KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/857
- Karar No
- 2024/703
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/857
KARAR NO : 2024/703
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin "---- tarafından üretilen ----- marka projeksiyon cihazlarını 01/04/2022 tarihinden bu yana Türkiye resmi münhasır distribütörü ve marka sahibi olarak Türkiye sınırları içinde satış yaptığını, müvekkili firmanın ------ markaları üzerindeki haklarını ihlal eden 3. Kişilere karşı gerekli hukuki yaptırımları talep etme hakkına sahip olduğunu,
müvekkili firma yaptığı araştırmalar neticesinde 2023 yılının başından itibaren münhasır distribütörü olduğu ve aynı zamanda Türkiye'de marka sahibi olduğu ----- markalı projeksiyon cihazlarının internet ortamındaki mevcut bütün pazaryeri ve platformlarda davalı-----tarafından distribötör fiyatlarının çok altında tutarlarda satışa açıldığı bilgisine ulaştığını, davalı tarafından satışa sunulan söz konusu ürünler, ----- markası taklit edilerek ve ----- markası adı altında satılan ürünler olduğunu, zira üretici firma ile müvekkil arasında yapılan anlaşmaya göre söz konusu ürünlerin Türkiye'de satışı sadece müvekkil firmaya yapıldığını,
bu durum müvekkili firma ile üretici firma arasında yapılan sözleşmeyle de sabit olduğunu, davalı firmanın müvekkilin tescilli markası adı altında ürünler satmakla yetinmeyip ayrıca bu ürünleri piyasa fiyatının çok altında satarak müvekkilin maddi açıdan zarara uğramasına ve özellikle oluşturduğu müvekkil portföyünün olumsuz etkilenmesine sebep olduğunu, buna istinaden yaptıkları araştırmada 3 farklı ithalat gerçekleştirildiğini, ithalat beyannameleri üzerinde marka olarak ----- markası yazıldığını, yani ürünler farklı bir marka altında beyan edilip millileştirildiğini,
davalı firma farklı marka adı altında aldığı ürünleri gene piyasa fiyatının altında müvekkilin markasını kullanarak satışa sunduğunu ve haksız rekabet fiilini işlediğini, tüm bunlardan anlaşıldığı üzere davalının müvekkilin gerçek hak sahibi olduğu, ülkemizde tescilli ve tanınmış ----- markasını, izinsiz ve onaysız taklit etmek suretiyle ürettikleri ürünleri depolayarak, farklı kanallar aracılığıyla piyasa fiyatının altında satışa arz edip satması,
müvekkilin TTK m. 54 ve devamında doğan haklarına tecavüz ederek haksız rekabet teşkil ettiğini, dolayısıyla davalının hukuka aykırı ve kötü niyetli fiillerinin durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılarak, davalı hakkında gerekli yaptırımların uygulanması gerektiğini, izah edilen sebeplerle davalının haksız rekabet içeren davranışlarının engellenmesi ve maddi manevi zararlarının tahsili talebiyle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak süreç sonunda anlaşmaya varılamadığı için bu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu,
fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini, manevi tazminat olarak 500.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini, haksız rekabetin men'i kapsamında davalı tarafından mevcut haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve son verilmesini, bu kapsamda davalı kataloglarının ve ürünlerinin toplatılması ile imhasını, davalı web sitesindeki resim ve diğer dokümanların kullanılmasının engellenmesini,
yargılama sürecinde müvekkilinin hak kaybına uğramaması için haksız rekabetin önlenmesi kapsamında davalının elinde bulunan ürünlere ve bu ürünleri ürütmekte kullandığı ürünlere ve bu ürünleri üretmekte kullandığı ürünlere, kataloglara el konulması ve satışının engellenmesini, davalı web sitesindeki resim ve diğer dokümanların kullanılmasının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalat ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın "-----" markalı ürünün hak sahibi olduğu, münhasır lisans sözleşmesi uyarınca davacı firmanın rızası olmaksızın bu ürünlerin satılamayacağı iddiaları hiçbir hukukilik barındırmadığını, müvekkili firma tarafından satışı gerçekleştirilen ürünlerin markası olan ---- wıpo nezdinde -----adına tescilli bir marka olduğunu, markanın tanınmış bir marka olduğunu, davacı tarafın her ne kadar ------ markasını TMPK nezdinde tescil ettirmiş olsa da bu marka ile ürün ürütmediğini, satışa konu ürünler dava dışı "----- tarafından üretilen ----- markalı ürünler olduğunu,
davacı taraf da bu markalı ürünlerin gerçek hak sahibinin-----olduğunu bu firma ile münhasır lisans sözleşmesi imzalamak sureti ile kabul ettiğini, ancak yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca münhasır lisans sözleşmesi,
sözleşmenin taraflarını bağlamakta paralel ithalat gerçekleştiren müvekkili firma açısından herhangi yasal bir yasal zorunluluk oluşturmadığını, paralel ithalat marka hakkı sahibi tarafından veya onun izniyle bir başkası tarafından ülke dışında piyasaya sunulan markayı taşıyan özgün malların marka sahibinden izin alınmaksızın ülkeye ithal edildiğini, paralel ithalat marka hakkının tüketilmesi ilkesi uyarınca tamamen yasal ve mevzuata uygun olduğunu, marka hakkının tüketilmesi ilkesi ve paralel ithalat Yargıtay tarafından da kabul edildiğini,
Yargıtay---- Hukuk Dairesi -----Sayılı kararı ile marka sahibi tarafından veya onun izni ile markayı taşıyan malların piyasaya sunulmasından sonra marka sahibi, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılması yasaklayamaz, açıklaması uyarınca marka hakkının tüketilmesi ilkesini açıklığa kavuşturduğunu, müvekkil firma tarafından satışı gerçekleştirilen ürünlerin hiçbiri taklit ürün niteliğinde olmadığını, satışa konu ürünler uygunluk belgesine sahip, faturalı, yasal süreçler takip edilerek ithal edilen ürünler olduğunu, müvekkili firmanın satışını gerçekleştirdiği ---- markalı ürünlerin "----- tarafından üretilen ürünler olduğunu,
müvekkili firmanın ürünleri piyasa fiyatının çok altında sattığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ürünleri farklı bir marka altında beyan edip millileştirdiği iddiasının gerçek dışı ve mantık dışı olduğunu, müvekkili tarafından 13/01/2023 tarihinde gerçekleştirilen ithalat işleminde gümrüğe gerçekleştirilen beyanda sehven "------" markasının kullanıldığını, daha sonrasında yapılan hatanın farkedilerek gerekli düzeltme yapıldığını ----- markasının beyan edildiğini, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
SMMM ve haksız rekabet uzmanı bilirkişiler 05/09/2024 havale tarihli raporlarında özetle: Davalının "------" markalı ürünleri ithali ve Türkiye'de satışının haksız rekabet fiili teşkil etmediğini beyan ve rapor etmişlerdir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmadığı görüldü.Somut olayda iddia ve savunmalar kapsamında tarafların ticari defterlerinin mahkememizce bilirkişi vasıtası ile incelendiği, tarafların ticari defterlerinin HMK m.220 ye göre sahipleri lehine delil niteliğini haiz olduğu,
dosyada yer alan belgeler incelendiğinde davacı ile dava dışı -----Arasında 11.06.2023 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığı ve imzalanan bu sözleşme uyarınca dava dışı bu şirketin "-----" markasının Türkiye'de münhasır temsilcisinin davacı olduğu ve de bu markanın davacı adına tescil edilmiş bulunduğu, davalı şirketin ise 24.05.2023 ve 26.07.2023 tarihli gümrük belgelerinden anlaşıldığı üzere bu belgeler ile "-----" markalı projeksiyon ürününü ------ Şirketinden resmi gümrük belgeleri ile ithal ettiğinin anlaşıldığı,
bu kapsamda resmi ve faturalı şekilde "------" markalı ürünleri ithal etmek suretiyle Türkiye'ye getiren davalının hem markanın tüketilmesi hem de paralel ithalat kuralları çerçevesinde haksız rekabet ve davacı markasına tecavüzünden bahsedilemeyeceğinden ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Maddi tazminat yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/857, K. 2024/703, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama