KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/234
- Karar No
- 2025/54
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
Karar Metni
1.970 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/234 Esas
KARAR NO: 2025/54
DAVA
İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından---------sayılı dosyası ile müvekkili firma aleyhine icra takibi başlatılmış, Müvekkili firmaya gönderilen e-tebligat yaşanılan aksaklık sebebi ile görülmemiş ve Müvekkili firma itiraz süresinden sonra icra takibinden yapılan haciz üzerine haberdar olmuş olup, bu durum davalı tarafından başlatılan haksız takibin kesinleşmesine ve icra tehdidi altında müvekkilinin firmanın takip konusu 174.262,15 TL bedeli ödemesine neden olmuş olduğunu, ancak müvekkili firmanın davalıya herhangi bir borcu bulunmamakta olup,
Davalının müvekkili aleyhine yürüttüğü icra takibi ile haksız kazanç elde etmiş, Müvekkili firma tarafından ödenen miktarın davalıdan iadesi amacıyla arabulucuya başvurulmuş olup, ----sayılı dosyasında anlaşmama belgesi düzenlenmiş olduğunu, ---- müvekkil firma arasında hizmet alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunmakta olup, Taraflar ---- tarihleri arasında ---- düzenlenecek olan ---- kiralık dekorasyon çalışmalarının ------- tarafından yapılması konusunda anlaşmışlar, Sözleşme kapsamında yapılacak işler de tek tek belirlenmiş, grafik ve elektrik işlerinin de belirlenen ücret kapsamına alınmış olduğunu,
müvekkili firma --- fuarında müvekkil ------ kendi ürettiği ürünler ile duvarını, zeminini tanıtmakta olup, bunların müvekkili firmanın sergilediği teşhir ürünler niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu sayede fuara katılan potansiyel müşterilere ürünlerin kalitesini göstermeyi amaçlamakta olup,-----firması müvekkili firmanın ürünlerini kullanarak fuar dekorasyonunu yapmış, ancak ----- sözleşme konusu dekorasyonda kullanılacak malları ayıplı bir şekilde teslim etmiş, Öyle ki malzemeler yamuk, tam birleşmemiş halde bırakılmış ve fuar standı kalitesiz işçilik ile özensiz bir biçimde yapılmış,
Yapılan ayıplı teslim müvekkili firmanın ürünlerinin kötü gösterilmesine ve müvekkilinin itibar kaybına uğramasına neden olmuş olduğunu, Bu nedenle faturadan ayıplı ifa bedeli, ayıplı ifa sebebiyle uğradığı ticari zarar düşülerek davalı firmaya ödeme yapılmış olup, bu durum mail ile davalı ----- bildirilmiş, ---- tarihinde müvekkili firma tarafından davalı firmaya --- bedelli iade fatura kesilmiş, Davalı firma tarafından işbu faturaya itiraz edilmemiş olduğunu, davalı tarafından -------sayılı dosyası ile müvekkili firma aleyhine icra takibi başlatılmış, Müvekkili firmaya ödeme emri e-tebligat yolu ile gönderilmiş olup,
gönderilen e-tebligat yaşanılan aksaklık sebebi ile görülmemiş, Müvekkil firma icra takibinden geçtikten sonra yapılan haciz üzerine haberdar olmuş olduğunu, davalıya hiçbir borcu olmadığı halde salt dosyadaki hacizlerin kaldırılması için müvekkili firma tarafından icra dosyasına 174.262,15 TL bedeli ihtirazı kayıt ile yatırılmış, dosya borcu yatırılmadan önce İcra dosyasına borcun ihtirazı kayıt ile yatırıldığına ilişkin dilekçe sunulmuş olduğunu, müvekkili firma tarafından aralarındaki alım satım ilişkisine istinaden 15.12.2022 tarihinde fatura kesilerek ---- iletilmiş ve fatura kabul edilmiş,
------ tarafından Kanunda öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde faturanın içeriğine itiraz edilmemiş olup, TTK m. 21/2 gereği fatura içeriği kabul edilmiş sayılarak kesinleşmiş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 174.262,15 TL'nin ödeme tarihi olan 12.02.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında----tarihinde, davacının katılımcı olduğu ve ----- düzenlenecek olan----- alanına müvekkili şirket tarafından kiralık standa yapılması ve dekorasyonu için sözleşme yapılmış, Sözleşmede yapılacak standın fiyatı----- teslim koşulları, ödeme koşulları ve yapılacak işler açıklanmış olduğunu, Sözleşmede, " Ayın 1-15" i arası teslim olan faturalar, takip eden ayın 15' nde, 16-31" i arası teslim olan faturalar takip eden ayın 31' nde ödeme" ve "9650 teminat çekine istinaden peşin, 9650 ise iş tesliminde takip eden ayın 31. Ya da 15. günü" şeklinde hükümlerin düzenlenmiş olduğunu,
davacı şirket sözleşmenin akdedilmesini takiben ----------Peşinat ödemesi yapmış, Bu sözleşmeye göre müvekkili davalı şirket, edimini ifa kapsamında sözleşmeye göre stand yapım ve dekorasyon işlerini zamanında ifa ederek işi teslim etmiş ve davacı tarafın bu şekilde fuara katılım sağlamış olduğunu, fuarın 22.10.2022 tarihinde açılması ve davacı şirketin fuara katılımından sonra, davalı müvekkili şirket bilahare sözleşme konusu olup ifa etmiş olduğu işle ilgili ------- Kdv olmak üzere toplam 796.500,00 TL.
Tutarlı faturayı düzenleyerek davacıya iletmiş olduğunu, davacı taraf, müvekkili davalı şirketten memnun kalmış olduğu için yaklaşık 1 ay sonra ------- taşınması ve montaj işi" ile ilgili de taraflar arasında --------- bedelli sözleşme ile işi davalı müvekkili şirkete vermiş ve söz konusu iş müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak ifa edilmek suretiyle teslim edilmiş, davacı tarafta sözleşme bedeli olan 38.940,00 TL” yi 30.12.2022 tarihinde ödemiş olduğunu,
Türk Ticaret Kanunun " Ticari Satış ve Mal Değişimi" başlıklı 23 ncü maddesinin C fıkrasında " Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK.
223' üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmü mevcut olduğunu, aynı şekilde , Tacir Olmanın Hükümleri başlıklı 18' nci maddesinin 3 no.lu bendinde "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmünün mevcut olduğunu, tacirler arasında gerçekleşen bir ticari satışta malın ayıplı olduğu kolaylıkla anlaşılabilir nitelikte ise, durumun satıcıya 2 gün içerisinde noter kanalı ile,
iadeli taahhütlü mektupla, telgrafla veya elektronik imza kullanılmak suretiyle kayıtlı elektronik posta üzerinden ihbar edilmesi gerekip, Şayet malın ayıplı olduğu ilk teslim anında açıkça belli olmuyorsa, alıcının malı teslim aldıktan 8 gün içinde incelemek veya inceletmek ve bu inceleme neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa aynı usulle ihbar etmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarına göre bildirim usulü ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi) bir geçerlilik şekli olmamakla birlikte ispat şekli olup,
Ancak ayıp ihbarına göre kanunun 23 ncü maddesinde düzenlenmiş olan 2 günlük ve 8 günlük sürelerin emredici nitelikte olduğunu, dolayısıyla davacı taraf 10.06.2022 tarihli sözleşmeye konu iş teslim edildikten sonra ------ fuarına katılımı gerçekleştirmiş, buna karşın kanuni süreler içerisinde davalı müvekkili şirkete ayıp ile ilgili hiçbir ihbarda bulunmamış olup, Bu nedenle ---- tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak,
davalı müvekkili şirketin sözleşme bedeli olan 796.500,00 TL alacağının kesinleşmiş olduğunu, hatta bu işten memnuniyetini gösterir şekilde yukarıda da ifade edildiği üzere ----- tarihine karşılıklı yapılan başka bir sözleşme ile ikinci bir işi de davalı müvekkili şirkete vermiş ve bu sözleşme bedelini ----- tarihinde ödemiş olduğunu, davacı taraf ------ üzere toplam ---- Tutarlı sözleşme konusu işe karşılık ------ ödeme yapmış olup sözleşme konusu iş ile ilgili davalı müvekkil şirketin -----Bakiye alacağı kalmış olduğunu, bunun üzerine,
------ sayılı icra takibi ile de sabit olduğu üzere takibin dayanağı ve sebebi olarak---- tarihli sözleşmeye istinaden yapılan -------- bedelli faturaya dayalı alacaktan kaynaklanan -------Tutarlı asıl alacak" belirtilmiş olduğunu, yani takip dayanağı sözleşmeden kaynaklanan iş nedeniyle bakiye alacak olup, cari hesap bakiyesi vs. olarak açıklanmamış, Dolayısıyla icra takibinin ve huzurdaki davanın taraflar arasındaki 10.06.2022 tarihli sözleşme, bu sözleşme gereğince yapılan iş, ödemeler, bakiye alacak ve ayıp bildirimleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini,
yapılan icra takibine yönelik davacı tarafın herhangi bir itirazı olmaması üzerine takip kesinleşmiş ve davacı tarafça icra dosyası borcu dosyaya yatırılmak suretiyle ödenmiş, davacı taraf dosya borcunun tamamını dosyaya yatırdığı halde bu paranın tarafımıza ödenmesini engelleyecek şekilde menfi tespit davası açma imkanı da varken menfi tespit davası da açmamış olduğunu, davacı şirketin dilekçesinde açıkladığı şekilde yasal koşullara uygun bir ayıp ihbarı bulunmamakta olup, Ayrıca tek yanlı olarak ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zarar tespiti,
-------İade faturası kesildiği ve müvekkili şirketin bu faturaya itiraz etmediği iddiası ile borçtan kurtulduğunu iddia etmesinin kanunen kabul edilemez olduğunu, yasal süreler içinde hiç bir ayıp ihbarında bulunulmadığı halde, sözleşme konusu işi teslim alarak fuara katılın sağlanmasından sonra, hatta sonrasında müvekkili firmayla dava konusu sözleşmeden kaynaklı işten memnuniyeti gösterir şekilde başka iş vererek sözleşme imzaladıktan sonra,
yani yaklaşık 2 ay sonra mail yolu ile talep (claim) adı altında tek taraflı hiç bir yasal tespite dayanmayacak şekilde davacı tarafından alacak yaratılması kanunen kabul edilemez olup, Taraflarınca kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki, davacı tarafın dilekçesinde Ek-5 olarak bildirdiğini belirttiği mailin tarihinin 14.Aralık.2022 tarihi olduğunu, davacının beyan ettiği iade faturasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile ayrıca emsal içtihatlar ve yerleşik yargı kararları ile de sabittir ki fatura ve itiraz edilmemesinin tek başına bir alacağın varlığını veya bir borçtan kurtulmayı sağlayacak bir husus olmadığını,
dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere davacı taraf, 22.06.2022 tarihli sözleşmeyi, sözleşme konusu işi teslim aldığını ve fuara katılım sağladığı kabulünde olup, herhangi bir itirazı bulunmamakta, aynı zamanda davacı taraf, yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair hiçbir belgeyi de sunamamış olduğunu, son olarak davaya konu;
taraflarınca başlatılan ve itiraz edilmemesi sonucu kesinleşen ve borçlu- davacı tarafından icra dosyasına ödenen borç ile ilgili başlatmış bulundukları----- icra takibinin dayanağı ve sebebinin ---- tarihli sözleşmeye istinaden yapılan -----demontaj işi için düzenlenen ----- bedelli faturaya dayalı alacaktan kaynaklanan -------asıl alacaktır.” Takip talebinde bu sebep açıklanmış olup, Takiple ve takip dayanağıyla bağlılığın esas olduğunu, Takibin dayanağı taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi, bakiye cari hesap alacağı vs.
Şeklinde açıklanmamış olup, Bu nedenle huzurdaki davanın da taraflar arasındaki -----tarihli sözleşme, bu sözleşme kapsamında yapılan iş, bu sözleşmenin bedelinin ödenip ödenmediği, iddia edilen ayıp ihbarlarının mevcut, yasal ve geçerli olup olmadığı, ödemeler sonrasında bakiye alacağın mevcut olup olmadığı şeklinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.Mahkememizce----- sayılı icra dosyasının incelenmesinde;
davalı takip alacaklısı ---- davacı takip borçlusu ------ tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen ----- bedelli faturaya dayalı alacaktan kaynaklanan --- vadeli bakiye -----tutarlı asıl alacak” olan ------ alacağın, reeskont avans faiziyle birlikte tahsili için ilamsız takip yoluyla icra takibine başvurmuş olduğu, dosyada mübrez Örnek No.7 Ödeme emrinden görülmüş olup, takip dosyasında mübrez ------- tarihli kapak hesabında yekün alacak olarak ----- tutar hesaplandığı görülmüş, takip alacaklısı davalı şirket vekiline, ---- tarihinde tahsil harcı kesintisi sonrası ---- reddiyat yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporda özetle; davacı şirketin 174.262,15 TL üzerinden harçlandırmak suretiyle, davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu istirdat davasında; ayıplarla ilgili net bir kanaat oluşmadığı ve ayıplara yönelik hukuki bir tespit yapılmadığı gibi yasal süresinde de dönüş yapılmadığının belirtildiği görülmüştür.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarakdeğerledirildiğinde;Dava, icra tehdidi altında ödenen paranın istirdatı talebine ilişkindir.Davalı tarafından ------- dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği ve davacının ödeme yaptığı, tarafların---- düzenlenecek olan bir fuarda davacının ürünlerinin sergileneceği stant alanının dekorasyon çalışmalarının davalı tarafça yapılması konusunda anlaşmış oldukları,
davacı tarafça yapılan hizmetin ayıplı olduğunun bu nedenle borçlu olmadıkları bir parayı ödemek zorunda kaldıkları iddia edilerek ödenen bedelin istirdadının talep edildiği anlaşılmıştır.Tarafların ticari defterleri mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş olup, tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, taraflar arasındaki ihtilafın, davalı şirketçe takip konusu yapılan 118.000.-TL asıl alacağın Davacı Şirketçe düzenlenen, ancak davalı şirketçe kabul edilmeyerek kayıtlara alınmayan ------- Tutarlı İade Nitelikli E-Faturadan kaynaklanmakta olduğu,
davacı tarafça -------- süresinin çok sonrası tarih olan 15/12/2022 Tarihinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu stant bir kaç gün süren fuar alanında kurulduğundan yapılan işin ayıplı olup olmadığı hususunda yerinde bir inceleme yapılamadığı, bu nedenle sadece davacının dosyaya sunduğu fotoğraflar üzerinden inceleme yapılmak üzere Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış ise de bilirkişi raporunda dosyaya sunulan görsellerin, yapılan çalışmaların ayıplı olup olmadığına dair kanaat oluşturmak için yeterli görülmediğinin belirtildiği, yine davacı tarafça süresinde bir ayıp ihbarının yapıldığına dair dosyaya bir delil sunulmadığı,
dosya içeriğindeki ----görüşmelerinden davacı tarafça ilk dönüş tarihinin ----- tarihi olduğu görülmekte olup, davaya konu imalatların kullanıldığı tarihin, Fuarın gerçekleştirildiği tarih olan ----- olduğu anlaşılmakla davacının davasının ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/234, K. 2025/54, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama