KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/175
- Karar No
- 2026/92
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/175 Esas
KARAR NO : 2026/92
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 26/02/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14.10.2022 tarihinde -------- İlçesi-------- Mahallesi --------- Caddesi ile ---------- Caddesi kesişiminde, davalı -------- tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında, müvekkili ---------Ş.'ye ait yeraltı --------- altyapısının hasara uğratıldığını, hasarın, müvekkili şirket personelince düzenlenen hasar tespit tutanakları, hasar keşif tutarı formları, olay mahalline ait fotoğraflar ve hasarın giderilmesi için yüklenici firmaya yaptırılan çalışmalara ilişkin malzeme ve işçilik faturaları ile belgelendiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin 8.196,26 TL tutarında zarara uğradığı,
zararın giderilmediği ve bu bedelin tahsili amacıyla--------İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı idare tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ileri sürülerek; söz konusu itirazın iptali ile asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu hasarın haksız fiil niteliğinde olduğunu, bu tür taleplerde ticari (avans / reeskont) faiz talep edilemeyeceğini, ancak yasal faiz istenebileceğini, davacının icra takibinde avans faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğu,
hasar bedeline ilişkin faizin ancak davacının yüklenici firmaya yaptığı ödeme tarihinden itibaren işletilebileceğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu adreste ve belirtilen tarihte ---------- tarafından herhangi bir kazı veya çalışma yapılmadığını, bu hususun idare birimleri nezdinde yapılan incelemelerle tespit edildiğini, kusur - zarar ve illiyet bağı unsurlarının oluşmadığını, bu nedenle davalı idarenin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya ait altyapı tesislerinin mevzuata ve teknik kurallara uygun şekilde döşenip döşenmediğinin araştırılması gerektiğini,
davacının müterafik kusurunun bulunabileceği belirtildiğini, talep edilen bedelin gerçek zararı yansıtmadığı, hasar tespit tutanaklarının tek taraflı düzenlendiği ve alacağın likit olmadığı, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 8.196,26 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce kusur ve zarar miktarının tespiti için bilirkişiden rapor aldırılmış olup, alınan rapordan özetle; dava konusu olayda, davacı ---------Ş.'ye ait yeraltı fiber optik altyapının fiilen zarar gördüğü, hasar görselleri ile hasarın niteliğinin birbiriyle uyumlu olduğu, bu yönüyle hasarın varlığının teknik olarak sabit olduğu, hasarın giderimine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan onarımın, yüklenici firma eliyle ve ihaleli birim fiyatlar esas alınarak gerçekleştirildiği, bu tür bir hasar için hesaplanan bedellerin hasar tarihi itibarıyla sektörel uygulamalar çerçevesinde makul olduğu, ancak;
davacı tarafından sunulan belgelerde, dava konusu hasara özgü birim fiyatlı, metraj bazlı ve hakedişe esas alınmış net bir icmalin bulunmadığı, yüklenici firmaya yapılan ödemenin birden fazla hasar dosyasını kapsayan toplu ödeme niteliğinde olduğu, bu nedenle hasar tutarının dosya özelinde sağlıklı ve denetlenebilir biçimde ayrıştırılamadığı, hasarın, davacı şirket personeli tarafından düzenlenen tek taraflı saha tutanağında davalı --------- atfedildiği, ancak bu atfı destekleyen kazı ruhsatı, -------- kaydı, saha çalışma belgesi veya benzeri objektif ve bağımsız bir kayıt bulunmadığı,
aksine resmi --------- yazısı ile olay tarihinde ve adreste herhangi bir altyapı kazı izni verilmediğinin tespit edildiği, bu haliyle, hasarın varlığı kabul edilmekle birlikte, hasar ile davalı --------- atfedilebilecek bir eylem arasında, teknik ve idari belgelerle desteklenmiş açık, kesin ve denetlenebilir bir illiyet bağının kurulamadığı, mevcut delil durumu itibarıyla hasarın davalı ----------- tarafından meydana getirildiğinin sübut bulmadığı,
ayrıca hasar tutarının dosya özelinde denetlenebilir nitelikte ortaya konulamadığı dikkate alındığında, mevcut belgelerle davacının itirazın iptali talebinin teknik yönden yerinde olmadığı yönünde rapor sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile. İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Dava, davacıya ait tesislere hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararın cebren tahsili maksadıyla başlatılan ve yukarıda bahsi geçen ilamsız icra takiplerine davalının itirazı sonucu durması üzerine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkememizce kusur ve zarar miktarının tespiti açısından elektrik elektronik mühendisi bilirkişiden rapor alındığından ve alınan rapor gerekçeli ve denetlenebilir olup hüküm kurmaya elverişli olduğundan yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu dikkate alındığında; -------- İlçesi -------- Mahallesi --------- Caddesi ile ---------Cd. kesişimi adresinde; hasarın kazı faaliyeti sırasında meydana geldiği anlaşılmakla birlikte, hasarın, davacı şirket personeli tarafından düzenlenen tek taraflı saha tutanağında davalı ---------- atfedildiği, ancak bu atfı destekleyen kazı ruhsatı, ----------- kaydı, saha çalışma belgesi veya benzeri objektif ve bağımsız bir kayıt bulunmadığı, kazının hangi kurum veya yükleniciye ait olduğunun dosya kapsamındaki delillerle kesin ve tereddütsüz biçimde tespit edilemediği,
dolayısıyla bu hasar yönünden davalının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/175, K. 2026/92, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama