KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/780
- Karar No
- 2023/882
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/780 Esas
KARAR NO
2023/882 Karar
DAVA TARİHİ: 06/11/2023
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin terkin ve tasfiye edilen, ihyası talep edilen ----- isimli şirkette ---------- olarak ücretli çalışan iken işveren tarafından müvekkilinin bilgisi dışında ve müvekkilinin gıyabında şirket müdürü tayin edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin-----hasım göstererek -----nezdinde ------- sayılı dosyası ile tespit davası açtığını, ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinin yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, söz konusu şirketin TTK'nun ilgili hükümleri gereğince ---- tarihinde ---- re'sen terkin edildiğini, müvekkilinin ----- hiçbir zaman kanuni temsilci veya yetkili olmadığını,
müvekkilinin söz konusu şirkette ----- olarak çalışan olduğunu, şirketin vergi borçları ve ödeme emirleri, haksız ve hukuka aykırı olarak bilgisi dışında şirket müdürü yapılan müvekkiline yansıtıldığı için ----- esas sayılı dosyasında ödeme emirlerinin iptali için dava açıldığını, işbu davanın mahkemece -------- numarasıyla kabul edildiğini, işbu ödeme emirlerinin tekrarlanmaması adına müvekkili adına ----- esas sayılı dosyasında müvekkilinin ihyası istenilen şirket ile illiyet rabıtasının olmadığının tespit edilmesi amacıyla dava açıldığını,
verilen ara karar uyarınca taraf teşkilinin sağlanması açısında işbu davayı açmak üzere mehil verildiğini, açıklanan nedenlerle ---- tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden terkin ve tasfiye olunan ----- ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 6102 sayılı TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkilinin terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, re'sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu,
davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde ise dava konusu şirketin anılan dava kapsamında ek tasfiyesi tasfiye memuru atanması ile müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 29/11/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir.
İhyası talep edilen şirketin sicil dosyası getirtilmiş, şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı, şirketin -------- tarafından TTK Geçici 7. maddesi uyarınca adresin tespit edilememesi nedeniyle madde kapsamına alındığı,18/02/2015 tarihinde re'sen terkin işleminin yapıldığı görülmüştür.----- şirketin resen terkin işlemlerine ait belgeler istenmiş gelen evraklar arasında düzenlenen ihtarın şirket yetkilisine tebliğ evrakına rastlanmamıştır.Dava dilekçesinde belirtilen -------- sayılı dosyasında davacının ihyasına karar verilmesini talep ettiği şirket hakkında tespit davası açtığı,
mahkemenin 23/06/2023 tarihli ara karar ile davacıya ihya davası açmak üzere süre verdiği , mahkememizdeki davanın bu nedenle açıldığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir.
Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca ------- tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması,
TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler.
Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; ------- kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere -------aynı gün gönderilir.
İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise -------- re'sen silinir.
Somut olayda ihyası talep edilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeniyle TTK Geçici 7.maddesi kapsamına alınarak sicilden resen terkin edildiği anlaşılmıştır.------ takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, ------ kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ------- re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur.
İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır.
Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir."Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde.
"5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.
Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7. Maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddedeki sayılan hallerin sınırlı sayıldığı ve genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümlerinin dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.
İhyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebinin ileri sürülmediği, "terkin sebebinin" adreste tesbit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı, şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bunun yanı sıra davalı------- ----- ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş yetkilisinin ticaret sicilindeki adresine ihtarın tebliğ edilmediği de belirlenmiştir.
Bu durumda davalı .------- 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden usulsüz terkin ederek dava açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmış, yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının talebinin TTK Geçici 7. maddesi koşullarını taşıdığı, bunun yanında usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine de HMK'nın 326.
Maddesi gereği yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olamayacağı gözetilerek davanın kabulüne, ---- numarasında kayıtlı iken TTK geçici 7. Maddesi uyarınca re'sen terkin edilen ------- dosyada yürütülen yargılama ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, şirketin ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru atanması talebinin reddine, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/780, K. 2023/882, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama