KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/171
- Karar no
- 2024/3093
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2023
- Numarası
- 2023/147 E - 2023/941 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu işyerinde ... nolu tesisatın kurulu olduğu, ticari faaliyete 06/06/2014 tarihinde başladığını, davalı şirketçe 07/06/2014 tarih ... nolu zabıtla sayaçtan elektrik kullanılmadığı gerekçesi ile 11.779,30-TL kaçak elekrik faturası tahakkuk ettirildiğini, davalının müvekkili ile önceki kullanıcı arasındaki akbalık ilişkisi nedeni ile müvekkilinin abone talebinin karşılanmaması nedeni ile kaçak tutanağı tutturulduğunu, müvekkilinin dava konusu yeri kiraladıktan sonra gerekli tadilatları yaparak 06/06/2014 tarihinde iş yerini açtığını,
önceki kullanıcı ile müvekkilinin irtibatı bulunmadığını, aynı iş yerine ilişkin olarak su ve doğalgaz aboneliğinin yapılmasına rağmen elektrik aboneliği talebinin karşılanmadığı, bunun üzerine Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/503 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu dosyada elektrik kesilmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini, tedbir kararına rağmen abonelik talebinin red edildiğini, ancak işyeri işleten müvekkilinin abonelik talebinin haksız olarak red edilmesine rağmen abone olmadığı gerekçesi ile kaçak elektrik tarifesi üzerinden 2015/1 dönemi için 6.529,10-TL 2014/11 dönemi için 13.110,40-TL ,
2015/3 dönemi için ise 18.190,90-TL'lik kaçak elektrik tahakkuk faturası düzenlendiğini, tedbir kararına rağmen elektrik enerjisinin kesilmeye çalışıldığını, oysa abonelik talebinin reddinin yasal dayanağının bulunmadığını, davalının önceki aboneden olan borcunu işyerinin sonradan kiralayan kişiden talep edemeyeceği gibi, önceki abone borcunu gerekçe göstererek sözleşmeden kaçınamayacağını, önceki abone ile muvazalı hiçbir ilişkisi bulunmayan müvekkilinin abonelik talebinin reddi ile redde göre kaçak elektrik faturasının tahakkukun usulsüz olduğunu,
müvekkilinin 05/08/2014 ve 12/09/2014 tarihinde yaptığı abonelik başvurularının sonuçsuz bırakıldığını, müvekkilinden istenen borcun eski abonenin borcu olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin dava konusu faturalar nedeni ile kaçak kısmı olan 18.915,20-TL'sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan taleplerinin ....
A.Ş.'ye yöneltilmesinin gerektiğini, 07/06/2014 tarihinde yapılan kontrolde davacının kurumda kaydı bulunmayan sayaç üzerinde kaçak elektrik kullanıldığını, 07/06/2014 tarihli kontrolde belirlenerek 11.779,30-TL tahakkuk yapıldığını, bu tahakkuk nedeni ile Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/503 esas sayılı dava dosyasında dava açıldığını, davacının sürekli şekilde kaçak elektrik kullandığını, davacının önceki kiracı ile ilişkisinin bulunmadığını beyan etmesine rağmen eski kiracı hakkında düzenlenen 03/05/2014 tarihli tutanak altında davacının eşinin imzasının bulunduğunu,
anılan tutanakta kayıtsız sayaçtan elektrik kullanıldığının belirlendiğini, esasen 200.000,00-TL elektrik borcu bulunan bir işletmenin bir başkası tarafından kiralanamayacağını, devrin muvazaalı olduğunu, dava konusu 07/06/2014 tarihli tutanak sonrasında da aboneliğin yapılmaması nedeni ile usulsüz elektrik kullanım nedeni ile tutanak düzenlendiğini, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine,Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda ;"mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunun birbiri ile ,kaçak kullanım olup olmadığı ve borç miktarı yönünden tamamen çelişkili olup,farkli kanaatler içermesine rağmen,raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ,2. rapora dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Bu sebeple 3.lü bilirkişi heyetinden rapor alınması ve çelişkilerin giderilmesi zorunludur." gerekçesiyle mahkeme kararı kaldırılmıştır.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda;
bilirkişi kurulundan alınan ve benimsenen rapor doğrultusunda ;Davanın kısmen kabulü ile; davacının takip ve dava konusu ... nolu, ... nolu, ... nolu 3 adet tutanak nedeni ile davalıya 15.302,70-TL borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Mahkemenin önceki kararının istinafı üzerine ,Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda ;
" mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunun birbiri ile ,kaçak kullanım olup olmadığı ve borç miktarı yönünden tamamen çelişkili olup,farkli kanaatler içermesine rağmen,raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ,2. rapora dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Bu sebeple 3.lü bilirkişi heyetinden rapor alınması ve çelişkilerin giderilmesi zorunludur." gerekçesiyle mahkeme kararı kaldırılmıştır.Mahkemece her ne kadar kaldırma kararı üzerine 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmmış ise de ,sözkonusu raporun uyuşmazlığı çözmeye veya çelişkilerin giderlmesi bakımından ,hiç bir teknik ve bilimsel gerekçe içermediği,dosyaya
herhangi bir katkı sağlayıcı nitelikte olmadığı , sözkonusu raporda mahkemenin yetkisine giren hususta,"muvazalı devir ve kaçak elektrik kullanım savlarının ortadan kaldırıldığı" şeklinde usul ve hukuka aykırı görüş beyan edildiği,
,Dairemizin kaldırma kararına rağmen,karar gereğinin yerine getirilmediği ve Mahkemenin hiç bir teknik açıklama içermeyen bu "heyet" raporuna göre karar vermesi de usul ve hukuka aykırı bulunmuş olmakla ,Dairemizce verilen kaldırma kararı uyarınca,mahkemece teknik ve bilimsel görüş içeren,denetime elverişli, itirazları karşılar nitelikte bir heyet raporu alınmadığından ve mevcut raporun bu anlamda "yok" hükmünde olması sebebiyle, evvelki kaldırma kararındaki aynı sebep ve gerekçeler halen mevcut bulunmakla, yukarıda açıklanan şekilde rapor tanzim eden heyetten ek rapor alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmakla,
kaldırma kararı uyarınca, mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak ,önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ve teknik, bilimsel görüş içeren,denetime elverişli, itirazları karşılar nitelikte bir heyet raporu alınması için Dairemizin 2022/2221 Esas ve 2023/202 Karar sayılı ilamıyla, kararın 2. Kez kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; davacının işyerini muvazaalı bir şekilde devir aldığına ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığı, önceki abonenin kullanımı sırasında düzenlenen tutanakta davacının eşinin imzasının bulunması devrin muvazaalı olduğunun kabulünü gerektirmeyeceğinden davalı ...’ın davacı ile Perakende Satış Sözleşmesi imzalamamış olmasında haksız olduğu kanaatiyle bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle rapor benimsenmek suretiyle ;Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
davalının takip ve dava konusu... nolu, ... nolu, ... nolu 3 adet tutanak nedeni ile davalıya 18.262,44-TL borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığı,davada müvekkili şirkete husumet düşmediği,kaldırma kararından sonra alınan rapora itirazlarının değerlendirilmediği, gerek bilirkişi raporunda gerekse de dosya kapsamında davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğu,
ancak davacının kaçak elektrik kullanım miktarına ilişkin olarak yapılan hesaplamaların hatalı olup, eksik incelemeye dayalı olarak hesaplama yapıldığı,müvekkili şirketin hesaplamalarında hata bulunmadığı, dava konusu ... nolu tesisatta 07.06.2014 tarihinde yapılan kontrolde; müvekkil şirkete kaydı olmayan sayaç üzerinden kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek, ... '' adına dosyada mübrez ... seri nolu zabıt varakası tanzim edilmiş.
11.779,30-TL tahakkuk yapılmış; bu tahakkukun Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/503 E. Sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit Davasına konu olduğu, davacıların mükerrer olarak sürekli kaçak elektrik kullandıklarının sabit olduğu, davacının kullanımında bulunan ... nolu tesisatta 07.06.2014 tarihinde yapılan kontrollerde "kayıtlı olmayan sayaç" tespit edildiği, davacı yanın muvazaalı ilişkisi karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davaya konu adreste 03.05.2014 tarihinde yapılan kontrollerde kayıtsız sayaçtan direkt bağlı olarak enerji kullanıldığı tespit edilmiş olup ... seri numaralı tutanak düzenlendiği,
söz konusu bu tutanağın davacının eşi ... tarafından imzalandığı, davacı taraf her ne kadar 06.06.2014 tarihinde ticari faaliyete başladığını müvekkil şirkete 200.000,00 TL elektrik borcu bulunan ... ile ilgilerinin bulunmadığını iddia etmekte ise de, anılan adreste 03.05.2014 tarihinde ....Şti. faaliyet göstermekte olup ... seri numaralı tutanakta elektriği kullanan kişinin adı soyadı ... olarak belirtilmiş ve altında yer alan imza kısmına ise ...'nin kaşesi basılarak üzeri ... tarafından imzalanmış olduğu, davacının eşi ...'nun ... ile alakalı olduğu ve ... kişisini temsilen hareket ettiğinin açık olduğu,
... adına 200.000-TL tutarında elektrik borcunun mevcut olduğu davaya konu adreste bir sonraki abone olarak abonelik sözleşmesi yapmak isteyen kişinin ...'nun eşi ... olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
davacı yanın akrabalık ilişkisini kullanarak muvazaalı olarak abonelik tesisinde bulunmak istediği tespit edildiğinden abonelik talebi reddedilmiş olup akabinde davacının kayıtsız sayaçtan elektrik kullanması tespiti ile tahakkuk edilen kaçak kullanım bedelleri de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri ve EPDK Kurul Kararları uyarınca tahakkuk ettirilmiş olunup davacı yanın talepleri nin haksız ve hukuka aykırı olduğu,üstelik TBK hükümleri doğrultusunda ticari işletmenin devri halinde de TBK 202. maddeye göre “Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan,
bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.”düzenlemesi bulunduğu, davacının her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığı,
ayrıca yerel mahkemece davacı vekili lehine ve tarafları lehine hükmedilen ilam vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
dava , dava , kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle yapılan tahakkuklarla ilgili olarak menfi tesbit talebine ilişkindir.Davalı vekilinin husumet itirazı yönünden,önceki kaldırma kararında da açıklandığı üzere ;dava davacı adına tahakkuk ettirilen 3 adet fatura nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup,
davacının abonelik talebinin davacı şirket tarafından red edilmesi nedeniyle dava konusu kaçak elektrik tüketim tutanak ve faturaların düzenlendiği şeklindeki gerekçe ile davalı vekilinin husumet itirazının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı tesbit edilmiştir.Muvazaa bulunduğuna ilişkin istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının işyerini muvazaalı bir şekilde devir aldığına ilişkin her hangi bir somut delil bulunmadığı,
önceki abonenin kullanımı sırasında düzenlenen tutanakta davacının eşinin imzasının bulunması devrin muvazaalı olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği sonucuna varılmış olduğu da önceki kararımızda açıklandığından ,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde bulunmamaktadır.Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonraki yargılamada ; yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak dosya İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda ; mahkeme davalı ...’ın davacı ile Perakende Satış Sözleşmesi imzalamamış olmasında haklı olduğu kanaatinde ise;
davacının kullanmış ve tüketmiş olduğu elektrik enerjisinin kaçak olması nedeniyle yapılan hesaplamalarda toplam olarak 47.444,05 TL bedeli Kuruma ödemesi gerektiği, menfi tespit davasında ise lehine işleyebilecek herhangi bir tutarın bulunmadığı, mahkeme davalı ... ile Perakende Satış Sözleşmesi imzalamamış olmasında haksız olduğu kanaatinde ise;
davacının normal tüketim bedellerinin toplamı 29.181,61 TL olup, vergi ve harçlarıyla birlikte tahakkuk ettirilen toplam 18.262,44 TL tutarındaki kaçak kullanım cezasından sorumlu olmayacağı tespit edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının işyerini muvazaalı bir şekilde devir aldığına ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığı,
önceki abonenin kullanımı sırasında düzenlenen tutanakta davacının eşinin imzasının bulunması devrin muvazaalı olduğunun kabulünü gerektirmeyeceğinden davalı ...’ın davacı ile Perakende Satış Sözleşmesi imzalamamış olmasında haksız olduğu kanaatiyle bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olması da dikkate alınarak mahkemece sözkonusu raporun esas alınmasında usul ve hukuka aykırılık bulunmamakta ise de ;dairemizce kaldırılan önceki kararda davacının borçlu olmadığı miktar 15.302,70-TL olarak tesbit edilmiş olup,
davacı bu kararı istinaf etmediğinden ,davalı lehine usuli müktesep hak doğmuş olup,yeni kararda davalı aleyhine davacının daha fazla miktarda borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi usuli müktesep hak ilkesine aykırı olmuştur.Bu sebeple ,davalı istinafının kabulü ile ,istinafa konu karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf talebinin kabulü ile, karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında;1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının takip ve dava konusu ... nolu, ... nolu, ... nolu 3 adet tutanak nedeni ile davalıya 15.302,70-TL borçlu olmadığının tespitine,fezleye ilişkin talebin reddine ,2- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.045,32 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 549,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 495,60 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
( önceki hüküm sebebiyle davalı tarafça bakiye harç yatırılmış ise fazla yatırılan harç miktarı bulunduğu takdirde iade talebi hakkında ilk derece mahkemesince karar verilmesine) 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 9.967,60 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 8.068,78 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına ,4-Davalının yargılama sırasında yapmış olduğu 200,00 TL posta masrafının kabul-red oranına göre hesaplanan 38,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,bekiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına ,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar
tarihindeki AAÜT 13/son md. uyarınca 15.302,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT 13/son md uyarınca 3.612,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların karar kesin olmakla yatıran taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/171, K. 2024/3093, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama