KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/170
- Karar No
- 2024/898
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/170 Esas
KARAR NO:2024/898
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/03/2024
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ adresinde ------ tarihinde Davalı şirketler tarafından ---- hasara uğratıldığını, aynı gün Davacı şirket personeli tarafından fotoğrafları çekilmek suretiyle hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, Davacı -------------- tarafından hasarın giderildiği, bu işle ilgili malzeme ve işçilik bedellerinin dava dosyasına sunulduğunu, Davacı şirketin hasardan dolayı toplamda 3.005,32 TL zarara uğradığı,
Davalıların hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da durumun anlaşılabileceği ve ilgili belediyeden müzekkere yoluyla hasara sebebiyet veren faillerin açığa çıkacağını, İşbu dava nispi ticari davalardan olduğundan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; müvekkili şirketin uğradığı zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı--------- vekili yasal süresinde sunulmayan cevap dilekçesi adı altında sunmuş olduğu beyan dilekçesinden özetle.
Davacının Müvekkil şirketin ilgisi olmayan zararlardan dolayı tazminat talep ettiğini, davacı tarafından sunulan evraklar incelendiğinde tutulmuş hasar tespit tutanaklara konu zarar ve eylemlerin Davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmadığı, hasar veren bölümüne Davalı ünvanı yazılmış olsa da imzadan imtina edildiğine dair şerh düşüldüğü, kabul manasına gelmemek kaydıyla zararların nitelik ve özelliklerinin ortaya konmadığı,
görsel delillerde Müvekkile ait tabela fotoğraflarının bulunduğu ancak zararların meydana geldiği yer ile tabelanın bulunduğu yerin aynı olup olmadığına dair büyük şüpheler olduğunu, davacı, zararın Müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiği ortaya koymak isteseydi, tespit davası açması gerektiği, kendi çalışanlarının tutmuş olduğu, kabul edilmeyen ve imzalanmayan hasar tespit tutanakları ile Davalının zararlar arasındaki illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı,
aksi taktirde başkası tarafından verilen zararların Müvekkilden talep edilmesinin mümkün olacağını, davacı zararlara ilişkin tespit davası açmış olsaydı, zararlar ile bundan sorumlu olan kişilerin ve yeraltı döşemelerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının anlaşılacağı, bu durumun ortaya çıkmaması adına Davacının tespit davası açmakta çekince göstererek yalnızca kendi çalışanları tarafından tutanak düzenlendiği, bu tutanakların hiçbir şekilde kabul edilmediğini belirterek; davanın reddini ve davacının kötüniyetli olması sebebiyle icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ------------ vekili yasal süresinde sunulmayan cevap dilekçesi adı altında sunmuş olduğu beyan dilekçesinden özetle.
Müvekkil şirketin işlerini yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptığı, dava konusu zararlardan sorumlu olmadıkları, sözkonusu mahalde bir çalışmasının bulunmadığı, var olduğu düşünülse dahi çalışmaların tamamının ---------tarafından yürütüldüğü, dolayısıyla diğer Davalı çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan sözkonusu mahalde bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan Müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, asıl işverenlikten söz edilebilmesi için işin bir bölümünün ihale edilmesi,
diğer bölümünün kendi işçileri ile bizzat yapılması gerektiği, Müvekkilin sözkonusu güzergahta bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmasının olmadığı, -------------- kararında ifade edildiği üzere; kendisi işin bir bölümünde bizzat işçi çalıştırmayıp, işi bölerek ihale suretiyle muhtelif kişilere veren iş sahibi "ihale makamı", İş Kanununun 1/son maddesi anlamında asıl işveren olmadığı,
Müvekkil şirket aleyhine açılmış benzer davalarda dava konusu zararın, yükleniciye ait çalışmalar nedeniyle meydana gelmesi sebebiyle pasif husumet ehliyeti olmadığından reddine karar verildiğini, müvekkil şirketin BTK tarafından yapılan Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği yetkilendirmesi kapsamında; tüm ------------ çapında ulusal bir iletişim alt yapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla “Kamu Hizmeti” niteliğinde hizmet veren bir işletmeci olduğu,
yargısal denetimde bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket edip etmediği hususunun araştırılması gerektiği, Davacıya ait hattın hiçbir güvenlik olmadan(uyarıcı şerit, ikaz bandı vs) yönetmeliklere aykırı bir şekilde döşendiği,
şantiye defterlerinde ve sahanın genel çalışma durumuna ait fotoğraflarda bu durumun anlaşıldığını, tüm alt yapı firmalarının ------------- yönetmeliklerine göre çalıştıkları, çalışmalarda , hatların belirlenmesi ve emniyeti için döşenen boruların uygun malzeme ile gömleklemesi yapıldıktan sonra muhakkak suretle kurumun teknik şartnamesine göre ikaz bandı kullanılması gerektiği, hattı olan kurumun kontrol elemanı görevlendirmemesi durumunda altyapı hattına verilen hasardan çalışmayı yapan kurumun sorumlu olmayacağı, stabilize dolgu yapılmadığı,
Davacının teknik şartnameye uygun hareket etmediğini, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanakla bir takım taleplerde bulunulmasının kabul edilemeyeceği, tutanaklarda tekil bir noktada kopma olmasına rağmen, 37m kablo değişimi ve ek işçiliklerinin hesaplandığı, talep edilen bedelin oldukça fahiş olduğu, hasar üzerinden 2 seneyi aşkın bir zaman geçtiği, bu sebeple hesaplamaların ve taleplerin şüpheli olduğu,
bu zamana kadar hiç bir talepte/bildirimde bulunmadan doğrudan faiz işletilmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının hasarı Mahkeme kanalıyla yaptırılacak bir tespitle kanıtlaması gerektiği, bunun yerine tek taraflı olarak hazırlanan belgelerle davanın ikame edildiği,hiç kimse kendi lehine delil yaratamayacağından bu belgelerin ispat niteliği taşımasının söz konusu olamayacağı, bu sebeple Sayın Mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini,
yerinde keşif yapılarak hasarın oluştuğu iddia edilen mahalde ve zararın olduğu tarihte bir çalışmanın olup olmadığı varsa bu çalışmanın kim tarafından yaptırıldığı ve zarar ile bu çalışma arasında uygun illiyet olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği zararın meydana gelmesinde Müvekkil şirket'in bir kusuru varsa bile,
Davacının da kusur oranının tespitinin yapılması gerektiği, bu zarara Davacının da sebebiyet vermiş olabileceğini, davacı iddia ve belgelerinin hasarın Müvekkil şirketçe gerçekleştirildiğini ispatlamadığı ve aradaki illiyet bağını desteklemediği,Davacıya ait altyapının usulüne uygun tesis edilmemesi nedeniyle gerçekleştiğinden, usulsüz altyapıda meydana gelen hasara ilişkin husumeti işi bizzat yürütmeyen Müvekkil şirkete yöneltilmiş olmasının hukuka aykırı bir durum teşkil ettiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, hukuki niteliği itibari ile; haksız fiile dayalı tazminat davasıdır.Uyuşmazlık;Dava, davalılar tarafından dava dilekçesinde belirtilen adreste davalıların kazı yapıp yapmadığı, davacının alt yapı kablolarına zarar verilip verilmediği, tarafların kusur durumu ve davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise zarar miktarının tespiti talebine ilişkindir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE:Somut uyuşmazlıkta davalıların dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğine rağmen yasal sürede cevap dilekçesi sunmadığı ancak sunmuş oldukları cevap dilekçesi adı altında beyan dilekçelerinin bulunduğu ve bu kapsamda HMK gereği yasal sürede cevap dilekçesi sunulmadığından davayı inkar etmiş sayılmaları gerektiği, davacının ---------- tarihinde davalılar tarafından yapılan kazı neticesinde alt yapılarının hasara uğradığı ve hasar tespit tutanaklarının düzenlendiği,
mahkememizce bilirkişi marifetiyle davaya konu hasarın gerçekleştiği yerde yapılan yerinde inceleme neticesinde ve dosyada yer alan fotoğraflar ile hasar tespit tutanakları da birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait------davalı ----- kablı alt yapılarının aynı güzergahta olduğu, ---- aynı güzergahtaki alt yapıdan ---- kabloları çektiği ve bu çekim yapılırken davacıya ait------ güzergah dışına alınarak------ kabloları altta olacak şekilde montaj çalışmasının yapıldığı ve bu esnada------yapısına ait boruların hasarlandığı ve dosyada buna ilişkin hasar tespit tutanaklarının bulunduğu,
----- yüklenicisi davalı ----arasındaki sözleşmeye göre hasardan davalı -----sorumlu olacağına dair sözleşme hükmünün bulunduğu bu nedenle ------ yönünden davanın reddi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-3.005,32 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ------- tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı --------- Yönünden davanın HUSUMETTEN REDDİNE,
3-Yeterince karar ve ilam harcı alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvuru, 427,60 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.349,00 TL yargılama giderinin davalı ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalılarca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 3.005,32 vekalet ücretinin davalı ----------alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ---------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 3.005,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı -------------------- tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/170, K. 2024/898, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama