KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/644
- Karar No
- 2024/394
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
Karar Metni
1.309 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/644 Esas
KARAR NO:2024/394
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:04/11/2022
KARAR TARİHİ:16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ----plakalı aracın, ---- teminat altına alındığını,------- bulunan ------ çift araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği ihbarının alındığını, kaza mahallinde yapılan ölçüm ve incelemelerde ----- istikametine seyir halinde bulunan --- yönetiminde bulunan ---- boş çekici ile seyrettiği esnada --------almış olduğu alkolünde etkisi ile aniden kavşağa kontrolsüz bir şekilde girmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkili Sigorta Şirketi tarafından poliçe kapsamında kaza sebebiyle mağdur aracın hasarına ilişkin 43.000 TL tazminat ödemesi yapıldığını,
Kaza sonrası yapılan alkol kontrolünde dava dışı sigortalı araç sürücüsünün 1.68 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, Dava dışı sigortalı araç sürücüsünün yasal alkol sınırının üzerinde alkollü olması ve kazaya alkollü olarak sebebiyet vermesi sebebiyle Müvekkili Sigorta Şirketinin KTK md.92/1-i maddesinde belirtilen poliçe genel şartlarının B4 maddesi (c) bentleri kapsamında rücu edebilir olduğunu, Müvekkili tarafından, ---- dosyası üzerinden davalı sigortalı araç maliki ----- aleyhine icra takibi başlatıldığını, Davalı Borçlu tarafından itiraz edildiğini, haksız itirazın iptalini, takibin devamını,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin -----------firmasını işletmekte olduğunu, Tazminat talebine ve icra takibine konu trafik kazasına karışan ---- plaka sayılı araç müvekkilinin firması tarafından İcra dosyasına sunulan kira sözleşmesi ile ------ şahsa uzun süreli belirsiz olarak kiraya verildiğini, Sözleşmeye ---- kefil olduğunu, aracın----- teslim edildiğini, Kazanın kira sözleşmesine kefil olan ----- sevk ve idaresindeyken trafik kazasına karıştığını ve pert olduğunu, Kiracı araç hasar bedelini ödemediği için kiracı ve kefil ---- hakkında -----dosyası ile icra takibine girişildiğini,
Aracın uzun süreli olarak --------- kiralandığını ve kendisine teslim edildiğini, Bu durumda aracı işleten sıfatının tamamen ---- isimli şahsa geçtiğini, müvekkiline karşı yapılan icra takibinin de hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin işleten sıfatı kalmadığından ve aracı işleten sıfatının kiracıya geçmiş bulunmasından dolayı davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce------ sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 44.601,01 TL asıl alacak bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığı,
başlatılan icra takibine davalı tarafça 08/04/2022 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, kusur, zarar ve sigorta sorumluluğu ve kazanın oluşumunda alkolün etkisi değerlendirilmek üzere bilirkişilerden rapor aldırılmış olup, bilirkişiler raporunda özetle; " davacıya sigortalı bulunan ----- plakalı aracın zararı---- tarafından karşılandığı,----- sürücüsünün olayda %100 oranında kusurlu olduğu, -----olayda kusursuz olduğu, ------ plakalı araç sürücüsü aracını ---uzun vadeli kiraladığını, kefil ise----olduğu, kaza esnasında da aracı kullanan---- olduğu kaza tespit tutanağında anlaşıldığı, ---- plakalı aracın ağır hasar görmesi nedeniyle davalı aracın pert olduğu,---- mağdurun hasarına 43.000 TL'yi ödediği,
----- plakalı scanta marka aracın onarım tutarı : 114.912,03 TL olduğu, ------- olduğunu, olay tarıhinde Rayiç değerinin 400.000,00 TL mertebesinde olduğu, “Nörolojik yönden:---- plakalı araç sürücüsü------- tarihinde yaptığı kaza anında yasal sınır üzerinde 1,68 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği,
sürücünün tek başına % 100 asli kusurlu olmasının sigortalıya rücu sebebi olamayacağı, 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesine ve buna bağlı Yönetmeliğin 97.maddesine göre “ Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, Alkollü madde etkisinde araç kullanan kişi üzerinde hukuki açıdan da sorumluluk doğurduğu, kişinin kazaya karışmasında alkollü olup olmadığı; alkollüyse kaç promil olduğu,
bu promilin kazaya sebebiyet vermede etkisinin olup olmadığı hususları büyük önem arz ettiği ve bu sebeple kişi alkollü bir şekilde kaza yaptığında cezai ve hukuki sorumluluğunun sınırlarını çizebilmek için alkol ile kaza arasındaki nedensellik bağına da bakılacağını, ----------- plakalı dava dışı araç sürücüsünün 10.07.2021tarihinde yaptığı kazada 10096 asli kusurlu olduğu, kaza anında 1,68 promil alkollü olduğu,
alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği sebebi ile Trafik Sigortacısı olan davacı şirketin rücu hakkı doğmuş olduğunu, “Uzun süreli kiralamalarda kiralayan işleten sıfatı taşımakta olup, ruhsat sahibinin yerine geçerek rücu muhatabı olmaktadır.
Fakat yukarıda yer alan veriler ışından sözleşmeden aracın uzun süreli kiralama olup olmadığına dair veri bulunmadığından sözleşme dikkate alınmayarak rücu muhatabının davalı ruhsat sahibi olduğu, ------ mağdurun hasarına ödemiş olduğu 43.000 TL'yi, davalı ruhsat sahibine rücu edebileceği" yönünde rapor sunmuş oldukları anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görene ödenen hasar bedelinin alkollü araç kullanımından ötürü kendi sigortalısından rücuen tahsili talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, ----günü saat 16:00 sıralarında sürücü --- sevk ve idaresindeki ----plakalı aracı ile ---- kavşağında---- istikametine seyir halinde iken,-------- aniden kavşağa kontrolsüz bir şekilde girmesi neticesinde karşılıklı çarpışmalar sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ---- plakalı araç sürücüsü -------yaptığı kazadan hemen sonra 1,68 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf uzun süreli kira sözleşmesi ile aracın dava dışı ----şahsa devredildiğini ve işleten sıfatının kendilerinde değil dava dışı ------ şahısta olduğunu savunmuş ise de, dosyada bulunan poliçe örneğine göre sigorta sözleşmesinin tarafı olarak davalı şirketin ismi yer almaktadır. Buna göre taraflar arasında sigortalılık konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, davacının sigortalısı olup, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğundan davalının taraf sıfatının bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmiştir.
Güvenli araç sürüş yeteneğinin kaybı; araç kullanan bir kişinin yolda uzun süre yol almaya ve yolda karşılaşabileceği trafiğe özgü ani ve güç sorunların üstesinden gelmeye artık muktedir olmayan bir sürücü düzeyine inmiş olmasıdır. Güvenli şekilde araç sevk ve idare edememe durumu; "alkol" veya "uyuşturucu madde" etkisi ya da "başka bir neden" den kaynaklanabilir.
Bir kazanın münhasıran (salt-sadece-tek başına) alkole bağlı olarak meydana geldiğini söyleyebilmek için:
1-Sürücü kaza anında alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olmalıdır. (Alkollü olması hatta yüksek oranda alkollü olması yeterli değildir)
2-Ayrıca kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka bir faktör (yol, iklim, araç, karşı araç vb.) rol oynamamış olmalıdır.
3-Alkolsüz sücüler de asli ve tam kusurlu olarak kaza yapabilirler. Bu nedenle sürücünün asli ve tam (%100) kusurlu olması durumunda dahi kazanın alkole bağlı olarak meydana geldiği söylenemez.Sonuç olarak öncelikle sürücünün alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybedip kaybetmediğinin tespiti yapılmalıdır.
Eğer alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olduğu tespit edilirse kazanın meydana gelmesinde alkol dışında herhangi başka bir faktörün (yol, iklim, araç, karşı araç vb.) rol oynayıp oynamadığına bakılmalıdır. Trafik kazası yapmış ve alkollü oldukları tespit edilmiş sürücüler alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneklerini kaybetmemişlerse kazanın alkole bağlı olarak meydana geldiğini söylemek mümkün değildir.
Zira bu kişiler alkollü olmalarına rağmen emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare etme kabiliyetini muhafaza ediyorlar demektir.Davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu edebilmesi için davalı şirkete ait araç sürücüsünün % 100 kusurlu olmasının yeterli olmayacağı, ayrıca kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin ispatlanması gerektiği, dosyamızda alınan raporda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin tespit edildiği, raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, davalının zarardan sorumlu olduğu, zarar bedelinin 114.008,00 TL olarak hesaplandığı,
davacı tarafından teminat limiti olan 43.000,00 TL kasko sigortacısına ödeme yapıldığı, dolayısıyla bu ödeme için davacının kendi sigortalısı olan davalıya rücu hakkı olduğu anlaşılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/644, K. 2024/394, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama