan borç olan 622.517,81 TL. nin ödemesinin yapılmadığı belirtilmiştir.
Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
alacak likit olmakla hükmedilen miktarın % 20'si oranında 124.503,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/615, K. 2024/547, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama