KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/676
- Karar No
- 2024/551
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
Karar Metni
1.208 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/676 Esas
KARAR NO: 2024/551
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı şirkete soğan satışı yapmış ve davalı şirkete 26.11.2021 tarihli ---------- nolu 49.207,20 TL tutarındaki fatura, 13.12.2021 tarihli ----------- nolu 27.270,00 TL tutarındaki fatura, 19.01.2022 tarihli ----------- nolu 50.898,95 TL tutarındaki fatura, 19.01.2022 tarihli ------------nolu 46.535,75 TL tutarındaki fatura alacaklarından doğan cari hesap alacağı toplam 124.766,04 TL olduğu,
davalı borçlu faturalara herhangi bir şekilde itirazda bulunmamış ve ürünler de davalı şirket tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen bugüne değin ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmamasından ötürü---------- İcra Müdürli 'nün ---------E, Sayılı dosyası ile davalı borçluya karşı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket herhangi bir neden ileri sürmeksizin haksız olarak takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu beyan edilerek, davanın kabulüne, -------- İcra Dairesi------- E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.Mahkememizce --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 124.766,04 TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,
başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların dava konusu talebi kapsayacak şekilde 2021-2022-2023 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davacının elektronik ortamda tutulan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerinin yasal süresi içinde e-beratlarını oluşturduğu, Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yaptırıldığı, birbirine teyit eden ve HMK 222.
Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla, davacının davalıdan icra takip tarihi 28/09/2022 tarihi itibariyle 124.766,05TL Alacağı bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 124.766,04 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davacının, davalıya satışını yaptığı mal ve hizmete ait yukarıda detaylı olarak belirtildiği gibi elektronik ortamda düzenlenen 6 adet toplam 288.884,40 TL KDV fatura düzenlendiği ve mal ve hizmet satışlarına ilişkin BS Formu ile beyan edildiği,
tarafların mal ve hizmet satışları/alışlarına ait yıllar itibariyle adet ve tutar olarak birbirini teyit ettiği, başka bir anlatımla, davalının davacıdan fatura muhteviyatı mal ve hizmeti aldığına karine oluşturacağı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur.
22.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, davalıya satışını yaptığı mal ve hizmete ait elektronik ortamda düzenlenen 6 adet toplam 288.884,40 TL + KDV fatura düzenlendiği ve mal ve hizmet satışlarına ilişkin BS Formu ile beyan edildiği, tarafların mal ve hizmet satışları/alışlarına ait yıllar itibariyle adet ve tutar olarak birbirini teyit ettiği, davacının Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yaptırıldığı, birbirine teyit eden ve HMK 222.
Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılan ticari defterler ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan icra takip tarihi 28/09/2022 tarihi itibariyle 124.766,05TL Alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
alacak likit olmakla hükmedilen miktarın % 20'si oranında 24.953,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
09/07/2024
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/676, K. 2024/551, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama